Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

Önemli ölçüde zayıflatılan İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının geleceği ne olacak?

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?
TT

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

ABD Başkanı Donald Trump birkaç gün önce İran’ın nükleer tesislerini vurmaları için bombardıman uçaklarını İran semalarına gönderdiğinde, ülkesinin müttefiki İsrail'e Tahran’ın nükleer programını durdurmada yardımcı olabileceğini ve uzun süredir verdiği uzun süreli bir savaşa girmeyeceğine dair sözünü tutabileceğini umuyordu.

Reuters'ın Washington'dan bildirdiğine göre bombardımandan sadece birkaç gün sonra, Trump'ın dün İsrail ile İran arasında ateşkes anlaşması yapıldığına dair yaptığı sürpriz açıklama, Tahran'daki yöneticileri müzakere masasına geri döndürmeyi başardığını düşündürüyor.

Ancak, cevaplanmamış birçok önemli soru hala cevaplanmayı bekliyor. Bunlardan biri, aralarında yıllardır süren ‘gölge savaşı’ son 12 gün içinde karşılıklı hava saldırılarına dönüşen iki düşman taraf arasında herhangi bir ateşkesin gerçekten yürürlüğe girebileceği ve devam edebileceği sorusudur.

Tarafların üzerinde anlaştığı ve Trump'ın sosyal medyada ‘tam ve kapsamlı ateşkese’ yaklaştığını duyurduğu coşkulu paylaşımında bahsedilmeyen şartlar da halen belirsizliğini koruyor. ABD ve İran'ın başarısız nükleer müzakereleri yeniden canlandırıp canlandırmayacakları da bilinmiyor. Birçok uzmanın, ABD ve İsrail'in bombardımanından kurtulmuş olabileceğini düşündüğü İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti de halen belirsiz.

Eski ABD Ulusal İstihbarat Servisi Ortadoğu Sorumlusu Yardımcısı Jonathan Panikoff, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“İsrailliler hedeflerinin çoğunu gerçekleştirdi, İran ise bir çıkış yolu arıyor. ABD bunun sonun başlangıcı olmasını umuyor. Zorluk, bundan sonra ne olacağına dair bir strateji belirlemekte yatıyor.”

Trump'ın açıklaması, daha geniş çaplı bir bölgesel savaşın patlak verme endişelerini uyandıran çatışmanın sona ermesi umutlarını güçlendirmiş olsa da üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında halen soru işaretleri bulunuyor.

İsrail ordusu, bu sabah erken saatlerde İran'dan İsrail'e doğru fırlatılan füzeleri tespit ettiğini açıkladı. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, Beerşeba'daki bir binaya yapılan füze saldırısının can kaybına yol açtığını bildirdi.

Trump, İsrail ile İran arasındaki ateşkesin ‘yürürlüğe girdiğini’ açıkladı ve iki ülkeye ateşkesi ihlal etmemeleri çağrısında bulundu.

İsrail ordusu ateşkesi kabul ettiğini açıkladı ve ‘tehlike hala devam ediyor’ uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı ise İsrail saldırılarını durdurmadıkça çatışmaların sona ermeyeceğini söyledi.

İsrail ordusu, Tel Aviv hükümetinin 12 gün süren gerginliğin ardından ABD Başkanı Trump’ın İran ile ateşkes önerisini kabul etmesine rağmen ‘tehlike hala devam ediyor’ uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı hbaere göre İsrail Ordu Sözcüsü Avi Dvrin televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in tüm orduya yüksek seviyede hazırlıklı olmalarını ve ateşkesin ihlaline karşı sert bir şekilde yanıt vermeleri talimatını verdiğini söyledi. Dvrin, “İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarında herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulamak isterim. Talimatlara uyulması gerekiyor. Zira tehlike hala devam ediyor” diye ekledi.

Öte yandan İranlı bir yetkili daha önce Tahran’ın ateşkesi kabul ettiğini doğruladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail saldırılarını durdurmadıkça çatışmaların sona ermeyeceğini söyledi.

sdfrgty
İran’ın İsrail'in güneyine düzenlediği saldırı sonrası meydana gelen yıkım, 24 Haziran 2025 (AFP)

Ancak tüm bunlar, Trump ve ona sadık olanların, ‘güç yoluyla barış’ olarak adlandırdıkları dış politika yaklaşımının büyük bir başarısı olarak gördükleri bu durumu kutlamalarını engellemedi.

Trump, İsrail'in İran'ın nükleer silah geliştirmeye yaklaştığı yönündeki tahminlerini desteklemişti. Ancak Tahran bunu uzun süredir reddediyor.

ABD istihbarat teşkilatları, bu yılın başlarında İran'ın nükleer silah üretmediğini değerlendirdiklerini açıklamıştı. Yakın bir kaynak, ABD istihbarat raporlarına göre geçtiğimiz hafta Reuters’a bu görüşün değişmediğini söyledi.

