Tahran, Hamaney'in katılmadığı bir cenaze töreniyle savaş kurbanlarını son yolculuğuna uğurladı

Arakçi, İran'ın müzakerelere açık olduğunu ifade ederken Trump'tan ‘Dini Lider'e saygı göstermesini’ istedi

İsrail'in Tahran'daki saldırılarında öldürülen İranlı komutanlar, nükleer bilim adamları ve diğer kişilerin cenaze törenine katılan insanlar (Reuters)
İsrail'in Tahran'daki saldırılarında öldürülen İranlı komutanlar, nükleer bilim adamları ve diğer kişilerin cenaze törenine katılan insanlar (Reuters)
TT

Tahran, Hamaney'in katılmadığı bir cenaze töreniyle savaş kurbanlarını son yolculuğuna uğurladı

İsrail'in Tahran'daki saldırılarında öldürülen İranlı komutanlar, nükleer bilim adamları ve diğer kişilerin cenaze törenine katılan insanlar (Reuters)
İsrail'in Tahran'daki saldırılarında öldürülen İranlı komutanlar, nükleer bilim adamları ve diğer kişilerin cenaze törenine katılan insanlar (Reuters)

Dün sıkı güvenlik önlemleri alınan İran'ın başkenti Tahran’da İsrail’in daha önce eşi ve benzeri görülmemiş saldırısında öldürülen üst düzey askeri komutanlar ve nükleer bilim adamlarının cenaze törenine binlerce kişi katıldı. İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney ise törene katılmadı.

İran bayrağıyla sarılı kamyonlar, İran ordusunun önde gelen 40 komutanından 10'unun tabutlarını taşıdı. Bunların başında Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Hüseyin Selami ve DMO’nun füze programının başındaki General Emir Ali Hacızade geliyordu. Aynı zamanda 16 nükleer bilim adamı ve çok sayıda sivilin de tabutu da vardı. Cenaze törenine katılan kalabalık ‘Amerika'ya ölüm’ ve ‘İsrail'e ölüm’ sloganları attı.

İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney, devlet televizyonunda yayınlanan cenaze töreninde görünmedi. Oysa daha önce, resmi televizyonda yayınlanan bu tür törenlerden önce üstü düzey isimlerin cenaze namazlarını o kıldırıyordu.

İsrail'in saldırılarında yaralanan Hamaney'in Dış Politika Danışmanı Ali Şemhani de törene katılanlar arasındaydı.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran'ın müzakerelere açık olduğunu söyledi. Ancak Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'tan ‘İran’ın Dini Lideri Hamaney’e karşı saygısız ve kabul edilemez tavrını bir kenara bırakmasını’ istediğini belirtti.

Diğer taraftan İranlı bir diplomat, ülkesinin Azerbaycan ile temas halinde olduğunu ve İsrail'in İran'ın kuzey komşusundan insansız hava araçları (İHA) fırlatma olasılığını araştırdığını açıkladı.



İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattı

İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
TT

İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattı

İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)

Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran yakın zamanda Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia'da bulunan ABD-İngiliz ortak askeri üssüne iki balistik füze fırlattı.

Haberde, füzelerin hiçbirinin İran topraklarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıktaki hedefine isabet etmediği belirtildi, ancak bu fırlatma, Tahran'ın daha önce inanıldığından daha uzun menzilli füzelere sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Gazete, füzelerden birinin uçuş sırasında arızalandığını, diğerinin ise ABD savaş gemisinden fırlatılan bir önleme füzesiyle hedef alındığını, ancak füzenin vurulup vurulmadığının belirsiz olduğunu bildirdi.

 Chagos Adaları'ndaki Diego Garcia, İngiltere'nin ABD'nin İran'daki "savunma" operasyonları için kullanmasına izin verdiği iki üsten biridir.

ABD ordusu, Afganistan ve Irak'taki ABD bombardıman harekatları da dahil olmak üzere Asya'daki operasyonlar için önemli bir merkez olarak kabul edilen üsse bombardıman uçakları ve diğer teçhizatları konuşlandırdı.

İngiltere, 1960'lardan beri kontrolünde olan Chagos Adaları'nı Mauritius'a iade etmeyi kabul etti; ancak Diego Garcia'daki askeri üssü kiralama hakkını saklı tuttu. ABD Başkanı Donald Trump, Londra'nın adaları iade etme kararını şiddetle eleştirdi.


Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidir

Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
TT

Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidir

Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)

İran savaşı dördüncü haftasına girerken, Hark Adası ABD’nin askeri stratejisinin merkezinde yer aldı; Raporlara göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ını kontrol eden Hark Adası'nı ele geçirmeyi veya İran'ı, dünya ham petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kaldırması için baskı yapmak amacıyla adaya abluka uygulamayı içeren gerilimi artırma seçeneklerini değerlendiriyor.

Bununla eş zamanlı olarak Washington, boğaz çevresinde konuşlanmış İran güçlerine yönelik hava ve deniz saldırılarını yoğunlaştırdı. Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD'li yetkili, Trump'ın kara çıkarma dahil her türlü yolla Hark Adası'nı kontrol altına almak istediğini belirtti. ABD yönetimi içindeki tahminlere göre, bu tür bir harekatın gerçekleştirilebilmesi için öncelikle boğaz çevresindeki İran'ın askeri güçlerinin zayıflatılmasına yönelik bir hazırlık aşaması gerekiyor.

Bu arada İsrail, İranlı liderlere yönelik suikast kampanyasını sürdürdü ve dün «Devrim Muhafızları» sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin öldürüldüğünü duyurdu. Naini, geçtiğimiz haftalarda onlarca yetkilinin öldürülmesinin ardından İsrail tarafından öldürülen en son üst düzey hükümet ve askeri yetkili oldu. Ayrıca, başkent Tahran'ın merkezine yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, istihbarattan sorumlu “Besic” güçlerinin komutan yardımcısı İsmail Ahmedî'nin de öldürüldüğünü duyurdu.

Yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney ise Nevruz vesilesiyle “Ulusal Birlik ve Ulusal Güvenlik Altında Direniş Ekonomisi” sloganını ortaya atarak, İran'ın “düşmanı yendiğini” ifade etti.


Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
TT

Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)

ABD medyası dün, ABD'nin İran'a karşı ABD-İsrail saldırılarının başlamasından üç hafta sonra yakın bir kara harekatının işareti olabilecek şekilde, Ortadoğu'ya ilave deniz piyadeleri konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

Bu haberler, Axios'un Trump yönetiminin Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak için İran'ın stratejik Hark Adası'nı ele geçirmeyi düşündüğünü ve bu görevin deniz piyadelerine verilebileceğini bildirmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Wall Street Journal, Washington'un Kaliforniya'da konuşlanmış USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nden 2 bin 200 ila 2 bin 500 deniz piyadesini konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

CNN ise binlerce deniz piyadesi ve denizcinin Ortadoğu'ya konuşlandırılmasının beklendiğini bildirdi. Her iki haber de isimsiz ABD kaynaklarına dayanıyordu.

Bu haberlerle ilgili sorulara yanıt olarak, Deniz Piyade Kolordusu, USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin "denizde konuşlandırıldığını" söylerken, ABD Üçüncü Filosu ise "rutin operasyonlar yürüttüğünü" belirtti.

Bir hafta önce ABD medyası, en az üç gemiyle Ortadoğu'ya yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesinin konuşlandırılacağını ayrı bir haber olarak duyurmuştu.