İsrail ordusunun yardım merkezinin yakınında açtığı ateş sonucu 35 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze İnsani Yardım Vakfı: İhtiyacı olan herkesi doyurmak için halen yeterli miktarda gıda yok

TT

İsrail ordusunun yardım merkezinin yakınında açtığı ateş sonucu 35 Filistinli hayatını kaybetti

İsrail ordusunun yardım merkezinin yakınında açtığı ateş sonucu 35 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze Şeridi'ndeki sağlık yetkilileri bugün, İsrail ordusunun ABD destekli bir kuruluş olan Gazze İnsani Yardım Vakfı tarafından işletilen yardım dağıtım merkezinin yakınında açtığı ateş sonucu 35'ten fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre, Şifa Hastanesi ve Kudüs Hastanesi sağlık yetkilileri, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Netzarim Koridoru yakınlarında bulunan bir yardım dağıtım alanına yaklaşırken en az 25 kişinin yaşamını yitirdiğini ve onlarca kişinin de yaralandığını söyledi. Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı, üç aylık ablukanın ardından iki hafta önce faaliyete geçmesinden bu yana 163 kişinin hayatını kaybettiği ve binden fazla kişinin de Gazze İnsani Yardım Vakfı tarafından işletilen az sayıdaki yardım alanına ulaşmaya çalışırken yaralandığını açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), ablukanın Filistin topraklarını kıtlığın eşiğine getirdiğini ve gıda kaynaklarının son derece kısıtlı olduğunu belirtti.

dfgthy
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta bir dağıtım noktasında yiyecek bekleyen Filistinli çocuklar (AFP)

Gazze İnsani Yardım Vakfı olaydan haberdar olmadığını, güvenli trafik güzergâhlarının korunması için İsrailli yetkililerle yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ve ‘Filistinlilerin talimatlara harfiyen uymalarının elzem olduğunu’ bildirdi. Vakfın, Reuters'ın sorularına e-posta ile verdiği yanıtta şu ifadeler yer aldı: “Çözüm nihayetinde daha fazla yardımdır. Bu daha fazla kesinlik sağlayacak ve halk arasındaki aciliyeti azaltacaktır. Gazze Şeridi'ndeki tüm ihtiyaç sahiplerini doyurmak için halen yeterli miktarda gıda yok. Şu anki odak noktamız zor bir ortamda mümkün olduğunca çok insanı güvenli bir şekilde beslemek.”

BM ve diğer yardım kuruluşları, İsrail ordusunun desteğiyle özel yükleniciler kullanan Gazze İnsani Yardım Vakfı aracılığıyla bölgeye yardım ulaştırmayı reddediyor ve bunun insani standartları ihlal ettiğini söylüyor. Diğer yandan Gazze Şeridi'ndeki sağlık yetkilileri, İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a düzenlediği hava saldırısında 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Sağlık yetkilileri dün, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta bulunan bir başka yardım dağıtım merkezi yakınlarında 17 kişinin öldürüldüğünü açıkladığında, İsrail ordusu kendi güçlerine yaklaşan ve tehdit oluşturan ‘şüphelileri’ uzaklaştırmak için uyarı ateşi açtığını söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün erken saatlerde Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki bir yardım merkezi yakınlarında İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu 31 Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. AFP'ye konuşan Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, “Ekiplerimiz ve sağlık görevlileri, İsrail askeri araçlarının Gazze Vadisi Köprüsü yakınlarında toplanan binlerce vatandaşa ateş açması sonucu en az 31 şehit ve yaklaşık 200 yaralıyı hastanelere nakletti. İnsanlar, Gazze Vadisi Köprüsü yakınlarındaki yardım merkezinden yiyecek almaya gidiyorlardı” ifadelerini kullandı.

sdf
Gazze şehrindeki bir yardım kuruluşundan yiyecek almaya çalışırken sırtında ve omzunda oluşan yanıklara krem süren 9 yaşındaki Rital Ebu Cari (AP)

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerine düzenlediği bir dizi hava saldırısı ve topçu ateşi sonucunda 37 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin yaralandığını duyurdu.