Trump'ın bu açıklaması, İran'ın Katar'daki ABD’nin kullandığı el-Udeyd Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenlemesinden sadece birkaç saat sonra yaptı. İran, bu saldırıyla, hafta başında ABD'nin İran'ın yeraltındaki nükleer tesislerine 30 bin ton ağırlığındaki delici bombalar atmasına misilleme yaptı.

Kaynaklar, Trump yönetimi yetkililerinin İran'ın dünkü misillemesinin ABD ile gerginliğin tırmanmasını önlemek için hesaplanmış bir yanıt olduğunu düşündüklerini söyledi.

Trump, İsrail ve İran ile görüşmeler yapılması çağrısında bulundu. Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, İsrail'in İran'ın yeni saldırılar düzenlememesi koşuluyla ateşkesi kabul ettiğini söyledi. İsminin açıklanmamasını isteyen yetkili, İran'ın başka saldırılar düzenlemeyeceğini belirttiğini aktardı.

Yetkili, Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile doğrudan görüştüğünü, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Özel Temsilcisi Steve Wiggert'in İran ile doğrudan ve dolaylı olarak temas halinde olduğunu da sözlerine ekledi. Katar arabuluculuk yaptı ve İranlılarla iletişime geçilmesine yardımcı oldu.

Beyaz Saray yetkilisi, İran'ın da ‘çok zayıf durumda’ olduğu için ateşkesi kabul ettiğini söyledi. İranlılar, İsrail'in nükleer ve askeri tesisleri bombalamasının yanı sıra önde gelen nükleer bilim adamlarına ve üst düzey komutanlarına suikastlar düzenlenen günler yaşadı.

dfgrthy
Fordo Nükleer Tesisi’nin ABD tarafından bombalanmasının ardından havadan çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters aracılığıyla elde edilen Maxar tarafından sağlanan havadan görüntüler)

Trump, son birkaç gün içinde İran'da ‘rejim değişikliği’ olasılığından da açıkça bahsetti.

Üç İsrailli yetkili daha önce, İsrail hükümetinin İran'a yönelik kampanyasını yakında sona erdirmeyi hedeflediğini belirtmiş ve bu mesajı ABD'ye iletmişlerdi. Ancak bu konuda Tahran’a çok şeyin bağlı olduğu düşünülüyor.

Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası İleri Araştırmalar Fakültesi Ortadoğu uzmanı Laura Blumenfeld, Washington'da Reuters'a verdiği demeçte, “Trump ‘dünya barışı’ ilan ettiğine göre Netanyahu'nun buna açıkça karşı çıkması zor olacak” dedi.

Tahran'ın dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nı kapatarak, Ortadoğu'daki birçok Amerikan askeri üssüne saldırarak ve vekillerini harekete geçirerek karşılık vereceğinden endişe ediliyordu.

Trump'ın daha önce eşi ve benzeri görülmemiş şekilde İran'ın nükleer tesislerini bombalama kararı alması uzun süredir kaçınacağına söz verdiği bir adımdı. Çünkü bu, büyük bir dış savaşa askeri müdahale anlamına geliyor.

Trump, başkanlık görevine başladığından bu yana dış politikasında attığı en büyük ve belki de en tehlikeli adımda, İran'ın Fordo Nükleer Tesisi’nde ana binayı hizmet dışı bırakabileceğine inanmakla kalmadı, aynı zamanda ABD'ye karşı hesaplı bir tepki çekmemeyi de hedefledi.

fdgrthy

Tahran'ın dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nı kapatarak, Ortadoğu'nun birçok noktasındaki Amerikan askeri üssüne saldırarak ve dünyanın çeşitli bölgelerinde Amerikan ve İsrail çıkarlarına karşı ajanlarını harekete geçirerek karşılık vereceğinden endişe ediliyordu.

Eğer Trump, İsrail-İran çatışmasını dizginleyebilirse ABD Kongresi'ndeki Demokratların eleştirilerini yatıştırabilir ve seçim vaatlerine aykırı olan bombardıman konusunda “Amerika'yı yeniden büyük yapalım” (Make America Great Again-MAGA) sloganını savunan Cumhuriyetçi tabanındaki müdahale karşıtı kanadı sakinleştirebilir. Bu aynı zamanda yasadışı göçmenleri sınır dışı etmek ve ticaret ortaklarına karşı gümrük vergisi savaşı başlatmak gibi politika önceliklerine yeniden odaklanmasına da olanak tanıyacak.

Ancak Trump ve yardımcıları İran meselesini ve bu meselenin ortaya çıkardığı soru işaretlerini görmezden gelemeyecekler.

ABD’nin Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimlerinin Ortadoğu müzakerelerine katılan eski müzakerecisi Dennis Ross, yaptığı değerlendirmede, “Ateşkes devam edecek mi? Evet, İranlılar buna ihtiyaç duyuyor ve İsrailliler, İsrail ordusunun belirlediği hedef listesini büyük ölçüde tamamladı” dedi.

Ancak engeller hala devam ediyor. İran'ın büyük ölçüde zayıfladığını söyleyen Ross, “Ancak nükleer ve balistik füze programlarının geleceği ne olacak? Yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ne olacak? Müzakereler gerekecek ve bu sorunların çözümü kolay olmayacak” yorumunda bulundu.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.