İsrail ve İran füze ve saldırıların menzilinde

Tel Aviv, İran'ın nükleer programını ve Dini Lider'in generallerini vuruyor... füzeler İsrail şehirlerini vuruyor... Muhammed bin Selman ile Trump, gerilimi azaltma yollarını arıyor

İran'ın dün gece Tel Aviv'e düzenlediği füze saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
İran'ın dün gece Tel Aviv'e düzenlediği füze saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
TT

İsrail ve İran füze ve saldırıların menzilinde

İran'ın dün gece Tel Aviv'e düzenlediği füze saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)
İran'ın dün gece Tel Aviv'e düzenlediği füze saldırısının ardından yükselen dumanlar (AP)

İsrail ve İran, dün karşılıklı füze ve hava saldırılarıyla birbirlerini hedef aldı. Bölgenin güvenliği ve istikrarı için ciddi sonuçlar doğuracak bu yeni tırmanış, uluslararası, Arap ve bölgesel tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gelişmeleri, gerginliğin azaltılması ve itidal çağrısı ile diplomatik yollarla anlaşmazlıkların çözülmesi için alınabilecek önlemleri ele aldı. Suudi Veliaht Prensi ve ABD Başkanı, Ortadoğu'da güvenlik, barış ve istikrarın sağlanması için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Çatışma, İsrail'in İran'ın nükleer ve askeri altyapısının kalbine, savaş uçakları ve {ülkeye gizlice sokulan} insansız hava araçları (İHA) kullanarak düzenlediği şiddetli bir saldırıyla başladı. Saldırı, “Devrim Muhafızları”nın üst düzey generallerini ve nükleer programın önde gelen bilim adamlarını hedef aldı. İran medyası ve tanıklar, patlamalar olduğunu bildirdi. Patlamalar arasında Natanz'daki ana uranyum zenginleştirme tesisine yönelik saldırılar da yer aldı. Ardından, Tahran'ın güneyindeki Fordo nükleer tesisinin bulunduğu bölgede iki güçlü patlama sesi duyuldu. Medya, 40'tan fazla askeri hedefin vurulduğunu, bunların en önemlilerinin Devrim Muhafızları Komutanlığı ve Tahran'ın doğusundaki Genelkurmay Karargahı olduğunu belirtti.

İran dün, askeri liderler ve nükleer bilim adamları arasında en büyük kayıplarını yaşadı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre başta Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, füze programının beyni Emir Ali Hacızade ve İran operasyonları komutanı Gulam Ali Raşid olmak üzere üst düzey generaller hayatını kaybetti. Ali Şemhani de ağır yaralandı ve komaya girdi. Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Saldırılarda, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi'nin de aralarında bulunduğu 6 nükleer bilim adamı da evlerinde öldürüldü.

İran Devrim Muhafızları dün akşam, İsrail'de onlarca hedefe füze saldırısı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, “İslam Devrim Muhafızları... işgalci Siyonist rejimin işgal altındaki topraklarda bulunan onlarca hedef, askeri merkez ve hava üssüne karşı kararlı ve hassas bir şekilde misilleme yaptı” denildi.

Körfez ülkeleri İsrail'in operasyonunu kınadı ve ayrı ayrı açıklamalarda, bölgenin risklerden uzak tutulması ve anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Krallığın bu iğrenç saldırıları şiddetle kınadığı belirtildi ve uluslararası toplum ile Güvenlik Konseyi'nin bu saldırıları derhal durdurma konusunda büyük sorumluluk taşıdığı vurgulandı.

Trump ise İranlı yetkililere önceki politikalarını sürdürmemeleri konusunda sert bir uyarıda bulunmakla yetindi ve İsrail'in sonraki saldırılarının “daha şiddetli” olacağını ifade etti. İsrail'in saldırısını “mükemmel” olarak nitelendiren Trump, ABD'nin operasyonda herhangi bir Amerikan rolü olduğunu reddetti.

İngiltere, Fransa ve Almanya liderleri “bütün tarafları daha fazla gerilimden kaçınmaya” çağırdı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'in ofisi, Starmer'in Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile durum hakkında telefon görüşmesi yaptığını açıkladı. Açıklamada, “Liderler, İran'ın nükleer programı konusunda uzun süredir devam eden ciddi endişeleri ele aldılar ve bütün tarafları, bölgenin istikrarını daha da bozabilecek gerilimden kaçınmaya çağırdılar” denildi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.