Gazze şehrinde bulunan Şifa Hastanesi'ndeki sağlık kaynakları, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Netzarim Koridoru yakınlarında insani yardım bekleyen sivilleri hedef alan saldırının ardından 18 şehit ve onlarca yaralının hastaneye getirildiğini bildirdi.

Saha muhabirlerine göre Netzarim Koridoru civarındaki yerleşim bölgelerinin hedef alınması sonucu 7 kişi daha yaşamını yitirdi ve yüzden fazla kişi de yaralandı.

ukıo
ABD destekli bir kuruluş olan Gazze İnsani Yardım Vakfı tarafından sağlanan gıda ve insani yardım malzemelerinin bulunduğu torbaları taşıyan Filistinliler (AP)

Gazze Şeridi'nin orta kesiminde, Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyindeki Yeni Kamp bölgesinde İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi, bir kişi de yaralandı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'u hedef alan hava saldırılarında 9 kişi hayatını kaybederken, yoğun bombardımanın devam ettiği şehrin doğusundaki Abasan el-Kebira kasabasında enkaz altından bir kişi daha çıkarıldı.

Bu gelişmeler, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki geniş çaplı savaşının devam ettiği ve insani yardım kuruluşlarının kuşatma altındaki sivil halkın yaşam ve sağlık koşullarının kötüleştiğine dair uyarılarının yapıldığı bir dönemde meydana geldi.

Hamas: Yeni ateşkes önerisinden haberimiz yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde kalan esirlerin serbest bırakılması çabalarında ‘önemli ilerleme’ kaydedildiğini, ancak bir anlaşma için umutları arttırmanın ‘erken’ olduğunu belirtti.

ABD, Mısır ve Katar'ın Gazze Şeridi'nde ateşkese dönülmesi yönündeki çabalarına rağmen ne İsrail ne de Hamas temel taleplerinden geri adım atmaya istekli görünmüyor. Her iki taraf da bir anlaşmaya varılamaması nedeniyle birbirlerini suçluyor. Reuters’a konuşan iki Hamas kaynağı, yeni ateşkes önerilerinden haberdar olmadıklarını söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki sağlık yetkilileri, İsrail saldırıları sonucu çoğu sivil 55 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve iki milyondan fazla insanın yaşadığı yoğun nüfuslu Gazze Şeridi'nin büyük bölümünün tahrip edildiğini açıkladı.



ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
TT

ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)

ABD ve Ekvador'un ortak operasyonla vurduğunu duyurduğu uyuşturucu karteline ait kampın aslında bir süt çiftliği olduğu ileri sürülüyor.

New York Times, bölgeyi ziyaret ederek gerçekleştirdiği kapsamlı incelemede, olayın resmi kaynaklardan yapılan açıklamalarla çeliştiğini yazıyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, mart başında paylaştığı videoyla ABD ordusunun artık "karada da narkoteröristleri vurduğunu" duyurmuştu. Pentagon da saldırının Ekvador'un talebiyle gerçekleştirilen "hedefli bir operasyon" olduğunu açıklamıştı.

Ekvador'un kuzeyindeki San Martin köyünde yaşayanlarsa olayın resmi açıklamalardan çok farklı geliştiğini savunuyor.

Görgü tanıklarına göre 3 Mart'ta Ekvador askerleri helikopterle bölgeye inerek işçileri sorgulayıp bazılarına işkence etti. Daha sonra da askerler, çiftlik olduğu öne sürülen yapıyı ateşe vermiş.

Köylülere göre 6 Mart'ta helikopterler geri dönerek halihazırda yanmış alanı bombaladı ve bunu "operasyon görüntüsü" diye servis etti.

Çiftliğin sahibi Miguel, ABD ve Ekvador'un açıkladığı gibi bölgenin Kolombiyalı uyuşturucu kartelleri tarafından kamp olarak kullanılmadığını savunuyor.  

Yetkililer, operasyonun Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nden (FARC) ayrılan militanların kurduğu, Kolombiya-Ekvador sınırında faaliyet gösteren Comandos de la Frontera'ya karşı düzenlendiğini öne sürmüştü.  

Yaklaşık 140 hektarlık çiftliği 6 yıl önce 9 bin dolara satın aldığını söyleyen Miguel, süt ve et ticareti için 50'den fazla büyükbaş hayvan yetiştirdiğini belirtiyor.

Soyadının gizli tutulmasını isteyen 32 yaşındaki çiftçi, bombardıman sonucu çiftliğinin harabeye döndüğünü ve hayvanlarının çoğunun öldüğünü söylüyor.

Ekvador'daki çeşitli örgütlerin oluşturduğu İnsan Hakları İttifakı, ordunun sivillere saldırdığını savunarak ülke yetkililerine Birleşmiş Milletler'e 13 sayfalık şikayet dilekçesi sundu.

İnsan hakları avukatı Maria Espinosa, "Olayları doğrulamak için gelen tek bir kamu görevlisi bile yok" diyor.

Köylüler, saldırının bölgede günler süren bir askeri operasyonun parçası olduğunu da iddia ediyor. Görgü tanıklarına göre çiftliğin yakınındaki iki ev daha yakıldı ve bunlardan biri daha sonra bombalandı.

San Martin köyü yetkililerinden Vincente Garrido, çiftliğin militanlar veya uyuşturucu kaçakçıları tarafından kullanılmadığını öne sürerek, "Tek istediğimiz gerçeğin ortaya çıkması" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, ABC News


İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
TT

İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)

İsrail, 2020’den beri Batı Şeria'da sivillerin öldürülmesiyle ilgili neredeyse hiçbir hukuki süreç yürütmedi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli askerler ve yerleşimciler, 2020’den bu yana en az dörtte biri çocuk yaklaşık 1100 Filistinli sivili öldürdü.

Guardian’ın analizinde, bu ölümlerin neredeyse hiçbiriyle ilgili dava açılmadığına dikkat çekiliyor.

Batı Şeria’daki can kayıplarının çoğundan İsrail güvenlik güçleri sorumlu olmakla birlikte, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın Aksa Tufanı saldırısıyla başlayan Gazze savaşının ardından Yahudi yerleşimcilerin başlattığı şiddet olaylarının sayısı da arttı.

Radikal sağcı yerleşimciler tarafından işlenen cinayetler, cinsel saldırılar, kundaklamalar, hırsızlıklar ve diğer suçlar, kameraya yakalanan olaylar da dahil neredeyse tamamen cezasız kaldı.

İsrailli hak örgütü Yesh Din'e göre, 2020 ila 2025’te Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine ilişkin polis soruşturmalarının yüzde 96'sından fazlası iddianame düzenlenmeden sonlandırıldı.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Guardian’a gönderdiği yazılı açıklamada, radikal sağcı yerleşimcilerin artan şiddetine dikkat çekmek için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) müdahalede bulunma çağrısı yaptığını bildiriyor.

UCM’den, Filistinli sivillere yönelik şiddet olaylarına karışanlar hakkında yaptırım tedbirleri alınmasını ve tutuklama emri çıkarılmasını talep ettiğini söylüyor.

Olmert, Yahudi yerleşimcilerin devletteki bazı çevrelerce desteklendiğine dikkat çekerek, Filistinlilere yönelik pogromları II. Dünya Savaşı’nda Avrupa’da Yahudilere yapılan zulme benzetiyor.

Yesh Din’in verilerine göre 2020-2024’te Filistinliler, Batı Şeria'da İsrailli askerlerin neden olduğu zararlara ilişkin 1746 şikayette bulundu, bunların 600'den fazlası cinayetlerle ilgiliydi. Bu şikayetlerin yüzde 1'inden azıyla ilgili iddianame hazırlandı.

Aralarında Mossad, Şin ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmış eski komutan ve direktörlerin de bulunduğu İsrail’in Güvenliği için Komutanlar (CIS) grubu da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’e saldırılara karşı harekete geçmesi için açık mektup gönderdi:

Artık sadece birkaç kanun kaçkını holigandan söz etmiyoruz. Bu, bazen üniforma giyen kişilerin de dahil olduğu, masum insanlara ateş açan, sivillerin mülklerini ve evlerini yakan organize bir faaliyet.

Zamir de geçen haftaki açıklamasında artan şiddet olaylarına dikkat çekerek Yahudi yerleşimcilere karşı önlem alınmasını talep etmişti.

Independent Türkçe, Guardian, Jerusalem Post


İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
TT

İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)

ABD ve İran ateşkes görüşmeleri hakkında çelişkili açıklamalar yaparken, Tahran'ın savaşı durdurmak için Washington'a taleplerini ilettiği aktarılıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklara göre Tahran yönetimi, savaşın tekrar başlamayacağına ve İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik saldırılarını sonlandıracağına dair garantiler istiyor.

ABD'nin İran'a yönelik tüm yaptırımları kaldırması ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın Tahran'ın füze programını sürdürmesine izin vermesi talep ediliyor.  

Bunlara ek olarak Körfez ülkelerindeki tüm Amerikan üslerinin kapatılması ve İran'a yönelik saldırılar nedeniyle Tahran yönetimine tazminat ödenmesi gibi şartlar da var.

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, taleplerin gerçekçilikten uzak olduğunu belirtiyor.

Arap ve ABD'li yetkililer, bu şartlarda ısrar edilmesinin Tahran'la anlaşmaya varılmasını zorlaştıracağını söylüyor. Kaynaklar, ABD ve İran arasında doğrudan temas bulunmadığını da ekliyor.

Donald Trump yönetiminin İran'a gönderdiği 15 maddelik plandaysa İsfahan, Natanz ve Fordo'daki ana nükleer santrallerin kapatılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması isteniyor.

Ayrıca balistik füze faaliyetlerinin durdurulması ve İran'ın Ortadoğu'daki Şii örgütlere desteği kesip, Hürmüz Boğazı'nı tekrar açması talep ediliyor.

Bunun karşılığında İran'a nükleer yaptırımların kaldırılacağı ve ABD'nin sivil nükleer program için Tahran'a destek vereceği aktarılıyor.

WSJ'nin aktardığına göre bu şartlar, 28 Şubat'ta savaş başlamadan önce Washington'ın ilettiği taleplerle büyük ölçüde aynı.

Türkiye, Mısır ve Pakistan'dan arabulucuların, 48 saat içinde ABD'li ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme düzenlenmesi için çalışmalarını hızlandırdığı da yazılıyor.

Diğer yandan Körfez ülkelerinin anlaşma senaryolarına şüpheyle yaklaştığı aktarılıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, "İran tehdit oluşturmayacak kadar zayıflayana dek savaşı sürdürmesi için Trump'a baskı yaptığı" savunuluyor.

Trump, ikili görüşmelerin verimli geçtiğini öne sürmesine rağmen İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'yle herhangi bir müzakere yapılmadığını savundu.

BBC'nin görüştüğü İranlılar da ateşkes ihtimali hakkında kafa karışıklığı yaşadıklarını söylüyor.

Kimliğinin gizli tutulması için adı Kiana olarak değiştirilen 20 yaşındaki Tahranlı şunları söylüyor:

Ne hissedeceğimi bilmiyorum. Savaş biterse patlama sesleri kesilecek ve durum düzelecek ama geriye biz ve çok zayıf bir rejim kalacak. Bence rejim daha da fazla şiddet kullanacak.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (Hrana) göre, İran riyalinin ABD doları karşısında çakılmasıyla aralık ayında patlak veren eylemlerde 226'sı çocuk en az 7 bin kişi yaşamını yitirdi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Press TV