Kenya'daki hükümet karşıtı protestolarda 16 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5158437-kenyadaki-h%C3%BCk%C3%BCmet-kar%C5%9F%C4%B1t%C4%B1-protestolarda-16-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BC-y%C3%BCzlerce-ki%C5%9Fi-yaraland%C4%B1
Kenya'daki hükümet karşıtı protestolarda 16 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı
Kenya'da göstericiler Nairobi'deki protesto sırasında ateş yakınca çevik kuvvet polisi olay yerine geldi (EPA)
Uluslararası Af Örgütü’nün (UAÖ) Kenya Şubesi dün Kenya'da hükümet karşıtı protestolarda 16 kişinin öldüğünü ve bunların çoğunun polis tarafından öldürüldüğünü açıkladı.
UAÖ Kenya Şubesi İcra Direktörü Irũngũ Houghton, Reuters’a yaptığı açıklamada, olaylar sırasında 16 kişinin öldüğü söyledi. Bu rakamların, UAÖ ve hükümet tarafından finanse edilen Kenya Ulusal İnsan Hakları Komisyonu (KNCHR) tarafından doğrulandığını belirten Houghton, bu kişilerin çoğunun polis tarafından öldürüldüğünü ve en az beş kurbanda kurşun yaraları olduğunu belirtti.
2024 yılında ‘Vatandaş Hareketinin’ başlamasının yıldönümü vesilesiyle dün Kenya'nın çeşitli yerlerinde düzenlenen protestolarda en az 400 kişi yaralandı. Bunlardan 83'ünün durumu ağır. Bu bilgi, 20 sivil toplum kuruluşundan oluşan bir koalisyon tarafından açıklandı. KNCHR ve UAÖ’nün de aralarında bulunduğu bu kuruluşlar, en az 8 kişinin kurşun yaralanmaları nedeniyle tedavi gördüğünü, bunlardan 3'ünün polis memuru olduğunu belirtirken ‘sokaklarda bulunan herkesin, daha fazla ölü ve yaralı olmaması için dikkatli olmasını’ istedi.
Kenya polisi, Nairobi'deki protestolarda çıkan ayaklanmalara müdahale etmeye hazırlanırken (AFP)
Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, kötü yönetim ve polis şiddetini protesto eden göstericileri ülkeyi ‘mahvetmemeleri’ konusunda uyardı.
Protestocular Nairobi'deki ofisine doğru ilerlerken Kenya'nın kıyı şeridinde bir cenaze törenine katılan Cumhurbaşkanı Ruto, “İşler kötüye gittiğinde gidebileceğimiz başka bir ülke yok. Ülkemizin güvenliğini sağlamak bizim sorumluluğumuz” ifadelerini kullandı.
Kenya'nın başkenti Nairobi'de polis şiddetine ve hükümetin yolsuzluğuna karşı binlerce gösterici polisle çatıştı. Polisler göz yaşartıcı gaz bombaları attı ve coplar kullandı, bu da birçok kişinin yaralanmasına neden oldu. Protesto gösterileri ülkenin dört bir yanına yayıldı.
Nairobi'de protestocularla Kenya polisi arasında çatışmalar yaşandı (Reuters)
Protestolar, 60 kişinin hayatını kaybettiği ve 20 kişinin kaybolduğu vergi karşıtı gösterilerin birinci yıldönümüne denk geldi.
Kenya Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı Ofisi dikenli tellerle çevrildi ve polis, bu iki binaya giden tüm yolları kapattı.
Mombaça, Kisumu ve Nakuru gibi ülkenin büyük şehirlerine yayılan protestolar, Cumhurbaşkanı Rito’nun istifasını talep eden çağrılara dönüştü. Protestocular, ülkenin kötü yönetildiği gerekçesiyle gösterilerde taleplerini dile getirmeye devam etti.
