Uzun bir düşmanlık geçmişinden sonra İsrail neden şimdi İran'a saldırmaya karar verdi?

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Kudüs'teki Hava Kuvvetleri operasyon odasından İran'a yönelik saldırıları denetliyor. (EPA)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Kudüs'teki Hava Kuvvetleri operasyon odasından İran'a yönelik saldırıları denetliyor. (EPA)
TT

Uzun bir düşmanlık geçmişinden sonra İsrail neden şimdi İran'a saldırmaya karar verdi?

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Kudüs'teki Hava Kuvvetleri operasyon odasından İran'a yönelik saldırıları denetliyor. (EPA)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Kudüs'teki Hava Kuvvetleri operasyon odasından İran'a yönelik saldırıları denetliyor. (EPA)

İsrail'in İran'a yönelik büyük saldırısı iki ülke arasında on yıllardır süren düşmanlığın ardından geldi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, nükleer programı, savaşçı söylemi ve bölgedeki militan örgütlere verdiği desteği gerekçe göstererek İran'ı uzun zamandır en büyük tehdit olarak görüyor. İran ise İsrail'in kendisine karşı defalarca düzenlediği suikast ve sabotajların yanı sıra Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı yürüttüğü yıkıcı savaşı düşmanlığının nedeni olarak gösteriyor.

gthyjuı
İsrail'in Tahran'a düzenlediği saldırıda hasar gören araçlar (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Washington Post'tan aktardığına göre, iki ülke uzun süredir çarpışma rotasında görünse de, İsrail'in İran ve müttefiklerine yönelik saldırıları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden seçilmesi gibi bir dizi yeni gelişme bugünkü saldırıya zemin hazırladı.

İsrail ve İran neden düşman?

1979 İran Devrimi’nden sonra yeni rejim, ABD ve İsrail'i başlıca düşmanları olarak tanımlamakta gecikmedi. Bunun nedeni büyük ölçüde devrimden önce sağlık sorunları nedeniyle İran'dan kaçan son İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin ABD ve İsrail ile olan bağlarıydı.

Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca İsrail defalarca İran'ı nükleer silah geliştirmekle suçladı. İran nükleer programını sadece barışçıl amaçlarla sürdürdüğünde ısrar ediyor, ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Tahran'ın istediği takdirde ‘birkaç’ nükleer bomba yapmaya yetecek kadar zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu uyarısında bulundu.

UAEA ve Batılı ülkeler, İran'ın yapılandırılmış bir nükleer silah programına sahip olduğunu tahmin ediyor. İran, programının barışçıl olduğu konusunda ısrar ederken, uranyumu silah yapımına yakın seviyelerde zenginleştirmeye devam ediyor.

İsrail, nükleer silah sahibi İran'ı varoluşsal bir tehdit olarak görüyor. İran'ın vekil güçlerden oluşan bölgesel ağını kırmak, İsrail’in temel hedeflerinden biri. Netanyahu şunları söyledi: “Tahran'ın diktatörleri on yıllardır küstahça ve açıkça İsrail'in yok edilmesi çağrısında bulundular... Bu söylemlerini nükleer silah geliştirmeye yönelik bir programla desteklediler.”

İran geçtiğimiz kırk yıl boyunca ‘direniş ekseni’ adını verdiği silahlı gruplardan oluşan bir ağ kurdu. Lübnan'daki Hizbullah, Yemen'deki Husiler ve Irak ve Suriye'deki daha küçük gruplar son yıllarda bölgede önemli bir etkiye sahip oldu.

Ancak bu eksen, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırarak Gazze Şeridi'nde devam eden savaşı başlatması ve bölgedeki çatışmaları yoğunlaştırmasından bu yana zayıfladı.

Hizbullah'ın zayıflığı, İran'ın komşu Suriye'deki müttefiki Beşşar Esed'in geçtiğimiz aralık ayında düşmesine katkıda bulundu.

İran'ın geçen yıl İsrail'e iki füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail, İran'ın füze mevzilerini imha eden ve hava savunmasını zayıflatan bir hava saldırısı da dahil olmak üzere hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Washington Post'un haberine göre, İran'ın vekil ağının çökmesi İsrail'in saldırı düzenlemesi için bir fırsat yarattı.

İsrail neden şimdi saldırmaya karar verdi?

Netanyahu, İran'ı vurmak için zamanın daraldığını belirterek, İran'ın son zamanlarda zenginleştirilmiş uranyumu silah haline getirmek için adımlar attığını iddia etti. Netanyahu, “Eğer durmazlarsa, İran çok kısa bir süre içinde nükleer silah üretebilir” dedi.

Aynı zamanda ABD ile İran arasındaki nükleer görüşmelerin durumu da bir fırsat penceresi sundu. Bu görüşmeler durmuş durumda, ancak pazar günü Umman'da altıncı turun yapılması için çabalar var.

Anlaşma, ABD'nin İran'a uyguladığı sert ekonomik yaptırımların bir kısmını kaldırmasına yol açarak İsrail'in bir saldırı düzenlemesini zorlaştırabilir. İsrailli yetkililer görüşmelerin İran'ın nükleer bombaya doğru gizli adımlar atarken zaman kazanması için bir yol olmasından korkuyor.

fgthyju
Tahran'ın kuzeyindeki bir apartmanda meydana gelen patlamanın olduğu yerde çalışan itfaiyeciler (AP)

UAEA Yönetim Kurulu dün, 20 yıl sonra ilk kez İran'ı denetçileriyle iş birliği yapmadığı için eleştirdi. İran derhal üçüncü bir zenginleştirme tesisi kuracağını ve bazı santrifüjleri daha sofistike olanlarla değiştireceğini açıkladı.

O zamana kadar İsrail kararını çoktan vermiş görünüyordu.

Trump, Netanyahu'dan müzakereler devam ederken İran'a saldırmamasını istediğini söyledi. Ancak İsrail'i destekleme konusunda uzun bir geçmişe sahip olan ABD Başkanı hemen bir tepki vermedi.



Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
TT

Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)

Ukrayna ile sınır komşusu olan Rusya'nın Belgorod bölgesinin valisi, Ukrayna'nın "büyük çaplı" füze saldırısının enerji altyapısına ciddi hasar verdiğini ve bölgedeki elektrik, ısıtma ve su tedarikini aksattığını ifade etti.

Vali Vyacheslav Gladkov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Sonuç olarak, enerji altyapısı önemli ölçüde hasar gördü... Evlere elektrik, su ve ısıtma sağlanmasında kesintiler yaşanıyor" ifadesini kullandı. Gladkov, saldırıyı "büyük çaplı" olarak nitelendirerek, etkisinin sadece sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Belgorod şehriyle sınırlı kalmadığını, çevredeki bölgelere de yayıldığını belirtti. Hasarın boyutunun önümüzdeki saatlerde değerlendirileceğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu hafta dördüncü yılına giren çatışmada Belgorod, Ukrayna güçleri tarafından defalarca saldırıya uğradı.


Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
TT

Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)

Güney Kore'nin Tahran Büyükelçiliği, ABD'nin Tahran'a yönelik olası askeri saldırısı nedeniyle artan gerilimler arasında, İran'daki vatandaşlarına uçuşlar mümkün olduğunda ülkeyi terk etmeleri yönünde bugün uyarıda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta, Tahran'ı yeni bir nükleer anlaşmaya varmaya zorlarken, İran'a karşı sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi düşündüğünü belirtmişti.

Şarku’ Avsat’ın Güney Kore'nin Yonhap Haber Ajansı'ndan aktardığına göre büyükelçilik internet sitesinde yayınladığı güvenlik uyarısında, "Uçuşlar devam ederken (Kore vatandaşlarının) İran'ı terk etmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bildiride durumun hızla kötüleşmesi halinde İran'a gidiş-dönüş özel uçuşlarının askıya alınabileceği belirtildi.

Güney Kore, İran'ın tamamı için 3. Seviye seyahat uyarısını sürdürüyor ve orada bulunan Güney Korelilere ülkeyi terk etmelerini şiddetle tavsiye ediyor. Bildiride şu ifadeler yer alıyor: "Acil bir seyahat ihtiyacı olmadığı sürece İran'da ikamet eden Güney Kore vatandaşlarının derhal ülkeyi terk etmelerini ve ülkeye seyahat planlayanların seyahatlerini iptal etmelerini veya ertelemelerini tavsiye ediyoruz."


Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
TT

Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümü üzerinde hakkı olduğunu söylemesinin ardından öfke dalgası dün de devam etti; Arap ve Müslüman ülkeler de bu açıklamaya itiraz ederken, Amerika Birleşik Devletleri ise açıklamaların bağlamından koparıldığını belirtti.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) haberine göre Huckabee bu açıklamaları cuma günü yayınlanan muhafazakar yorumcu Tucker Carlson’a verdiği röportajda yaptı.

Carlson, Yaratılış 15'ten alıntı yaparak, İncil'in İbrahim'in soyundan gelenlerin bugün Ürdün, Suriye, Irak ve Lübnan'ın bazı bölgelerini de içeren Ortadoğu'nun çoğunu kapsayan toprakları alacağını belirttiğini söyledi ve Huckabee'ye İsrail'in bu topraklara hakkı olup olmadığını sordu. Huckabee şöyle cevap verdi: “Hepsini alsalar da olur.”

ABD büyükelçiliği sözcüsü dün, Huckabee'nin sözlerinin bağlamından koparıldığını ve ABD'nin İsrail politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi.

Huckabee röportajda, “Onlar geri dönüp her şeyi almayı talep etmiyorlar, ancak en azından şu anda işgal ettikleri, üzerinde yaşadıkları ve yasal olarak sahip oldukları, kendileri için güvenli bir sığınak olan toprakları talep ediyorlar” ifadelerini kullandı. İsrail'in Ürdün, Lübnan, Suriye veya Irak'ı kontrol etmeye çalışmadığını, ancak halkını korumaya çalıştığını belirtti.

Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suriye, Kuveyt, Lübnan, Umman ve Filistin Yönetimi tarafından pazar günü yayınlanan ortak açıklamada, Huckabee'nin sözleri “tehlikeli ve kışkırtıcı” olarak nitelendirildi ve bölgenin istikrarını tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın, gerilimi kontrol altına almak ve Filistin halkına bağımsız bir devleti garanti eden kapsamlı çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu vizyonuyla doğrudan çelişmektedir” denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Evangelist bir Hıristiyan ve İsrail ile Batı Şeria yerleşim hareketinin sadık bir destekçisi olan Huckabee, İsrail ile Filistinliler arasında “iki devletli çözüm” fikrine uzun süredir karşı çıkmasıyla tanınıyor.

Carlson ise ABD'nin Gazze savaşında İsrail'e verdiği desteği eleştirmiş ve beyaz insanların renkli tenli insanlar tarafından "yerlerinin alındığını" iddia eden beyaz üstünlükçü ideolojiyi benimsemesi de dahil olmak üzere aşırı sağcı görüşleri nedeniyle eleştirilmiştir.