Trump, gelecek yılın savunma bütçesinde daha fazla İHA ve füze istiyor

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, gelecek yılın savunma bütçesinde daha fazla İHA ve füze istiyor

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

Gelecek yılın savunma bütçesi maddeleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın askerlerin maaşlarının artırılmasını, daha fazla yüksek teknolojili füze ve insansız hava aracı (İHA) satın alınmasını, donanma personeli sayısının azaltılmasını ve daha az gemi ve savaş uçağı satın alınarak tasarruf edilmesini istediğini ortaya koydu.

Gelecek yılki savunma ve ulusal güvenlik bütçesi için 892,6 milyar dolar talep edildi, bu rakam bu yılın bütçesiyle aynı.

Reuters’ın haberine göre ABD Enerji Bakanlığı'nın nükleer silahlarla ilgili faaliyetlerini de içeren ve iç güvenliğe ayrılan miktarda artış yapılan bütçe, Trump'ın önceliklerini finanse etmek için silah harcamalarından ve askeri hizmetlerden çekilen finansmanla orduya damgasını vurdu.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada bütçenin Çin'in Hint Okyanusu ve Pasifik bölgesindeki düşmanca davranışlarını caydırmak ve savunma sanayi tabanını canlandırmak için kullanılacağını belirtildi.

Trump'ın desteklediği ‘Altın Kubbe’ adlı füze savunma sistemi için gerekli fonun çoğu, ABD Kongresi'ne gönderilen en son teklifte değil, ayrı bir bütçe talebinde yer aldı.

Trump, 2026 bütçesinde Amerikan savunma ve havacılık üreticisi Lockheed Martin tarafından üretilen F-35 uçaklarından daha az sayıda ve sadece 3 savaş gemisi talep etti. Donanma, diğer gemilerin satın alınmasının ayrı bir yasa tasarısına dahil edilmesinin beklendiğini açıkladı.

Bütçe, asker maaşlarında yüzde 3,8'lik bir artış öngörüyor. Savaş gemileri ve uçaklar da dahil olmak üzere işletme maliyeti en yüksek eski silahların hizmetten çekilmesiyle maliyetlerin azaltılması planlanıyor. Plana göre donanma sivil personel sayısını toplam 7 bin 286 kişi azaltacak.

Eski Başkan Joe Biden'ın görev süresinin son yılında, 2025 mali yılı için 68 adet F-35 uçağı talep edildi. Buna karşılık Trump, 2026 mali yılı için sadece 47 adet savaş uçağı istedi.

Trump'ın talep ettiği bütçe, küçük İHA’lara yapılan harcamaların da artırılmasını öngörüyor. Bunun nedenleri arasında Ukrayna'dan alınan dersler de var. Zira İHA’lar, düşük maliyetli ve yüksek verimli araçlar olarak savaşın ayrılmaz bir parçası olduklarını kanıtladı.

Savunma harcamaları genellikle ABD'nin tahmini bütçesinin yaklaşık yarısını oluşturuyor ve geriye kalanı ulaştırma, eğitim, diplomasi alanlarının yanı sıra diğer bakanlıklara ayrılıyor.



Hamaney ambargoya meydan okurken, Trump seçeneklerini değerlendiriyor

Dün Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Reuters)
Dün Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Reuters)
TT

Hamaney ambargoya meydan okurken, Trump seçeneklerini değerlendiriyor

Dün Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Reuters)
Dün Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Reuters)

İran’ın dini lideri Ali Hamaney, ABD’nin uyguladığı ablukaya meydan okuyarak Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda “yeni bir dönemin” başladığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise hayati su yolunu yeniden gemi trafiğine açmak amacıyla bir deniz koalisyonu kurma planını gündeme getirdi.

Devlet televizyonunda okunan açıklamada Hamaney, ABD varlığının “güvensizliğin en önemli nedeni” olduğunu belirterek, bölgenin geleceğinin “Amerikasız” olacağını söyledi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ablukanın “başarısızlığa mahkûm” olduğunu ifade ederken, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran’ın Hürmüz üzerindeki yönetiminin ABD’siz bir gelecek sağlayacağını savundu.

