ABD neden İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına mesafeli yaklaşıyor?

Trump, Tahran'a ‘her şey çökmeden önce’ anlaşma çağrısı yaptı

ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart'ta Beyaz Saray'ın bahçesinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart'ta Beyaz Saray'ın bahçesinde (AP)
TT

ABD neden İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına mesafeli yaklaşıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart'ta Beyaz Saray'ın bahçesinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart'ta Beyaz Saray'ın bahçesinde (AP)

ABD istihbarat kurumları İsrail'in İran'ın nükleer programlarına verdiği zararı incelemeye çalışırken, Başkan Donald Trump yönetimi ABD'nin, üst düzey askeri liderleri, nükleer bilim adamlarını ve İran topraklarının çeşitli bölgelerindeki askeri tesisleri hedef alan İsrail operasyonuna katılmadığını ya da desteklemediğini iddia etmeye devam etti.

Trump, İranlı yetkilileri önceki politikalarını sürdürmemeleri konusunda sert bir şekilde uyarmakla yetindi ve sonraki İsrail saldırılarının ‘daha şiddetli’ olacağını söyledi. Ancak Trump, 12 Nisan'da İran rejimine verdiği ve 12 Haziran Cuma günü şafak vakti sona eren 60 günlük süreyi hatırlatarak bir ‘anlaşmaya’ varılmasını istedi. Trump ve diğer ABD'li yetkililer, ABD'yi İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarından uzak tutmaya çalıştılar.

Trump'ın popülist tabanının önemli bir kısmı onu dünyadaki ‘ebedi savaşları ve çatışmaları’ sona erdirmek isteyen bir ‘barış adamı’ olarak görüyor ve bunu, varoluşsal tehdit altında olması halinde kilit müttefik İsrail'e yardım etmek de dahil olmak üzere, mecbur kalmadıkça İran veya başka bir ülkeyle savaşa girerek yapamayacağını düşünüyor. Trump, nükleer programlarından ve Ortadoğu ve dünya genelinde istikrarı bozucu rolünden kurtulmak için İran ile ‘diplomatik bir anlaşmaya’ varmak istiyor.

Trump'ın önbilgisi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 13 Haziran'da İran'a yönelik askeri saldırılar hakkında bir konuşma yaparken (AFP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 13 Haziran'da İran'a yönelik askeri saldırılar hakkında bir konuşma yaparken (AFP)

Trump yönetiminin çatışma hattına girmekten kaçınması, birçok yetkilisinin Ortadoğu'yu yeni bir şiddet dalgasına sürükleme ve Trump'ın İran'ın nükleer programının geliştirilmesini durdurmak için müzakere edilmiş bir anlaşmaya varma umutlarını (programın önemli parçalarını yok ettikten ve nükleer bomba yapmak için çalışıyor olabilecek birçok İranlı nükleer bilim adamını öldürdükten sonra bile) ortadan kaldırma olasılığına ilişkin gerçek endişelerinden kaynaklanıyor.

ABD medyasına verdiği çok sayıda röportajda Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a savaş ilan etme ve nükleer programlarını yok etmek için geniş çaplı askeri operasyonlar düzenleme planlarından önceden haberdar olduğunu açıkladı. Trump, Wall Street Journal'ın İsrailli yetkililerin ABD'li mevkidaşlarını saldırı planları konusunda bilgilendirip bilgilendirmedikleri sorusuna telefonda şu yanıtı verdi: “Bilgilendirme mi? Bilgilendirme değildi ama neler olduğunu biliyorduk.” ABC'ye verdiği demeçte saldırıların ‘mükemmel olduğunu’ belirten Trump, “Daha fazlası da gelecek” dedi. Trump belki de bu ifadesiyle perşembe akşamı yaptıkları telefon görüşmesinde Netanyahu'dan duyduklarına atıfta bulundu.

ABD'li analistler, Netanyahu'nun Başkan Trump'ın seçilmesinin ardından İran'a saldırı düzenlemeye karar verdiğine ve bunu bir ‘fırsat penceresi’ olarak gördüğüne inanıyor. Trump'ın İran'ın nükleer hedefleri konusunda diplomatik bir anlaşma arayışına girmesine ve hatta Netanyahu'dan saldırıyı ertelemesini istemesine rağmen, Trump zaman zaman saldırı fikrini kabul etme konusunda Başkan Biden'dan daha istekli görünüyordu. New York'taki İsrail Politika Forumu'nda analist olan Michael Koplow, “Trump'ın seçilmesi Netanyahu'ya inandırıcı bir askeri tehdidi desteklemeye istekli bir başkan verdi. Netanyahu'nun İran'ın nükleer programıyla askerî harekât yoluyla başa çıkma tercihi yıllardır çok açıktı ve sonunda mükemmel bir fırsat yakaladı” ifadelerini kullandı.

Diplomatik kanallar

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff liderliğindeki müzakere heyeti ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki İran ekibi arasında Umman'da yarın (pazar) yapılması planlanan dolaylı nükleer müzakerelerin altıncı turunu çevreleyen belirsizliğe rağmen Trump, ABD'nin 2018'deki ilk döneminde çekildiği 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın yerini alacak bir anlaşmaya varılması için İran'la diplomatik kanalların açık tutulması çağrısında bulundu. İran'ın ‘her şey çökmeden önce’ bir anlaşmaya varması gerektiğini söyleyen Trump, ABD'nin İran'a karşı askeri operasyonlara girişme ihtimalini kastedip etmediğine açıklık getirmedi.

İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a saldırmasının ardından bir apartmanda meydana gelen patlamanın olduğu yerde çalışan itfaiyeciler (AP)İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a saldırmasının ardından bir apartmanda meydana gelen patlamanın olduğu yerde çalışan itfaiyeciler (AP)

Eski ABD'li yetkililer ve analistlere göre İsrail saldırısı, derin nüfuzlu bombaların kullanımı ve İsrail uçaklarına yakıt ikmali için ABD desteği olmaksızın, İran'ın bazıları yeraltının derinliklerinde bulunan nükleer tesislerinde ‘sınırlı’ hasara neden olabilir.

Başkan Trump, İsrail saldırılarının ‘tek taraflı bir eylem’ olduğunu en başından beri ilan eden Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından iletilen ilk mesajı yineledi ve İsrail'in ‘gerekli bir meşru müdafaa önlemi’ olarak tanımladığı operasyonlara ABD'nin ‘dahil olmadığını’ vurguladı. Trump, “İran, ABD çıkarlarını ya da personelini hedef almamalıdır” dedi.

İran'ın misilleme yapması halinde, ABD'nin İsrail'in kendisini savunmasına, eski Başkan Joe Biden'ın görev süresi boyunca iki kez yaptığı gibi İran'a ait insansız hava araçlarını (İHA) ya da füzeleri düşürmek için çalışmak da dahil olmak üzere yardım edip etmeyeceği de belirsiz. Washington Post'un ismini vermediği bir ABD'li yetkiliden aktardığına göre, Tahran'ın herhangi bir saldırıya hem İsrail'i hem de Ortadoğu'daki ABD güçlerini ve tesislerini hedef alan karşı saldırılarla yanıt verme tehdidini yinelemesi ışığında bu Başkan Trump'a bağlı.

İşte bu risk, ABD'nin bu hafta bölgedeki varlığını azaltmak için hızlı hareket etmesine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı Irak'tan bazı personelin tahliyesine izin verirken ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da bölgedeki askeri aile üyelerinin ayrılmasına yeşil ışık yaktı. Dışişleri Bakanlığı, ABD personelinin Ortadoğu'dan toplu tahliyesi durumunda etkili olmak üzere tasarlanmış yeni bir Ortadoğu Görev Gücü oluşturdu. Bu da Trump yönetiminin bölgede Amerikalıları tehdit edebilecek büyük bir tırmanış beklediğini gösteriyor.

Gizli program mı?

Ancak ABD'li yetkililer, son haftalarda istihbarat kurumlarının, İran'ın gelişmiş uranyum zenginleştirme çalışmalarına rağmen, bu çabayı gerçek bir nükleer silaha dönüştürmek için harekete geçmediği yönündeki uzun süredir devam eden değerlendirmelerini değiştirmediklerini, bunun da İran'ın nükleer programı hakkında genellikle daha alarmist bir görüşe sahip olan ve yakın zamanda ‘aylar veya en fazla bir yıl içinde nükleer silah üretebilecek’ gizli bir İran programı hakkında istihbarattan bahseden üst düzey İsrailli yetkililerin değerlendirmelerine katılmadıklarının tutarlı bir işareti olduğunu bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Nisan'da İran'la nükleer müzakereleri duyurduğu toplantı sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile konuşuyor. (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, 7 Nisan'da İran'la nükleer müzakereleri duyurduğu toplantı sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile konuşuyor. (Reuters)

Ancak İsrailli yetkililer ve Trump yönetimindeki mevkidaşları, İran'ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlamanın tek yolunun zenginleştirme kapasitesini ortadan kaldırmak ya da yok etmek olduğu konusunda hemfikir olduklarını vurguladılar.

Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerini engellemek için diplomatik bir anlaşmaya vararak savaştan kaçınmayı ve bunun karşılığında da İran ekonomisini sıkıştıran ekonomik yaptırımları hafifletmeyi umuyor.

Ortadoğu'da yeni bir askeri çatışma ihtimali, Trump'ın yakın çevresindeki ve dışındaki Make America Great Again (MAGA) destekçilerini alarma geçirdi ve bunların çoğu savaş karşıtı mesajı nedeniyle Başkan Trump'ın arkasında toplandı. X platformundaki MAGA podcastinin sunucusu Jack Posobiec, ‘İran'a doğrudan bir saldırının Trump koalisyonunda feci bir bölünmeye neden olacağı’ uyarısında bulunarak, “Trump akıllıca yeni savaşlar başlatılmasına karşı çıktı. Kararsız eyaletler -ki ara seçimler çok uzakta değil- ve çok az sayıdaki kongre çoğunluğu da buna oy verdi. Önce Amerika!” ifadelerini kullandı.



Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cenevre'de ABD ile yapılacak yeni görüşme turu öncesinde bugün yaptığı açıklamada, Tahran'ın nükleer silah edinme amacı gütmediğini "kesinlikle" belirtti.

Pezeşkiyan bir konuşmasında, “Liderimiz (Ali Hameney) daha önce nükleer silahlara asla sahip olmayacağımızı ilan etmişti,” dedi ve ekledi, “Bu yolu izlemek istesem bile, ideolojik açıdan bunu yapamazdım; buna izin verilmezdi.”

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance dün, Başkan Donald Trump'ın Cenevre görüşmeleri öncesinde İran ile diplomatik bir çözümü hala tercih ettiğini vurgularken, Axios, Washington'un zaman sınırlaması olmayan bir nükleer anlaşma talep ettiğini ve üçüncü tur müzakerelerini bir atılım ile bir gerilim arasında konumlandırdığını ortaya koydu.

Vance, İranlıların perşembe günü (bugün) Cenevre'de yapılması planlanan müzakerelerde bu yaklaşımı ciddiye alacaklarını umduğunu ifade etti.

Fox News'e verdiği röportajda Vance, "Başkan, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda çok netti... ve bunu diplomasi yoluyla başarmaya çalışacak" dedi. Trump'ın bu hedefi diplomatik olarak takip ettiğini, "ancak elinde başka araçlar da bulunduğunu" vurguladı.

ABD ve İran heyetlerinin, Tahran'ın nükleer programı konusunda bugün Cenevre'de üçüncü tur görüşmeleri yapması planlanıyor. Vance, "Makul bir uzlaşmaya varmak amacıyla İranlılarla bir tur daha diplomatik görüşme yapıyoruz" diyerek, İran tarafının Trump'ın diplomatik çözüm tercihini ciddiye alacağı umudunu yineledi.

Vance, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in görevden alınmasını isteyip istemediği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.

Diğer yandan Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD yetkilisi ve iki bilgili kaynak, Beyaz Saray temsilcisi Steve Wittkoff'un salı günü yapılan özel bir görüşmede, Trump yönetiminin İran ile gelecekte yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın süresiz olarak yürürlükte kalmasını talep ettiğini söylediğini bildirdi.


Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
TT

Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)

Bu sabah erken saatlerde Kiev'in merkezinde, yetkililerin Ukrayna başkentine yönelik yaklaşan hava saldırıları uyarısının ardından birkaç patlama meydana geldi. Patlamalar, Rus işgaline son verilmesini görüşmek üzere Cenevre'de ABD temsilcileriyle yapılması planlanan görüşmeler öncesinde gerçekleşti.

Washington, özellikle Doğu ve Güney Ukrayna'da yüz binlerce insanın ölümüne ve geniş toprak parçalarının harap olmasına neden olan dört yıllık savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, başkentin askeri idaresinin başkanı Timur Tkachenko'nun Rusya'nın şehre insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırdığını açıklamasından kısa bir süre önce Kiev'e doğru ilerleyen yüksek hızlı hedefleri tespit ettiğini duyurdu. Tkachenko Telegram üzerinden, "Hava alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalın" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre saldırılar sadece başkentle sınırlı kalmadı.

Ülkenin kuzeydoğusunda, Harkiv Belediye Başkanı İhor Terekov, Rus Şahid insansız hava araçlarının (İHA) bölgeyi hedef almasının ardından şehirde iki patlama duyduğunu ve "insansız hava araçları ve füzelerin şehre doğru uçtuğu" gerekçesiyle sakinleri sığınaklarda kalmaları konusunda uyardığını söyledi. Terekov daha sonra Şevçenkiv ve Kiev bölgelerini etkileyen "ortak bir hava saldırısı" olduğunu bildirdi.

Güneydoğu Ukrayna'daki Zaporijya bölgesinin başkanı İvan Fedorov da şehrin saldırıya uğradığını ve en az bir kişinin yaralandığını belirtti.

Dnipropetrovsk bölge idaresi başkanı Oleksandr Ganja, Kryvyi Rih'de yaptığı açıklamada, Rus hava saldırısında 89 yaşında bir adamın yaralandığını ve yüksek bir binada yangın ve hasara yol açtığını söyledi.

Ukrayna, son aylarda Rusya'nın sert kış koşullarında füze ve İHA’larla şehirleri hedef aldığı tekrarlanan gece saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.


Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
TT

Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ‘Birliğin Durumu’ (State of the Union) konuşması sırasında kendisini protesto eden Kongre'nin Müslüman üyeleri Minnesota Temsilcisi İlhan Omar ve Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib hakkında “Akıl hastanesine yatırılmalılar ve geldikleri ülkelere geri gönderilmeliler” ifadelerini kullandı.

Filistin asıllı Tlaib ve Somali asıllı Omar, Trump'ın konuşmasında, yönetiminin göçmenlere yönelik sert önlemlerini ve göçmenlik yasalarının uygulanmasını övdüğü sözleri sırasında onu protesto ettiler.

Omar ve Tlaib, konuşma sırasında Trump'a ‘Amerikalıları öldürdünüz’ diye bağırdı ve Omar ayrıca Trump’ı ‘yalancı’ olarak nitelendirdi.

Trump dün sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, iki temsilci hakkında “Çıldırmış gibi gözleri vardı... Onlar akıl hastası... zihinsel olarak hasta... Açıkçası, akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor” dedi.

Trump, “Onları geldikleri yere geri göndermeliyiz... mümkün olduğunca çabuk” diye ekledi. Her ikisi de Amerikan vatandaşı.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Trump'ın Tlaib ve Omar'a yönelik sözlerinin tonunu ‘yabancı düşmanlığı’ ve ‘utanç verici’ olarak nitelendirdi.

Tlaib, Twitter hesabından Trump'ın sözlerinin ‘çöküntü halinde olduğunu gösterdiğini’ söyledi.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de Trump'ın sözlerini ‘ırkçı’ olarak nitelendirdi.

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Direktör Yardımcısı Edward Ahmed Mitchell ise ABD Temsilciler Meclisi'nin iki Müslüman üyesinin, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinin Amerikalılara ateş açmalarından ötürü eleştirdikleri için doğdukları ülkeye veya atalarının geldiği ülkeye geri gönderilmeleri gerektiğinin söylediğini vurguladı.

Trump'ın göçmenlere yönelik uygulamaları, ocak ayında Minnesota'da federal ajanlar tarafından iki ayrı silahlı çatışmada Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından eleştirilere yol açtı.

Geçtiğimiz yıl en az 31 kişinin ölmesinin ardından, 2026 yılının başlarından bu yana ICE’ye ait gözaltı merkezlerinde en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

Trump, salı günü yaptığı ‘Birliğin Durumu’ konuşmasında ABD'deki Somalililerin dolandırıcılıkla uğraştığı yönündeki suçlamasını yinelerken ‘Somalili siber korsanların’ Minnesota'yı yağmaladığını iddia etti. Trump yönetimi, dolandırıcılık suçlamalarını Minnesota'ya silahlı federal göçmenlik ajanları göndermek için kullanıyor.

Trump, eylemlerini dolandırıcılıkla mücadele ve ulusal güvenliği artırma amaçlı olarak nitelendiriyor.

İnsan hakları örgütleri, bu durumun bir korku ortamı yarattığını ve Trump'ın göçmenleri hedef almak için bireysel dolandırıcılık vakalarını bahane olarak kullandığını söylerken, Trump'ın geçmişte dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş kişileri affetme kararını gerekçe göstererek, Trump'ın dolandırıcılıkla mücadele etmediğini öne sürüyor.

Trump, sosyal medya hesaplarından birinde eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama'yı da ırkçı bir şekilde gösteren bir video yayınladıktan sonra eleştirilere maruz kalmıştı.