Filistinli aktivist Mahmud Halil: Trump yönetimi beni susturmaya çalıştı ama bu bana daha büyük bir platform sağladı

 Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)
Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)
TT

Filistinli aktivist Mahmud Halil: Trump yönetimi beni susturmaya çalıştı ama bu bana daha büyük bir platform sağladı

 Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)
Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın seçkin üniversitelerle mücadelesinin başlamasından sadece birkaç gün sonra, federal göçmenlik görevlileri mart ayında New York'taki Columbia Üniversitesi'ndeki yurdunda Filistinli öğrenci Mahmud Halil'i gözaltına aldı.

Trump yönetimi, Filistinlileri destekleyen diğer yabancı öğrencileri gözaltına alarak ve Halil'in en önde gelen aktivistlerinden biri olduğu Filistin yanlısı öğrenci protesto hareketine tanık olan Columbia, Harvard ve diğer özel eğitim kurumlarına verilen milyarlarca dolarlık araştırma hibelerini iptal ederek mücadelesini artırırken, Halil üç aydan fazla bir süre Louisiana kırsalındaki bir gözaltı merkezinde tutuldu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre 30 yaşındaki Halil, “Soykırıma karşı durduğum için hiç pişman değilim… Doğru olanı savunduğum için, yani savaşa karşı çıktığım ve şiddete son verilmesi çağrısında bulunduğum için pişman değilim” ifadelerini kullandı.

Halil, hükümetin kendisini susturmaya çalıştığına ama aksine bunun kendisine daha geniş bir platform sağladığına inanıyor.

Halil serbest bırakıldıktan sonra New York'a döndüğünde havaalanında Trump'ın siyasi muhaliflerinden Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez tarafından karşılandı. Gözaltına alındığı için doğumunu kaçırdığı eşi ve küçük oğluyla buluştuğu sırada destekçileri Filistin bayrakları salladı.

İki gün sonra Columbia Üniversitesi'nin Manhattan kampüsü yakınlarındaki katedralin merdivenlerinde düzenlenen bir mitingin yıldızı oldu ve burada üniversite yetkililerini eleştirdi.

Geçtiğimiz hafta, 2025 New York Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde Demokrat Parti ön seçimini kazanan Filistin yanlısı Zohran Mamdani ile birlikte coşkulu kalabalığın karşısına çıktı.

Halil şunları söyledi: “Bu durumda olmayı ben seçmedim; Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) seçti... Bunun elbette hayatım üzerinde büyük bir etkisi oldu. Dürüst olmak gerekirse halen yeni gerçekliğim üzerine düşünmeye çalışıyorum.”

Mayıs ayındaki mezuniyet törenine katılamayan Halil gözaltından işsiz olarak çıktı. Uluslararası bir yardım kuruluşunun siyasi danışman olarak çalışması için yaptığı teklifi geri çektiğini söyledi.

Hükümet temyiz başvurusunu kazanıp onu tekrar gözaltına alabilir. Bu nedenle Halil önceliğinin oğlu ve diş hekimi eşiyle mümkün olduğunca çok zaman geçirmek olduğunu ifade etti.

Suriye'deki bir Filistin mülteci kampında doğan Halil'in eşi Dr. Nur Abdullah ABD vatandaşı. Halil'e geçen yıl ABD'de kalıcı oturma izni verildi.

Yüksek lisans öğrencisi olarak 2022 yılında New York'a taşındı ve Columbia Üniversitesi yönetimi ile üniversitenin İsrail ordusunu destekleyen silah üreticileri ve diğer şirketlere yaptığı yatırımlara son vermesini talep ederek kampüs parkında eylem yapan protestocular arasındaki başlıca öğrenci müzakerecilerinden biri oldu.

Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD'nin New York şehrindeki evinde, 2 Temmuz 2025 (Reuters)

Halil herhangi bir suçla itham edilmedi. Ancak ABD hükümeti geniş kapsamlı bir göçmenlik yasasına dayanarak onun ve diğer bazı Filistin yanlısı uluslararası öğrencilerin ‘yasal ancak tartışmalı’ konuşmalarının ABD'nin dış politika çıkarlarına zarar verebileceği gerekçesiyle sınır dışı edilmeleri gerektiğini savundu.

Davaya bakan federal yargıç, Trump yönetiminin Halil'i sınır dışı etmek için öne sürdüğü temel gerekçenin, ifade özgürlüğü haklarının anayasaya aykırı bir şekilde ihlal edilmesi olduğuna hükmetti. Hükümet karara itiraz ediyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson sorulara cevaben şunları söyledi: “Bu ifade özgürlüğü ile ilgili değil, Hamas teröristlerini desteklemek ve kampüsleri güvensiz hale getiren ve Yahudi öğrencileri taciz eden kitlesel protestolar düzenlemek için ABD'de bulunma hakkı olmayan kişilerle ilgili.”

Columbia Üniversitesi'nin politikasına meydan okuma

Halil, antisemitizm bahanesini kınadı ve Yahudi öğrencileri protesto hareketinin ‘ayrılmaz bir parçası’ olarak tanımladı. Hükümetin, Trump'ın Amerikan karşıtı, Marksist ve ‘radikal sol’ ideolojilerin hâkim olduğunu söylediği Amerikan yüksek öğretimini yeniden şekillendirmek için ‘antisemitizmi’ bahane olarak kullandığını söyledi.

Trump yönetimi Columbia'ya ve diğer üniversitelere, çoğunlukla biyomedikal araştırmalar için verilen federal hibe parasının, hükümet kimi kabul ettikleri, işe aldıkları ve ne öğrettikleri konusunda daha fazla denetime sahip olmadıkça devam etmeyeceğini bildirdi ve ‘daha fazla entelektüel çeşitlilik’ çağrısında bulundu.

Harvard'ın aksine Columbia Üniversitesi, hükümetin hibeleri aniden iptal etmesine itiraz etmedi ve Trump yönetiminin protestolarla ilgili kuralların sıkılaştırılması yönündeki bazı taleplerini, finansmanın yeniden başlatılmasına yönelik müzakerelerin ön koşulu olarak kabul etti.

Halil, Columbia'nın eylemlerini yürek parçalayıcı olarak nitelendirdi. Halil, “Columbia, yükseköğretim kurumlarının nasıl yönetildiğine dair her ayrıntıya müdahale etmesine izin vererek kurumu Trump yönetimine teslim etti” dedi.

Columbia Üniversitesi yönetimi, müzakereler devam ederken akademik özerkliği korumanın ‘kırmızı çizgi’ olduğunu belirtti.

Columbia Üniversitesi Sözcüsü Virginia L. Abrams, üniversite yetkililerinin Halil'in nitelendirmesine ‘kesinlikle katılmadıklarını’ ifade etti.

Abrams yaptığı açıklamada, “Columbia Üniversitesi, Halil de dahil olmak üzere, öğrencilerin güçlü bir şekilde inandıkları konularda konuşma hakkını tanır... Ancak üniversitenin, kampüsteki herkesin ayrımcılık ve tacizden uzak bir kampüs topluluğuna katılabilmesini sağlamak için kurallarına ve politikalarına uyması da önemlidir” ifadelerini kullandı.

Halil, Columbia ve Trump'ın hedefindeki diğer üniversiteleri öğrencilerine kulak vermeye çağırdı.

Halil sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Öğrenciler, bu kampüsün insan hakları ve uluslararası hukuka nasıl uyabileceğine ve tüm öğrencileri nasıl kapsayabileceğine dair net bir plan sundular... Meselelerin neresinde dururlarsa dursunlar herkes kendini eşit hissedecek... Üniversite yönetimi öğrencileri dinlemek yerine siyasi baskıya boyun eğmeyi tercih ediyor.”



8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
TT

8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)

Kuzey Kore kadın futbol liginde oynayan Naegohyang'ın heyeti bugün Güney Kore'ye ulaştı.

Kore Yarımadası'nın kuzeyinden güneyine 8 yılın ardından ilk kez bir sporcu kafilesi gitti. 

Çarşamba akşamı Asya Şampiyonlar Ligi yarı finali müsabakasında Naegohyang'ın rakibi Suwon olacak. 

New York Times (NYT) kağıt üstünde hâlâ savaşan iki ülke arasındaki bu hareketliliği üç soruyla inceledi. 

Naegohyang, Güney Kore'ye neden gitti?

Korecede "memleketim" anlamına gelen futbol kulübü, faaliyetlerini Pyongyang'da sürdürüyor. 