Öte yandan Trump yönetimi, olası askeri saldırılar ve boğazın bir bölümünü kontrol altına alarak ticari geçişi yeniden başlatmayı içeren seçenekleri değerlendiriyor. ABD’li bir yetkili, üst düzey askeri komutanların İran’a karşı askeri harekât ihtimalini Trump’a sunacağını belirtti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper ise deniz ablukasının “oldukça etkili” olduğunu, 42 geminin durdurulduğunu ve 41 tankerin İran’dan ayrılmasının engellendiğini söyledi.

Bu çerçevede ABD Dışişleri Bakanlığı, ortak ülkelere “Denizcilik Özgürlüğü Yapısı”na katılma çağrısı yaparak anlık bilgi paylaşımı, güvenlik rehberliği ve ortak koordinasyonla seyrüseferin güvence altına alınmasını istedi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Pakistanlı kaynaklar, Tahran’ın olası bir anlaşmayı değerlendirdiğini ve yanıt için süre talep ettiğini belirtti.


ABD'li yetkili: İran ile düşmanlıklar "savaş yetkileri" ile ilgili nedenlerden dolayı sona erdi

Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
TT

ABD'li yetkili: İran ile düşmanlıklar "savaş yetkileri" ile ilgili nedenlerden dolayı sona erdi

Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)
Tahran'daki Devrim Meydanı'nda 28 Nisan'da, İran güçlerinin Amerikan savaş uçaklarını ağ kullanarak avladığını gösteren dev bir pankart asıldı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, dün gece geç saatlerde yaptığı açıklamada, şubat ayında başlayan ABD ile İran arasındaki çatışmaların “sona erdiğini” duyurdu. Açıklamada, bu değerlendirmenin Savaş Yetkileri Yasası kapsamında yapıldığı belirtildi.

Yetkili, “Taraflar, 7 Nisan Salı günü itibarıyla iki haftalık bir ateşkes üzerinde anlaştı ve bu süre daha sonra uzatıldı... 7 Nisan’dan bu yana ABD ile İran silahlı kuvvetleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadı” ifadelerini kullandı.

Trump’ın, İran ile yürütülen savaşı sona erdirmesi ya da uzatılması için Kongre’ye gerekçe sunması gereken sürenin bugün dolduğu, ancak bu sürenin muhtemelen çatışmanın seyrinde bir değişiklik olmadan geçeceği değerlendiriliyor.

Yetkili, yönetimin görüşünü aktararak, “Savaş Yetkileri Yasası açısından, 28 Şubat Cumartesi günü başlayan çatışmalar sona ermiştir” dedi.

Analistler ve Kongre’deki bazı yardımcılar daha önce Trump’ın, çatışmayı 30 gün uzatma niyetini Kongre’ye bildirmesini ya da ateşkesi çatışmanın sonu olarak gördüğü için süreyi görmezden gelmesini beklediklerini ifade etmişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, başkana Kongre’den yetki almadan 60 gün boyunca askeri operasyon yürütme imkânı tanıyor; ayrıca zorunlu askeri gerekçelerle bu sürenin 30 gün daha uzatılması da mümkün.

İran ile savaş, 28 Şubat’ta İsrail ve ABD tarafından düzenlenen hava saldırılarıyla başlamıştı. Trump, 48 saat sonra Kongre’yi resmen bilgilendirmiş, bu da 60 günlük sürenin 1 Mayıs’ta dolması anlamına gelmişti.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, dün Senato’daki bir oturumda, 60 günlük sürenin ateşkes sırasında durduğunu söyledi. Demokratlar ise buna itiraz ederek, böyle bir durumu destekleyen herhangi bir yasal hüküm bulunmadığını savundu.

ABD Anayasası, savaş ilan etme yetkisini yalnızca Kongre’ye verirken, yönetimin kısa süreli ya da doğrudan tehditlere karşı yürütülen operasyonlar olarak nitelendirdiği durumlarda bu kısıtlamanın uygulanmadığı belirtiliyor.

Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti, Kongre’nin her iki kanadında da sınırlı bir çoğunluğa sahip. Demokratlar, savaşın başlangıcından bu yana ABD güçlerinin geri çekilmesini ya da Kongre onayı alınmasını zorunlu kılacak kararlar geçirmeye çalışsa da Cumhuriyetçiler bu girişimleri engellemeyi sürdürdü.


Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times