Kral Charles'ın Kanada ziyareti ve Trump'a verilen siyasi mesaj

Kral Charles ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Kanada Genel Valisi'nin Ottawa'daki resmi konutu Rideau Hall'da bir araya geldiler, 26 Mayıs 2025 (AFP)
Kral Charles ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Kanada Genel Valisi'nin Ottawa'daki resmi konutu Rideau Hall'da bir araya geldiler, 26 Mayıs 2025 (AFP)
TT

Kral Charles'ın Kanada ziyareti ve Trump'a verilen siyasi mesaj

Kral Charles ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Kanada Genel Valisi'nin Ottawa'daki resmi konutu Rideau Hall'da bir araya geldiler, 26 Mayıs 2025 (AFP)
Kral Charles ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Kanada Genel Valisi'nin Ottawa'daki resmi konutu Rideau Hall'da bir araya geldiler, 26 Mayıs 2025 (AFP)

Abdulfettah Hattab

Kral 3. Charles’ın Kanada ziyareti ve Kanada Parlamentosu'nun 45’inci yasama döneminin açılışında yaptığı Taht Konuşması, ABD Başkanı Donald Trump'a, ABD'ye, Kanadalılara ve tüm dünyaya verilen açık siyasi mesajlar taşıyordu.

Unutanlar için Kral 3. Charles’ın Kanada'nın yanı sıra diğer 56 İngiliz Milletler Topluluğu ülkesinden 14'ünün devlet başkanı olduğunu hatırlatalım. Daha önce Veliaht Prens ve Galler Prensi olarak Kanada'yı ziyaret eden Charles'ın Kraliçe Camilla eşliğinde yaptığı bu yirminci ziyareti, 2022 yılının eylül ayında tahta çıkmasından bu yana Kral olarak gerçekleştirdiği ilk ziyaretti.

Kanada’da kısa bir süre önce yapılan seçimleri kazanan Başbakan Mark Carney, Kral'ı Taht Konuşması’nı bizzat yapması ve Kanada Parlamentosu’nun 45’inci yasama dönemini açması için davet etmişti.

Normalde, Kanada Genel Valisi -şu anda bu görevi Mary Simon üstleniyor- Kral'ın ülkedeki temsilcisi olarak Taht Konuşması’nı yapar ve konuşma, her yeni parlamento oturumunun başlangıcında hükümetin gündemini belirlemek üzere Başbakan tarafından onun adına okunur. Kanada Avam Kamarası ve Senatosu, Kral'a ya da Senato'daki temsilcisine ayrılan koltuktan okunduğu için bu adı alan Taht Konuşması'ndan önce hiçbir faaliyette bulunamaz.

Normalde, Kanada Genel Valisi -şu anda bu görevi Mary Simon üstleniyor- Kral'ın ülkedeki temsilcisi olarak Taht Konuşması’nı yapar ve Başbakan tarafından onun adına okunur.

Taht Konuşması, en son Ekim 1977'de Kraliçe 2. Elizabeth tarafından bizzat yapılmıştı. Ondan önce ise yine Kraliçe 2. Elizabeth 1957 yılında Taht Konuşmasını yapmıştı. Dolayısıyla Kral 3. Charles'ın ziyaretinin önemi ve anlamı büyüktü.

Başbakan Carney'nin daveti, Kanada ile komşusu ABD arasındaki ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde gelmesi nedeniyle ‘stratejik bir hamle’ olarak görülüyor.

Kanada Başbakanı, gazetecilere yaptığı açıklamada Kral Charles'ın ziyaretinin ‘Kanada’nın egemenliğini açıkça vurguladığını’ belirterek, “Bu tarihi ve tam zamanında gelen bir onurdur” ifadelerini kullandı.

Kanada Genel Valisi Mary Simon ise ziyaretin ‘Kanada ile Kral arasındaki yakın ilişkiyi vurguladığını’ söyledi. Vali Simon, “Ortak evrensel değerlerimiz olan demokrasi, eşitlik ve barış temelinde bir geleceği güvence altına almak için şimdi her zamankinden daha fazla bir araya gelmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kral Charles Kanada'ya desteğini gösterdi mi?

Devlet başkanlığı görevi gereği Kral Charles'ın siyasetle ilgilenmesi beklenmiyor. Ancak Trump'ın tehditleri çerçevesinde Kanada'ya destek için şifreli mesajlar göndermiş ve sembolik jestler yapmış gibi görünüyor.

Kral Charles şubat ayında Kanada'yı ‘sevgili, dirençli ve nazik bir ülke’ olarak tanımladı. Bu tanım, kraliyet tarafından genellikle kutlanmayan bir olay olan Kanada bayrağının göndere çekilmesinin 60’ıncı yıldönümünde yapıldı.

Fjjf
Kral Charles ve Kraliçe Camilla Kanada'nın Ottawa kentindeki Ulusal Savaş Anıtı'nda bulunan Meçhul Asker Mezarı'na çelenk bıraktı, 27 Mayıs 2025 (AFP)

Kral Charles 4 Mart'ta İngiliz Donanmasına ait HMS Prince Of Wales uçak gemisini ziyaret ettiğinde göğsün çok sayıda Kanada madalyası vardı.