Naegohyang adlı bir tüketim ürünleri şirketinin sponsorluğunu arkasına alan takım, kadınların yarıştığı Asya Şampiyonlar Ligi'nde yer alan ilk Kuzey Kore kulübü. 

Yarı final maçı için Güney Kore'ye giden Naegohyang heyeti, kazanmaları halinde cumartesi günü yine Suwon kentinde final maçına çıkacak. 

Diğer yarı final mücadelesinde Avustralya'nın Melbourne City kulübüyle Japonya'nın Tokyo Verdy Beleza takımı karşılaşacak. 

Naegohyang'un kadrosunda pek çok milli oyuncu var. 

Kuzey Kore ulusal takımları, son yıllarda 20 yaş altı ve 17 yaş altı kategorilerinde şampiyon olarak dikkat çekti. 

Ülkenin lideri Kim Jong-un da onları çok seviyor. Aralık ayında 17 yaş altı takımı, Dünya Kupası zaferinin ardından Kuzey Kore liderinin yanına gittiğinde federasyon yöneticilerinden Kim Jong-sik, "Yoldaş genel sekreterin sevgisi ve güveninin verdiği güçle, kadın futbol takımımız dünyayı salladı ve müthiş bir efsane yarattı" demişti. 

Bu olayın siyasi önemi var mı?

"Düşman kardeşler" diye de bilinen iki Kore ülkesi, sporu diplomasinin sürdürülmesi için zaman zaman araç olarak kullanmaya çalışıyor. 

Ancak Olimpiyatlarda ortak takım kurmaya varan bu girişimler uzun ömürlü olmuyor.

Naegohyang, Güney Kore'de nasıl karşılandı?

İki ülke arasında doğrudan uçuş yasağı olduğu için Naegohyang heyeti, Çin aktarmasıyla Güney Kore'ye gitti. 

Pyongyang karşıtı aktivistlerin eylemlerine karşı Güney Kore sporcuların güvenliğini sağlıyor. 

Normalde kadın futboluna çok fazla ilgi olmayan ülkedeki sansasyonel yarı final maçının biletleri hızla tükendi. 

Güney Kore'deki bazı örgütler, Kuzey Korelilerin de tezahürattan mahrum kalmaması için ekipler kurdu.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)

Venezuela, 3 Ocak'taki gece baskınından beri ülkenin başında Nicolás Maduro olmadan yaşıyor. 

Guardian, devlet başkanı ve eşi Cilia Flores'in ABD ordusu tarafından kaçırıldığı gün ve sonrasındaki 4 buçuk ayda yaşadıklarını Venezuelalılara sordu. 

Bazıları rejim değişikliği ihtimalinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkede yeniden şiddet ortamının oluşmasından ve demokrasi vaatlerinin yerine getirilmemesinden korkanlar da var. 

Önemli bir kısmı da hayat pahalılığının sürmesinden ve ülkenin kaynaklarının Venezuela halkındansa yabancılara yaramasından şikayet etti. 

Baskın gecesini anlatan Ángel Linares, patlama seslerini duyunca komşularının yeni yılı havai fişeklerle kutladığını sanmış. Sonrasında camlar patlamış, duvarlar sarsılmış ve evi yıkılmış. 1967 depremini hatırlayan 85 yaşındaki annesi Jesucita, ülkenin kuzeyinin yerle bir olduğunu düşünmüş. 

Komşuları Elizabeth Herrera ise eşinin kendisine "Darbe mi oldu? Trump Baba'nın istilaya kalkıştığını sanmam" dediğini aktarıyor.

Bölgedeki iki yaşlı komşunun öldüğünü belirten Herrera, otizmli oğlunun "Anne, kötü olanlar bizler miyiz? Venezuelalılar mı kötü? Bizi öldürecekler mi?" diye kendisine sorduğunu da sözlerine ekliyor. 

Baskın başkent Karakas'ın çevresini sarstı. 

Hemen sonrasında 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçen Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez'in hamleleri merakla izleniyor.

Bu süreçte yüzlerce siyasi mahkum özgürlüğüne kavuştu.

Muhalefetin önemli bir kısmının Maduro sonrasında Venezuela'nın başına geçmesini beklediği Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado'nun bu emeline ulaşamaması, destekçilerinde hayal kırıklığı yarattı. Ancak çoğu gelecekten umutlu.

Şubatta serbest bırakılan siyasi mahkumlardan Jesús Armas, "Her şey çok kafa karıştırıcı. Bazen bir illüzyonun içindeymişiz gibi geliyor. Demokrasinin Venezuela'ya birkaç ay içinde geleceğini biliyorum" diyor.

İnsan hakları aktivisti Jeisi Blanco da muhaliflere işaret ederek "İnsanlar korkularını yitirdi" ifadesini kullanıyor.

Herrera ise umudunu yitirmeye başlayanlar arasında:

Haberlerde ne kadar petrol ve altın aldıklarından bahsediyorlar ama durumumuz hiç değişmedi. Trump buraya gelirse ondan Venezuela'nın doğal kaynaklarını değil, Venezuelalıları düşünmesini isteyeceğim.

Karakas yönetimi bir yandan Trump yönetimiyle anlaşmaya çalışırken diğer yandan Maduro'dan da vazgeçmediği mesajını veriyor.

Geçen hafta Maduro'nun Anneler Günü mesajı yayımlandı.

Maduro ve eşi Cilia Flores, ülkenin birlik ve beraberliğini korumadaki kritik rolleri nedeniyle Venezuelalı annelere teşekkür etti.

Independent Türkçe, Guardian, TeleSUR


İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
TT

İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında demirli, Honduras bandıralı bir geminin perşembe günü İran güçleri tarafından götürülmesi halihazırda dikkat çeken bir olayken, bu geminin Çinlilere ait olması haberin değerini büyüttü. 

Tahran'ın, 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından kendisine en yakın duran yönetimlerden Pekin'i kızdırabilecek bir adım atması şaşkınlığa neden oldu. 

Hong Kong merkezli özel güvenlik şirketi Sinoguards'a ait Hui Chuan'a el konması, İran'ın kendisinden başka hiçbir aktöre Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri silahlarla koruma izni vermeyeceği yorumlarına yol açtı. 

"İran, Çin'in güvenlik gemisini zapt ederek arkadaşlarını bir yere kadar kayırabileceğini gösterdi" başlıklı bir haber yayımlayan Wall Street Journal (WSJ), ABD ve İsrail'in İran'a savaş açmasının ardından ilk kez bir özel güvenlik şirketi gemisine el konduğunu öne sürüyor. 

Amerikan gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin lideri Şi Cinping'le Pekin'de görüştüğü gün böyle bir hamlede bulunulmasına dikkat çekiyor. 

Trump'ın isteklerini Tahran'a kabul ettirmek için Pekin'e baskı yaptığı hatırlatılıyor. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, İran'ın Çin'e ticari gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için izin verdiğini hatırlatıyor. 

Vakil, Hui Chuan'a el koyan İran için "Hürmüz'ün kontrolünün kimde olduğunu Çin'e hatırlattılar ve kendi güvenliklerini sağlamayı akıllarından bile geçirmemeleri gerektiğini belirttiler" diyor. 

WSJ, Sinoguards'ın koruma gemilerinin adeta birer "yüzer cephane" gibi olduğunu bildiriyor. 

Kanada Askeri Koleji'nde ders veren Christopher Spearin, savaş ortamında silahlarla yüklü bir yabancı gemiyi yakınlarda gören İran güçlerinin rahatsızlık duymuş olabileceğini işaret ediyor. 

Savunma uzmanı Timothy Heath'e göreyse Çin bu olayı büyük bir mesele gibi görmüyor. 

Beyaz Saray'a göre Trump ve Şi, Pekin'de yaptıkları görüşmelerde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için para istememesi gerektiği fikri üzerinde mutabık kaldı. 

ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Hürmüz'deki nüfuzunu artıran Tahran yönetimi, boğazdan geçişlerden ücret alınmasıyla ilgili yasa tasarısı hazırlıyor. 

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar geçiş ücreti aldığını belirtmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de salı Tahran'da Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik'le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili uluslararası hukuka uygun değişikliklere gideceklerini" söylemişti.

Başta Körfez ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Avrupa devletleri İran'ın yasa tasarısına tepki gösteriyor.

Independent Türkçe, WSJ, Tesnim