Trump, İran'a ‘koordineli’ yanıtı için teşekkür etti

Suudi Arabistan, Katar'a yönelik saldırıyı en güçlü ifadelerle kınadı

Katar'daki el-Udeyd Hava Üssü'nü hedef alan İran füzesi önlendi. (Reuters)
Katar'daki el-Udeyd Hava Üssü'nü hedef alan İran füzesi önlendi. (Reuters)
TT

Trump, İran'a ‘koordineli’ yanıtı için teşekkür etti

Katar'daki el-Udeyd Hava Üssü'nü hedef alan İran füzesi önlendi. (Reuters)
Katar'daki el-Udeyd Hava Üssü'nü hedef alan İran füzesi önlendi. (Reuters)

İran dün Katar'daki ABD güçlerine ait el-Udeyd Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenledi, ancak bu saldırı herhangi bir can kaybı ya da yaralanmaya yol açmadı. Katar hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump Tahran'a saldırıyı ‘erken haber verdiği’ için teşekkür ederek ‘barış ve uyum yolunda ilerleme’ çağrısında bulundu.

Trump Truth Social platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın ‘beklendiği gibi çok zayıf bir karşılık verdiğini ve ABD’nin de buna çok etkili bir şekilde karşılık verdiğini’ söyledi. Trump, “En önemlisi, içlerinde ne varsa döktüler ve umuyoruz ki, artık nefret olmayacak” dedi. Trump'ın İran'a ‘can kaybı ya da yaralanmayı önlemeyi sağlayan erken bildirimi’ için teşekkür etmesi dikkat çekti. “Belki de İran artık bölgede barış ve uyuma doğru ilerleyebilir. Ben de İsrail'i aynı şeyi yapması için şevkle teşvik edeceğim” ifadelerini kullandı.

İran Dini Lideri Ali Hamaney, İran'ın ‘hiç kimseye saldırmadığını ve hiçbir koşulda hiç kimsenin kendisine yönelik saldırganlığını kabul etmeyeceğini’ söyledi. Hamaney, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Kimseye zarar vermedik. Hiçbir koşul altında hiç kimsenin tacizini kabul etmeyeceğiz. Kimsenin tacizine boyun da eğmeyeceğiz. İran milletinin mantığı işte budur” ifadelerine yer verdi. Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) saldırıyı üstlenirken, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi söz konusu saldırının ‘ABD'nin küstah saldırganlığına ve hamlesine bir yanıt’ olduğunu belirtti. Konsey tarafından yapılan açıklamada, “Bu hamle kardeş ve dost Katar devleti için herhangi bir tehdit oluşturmuyor” denildi.

Doha saldırıyı şiddetle kınayarak, bunun ‘Katar'ın egemenliğinin ve hava sahasının, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın bariz bir ihlali’ olduğunu belirtti. “Katar, bu bariz saldırganlığın şekli ve boyutuyla orantılı ve uluslararası hukuka uygun olarak doğrudan karşılık verme hakkını saklı tutar” denilen açıklamada, ‘tüm askeri eylemlerin derhal durdurulması ve müzakere ve diyalog masasına geri dönülmesi’ çağrısında bulunuldu.

Suudi Arabistan, İran tarafından Katar'a karşı başlatılan saldırıyı en güçlü ifadelerle kınayarak, bunun ‘uluslararası hukukun ve iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu, kabul edilemez olduğunu ve hiçbir koşul altında haklı gösterilemeyeceğini’ vurguladı. Doha ile dayanışmasını ve tam desteğini teyit eden Suudi Arabistan, ‘kardeş Katar devletini aldığı tüm tedbirlerde desteklemek için tüm imkânlarını seferber ettiğini’ ifade etti.



Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik garantilerini Ukrayna'nın Donbas bölgesini Rusya'ya devretmesine bağlıyor

Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik garantilerini Ukrayna'nın Donbas bölgesini Rusya'ya devretmesine bağlıyor

Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 15 Ocak 2026'da Ukrayna'nın Donbas bölgesindeki Donetsk kenti yakınlarındaki cephe hattında Rus güçlerine Grad roketleri fırlatmaya hazırlanıyor (Reuters)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, dün Reuters'e verdiği bir röportajda, Amerika Birleşik Devletleri'nin barış anlaşması için güvenlik garantileri teklifini, Kiev'in ülkenin doğusundaki Donbas bölgesinin tamamını Rusya'ya teslim etmesi şartına bağladığını söyledi.

ABD'nin şu anda İran'la olan çatışmasına odaklandığını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın, 2002'de Rusya'nın işgaliyle başlayan dört yıllık savaşı hızla sona erdirmek amacıyla Ukrayna'ya baskı uyguladığını da ifade etti.

Ukraynalı bir asker, Ukrayna'nın Zaporijya bölgesindeki cephe hattında Rus güçlerine obüsle ateş ediyor- 18 Mart 2026 (AP)Ukraynalı bir asker, Ukrayna'nın Zaporijya bölgesindeki cephe hattında Rus güçlerine obüsle ateş ediyor- 18 Mart 2026 (AP)

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy, "Ortadoğu kesinlikle Başkan Trump'ı etkiliyor ve bence bu, atacağı sonraki adımları da etkileyecek. Ne yazık ki, bence Başkan Trump hâlâ Ukrayna tarafına daha fazla baskı uygulama stratejisini seçiyor" ifadelerini kullandı.

