ABD Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Gazze'ye Nükleer Bomba atılması çağrısında bulundu

Filistin meselesini "şeytani bir mesele" olarak niteledi

Cumhuriyetçi ABD Kongre Üyesi Randy Fein (AP)
Cumhuriyetçi ABD Kongre Üyesi Randy Fein (AP)
TT

ABD Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Gazze'ye Nükleer Bomba atılması çağrısında bulundu

Cumhuriyetçi ABD Kongre Üyesi Randy Fein (AP)
Cumhuriyetçi ABD Kongre Üyesi Randy Fein (AP)

ABD Kongresi'nde Cumhuriyetçi Milletvekili Randy Fine, Fox News kanalına verdiği röportajda “Gazze'yi nükleer silahlarla bombalamak” çağrısında bulundu.

Fine, dün gece Washington'daki Yahudi Müzesi önünde Amerikan Yahudi Komitesi'nin düzenlediği bir etkinlik sırasında İsrail Büyükelçiliği çalışanları iki kişinin vurulmasının ardından, “Gerçek şu ki Filistin meselesi kötü bir mesele” dedi.

Şarku’l Avsat’ın The Times of Israel'den aktardığına göre Fine, "(Gazze'deki) çatışmanın tek sonu, İslamcı terörizmi destekleyenlerin tam ve eksiksiz teslim olmasıdır" ifadesini kullandı.

Fine şöyle devam etti: “İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerle teslim olmaları için müzakere etmedik. Japonlarla teslim olmaları için müzakere etmedik. Japonları koşulsuz teslim olmaları için iki kez bombaladık... Burada da aynı şey yapılmalı. Bu kültürde derin bir hata var ve bu hata ortadan kaldırılmalı.”

Washington'da, İsrail Büyükelçiliği çalışanlarını Yahudi Müzesi'ndeki bir törenden çıkarken öldüren zanlının cinayet nedenleri hala soruşturuluyor. Saldırgan, “Özgür Filistin” sloganları atarak saldırısını gerçekleştirdi ve ardından “antisemitik” olduğu gerekçesiyle geniş tepki topladı. İsrail, bu saldırının İsrail'e karşı “kışkırtma” olduğunu değerlendirdi.

Soruşturmaya yakın bir kaynak, saldırganın 31 yaşındaki Chicago'lu Elias Rodriguez olduğunu tespit ettikten sonra, polisin şüphelinin grubu rastgele hedef aldığını, gelmeden önce belirli bir hedefi olmadığını ve o anda mekândan ayrılan ilk kişiyi vurduğunu düşündüğünü söyledi.

ABD, II. Dünya Savaşı'nın sonunda Japonya’nın teslim olmayı reddetmesi üzerine, Ağustos 1945'te Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atom bombası attı. Bunlar tarihte nükleer silah kullanılarak yapılan tek saldırılardı.



Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
TT

Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)

ABD’li iki yetkili dün yaptıkları açıklamada, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un 300 günden uzun süren rekor konuşlandırmanın ardından ülkeye döneceğini bildirdi. Bu sürenin, İran’a karşı yürütülen savaşa katılımı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasını da kapsadığı belirtildi.

İsimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, geminin önümüzdeki günlerde Ortadoğu’dan ayrılarak Virginia eyaletindeki ana limanına doğru yola çıkacağını ve mayıs ortasında hedefine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Bu haberi ilk olarak The Washington Post duyurdu.

Yetkililer ayrıca, USS George H. W. Bush’un geçen hafta bölgeye ulaşmasının, Ortadoğu’da üç ABD uçak gemisinin aynı anda konuşlandırıldığı anlamına geldiğini kaydetti. Bunun, İran’la yürütülen savaşta kırılgan bir ateşkes sürerken, 2003 yılından bu yana görülmeyen bir seviye olduğu vurgulandı.

Öte yandan USS Abraham Lincoln’un da Tahran’la gerilimin arttığı ocak ayından bu yana bölgede bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, Ford’un bu ay Vietnam Savaşı sonrası en uzun ABD deniz konuşlandırması rekorunu kırdığını, haziran ayında Norfolk Deniz Üssü’nden ayrıldıktan sonra yaklaşık 10 ay görev yaptığını ifade etti.


Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
TT

Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)

Britanya Kralı 3. Charles, ABD’den yaptığı açıklamada, İran savaşı nedeniyle iki ülke arasında yaşanan gerilimi aşmayı amaçlayan devlet ziyareti kapsamında transatlantik ilişkileri ve “ortak” Batı değerlerini savundu.

Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi’nin ortak oturumunda yaptığı tarihi konuşmada, “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar, herhangi bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği türden değil” ifadelerini kullanarak, müttefikleri ortak değerleri savunmaya çağırdı. “Görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, demokrasiyi destekleme konusundaki kararlılığımızda birleşiyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington temaslarının ardından Kral Charles ve Kraliçe Camilla, 11 Eylül 2001’de New York’ta düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarını anmak üzere dün New York’a gitti.


Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
TT

Mamdani, III. Charles'ı kraliyet elmasını Hindistan'a iade etmeye çağırdı

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)
İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte New York'taki 11 Eylül Anıtı'nı ziyaretinde New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani ile konuşuyor (AP)

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani, Kral Charles III’ü, Britanya İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda Hindistan’dan aldığı 'Kuh-i nur' Elmasını iade etmeye çağırdı.

Mamdani, 11 Eylül Anıtı ziyareti sırasında kraliyet çiftiyle görüşmesi öncesinde kendisine yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, “Kral ile başka bir konuda konuşma fırsatım olsaydı, muhtemelen onu 'Kuh-i nur' elmasını geri vermeye teşvik ederdim” dedi.

Kral Charles’ın daha sonra Mamdani ile gülerek sohbet ettiği görüldü.

105,6 karat ağırlığındaki elmas, halen Londra Kulesinde sergileniyor. Söz konusu elmas, 1849 yılında, Anglo-Sih Savaşı’nın ardından imzalanan barış anlaşmasının parçası olarak İngiliz Doğu Hindistan Şirketine devredilmişti.

Elmasın Hindistan’da çıkarıldığı konusunda genel bir uzlaşı bulunmakla birlikte, geçmişi efsanelerle gerçeklerin iç içe geçtiği bir hikâye olarak biliniyor. Afganistan, İran ve Pakistan gibi ülkeler de elmas üzerinde hak iddia ediyor.

Hindistan daha önce defalarca elmasın iadesini talep etmiş, ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştı.