İsrail'in İran'ın en ağır tahkimatlı Fordo Nükleer Tesisi’ni yok etmek için neye ihtiyacı var?

‘Sığınak avcısı’ bombaları sadece ABD ordusunda var

Fordo Nükleer Tesisi’nin uydu görüntüsü (Reuters)
Fordo Nükleer Tesisi’nin uydu görüntüsü (Reuters)
TT

İsrail'in İran'ın en ağır tahkimatlı Fordo Nükleer Tesisi’ni yok etmek için neye ihtiyacı var?

Fordo Nükleer Tesisi’nin uydu görüntüsü (Reuters)
Fordo Nükleer Tesisi’nin uydu görüntüsü (Reuters)

New York Times, İran'ın Fordo Nükleer Tesisi’nin ülkedeki diğer nükleer tesislere kıyasla en güçlendirilmiş tesis olduğuna dair analitik bir araştırma yayınladı.

Araştırmaya göre Fordo Nükleer Tesisi herhangi bir saldırıdan korunmak için bir dağın derinliklerine inşa edildi. Sadece ABD ordusu buraya ulaşabilecek 30 bin poundluk bir bombaya sahip. ‘Bunker buster’ (Sığınak avcısı) olarak bilinen bu bomba, derin yeraltı sığınaklarını ya da yüksek korumalı tesislerde gömülü silahları yok etmek üzere tasarlanmış. Fordo bölgesini imha edebilecek tek havadan atılan bombanın bu olduğuna inanılıyor.

Bombanın kalın bir çelik gövdesi var ve benzer büyüklükteki çok amaçlı bombalardan daha az patlayıcı içeriyor. Ağır muhafazalar, patlamadan önce toprağa, kayaya ya da betona nüfuz ederken mühimmatın bozulmadan kalmasını sağlar. Boyutu (20 feet uzunluğunda, 30 bin pound) ise onu sadece ABD'nin B-2 hayalet bombardıman uçağının taşıyabileceği anlamına geliyor.

 Fordo uranyum zenginleştirme tesisi (AFP)Fordo uranyum zenginleştirme tesisi (AFP)

İsrail'in Fordo'yu tek başına yok edemeyeceği görüşü yaygın. Askeri yetkililere göre ABD, İsrail'e sığınak imha bombası vermeyi reddetti ve İsrail'in bu bombayı taşıyabilecek ağır bombardıman uçakları yok. Ancak İsrail, İran'ın en gelişmiş santrifüjlerini içeren tesisi çalıştırmak için gerekli enerji santrallerini vurabilir. Fordo yakınlarındaki tesislerin hedef alınması tesisin uranyum zenginleştirmeye devam etme kabiliyetini önemli ölçüde yavaşlatabilir.

Fordo'nun vurulması İran'ın nükleer silah üretme kabiliyetini yok etmeye yönelik her türlü çabanın merkezinde yer alıyor. Mart 2023'te Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Fordo'da yüzde 83,7 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum tespit ettiğini bildirdi ki bu oran nükleer silah yapmak için gereken yüzde 90 zenginleştirme seviyesine yakın. İran ise nükleer teknolojiyi silah yapımında değil barışçıl amaçlarla kullanmayı amaçladığını savunuyor.

ABD, olası askeri operasyonları desteklemek için yakıt ikmal uçakları ve ilave savaş uçakları da dahil olmak üzere Ortadoğu'daki askeri kabiliyetlerini arttırmaya devam ederken, Başkan Donald Trump İsrail'e sığınak delici bombalar tedarik etmekten kaçınma politikasını değiştirmedi.

Bu bağlamda Trump'ın ilk döneminde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı olan Joseph Votel şunları söyledi: “İsraillilere bu silahları vermeme politikasını sık sık izledik, çünkü kullanmalarını istemiyoruz.”

Sığınak delici bombalarını caydırıcı ve ulusal güvenliğin hayati bir unsuru olarak gören Washington, İsrail'e İran ile savaş başlatmasını teşvik edecek bir silah vermek istemiyordu.

 İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı Netanya şehri üzerinde yakıt ikmali yapıyor. (AFP)İsrail’e ait bir F-35 savaş uçağı Netanya şehri üzerinde yakıt ikmali yapıyor. (AFP)

Tesisin tahkimatı

İran, Fordo Nükleer Tesisi’ni, saldırıya uğramasını ve Irak'ın inşa etmekte olduğu ancak 1981 yılında yer üstünde inşa edildiği için İsrail güçleri tarafından kolayca imha edilen Tammuz Nükleer Santrali’nin akıbetine uğramasını önlemek için yer altında inşa etti.

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre İsrail yıllar içinde Fordo'yu vurmak için çeşitli planlar geliştirdi. Barack Obama yönetimindeki üst düzey yetkililere sunulan bir plana göre, komandoları taşıyan İsrail helikopterleri bölgeye gidecek ve burayı havaya uçuracaktı. İsrail geçen yıl Suriye'de benzer bir operasyonu başarıyla gerçekleştirmiş ve Hizbullah'a ait bir füze üretim tesisini imha etmişti.

Votel'in halefi Kenneth F. McKenzie, “İsrailliler son dönemde çok sayıda gizli operasyon gerçekleştirdi ama sorun şu ki Fordo Nükleer Tesisi çok zor bir hedef olmaya devam ediyor” dedi.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter pazar günü bir televizyon kanalına verdiği demeçte, “Fordo Nükleer Tesisi ile başa çıkmamızı sağlayacak seçenekler mevcut. Her şey havalanıp uzaktan bombalamaya bağlı değil” ifadelerini kullandı.



Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump bu akşam temsilcilerini İslamabad'a göndereceğini açıklayarak İran'la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı. Tahran ise müzakerelerde sınırlı ilerleme kaydedildiğini ancak nihai bir anlaşmaya ulaşmak için halen ‘büyük bir uçurumun’ olduğunu belirtti. Bu arada İran’ın iş birliği yapıp yapmayacağı ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması konusunda belirsizlik devam ediyor.

Trump, Washington’ın İran'la ‘daha fazla’ müzakerede bulunduğunu, ancak İran’ın ‘adil ve son derece makul’ olarak nitelendirdiği bir anlaşmayı reddettiğini belirtti. Diplomatik çabaların başarısız olması halinde İran'daki tüm elektrik santrallerini ve köprüleri yok etme tehdidinde bulunan Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açarak ateşkesi ‘tamamen ihlal ettiğini’ ve ‘ciddi bir ihlal’ gerçekleştirdiğini öne sürdü. ABD Başkanı bu açıklamayı yapmadan önce, çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmazsa savaşın yeniden başlayabileceği yönündeki uyarmıştı.

ABD'nin bu açılımına karşılık, İran’ın resmi haber ajansı IRNA, ikinci bir müzakere turu olacağına dair haberleri yalanladı ve ABD'nin açıklamalarını İran'a baskı uygulamak için yapılan bir ‘medya oyunu’ olarak nitelendirdi. IRNA, ABD’nin ‘aşırı’ olarak nitelenen talepleri, tutumlarındaki çelişkiler ve ‘deniz ablukasının’ devam etmesinin verimli bir ilerlemeyi engellediğine işaret etti. İslamabad'da ise Serena Oteli çevresinde hazırlıklar ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı görüldü.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ile yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı konusunda temel anlaşmazlıkların devam ettiği için nihai bir anlaşmaya henüz ulaşılamadığını açıkladı.

Hürmüz Boğazı dün neredeyse tamamen kapalı kaldı. İki petrol tankeri geri döndü. İran Dini Lideri'nin Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı olan Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nda yapılacak herhangi bir askeri harekete ‘zincirleme’ bir yanıt vereceklerini ima ederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Füze Birimi Komutanı Mecid Musevi, İran'ın ateşkes sırasında fırlatma rampalarına füze ve insansız hava araçlarını (İHA) yeniden konuşlandırma çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.


Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Hürmüz Boğazı yakınlarında ablukayı kırmaya çalışan bir İran gemisine el koyduk

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, İran bayraklı bir kargo gemisinin Hürmüz Boğazı yakınlarında deniz ablukasını aşmaya çalışmasının ardından ABD'nin gemiyi zorla ele geçirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığı habere göre İran Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İran silahlı kuvvetlerinin dün Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki tankeri uyarıda bulunduktan sonra geri çevirdiğini ve bu eylemin İran'a uygulanan devam eden ABD deniz ablukasından kaynaklandığını bildirdi.

Botsvana ve Angola bayraklarını taşıyan iki gemi, stratejik su yolundan "izinsiz geçiş" olarak nitelendirilen bir eylemden sonra geri dönmek zorunda kaldı.

Yarı resmi Nur News internet sitesine göre Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Mecid Musevi'nin, İran'ın şu anda füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma platformlarını ABD ve İsrail ile savaştan önceki döneme göre daha hızlı bir şekilde modernize edip yeniden donattığını ifade etti.

28 Şubat'ta başlayan Amerikan-İsrail İran savaşının amaçlarından biri de İran'ın füze yeteneklerini ortadan kaldırmaktı.

Musevi'nin açıklaması, adı belirtilmeyen bir yer altı füze tesisini incelediği video ile birlikte yayınlandı. Videoda ayrıca yer altı tesisinin içindeki İHA’lar, füzeler ve fırlatma rampalarının yanı sıra yüzeyden fırlatılan füze rampalarının görüntüleri de yer alıyordu.


ABD yetkilileri, Tahran adına Sudan'a silah kaçırdığı şüphesiyle İranlı bir kadını gözaltına aldı

Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
TT

ABD yetkilileri, Tahran adına Sudan'a silah kaçırdığı şüphesiyle İranlı bir kadını gözaltına aldı

Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)
Los Angeles Uluslararası Havalimanı (Arşiv-AP)

ABD’li yetkililer, Los Angeles Uluslararası Havalimanı’nda İranlı bir kadını, Tahran adına Sudan’a silah kaçakçılığı yapmakla suçlayarak gözaltına aldı. Bir federal savcı dün yaptığı açıklamada olayı duyurdu.

44 yaşındaki Şamim Mafi hakkında, “Sudan’a İran yapımı insansız hava araçları (İHA), bombalar, fünyeler ve milyonlarca mermi satışı için aracılık yapmak” suçlaması yöneltildi. Kaliforniya Merkez Bölgesi Başsavcısı Bill Essayli, açıklamayı X platformu üzerinden yaptı.

Essayli, Los Angeles’ın Woodland Hills bölgesinde ikamet eden Mafi’nin, “2016 yılında ABD’de yasal daimi ikamet hakkı elde etmiş İran vatandaşı” olduğunu ifade etti.

Mafi, silah kaçakçılığı suçlamasıyla cumartesi günü gözaltına alındı. Mafi’nin suçlu bulunması halinde en fazla 20 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu bildirildi.

Essayli, paylaşımına bir televizyon soruşturmasından görüntüler ekledi. Görüntülerde, federal güvenlik görevlileri tarafından kuşatılan ve Mafi olduğu düşünülen kadın, pistte bulunan bir iİHA, bir kadının kimlik kartı ve destelerce nakit para görülüyordu.

Birleşmiş Milletler, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaş dördüncü yılına girerken, kısa süre önce Sudan’ın “genel bir kıtlık ve çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM Sudan İnsani İşler Koordinatörü Denise Brown, Sudan’ın dünyanın en büyük insani kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, dış kaynaklardan gelen silahların krizin derinleşmesinde etkili olduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler, yabancı güçlere savaşı körüklemekten vazgeçmeleri çağrısında bulunurken, somut olarak herhangi bir ülkeyi suçlamadı.

Sudan ordusunun Mısır ve Suudi Arabistan tarafından desteklendiği, ayrıca Türk ve İran yapımı İHA’lar kullandığı belirtiliyor.

Buna karşılık, HDK’nın Birleşik Arap Emirlikleri’nden silah aldığı iddiaları sık sık dile getirilirken, Abu Dabi yönetimi bu suçlamaları reddediyor.