Yine mart ayında, Londra’da her yıl kutlanan İngiliz Milletler Topluluğu Günü'nde Kral Charles, Kanada sandalyesine oturmayı tercih etti.

Bu yılın başlarında Buckingham Sarayı'nda düzenlenen ağaç dikme töreninde Kral Charles'ın seçtiği ağaç, simgesel olarak yaprağı Kanada bayrağı üzerinde yer alan bir akçaağaçtı.

Kendisini ‘Kanada Kralı’ olarak da adlandıran Kral Charles, Kanada bayrağını ‘gurur ve hayranlık duygusu uyandırmakta asla başarısız olmayan bir sembol’ olarak tanımladı.

Kanadalılar birleştiğinde, Kanada kalıcı olanı inşa eder

Kral Charles, 27 Mayıs Salı günü Taht Konuşmasını gerçekleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump ve ABD ile yaşanan gerilimin yaşandığı bir dönemde yaptığı konuşmada, Kanada'nın egemenliğini doğrudan “Kanada özgür ve güçlüdür” sözleriyle ifade etti.

Bu konuşmanın en önemli kısmı Kanada milliyetçiliğiyle ilgiliydi.

Kral Charles, şunları söyledi:

“Eşim ve ben bugün sizlere katılmaktan ve Kanadalıların yenilenmiş bir ulusal gurur, birlik ve umut duygusuyla bir araya gelmelerine tanık olmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyuyoruz. Daha önce de söylediğim gibi, Kanada'yı her ziyaret ettiğimde, Kanada'nın daha fazlası kanıma ve ardından doğrudan kalbime sızıyor. Kanada'nın ulusal değerleri savunmak için gösterdiği cesaret ve fedakarlık ile Kanadalıların çeşitliliği ve nezaketiyle tüm dünyada tanınan eşsiz kimliğine her zaman hayranlık duymuşumdur. Bugün Kanada bir başka kritik aşamayla karşı karşıya. Demokrasi, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, kendi kaderini tayin hakkı ve özgürlük, Kanadalıların değer verdiği ve korumaya kararlı olduğu değerlerdir.”

Kanada'nın refahı önündeki ekonomik zorluklar

Kanada'nın karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklara da değinen Kral Charles, şunları söyledi:

“Mükemmel olmasa da on yıllardır Kanadalıların refahına katkıda bulunan açık küresel ticaret sistemi değişiyor. Kanada'nın ortaklarıyla olan ilişkileri de değişiyor. Dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana hiç olmadığı kadar tehlikeli ve belirsiz bir yer olduğunun farkında olmalıyız.”

Kfkf
Kral Charles ve Kraliçe Camilla için Kanada Genel Valisi'nin Ottawa'daki resmi konutunda halka açık bir resepsiyon verildi, 26 Mayıs 2025 (AFP)

Kanadalıların birçoğu, çevrelerinde köklü bir şekilde değişen dünya hakkında kendilerini endişeli ve stresli hissediyor. Radikal değişimler her zaman tedirgin edici olmuştur. Ancak bu an aynı zamanda harika bir fırsatı da sunar. Yenilenmek, daha büyük düşünmek ve daha büyük hareket etmek için bir fırsat. Kanada'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana geçirdiği en büyük ekonomik dönüşümü başlatması için bir fırsat. Dünyanın en trajik çatışma bölgelerinden gelenler de dahil olmak üzere yeni Kanadalılara kucak açan kendine güvenen bir ülke olan Kanada, tüm Kanadalıların herhangi bir kıtadaki herhangi bir yabancı gücün onlardan alabileceğinden çok daha fazlasını sunabileceğini kabul ederek bu fırsatı değerlendirebilir. Değerlerine sahip çıkarak, tüm Kanadalılara hizmet edecek yeni ittifaklar ve yeni bir ekonomi inşa edebilir.

Örneğin, Başbakan ve ABD Başkanı, Kanada ve ABD arasında yeni bir ekonomik ve güvenlik ilişkisi tanımlamaya başladılar. Karşılıklı saygıya dayanan ve ortak çıkarlar üzerine inşa edilen bu ilişkinin, her iki egemen devlete de dönüştürücü faydalar sağlayacağına şüphe yok.

Bunun yanında Kanada hükümeti, Kanada’nın dünyanın ihtiyaç duyduklarına ve dünyanın saygı duyduğu değerlere sahip olduğu farkındalığıyla dünyanın dört bir yanındaki güvenilir ticaret ortakları ve müttefikleriyle ilişkilerini güçlendiriyor.

Şarku'l Avsat'ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Kanada, kendi değerlerini paylaşan benzer düşünen uluslardan oluşan bir ittifak kurmaya hazır. Uluslararası iş birliğine ve malların, hizmetlerin ve fikirlerin serbest ve açık değişimine inanıyor. Hızla gelişen bu yeni dünyada Kanada liderlik etmeye hazır ve bu durumun, Kanada'nın G7 Zirvesi'ni düzenleyeceği haziran ayında açıkça görülmesi bekleniyor.

Hükümetin nihai hedefi ve temel misyonu, G7'deki en güçlü ekonomiyi inşa ediyor. Bunun ilk adımı ise 13 eyalet ve bölge ekonomisinden bir Kanada ekonomisi yaratmak. Ticaret ve işgücü hareketliliğinin önündeki iç engeller Kanada'ya yıllık 200 milyar dolara mal oluyor. Hükümet, Ulusal Kanada Günü'ne kadar iç ticaret ve işgücü hareketliliğinin önündeki kalan tüm federal engelleri kaldırmak üzere bir yasa çıkaracak.

Başbakan Corney, eyaletler ve bölgeler arasındaki ticaret engellerini ortadan kaldırmak için şimdiden hayati adımlar attı. Bunun yanında Kanada Günü'ne kadar ülke genelinde serbest ticareti sağlamak için bu ilerlemeyi sürdürecek. Tüm bunlar, Kanada'nın tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmak için kritik önem taşısa da yeterli değil.

Hükümet, güçlü bir Kanada’nın inşası için ulusal öneme sahip projeleri belirlemek ve teşvik etmek üzere eyaletler, bölgeler ve yerli Aborijinlerle yakın iş birliği içinde çalışıyor.

Güçlü bir Kanada inşa etmek için hükümet, ulusal öneme sahip projeleri - Kanada'yı birbirine bağlayacak, dünyayla bağlarını derinleştirecek ve nesiller boyunca yüksek maaşlı işler yaratacak projeleri - belirlemek ve hayata geçirmek için eyaletler, bölgeler ve Yerli halklarla yakın iş birliği içinde çalışıyor.

Değişimin hızı ve fırsatların büyüklüğü göz önüne alındığında, Kanada'nın dünya lideri çevre standartları korunurken, bir projenin onaylanma süresini beş yıldan iki yıla indirilecek olan yeni bir Büyük Federal Projeler Ofisi oluşturularak hızlı olmak büyük önem taşıyor.

Hükümet ayrıca, bir proje, bir inceleme hedefine ulaşmak için altı ay içinde ilgili her eyalet ve bölge ile iş birliği anlaşmaları imzalayacak. Kral Charles, ekonomik planı “Kanadalılar birleştiğinde, Kanada kalıcı olanı inşa eder” sözleriyle özetledi.

Jdj
Kral Charles ve Kraliçe Camilla Kanada'nın başkenti Ottowa’daki Macdonald-Cartier Uluslararası Havalimanı'ndan ayrılırken, 27 Mayıs 2025 (AFP)

Kral Charles, sözlerine şöyle devam etti:

“Kanada ekonomisinin önündeki bu engelleri kaldırmak ülkenin sadece süregelen ticaret savaşlarından sağ olarak değil, her zamankinden daha güçlü bir şekilde de çıkmasını sağlayacak yeni bir büyüme çağını başlatacak. Bu da Kanada'nın dünyanın önde gelen temiz ve konvansiyonel enerji süper gücü olmasını, iklim değişikliğiyle mücadele ederken onu küresel olarak daha rekabetçi hale getiren bir sanayi stratejisi oluşturmasını, vasıflı mesleklerde yüz binlerce iyi iş imkanı yaratmasını ve Kanada'yı bilim ve yenilik için önde gelen küresel bir merkez haline getirmesini sağlayacak.”

ABD ile olan kara sınırının kontrolü

Kara sınırlarındaki kaçakçılık olaylarına da değinen Kral Charles, “Kanada'nın gerçekten güçlü olabilmesi için güvenli olması gerekir. Bu amaçla hükümet, sınır güvenliğini güçlendirmek üzere bir yasa çıkaracak. Kolluk kuvvetleri ve istihbarat teşkilatları fentanil ve türevlerinin akışını durdurmak için yeni araçlara sahip olacak. Hükümet, zorluklar ister içeriden ister dışarıdan, nereden gelirse gelsin Kanadalıları ve onların egemenlik haklarını koruma görevini yerine getirecek. Toplumların güvenliğini sağlamak üzere ilave bin Kraliyet Kanada Atlı Polisi (RCMP) istihdam edecek. Radarlar, insansız hava araçları (İHA), helikopterler, ek personel ve köpek timleri konuşlandırarak sınırdan yasadışı silah ve uyuşturucu akışını azaltacak.”

Kral Charles, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu büyük değişim döneminde Kanadalılar, Kanada'yı eşsiz kılan unsurların arkasında birleşmişlerdir.”

Ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklardan bahseden Kral Charles’ın konuşması birçok kişi tarafından Kanada'ya güçlü bir destek gösterisi olarak görüldü.

Başbakan Carney, daha önce açıkça ““Kanada satılık değil, asla da olmayacak” ifadelerini kullanmıştı. Kral Charles da ülkenin Devlet başkanı olarak, Kanada'nın egemenliğini destekleyen güçlü bir sembolik ziyaretle bu mesajın gücünü ve etkisini pekiştirdi.

 

 

 

 



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.