Sözlerine şöyle devam etti: "Ukrayna Donbas'tan çekilmeye hazır olur olmaz Amerikalılar bu garantileri üst düzeyde sonuçlandırmaya hazırlar." Zelenskiy, bu tür bir çekilmenin Ukrayna'nın ve dolayısıyla Avrupa'nın güvenliğini tehlikeye atacağı, çünkü bölgedeki güçlü savunma pozisyonlarını Rusya'ya bırakacağı uyarısında bulundu.


Birleşmiş Milletler, Afrika'daki köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olarak sınıflandırdı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
TT

Birleşmiş Milletler, Afrika'daki köle ticaretini "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olarak sınıflandırdı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumunda Birleşmiş Milletler logosu sergileniyor (AP)

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dün, Afrika'daki köle ticaretinin tarih boyunca "insanlığa karşı işlenmiş en ciddi suç" olduğunu ilan ederek, özür ve hesap verebilirliğin yolunu açmayı uman Gana tarafından sunulan bir kararı kabul etti.

Karar, 123 lehte, 3 aleyhte (Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Arjantin) ve 52 çekimser oyla (İngiltere ve Avrupa Birliği dahil) alkışlar eşliğinde kabul edildi.

Metin, “köleleştirilmiş Afrikalıların ticareti ve Afrikalıların ırksal köleleştirilmesi”nin insanlığa karşı işlenen en ciddi suçlar arasında olduğunu belirterek, “insanlığa karşı bu insanlık dışı ve uzun süredir devam eden istismarı” kınamaktadır.

Metin, olayın ölçeğini, süresini ve barbarca, sistematik doğasını, ayrıca “ırksal ayrımcılık ve yeni-sömürgeciliğin” egemen olduğu bir dünyada hâlâ açıkça görülebilen sonuçlarını vurgulamaktadır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “köleliğin destekçileri ve yararlanıcıları, önyargıları sözde bilimsel sonuçlara dönüştüren bir ırk doktrini geliştirdiler” diyerek, “yaraların” hala “derin” olduğunu ve “beyaz üstünlüğünün yalanlarını kınamanın” ve “gerçek, adalet ve tazminat için çalışmanın” gerekli olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre kararda, devletlerin zararı onarmayı amaçlayan bir sürece girmeleri, mağdur ailelerinden resmen özür dilemeleri ve tazminat ödemeleri, ayrımcılıkla mücadele politikaları benimsemeleri ve yağmalanan kültürel ve dini eserleri iade etmeleri çağrısında bulunuluyor.

Amerika Birleşik Devletleri metni "son derece sorunlu" olarak değerlendirdi. ABD Büyükelçisi Dan Negria, "Amerika Birleşik Devletleri, o dönemde uluslararası hukuka göre yasa dışı olmayan zararlar için tazminat alma hakkını meşru olarak tanımamaktadır" ifadelerini kullandı.

Bu görüş, oylamada çekimser kalan Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere tarafından da paylaşılmaktadır.


Avustralya, İran'dan gelen ziyaretçilerin ülkeye girişini yasakladı

Avustralya'nın Sidney kentinde insanlar bir tren istasyonunun önünden geçiyor (Reuters)
Avustralya'nın Sidney kentinde insanlar bir tren istasyonunun önünden geçiyor (Reuters)
TT

Avustralya, İran'dan gelen ziyaretçilerin ülkeye girişini yasakladı

Avustralya'nın Sidney kentinde insanlar bir tren istasyonunun önünden geçiyor (Reuters)
Avustralya'nın Sidney kentinde insanlar bir tren istasyonunun önünden geçiyor (Reuters)

Avustralya bugün İran'dan gelen ziyaretçilerin ülkeye girişini yasakladı ve Ortadoğu'daki savaşın, kısa süreli vizeleri sona erdikten sonra geri dönmeyi reddetme riskini artırdığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre çişleri Bakanlığı basın açıklamasında, İran pasaportu sahiplerinin önümüzdeki altı ay boyunca turizm veya çalışma amacıyla Avustralya'ya girişlerinin yasaklanacağını belirtti.

Açıklamada ayrıca, "İran'daki savaş, bazı geçici vize sahiplerinin vizelerinin süresi dolduğunda Avustralya'dan ayrılmalarının mümkün olmayabileceği veya istemeyebileceği riskini artırmıştır" denildi.

Ancak, Avustralya vatandaşlarının ebeveynleri gibi bazı durumlarda istisnalar olacağı belirtildi.

İçişleri Bakanı Tony Burke, “Avustralya'da kalıcı oturma izniyle ilgili kararlar, hükümet tarafından iyice düşünülmeli, tatil rezervasyonu yapanların rastgele bir sonucu olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Hükümet verilerine göre, 85 binden fazla Avustralya sakini İran doğumlu olup, Sydney ve Melbourne gibi büyük şehirlerde çok sayıda yabancı uyruklu yaşamaktadır.