İran Devrim Muhafızları, “Abraham Lincoln” uçak gemisini 4 balistik füzeyle hedef aldığını açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246352-i%CC%87ran-devrim-muhaf%C4%B1zlar%C4%B1-%E2%80%9Cabraham-lincoln%E2%80%9D-u%C3%A7ak-gemisini-4-balistik-f%C3%BCzeyle-hedef
İran Devrim Muhafızları, “Abraham Lincoln” uçak gemisini 4 balistik füzeyle hedef aldığını açıkladı
USS Abraham Lincoln geçen hafta Arap (Umman) Denizi’nde görev yapıyordu (Reuters).
İran Devrim Muhafızları, ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’i dört balistik füzeyle hedef aldığını duyurdu.
Devrim Muhafızları, İran medyasında yayımlanan açıklamada, saldırının “İran Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen eylemlerin devamı” olduğunu ve “Amerikan-Siyonist düşman hedeflerine yönelik” gerçekleştirildiğini belirtti.
Açıklamada, “Silahlı Kuvvetlerimizin düşmanın yıpranmış askeri yapısına yönelttiği güçlü darbeler yeni bir aşamaya girdi” ifadelerine yer verildi ve “kara ve deniz, her zamankinden daha fazla saldırgan teröristlerin mezarı olacak” vurgulandı.
İlerleyen saatlerde operasyonla ilgili “ek bilgiler ve ilgili haberlerin” paylaşılacağı bildirildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) henüz bir yorum gelmedi.
“Öfke Destanı” operasyonunun başlamasından önce, USS Abraham Lincoln Arap (Umman) Denizi’nde konuşlandırılmıştı.
ABD ordusu: İran’a yönelik operasyonlarda 3 asker öldü, 5 asker ağır yaralandıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246344-abd-ordusu-i%CC%87ran%E2%80%99-y%C3%B6nelik-operasyonlarda-3-asker-%C3%B6ld%C3%BC-5-asker-a%C4%9F%C4%B1r-yaraland%C4%B1
ABD ordusu: İran’a yönelik operasyonlarda 3 asker öldü, 5 asker ağır yaralandı
ABD ordusu, İran’a karşı ana muharebe operasyonlarının sürdüğünü açıkladı (Arşiv – Reuters)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün (pazar) yaptığı açıklamada, İran’a yönelik askeri operasyonlar kapsamında 3 ABD askerinin hayatını kaybettiğini, 5 askerin ise ağır yaralandığını duyurdu.
United States Central Command (CENTCOM), “X” platformu üzerinden yayımladığı açıklamada, ayrıca bazı askerlerin şarapnel parçaları ve beyin sarsıntıları nedeniyle hafif yaralandığını, bunların şu anda yeniden göreve döndürülme sürecinde olduğunu belirtti. Açıklamada, ana muharebe operasyonlarının sürdüğü ve müdahale çalışmalarının devam ettiği vurgulandı.
Komutanlık, durumun hâlâ gelişmekte olduğunu kaydederek, “Hayatını kaybeden askerlerin ailelerine saygı gereği, kimlik bilgileri de dahil olmak üzere ek bilgiler, yakınlarına bildirim yapılmasından itibaren 24 saat geçene kadar açıklanmayacaktır” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail, dün şafak vakti İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla doğrudan askeri bir çatışma başlatmış, İran’ın askeri kapasitesini imha etmeyi ve yönetimi devirmeyi hedefleyen bu adım, Haziran 2025 savaşından bu yana en tehlikeli tırmanış olarak değerlendirilmiş ve Ortadoğu’yu açık bir çatışma sürecine sokmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ise dün akşam yaptığı açıklamada, İran lideri Ali Hamaney’in saldırılarda öldürüldüğünü duyurdu.
Trump, sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldürüldü” ifadelerini kullanarak, ölümünü “İran halkı, Amerikalılar ve çeşitli ülkelerdeki mağdurlar için adalet” olarak nitelendirdi.
