Yaptırımların kaldırılmasının ardından Trump'ın Şera'dan 5 talebi ne?

Bunların arasında yabancı savaşçıların sınır dışı edilmesi ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki DEAŞ gözaltı merkezlerinin sorumluluğunun üstlenilmesi de var

TT

Yaptırımların kaldırılmasının ardından Trump'ın Şera'dan 5 talebi ne?

Yaptırımların kaldırılmasının ardından Trump'ın Şera'dan 5 talebi ne?

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile 33 dakikalık bir görüşme gerçekleştirirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da görüşmeye telefonla katıldı.

ABD ve Suriye liderleri arasında 25 yıl sonra gerçekleşen ilk görüşme, Trump'ın sürpriz bir şekilde ABD'nin Suriye'ye yönelik tüm yaptırımları kaldıracağını açıklamasının ardından gerçekleşti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ın Suriye'de barış ve refahı teşvik etmek için Suudi Arabistan'la birlikte çalışma sözü verdiğini belirtirken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da Trump'ın yaptırımları kaldırma kararını cesur bir karar olarak niteleyerek övdü.

Leavitt, Başkan Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a dostlukları için teşekkür ettiğini, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'ya ülkesinde tarihi bir şey yapmak için büyük bir fırsata sahip olduğunu söylediğini ve onu Suriye halkı için büyük bir iş yapmaya teşvik ettiğini kaydetti.

sd
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Roj Kampı’nda yürütülen güvenlik operasyonu, uyuyan hücrelerin yakalanmasını ve DEAŞ'ın sırlarının ortaya çıkmasını sağladı. (Arşiv – Şarku’l Avsat)

Leavitt, Trump'ın Suriye Cumhurbaşkanı'ndan beş talepte bulunduğunu açıkladı. Bunlardan ilki, İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için İbrahim Anlaşması’nı imzalamak. İkincisi, tüm yabancı savaşçıların Suriye'yi terk etmesini istemek. Üçüncüsü, Filistinli silahlı hareketlerin unsurlarının sınır dışı edilmesi. Dördüncüsü, DEAŞ'ın geri dönüşünü engellemek için ABD'ye yardım etmek. Beşinci ve son talep ise DEAŞ'ın Suriye'nin kuzeydoğusundaki gözaltı merkezlerinin sorumluluğunu üstlenmek.

Trump, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dan Doha'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: “Ona (eş-Şera'ya), ‘Umarım işler istikrara kavuştuğunda İbrahim Anlaşması'na katılırsınız’ dedim. O da ‘Evet’ dedi. Ancak önlerinde yapacakları çok iş var.”

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ise Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a toplantının düzenlenmesinde gösterdikleri çabalar için teşekkür etti ve İranlıların Suriye'den çıkmasının sunduğu önemli fırsatın yanı sıra, terörle mücadele ve kimyasal silahların ortadan kaldırılması konularında ABD ve Suriye'nin ortak çıkarları olduğunu belirtti.

Eş-Şera, Suriye ile İsrail arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın geçerliliğine dikkat çekti. Suriye'nin Doğu ile Batı arasındaki ticareti kolaylaştırmada önemli bir bağlantı görevi göreceği umudunu dile getiren eş-Şera, ABD şirketlerini Suriye petrol ve gazına yatırım yapmaya çağırdı.

sdfgrt
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ev sahipliğinde ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Reuters)

Eş-Şera, ABD Başkanı ile görüşmeden önce Suriye ile ABD arasındaki ilişkileri güçlendirmek için başkent Şam'da Başkan Trump'ın adını taşıyan bir kule inşa etmek, İsrail ile açılım yapmaya açık olmak ve ABD'nin Suriye'nin petrol ve gaz rezervlerine erişimi gibi çeşitli fikirler sundu.

Basında çıkan haberlerde, Trump yanlısı bir aktivist olan Jonathan Bass'ın 30 Nisan'da Suriyeli aktivistler ve Körfez Arap ülkelerinden temsilcilerle birlikte Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile dört saat süren bir görüşme yaptığına atıfta bulunuldu. Bu görüşme, eş-Şera ile Trump arasında dün sabah Riyad'da bir toplantı yapılmasına aracılık etmeye yönelik daha geniş çaplı çabanın parçasıydı.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye'yi küresel finans sisteminden izole eden ve 14 yıllık savaşın ardından ekonomik iyileşmeyi engelleyen yaptırımları kaldırarak, Suriye'ye ‘yeni bir başlangıç fırsatı’ vermek istediğini söyledi.

scdfrgt
İsrail'in Suriye'ye düzenlediği saldırılardan (Arşiv – Suriye İnsan Hakları Gözlemevi)

Trump'ın yoğun programı ve Suriye ile nasıl başa çıkılacağı konusunda ekibi içinde fikir birliği olmaması göz önüne alındığında, Trump ile eş-Şera arasındaki görüşme sürpriz oldu.

Analistler, Trump'ın Suriye'ye yönelik ABD yaptırımlarını kaldırma ve ardından Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile görüşme girişiminin, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden bu yana Dürzileri ve Suriyeli azınlıkları koruma bahanesiyle Suriye'deki hava saldırılarını artıran İsrail ile gerilimi azaltmayı amaçladığını söylüyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre eş-Şera, gerilimi düşürmek için Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) arabuluculuğunda İsrail ile dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi.



Trump yönetimi, müttefiklerine DMO ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırmaları için baskı yapacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
TT

Trump yönetimi, müttefiklerine DMO ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırmaları için baskı yapacak

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

 Reuters’ın ulaştığı ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait bir iç yazışmada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin dün yurtdışındaki diplomatlarına müttefiklerini, İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) ve Lübnan'daki Hizbullah’ı terör örgütleri olarak sınıflandırmaya teşvik etmeleri yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. Yazışmada, saldırı riskinin arttığına da işaret edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun imzasını taşıyan 16 Mart tarihli bu talimatlar, ABD’nin dünyanın dört bir yanındaki diplomatik ve konsolosluk misyonlarına gönderildi. Talimatlarda, ABD'li diplomatlardan bu mesajı ‘en üst düzeydeki’ meslektaşlarına en geç 20 Mart tarihine kadar iletmeleri isteniyor. Ayrıca, DMO ve Hizbullah’ın kara listeye alınması için yapılan çabaların ‘İsrailli meslektaşlarla koordineli olarak yürütülmesi’ gerektiği de belirtildi.

Trump yönetimi, iki hafta önce başlayan ABD-İsrail hava saldırısı öncesinde çoğuna haber verilmeyen tereddütlü müttefiklerini, askeri operasyonunu desteklemeleri için ikna etmeye çalışıyor.

Dün ABD’nin bazı müttefikleri, şu anda Washington’a Hürmüz Boğazı’nı açmada yardımcı olmak üzere gemi göndermeyi planlamadıklarını belirterek, Trump’ın petrol nakliyesi için hayati önem taşıyan bu su yolunu açık tutma çağrısını reddetmeleri bu çabaların karşılaştığı zorluklara dair bir örnek teşkil etti.

Telgrafta yer alan tartışmalı noktalardan birinde, “İran ve ortakları ile vekillerinin saldırı riski artarken, tüm hükümetler İran ve onunla ittifak halindeki terör örgütlerinin ülkelerimize ve vatandaşlarımıza saldırma kapasitelerini azaltmak için hızlıca harekete geçmeli” denildi.

ABD ve bazı diğer ülkeler, DMO ve Hizbullah'ı zaten terörist örgütler olarak sınıflandırmış durumda.

Telgrafta artan riskler hakkında detay verilmezken Tahran'ın Ortadoğu'daki komşularına nasıl saldırdığına dair örneklere değiniliyor ve ortak önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor.

Telgrafta, Washington’ın değerlendirmesinin ‘İran rejiminin tek taraflı önlemlere kıyasla toplu önlemlere karşı daha duyarlı olduğu ve ortak baskıların, tek taraflı önlemlerin tek başına uygulandığı duruma kıyasla rejimi yaklaşımını daha fazla değiştirmeye zorlama olasılığının bulunduğu’ yönünde olduğu belirtiliyor.

Telgrafta, bu sınıflandırmanın Tahran üzerindeki baskıyı artıracağı ve dünyanın dört bir yanındaki ‘terör faaliyetlerini destekleme yeteneğini’ sınırlayacağı belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, Ortadoğu'da barışı sağlamaya odaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Sözcü, “DMO, Hizbullah ve İran'ın desteklediği diğer vekil gruplar, hükümetlerin istikrarını bozuyor ve bölgesel barışı baltalıyor” diye ekledi.


