İran, İsrail saldırılarının ardından internet erişimine kısıtlama getirdi

İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıların ardından bölge sakinleri toplandı (Reuters)
İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıların ardından bölge sakinleri toplandı (Reuters)
TT

İran, İsrail saldırılarının ardından internet erişimine kısıtlama getirdi

İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıların ardından bölge sakinleri toplandı (Reuters)
İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıların ardından bölge sakinleri toplandı (Reuters)

İran İletişim Bakanlığı, bugün, İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların ardından ülke genelinde internet erişimine kısıtlama getirildiğini duyurdu.

Bakanlık, İRNA haber ajansına yaptığı açıklamada, “İnternete geçici kısıtlamalar getirildi” dedi ve bu kısıtlamaların “durum normale döndüğünde kaldırılacağını” belirtti.

İranlılar, bugün İsrail'in saldırılarına öfke ve korku arasında değişen tepkiler gösterdi. Bazıları intikam çağrısında bulunurken, bazıları krizlerle yıpranmış ulusun daha fazla zorlukla karşılaşacağından duydukları endişelerini dile getirdi.

İsrail, İran'ın çeşitli bölgelerindeki nükleer ve askeri programlarını vurmak amacıyla “Yükselen Aslan” operasyonu kapsamında saldırı düzenledi. Saldırıda İran silahlı kuvvetlerinin üst düzey komutanları öldürüldü ve ülkenin merkezinde bulunan önemli bir uranyum zenginleştirme tesisi tahrip edildi. Tel Aviv, operasyonu “hassas ve önleyici” olarak nitelendirdi.

İsrail, İran'ın “çok yakın bir gelecekte” misilleme yapacağı beklentisiyle olağanüstü hal ilan etti. ABD ise bu saldırılara katılmadığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Devrim Muhafızları” komutanı Hüseyin Selami ve Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, bugün sabahın erken saatlerinde Tahran'a düzenlenen İsrail saldırısında öldürüldü. Saldırılarda, Genelkurmay'ın ortak harekat odası komutanı General Gulam Ali Raşid'in de öldüğü doğrulandı.



New York, gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından Trump yönetiminden 13,5 milyar doların iadesini talep ediyor

New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul (AFP)
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul (AFP)
TT

New York, gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından Trump yönetiminden 13,5 milyar doların iadesini talep ediyor

New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul (AFP)
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul (AFP)

New York Valisi Kathy Hochul, bugün Yüksek Mahkeme'nin Trump'ın uyguladığı kapsamlı gümrük vergilerini iptal etmesinin ardından, Trump yönetiminden 13,5 milyar doları iade etmesini istedi.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray'a döndükten kısa bir süre sonra, dünyanın çoğu ülkesine gümrük vergisi uyguladı. Bu hamle, işletmeler ve bazı ABD eyaletleri tarafından yasal itirazlarla karşı karşıya kaldı.

Hochul, bu gümrük vergilerinin geçen yıl ortalama bir New York ailesine yaklaşık bin 751 dolarlık ek maliyet getirdiğini ve küçük işletmelere zarar verdiğini söyledi.

Şöyle devam etti: "Bu mantıksız ve yasadışı gümrük vergileri, New York'taki tüketiciler, küçük işletmeler ve çiftçiler üzerinde bir vergi yüküydü, bu yüzden tam bir geri ödeme talep ediyorum."

Illinois Valisi J.B. Pritzker ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom daha önce benzer fon taleplerinde bulunmuşlardı. Her üçü de Demokrat ve 2028 başkanlık seçimlerinde potansiyel rakipler olarak görülüyorlar.   

Beyaz Saray bu talepleri reddederek, bu valilerin Trump'ın zaten ele aldığı konuları on yıllardır tartıştığını belirtti.


Washington ve Tahran “kırmızı çizgide”

Dün İran’ın güneyinde gerçekleştirilen tatbikatların görüntüleri devlet televizyonu tarafından yayınlandı
Dün İran’ın güneyinde gerçekleştirilen tatbikatların görüntüleri devlet televizyonu tarafından yayınlandı
TT

Washington ve Tahran “kırmızı çizgide”

Dün İran’ın güneyinde gerçekleştirilen tatbikatların görüntüleri devlet televizyonu tarafından yayınlandı
Dün İran’ın güneyinde gerçekleştirilen tatbikatların görüntüleri devlet televizyonu tarafından yayınlandı

Washington ve Tahran, her iki tarafın da maksimum koşullara bağlı kalması ve benzeri görülmemiş bir askeri hazırlık içinde olmasıyla, yarın Cenevre'de yeni bir müzakere turunun eşiğindeler. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dün yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın İran konusundaki önceliğinin diplomasi olduğunu, ancak gerekirse askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini belirterek, nihai kararın kendisine ait olduğunu vurguladı.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin mümkün olan en kısa sürede ‘adil ve eşitlikçi bir anlaşmaya’ ulaşmak amacıyla önceki müzakere turunda varılan mutabakatlar çerçevesinde müzakereleri yeniden başlatacağını duyurdu. İran'ın ‘hiçbir koşulda nükleer silah geliştirmeyeceğini’ ancak ‘barışçıl nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini’ vurgulayan Arakçi, diplomasiye öncelik verilmesi halinde bir anlaşmanın ‘ulaşılabilir’ olduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.

Sahadaki gelişmelere gelin İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ikinci bir uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford'un ABD Deniz Kuvvetleri’ne katılmak üzere Doğu Akdeniz'e vardığı sıralarda, Rıdvan ve Şahid 136 insansız hava araçları (İHA) ve yeni füze sistemlerinin kullanımı da dahil olmak üzere güney kıyısında kapsamlı askeri tatbikatlar gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, Tahran'ın Çin'in CM-302 gemi savar füzeleri için bir anlaşmaya varmak üzere olduğu bir dönemde müzakere sürecinin güç gösterisine dönüştüğüne işaret ediyor.


Japonya, İran'da bir vatandaşının gözaltına alındığını doğruladı ve serbest bırakılmasını talep etti

İran polisi (Arşiv- AP)
İran polisi (Arşiv- AP)
TT

Japonya, İran'da bir vatandaşının gözaltına alındığını doğruladı ve serbest bırakılmasını talep etti

İran polisi (Arşiv- AP)
İran polisi (Arşiv- AP)

Japonya bugün yaptığı açıklamada, İran'ın Tahran'da bir Japon vatandaşını gözaltına aldığını ve derhal serbest bırakılmasını şiddetle talep ettiğini belirtti.

Başbakan Yardımcısı Masanao Ozaki, günlük basın brifinginde, söz konusu kişinin 20 Ocak'ta gözaltına alındığını söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Özgür Avrupa Radyosu daha önce, Japonya Yayın Kurumu NHK'nin Tahran bürosu başkanı Shinso Kawahima'nın İranlı yetkililer tarafından tutuklandığını ve başkentteki bir hapishaneye götürüldüğünü bildirmişti.

Japon yayın kuruluşu, çalışanlarından herhangi birinin gözaltına alınıp alınmadığını doğrulamayı reddetti.

Bir sözcü, "NHK'da çalışanlarımızın güvenliği her zaman en büyük önceliğimizdir. Şu anda ekleyecek bir şeyimiz yok" ifadelerini kullandı.