Trump ayrıca, Hamaney’in “istihbarat ve gelişmiş takip sistemlerinden kaçamadığını” belirtti; operasyonun “İsrail ile yakın koordinasyon içinde” gerçekleştirildiğini ve “onunla birlikte başka liderlerin de öldürüldüğünü” kaydetti. Ancak bu konuda ayrıntı vermedi.
Hamaney’in ölümü Irak siyasetini sarstıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5246341-hamaney%E2%80%99-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC-irak-siyasetini-sarst%C4%B1
Irak güvenlik güçleri, Yeşil Bölge’ye giden Asma Köprü’yü kapattı (Şarku’l Avsat)
Tahran’a yönelik saldırı haberleri, Bağdat’ta Koordinasyon Çerçevesi liderlerinden Ammar el-Hekim’in akşam düzenlediği bir seminere katılan Iraklı siyasetçi ve gazetecilerin telefonlarına peş peşe düşüyordu.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in akıbetine ilişkin sorular, ABD ile İsrail’in rolleri paylaştığı ve cumartesi erken saatlerde gerçekleşen saldırıların gölgesinde neredeyse duyulmaz hâle gelmişti.
Bağdat saatiyle sabah 05.00’e gelindiğinde, Bağdat ve Necef’teki Şii siyasi figürler Hamaney’in öldürüldüğünü artık kesin olarak biliyordu. Bazılarının eline cesedine ve bulunduğu yere ait görüntüler ulaştı.
Akşam saat 22.00’de ise Ammar el-Hekim, “Irak Evi” Vakfı’nda düzenlenen oturumda, kendi ifadesiyle “aşırıya kaçmayan bir iyimserlik” tonunu korumaya çalışıyordu. Gazeteci Ömer eş-Şahir’in “Hedef alındı mı? Hayatta mı? Tasfiye edildiğine dair haberler ne kadar doğru?” şeklindeki doğrudan sorusundan kaçınmadı.
Sanki ölmemiş gibi
El-Hekim’in sözleri net bir yanıt içermedi. Bu büyüklükte bir haberin “gizlenemeyeceğini” söyledi ve “İranlı yetkililerden duyduğuna göre liderin iyi olduğu” bilgisini aktardı. Ardından tartışma hızla Nuri el-Maliki’nin başbakanlık adaylığı çıkmazına kaydı. Irak’taki birçok kişi için tarihsel bir figür olan lider sanki hiç ölmemiş gibiydi.
Ammar el-Hekim, 28 Şubat 2026 akşamı Bağdat’ta düzenlenen siyasi bir seminerde (Hikmet Akımı’nın internet sitesi)
Oysa gerçekte herkes haberi doğrulamıştı. Bilgili kaynaklara göre Şii parti liderlerinin büyük çoğunluğu, pazar akşamı iftardan kısa süre önce Hamaney’in öldürüldüğüne dair kesin teyit aldı. Bazıları “aşırı endişe nedeniyle neler olabileceğini öğrenmek için art arda telefon görüşmeleri yaptı.” İranlıların ise Iraklı müttefiklerine aktarabilecekleri en küçük bir yol haritası dahi yoktu.
Necef
Necef’te ise kaynaklar, Şii merci Ali el-Sistani’nin ofisine Hamaney’in öldürüldüğünü ve İranlıların şoku mümkün olduğunca yönetmek için yürüttüğü adımları doğrulayan bilgiler ulaştığını aktardı. Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr da Tahran’daki saldırı yerinde Hamaney’in cesedini bulma çabalarına ilişkin özel bir brifing aldı ve ardından haberi teyit etti.
Irak güvenlik güçleri, Yeşil Bölge’ye giden Asma Köprü’yü kapattı (Şarku’l Avsat)
Kaynaklar daha sonra Koordinasyon Çerçevesi içindeki Ammar el-Hekim, Nuri el-Maliki ve diğer bazı liderlerin de İran liderinin cesedine ait görüntüleri gördüğünü belirtti.