Şiddetli fırtınalar Amerika'da 10 binden fazla uçuşun gecikmesine veya iptal edilmesine neden oldu

16 Mart 2026'da New York şehrinin Manhattan bölgesinden (AFP)
16 Mart 2026'da New York şehrinin Manhattan bölgesinden (AFP)
TT

Şiddetli fırtınalar Amerika'da 10 binden fazla uçuşun gecikmesine veya iptal edilmesine neden oldu

16 Mart 2026'da New York şehrinin Manhattan bölgesinden (AFP)
16 Mart 2026'da New York şehrinin Manhattan bölgesinden (AFP)

ABD'de, Doğu Kıyısı ve diğer bölgelerdeki birçok büyük havaalanını etkileyen bir dizi fırtına nedeniyle dün 10 binden fazla uçuş gecikti veya iptal edildi.

Reuters'e göre, şiddetli rüzgarlar ve fırtına tehdidi nedeniyle Federal Havacılık İdaresi, New York bölgesindeki üç havaalanında (New York'taki LaGuardia ve John F. Kennedy Uluslararası Havaalanları ile New Jersey'deki Newark Liberty Uluslararası Havaalanı) yanı sıra Ronald Reagan Washington Ulusal Havaalanı, Charlotte ve Atlanta Uluslararası Havaalanları ile Houston'daki Bush Kıtalararası Havaalanı'nda da gecikme emrleri verdi.

Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, hava koşullarının ülke genelindeki uçuşları etkilediğini söyledi. Büyük bir kış fırtınası ayrıca Orta Batı ve Büyük Göller eyaletlerinde de hava ulaşımını aksattı.

Federal Havacılık İdaresi daha önce Reagan Ulusal Havalimanı, Chicago O'Hare Havalimanı ve Charlotte Havalimanını uçuşa yasak bölge ilan etmişti, ancak daha sonra yasağı kaldırdı.

Uçuş takip sitesi FlightAware, Doğu Zaman Dilimi'ne göre saat 13:30 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde 6 bin 500'den fazla uçuşun geciktiğini ve 3 bin 500'den fazla uçuşun iptal edildiğini bildirdi.

Site ayrıca, American Airlines, Southwest Airlines ve Delta Air Lines tarafından gerçekleştirilecek uçuşların yaklaşık üçte birinin geciktiğini veya iptal edildiğini, United Airlines'ın ise %25 oranında gecikme veya iptal yaşadığını belirtti.

Atlanta'daki uçuşların yaklaşık yüzde 40'ı, Chicago O'Hare Havalimanı'ndaki uçuşların üçte biri ve LaGuardia Havalimanı'ndaki uçuşların yüzde 50'si iptal edildi veya gecikti.

ABD hükümeti, hava koşulları nedeniyle Washington, D.C. bölgesindeki federal çalışanların saat 14:00'e kadar ofislerini terk etmelerini emretti.


İran'a karşı savaşta 13 Amerikan askeri öldü, 200 asker yaralandı

ABD füzeleri, İran'daki hedeflere açıklanmayan bir yerden fırlatıldı (DPA)
ABD füzeleri, İran'daki hedeflere açıklanmayan bir yerden fırlatıldı (DPA)
TT

İran'a karşı savaşta 13 Amerikan askeri öldü, 200 asker yaralandı

ABD füzeleri, İran'daki hedeflere açıklanmayan bir yerden fırlatıldı (DPA)
ABD füzeleri, İran'daki hedeflere açıklanmayan bir yerden fırlatıldı (DPA)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, İran ile savaşın üçüncü haftasına girilirken, savaşta yaralanan Amerikalı asker sayısının yaklaşık 200'e yükseldiğini bildirdi.

Reuters’te yer alan açıklamada ABD Merkez Komutanlığı, yaralıların büyük çoğunluğunun hafif yaralandığını ve 180 askerin görevine döndüğünü belirtti.

İran'ın 28 Şubat'ta savaşın başlamasının ardından ABD askeri üslerini bombalayarak misilleme yapmasından bu yana 13 ABD askeri hayatını kaybetti.

İran saldırıları Körfez ülkelerindeki diplomatik misyonları, otelleri ve havaalanlarını da hedef aldı.

Amerika Birleşik Devletleri ise İran'da 7 binden fazla hedefi vurdu.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir ABD yetkilisi dün yaptığı açıklamada, savaşta 10'dan fazla MQ-9 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini söyledi.

General Atomics MQ-9 Reaper, gelişmiş kameralar, sensörler ve radarlar kullanarak istihbarat toplarken 15 kilometreden fazla bir yükseklikte 27 saatten fazla havada kalabiliyor.

16 yıl önce ABD Hava Kuvvetleri'nde hizmete giren Reaper uçakları, havadan karaya füzeler gibi silahlarla donatılabilmektedir.