Bağdat üzerinde kara bulut
Saat 23.00’e doğru Ammar el-Hekim’in toplantısı sona erdi. Bağdat’ın üzerinde ağır bir bulut çökmüş gibiydi. Yeşil Bölge’nin girişlerinde, özellikle ABD Büyükelçiliği’ne giden noktalarda onlarca İran yanlısı toplanmış, İran ve silahlı grupların bayraklarını taşıyordu. Öfkeliydiler ve intikam sloganları atıyorlardı.
Bir saat sonra televizyon kanallarında ABD Başkanı Donald Trump’a atfen “Hamaney öldürüldü” son dakika haberleri yayımlandı. Gece yarısından sonra ABD Büyükelçiliği’nin vurulacağına dair söylentiler dolaştı, ancak bu gerçekleşmedi.
Yeşil Bölge
Köprülerde güvenlik güçleri, gösterileri dağıtmaya yetecek ve daha fazlasını karşılayabilecek teçhizatla konuşlandı. Sabah saatlerinde göz yaşartıcı gaz dumanı Yeşil Bölge çevresini kapladı; insanların yüzlerinde şaşkınlık, şok ve endişe okunuyordu.
Pazar sabahı saat 09.00’da bir gösterici, asma köprüyü kapatan çelik takviyeli büyük kapıya doğru bir iş makinesini hızla sürdü. ABD Büyükelçiliği’ni basma girişimi izlenimi veren bu hamle başarısız oldu.
İş makinesi kapıya ulaşamadan etkisiz hâle getirildi. “Amerika’ya ölüm” sloganları atılıyordu. Yeşil Bölge’den daha uzaktaki mahallelerde ise Bağdat halkı, Ramazan’ın olağan ritüelleri ile haberin olağanüstülüğü arasında sıkışmıştı. Pek çok kişi kentin “hızlı hatta çok hızlı hedefler” listesinde olup olmadığını soruyordu. Birçok aile çocuklarını okula göndermedi. Zaten pazar günü eğitim kurumları açık değildi.
Resmî yas
Günün ilerleyen saatlerinde yetkililer resmî yas ilan etti; vilayetlerde tatil kararı alındı.
Bağdat’taki Şii siyasi liderler, büyümelerini ve karar alıcı konuma yükselmelerini İran liderinin gölgesinde yaşamış isimlerdi. Ölümünün ertesi ilk gününde her birinin ne hissettiğini ve onsuz siyasi hayatlarını nasıl tasavvur ettiklerini tarif etmek mümkün değildi.
Alternatif ne?
Şarku’l Avsat’ın, pazar gününden itibaren liderin akıbetine ilişkin özel raporlara vakıf olan önde gelen bir Şii siyasetçiden aktardığına göre durum onlar için “yüksek hızla bulutların üzerinde uçan bir yolcu uçağının motorunun aniden parçalanmasına benziyor: “Nasıl düşeceğiz? Alternatif motor ne? Hamaney’den sonra şu an yerçekimsiz bir durumdayız.”
Iraklı göstericiler Yeşil Bölge’ye doğru ilerliyor (Şarku’l Avsat)
Pazar günü iftar saatine yaklaşıldıkça Yeşil Bölge girişlerindeki öfkeli göstericilerin sayısı arttı. ABD Büyükelçiliği ise “yaklaşılmaması” uyarısında bulundu. Dicle Nehri üzerindeki köprü, adeta “intikam isteyen” ile “pusuya yatmış” olan arasında son bir sınır gibiydi.
Son saatlerde Bağdat sorularla doluydu: İran’a bağlı Şiiler lidersiz mi kalacak? Tahran’ın en büyük ve en tehlikeli yarasını sarmasını mı bekleyeceğiz? Ve eğer toparlanırsa, müttefiklerinin üzerindeki gölgesini sürdürmeye devam edecek mi?
Bağdat’ta her şey her şeye açık; çatışma ve patlamaya elverişli bir anın içinde, belki de henüz görünmeyen yeni bir denklemin eşiğinde.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة