Washington ve Tahran arasında gizli mesajlar ve tehditler

Bolton, Trump'ı İran'ın nükleer çalışmalarını izlemeye çağırdı

Tahran'ın merkezinde, son savaşta İsrail tarafından öldürülen İranlı komutan ve bilim adamlarının fotoğraflarının yer aldığı bir poster (AP)
Tahran'ın merkezinde, son savaşta İsrail tarafından öldürülen İranlı komutan ve bilim adamlarının fotoğraflarının yer aldığı bir poster (AP)
TT

Washington ve Tahran arasında gizli mesajlar ve tehditler

Tahran'ın merkezinde, son savaşta İsrail tarafından öldürülen İranlı komutan ve bilim adamlarının fotoğraflarının yer aldığı bir poster (AP)
Tahran'ın merkezinde, son savaşta İsrail tarafından öldürülen İranlı komutan ve bilim adamlarının fotoğraflarının yer aldığı bir poster (AP)

Gerilimin ve spekülasyonların arttığı bir ortamda ABD ve İran, İsrail-ABD saldırılarının ardından Tahran'ın nükleer yapısında meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin farklı değerlendirmeler ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) henüz açıklanmayan füze cephaneliğinin kullanımına ilişkin artan uyarıları arasında, İran'ın nükleer programı konusunda müzakere masasına dönme olasılığına ilişkin üstü kapalı mesajlar vermeye devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump dün gece Iowa'da yaptığı açıklamada, “İran askeri saldırılardan büyük zarar gördü ve sanırım şimdi gerçekten müzakere etmek istiyorlar. Belki bir toplantı yapmak istiyorlar. Bence çok hevesliler. Neler olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

İran'ın nükleer programının ‘tamamen yok edildiğini’ iddia eden Trump, “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da bunu teyit etti” dedi. Tahran'ın Washington ve İsrail'e karşı tutumunda bir değişiklik olduğunu belirten Trump, “İran eskiden ABD hakkında en kötü şeylerin söylendiği yerlerden biriydi. Şimdi artık o kadar kötü konuşmuyorlar” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı görüşmelere doğrudan müdahale etme olasılığı konusunda ise şunları söyledi: “Gerekirse müdahale ederim. Biz gerilimi artırmak istemiyoruz, İran'a normal bir ülke muamelesi görmesi için yeni bir şans vermek istiyoruz.”

ABD Başkanı Donald Trump, Iowa'daki bir mitinge gitmeden önce gazetecilere açıklamalarda bulundu. (AP)ABD Başkanı Donald Trump, Iowa'daki bir mitinge gitmeden önce gazetecilere açıklamalarda bulundu. (AP)

‘Zaman kaybı’

Washington'daki bu iyimserlik ne önceki yönetim ne de muhafazakâr siyasi çevreler tarafından paylaşılıyor. Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, İran'ın ‘nükleer programını yeniden inşa etmek için halen bilgi ve niyete sahip olduğu’ uyarısında bulundu. New York Times'taki yazısında Bolton, Fordo ve diğer İran nükleer tesislerine yönelik saldırıların ‘muazzam hasar verdiğini’, ancak ‘yetersiz’ olduğunu savundu.

“Saldırıların erken durdurulması İran'a yeniden toparlanma şansı verdi” diyen Bolton sözlerini şöyle sürdürdü:

“İran'ın nükleer programının kökü kazınmadı ve nükleer bilgi birikimi halen Tahran'daki rejimin elinde. İran rejiminin nükleer hayallerinden vazgeçmeye hazır olduğuna dair bir işaret yok ve şu an yeni bir nükleer anlaşma için doğru zaman değil. Sürekli izleme ve gerekirse ilave saldırılara hazır olmak gerekiyor. Bir nükleer anlaşma ve UAEA ile teknik bir taahhüt olmadan nükleer faaliyetleri izlemek zor olacak. İdeal bir dünyada tüm İran uranyumu çıkarılmalı ve Libya gibi güvenli bir yerde depolanmalı. Ancak Tahran'da bir şeyler değişmedikçe kapsamlı bir anlaşmaya varmak imkânsız.”

Trump karşıtı Bolton’un yazısının devamında şu ifadeler yer aldı: “Bazıları halen İran'la yeni bir nükleer anlaşmanın ‘kutsal kasesini’ arıyor. Ancak bu çabalar zaman ve nefes kaybından başka bir şey değil. Çünkü İran anlaşmanın etrafından dolanıyor, sonra da geri adım atıyor.”

İran, bir gün evvel UAEA ile iş birliğini askıya alma kararını onaylamasına rağmen, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na bağlılığını ifade etti.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında Tahran'da yapılan görüşmedenİran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında Tahran'da yapılan görüşmeden

‘Füze kabiliyetleri’

Öte yandan Tahran askeri gücünü göstermeye devam ediyor. DMO yetkilisi Ali Fazli, İran'ın ‘henüz ortaya çıkmamış birçok füze kabiliyetine’ sahip olduğunu söyledi ve ‘düşmanların herhangi bir çılgınlığına daha şiddetli ve yıkıcı bir yanıtla karşılık verileceği’ uyarısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın İran devlet televizyonundan aktardığına göre Fazli yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Şu ana kadar kullanılan füze kabiliyetlerimiz potansiyelimizin yalnızca yüzde 25 ila 30'unu temsil ediyor. Siccil füzesi yörüngesi itibariyle beklenmedik ve düşman için alışılmadık bir füze. Henüz füze şehirlerinin kapılarını açmadık. Stratejik kabiliyetlerimiz halen korunuyor.”

Fazli, benzeri görülmemiş bir askeri hazırlıktan söz etmesine rağmen, İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını vurgulayarak, “Nükleer bomba yapmak istemiyoruz… Bu ideolojik ilkelerimizden kaynaklanıyor” dedi.

İsrail planı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz bugün yaptığı açıklamada, iki ülkenin haziran ayında 12 gün boyunca karşı karşıya geldiği savaşın ardından ordunun, İran'ın İsrail'i bir daha tehdit etmemesini sağlayacağını söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun ‘İran'ın İsrail'i bir daha tehdit etmemesini sağlayacak bir plan’ geliştireceğini vurgulayarak, ordunun ‘Tahran üzerinde hava kuvvetlerinin hava üstünlüğünü sağlamak için istihbarat ve operasyonel düzeyde hazır olması’ gerektiğini bildirdi.

Katz'ın açıklamaları haziran ayında iki taraf arasında yaşanan 12 günlük savaşın ardından geldi. Söz konusu savaşta İsrail, İran'ın nükleer tesislerine saldırmış ve savaşın amacının Tahran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu iddia etmişti.

İsrail saldırıları sonucu çok sayıda üst düzey askeri yetkili ve nükleer bilimci öldü.

İran da İsrail'e roket ve füze atarak misilleme yaptı; yetkililere göre İsrail’de 28 kişi öldü.

İsrail ve İran, ABD arabuluculuğunda bir ateşkes üzerinde anlaşarak 24 Haziran'da çatışmalara son verdi.

 İsrail saldırılarında öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarının ve bilim adamlarının yasını tutan İranlılar (İran Dini Lideri Ali Hamaney’in internet sitesi)İsrail saldırılarında öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarının ve bilim adamlarının yasını tutan İranlılar (İran Dini Lideri Ali Hamaney’in internet sitesi)

Saldırının etkinliği

ABD ve İsrail'in İran'ın Fordo ve Natanz gibi kilit tesislerine düzenlediği saldırı, Washington'daki siyasi ve istihbarat çevrelerinde yoğun tartışmalara yol açmaya devam ediyor. Trump saldırıyı ‘tam bir başarı’ olarak nitelendirirken, ABD raporlarına göre istihbarat kaynakları, nükleer program üzerindeki potansiyel etkinin sadece birkaç aylık bir gecikme olduğunu söyledi.

Saldırıdan bir gün sonra ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, “Nihai bir değerlendirme yapmak için henüz çok erken” dedi. Analistler, gerçek hasarın boyutunun ancak haftalar sürecek saha ve teknik gözlemlerden sonra netleşeceğine inanıyor.

Bu ayrışmanın ortasında, diplomatik iletişim kanallarını yeniden canlandırmak için üst düzey bir ABD elçisi ile İranlı yetkililer arasında olası yeni bir görüşme turu için hazırlıkların yapıldığına dair haberler geliyor.

Trump, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un ‘harika bir insan ve harika bir müzakereci’ olduğunu belirterek şöyle dedi: “Şu ana kadar harika bir iş çıkardı ve daha fazlasını da yapacak.”

Ancak analistler, İranlıların 2015 anlaşması öncesinde yaptıkları gibi, ABD'deki siyasi ortamın değişmesini bekleyerek müzakerelerde oyalama taktiğine geri dönebilecekleri konusunda uyarıyor.

Trump, müzakerelere dönüş olasılığı konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik sergilerken, İranlı eski danışmanlar ve askeri komutanlar daha sert tutumlar sergiliyor. Kuşkusuz bu da iki taraf arasında devam eden çekişmeyi yansıtıyor.



Bolivya: Askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişi hayatını kaybetti

Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
TT

Bolivya: Askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişi hayatını kaybetti

Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)
Patlamanın meydana geldiği Viacha’daki askeri kışlanın önünde Bolivya polisi. (EPA)

Bolivya’daki yerel makamlar, dün Viacha Belediyesi’nde bulunan ve başkent La Paz’a yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki bir askeri kışlada meydana gelen patlamada en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de yaralandığını açıkladı.

Yetkililer, patlamanın yerel saatle yaklaşık 14.30’da (TSİ 18.30 GMT) piroteknik malzemelerin depolandığı bir bölgede meydana geldiğini belirtti.

Patlamanın nedeni henüz bilinmezken, yetkililer olayın Savunma Bakanlığı’na ait havai fişek stokundan kaynaklandığını bildirdi.

Viacha Sağlık Müdürü Rita Nebraska, yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, patlama nedeniyle 10 ila 15 kişinin hayatını kaybettiğinin tahmin edildiğini, 62 kişinin ise yaralandığını söyledi. Nebraska, yaralılardan 14’ünün La Paz’daki hastanelere sevk edildiğini, bunların arasında üçüncü derece yanıkları bulunan bir kız çocuğunun da olduğunu belirtti.

Polis, 50’den fazla kişinin yaralandığını ve onlarca evin zarar gördüğünü açıkladı. Evlerin çoğunda hasarın patlamanın etkisiyle camların kırılması sonucu meydana geldiği belirtildi.

Hasarı değerlendirmek ve yaralıları sağlık merkezlerine nakletmek üzere askeri kompleksin bulunduğu bölgeye ambulanslar, sağlık ekipleri ve polis birlikleri sevk edildi.

Nebraska, itfaiye ekiplerinin bölgede bir ısı kaynağı bulunduğu konusunda uyarıda bulunduğunu ve bunun yeni bir patlama riskini artırdığını belirtti. Nebraska, bölge sakinlerine olay yerinden en az 150 metre uzak durmaları çağrısında bulundu.


Tahran önleyici saldırılarla tehdit ediyor

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Tahran önleyici saldırılarla tehdit ediyor

ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)
ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Ortadoğu’daki uzun süreli konuşlandırmanın ardından dinlenme molası için yanaşmadan önce Tayland’ın Laem Chabang Limanı’na doğru ilerliyor. 2 Eylül 2026 (Reuters)

Tahran, olası bir askeri tehditle karşı karşıya kalması halinde “önleyici” saldırılara başvurabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, Washington ve Avrupa ülkelerinin İran’ın nükleer dosyasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıma ve mali yaptırımları sıkılaştırma girişimleriyle baskıyı artırmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.

İran ordu sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, askeri doktrinin kademeli olarak önleyici operasyonlara yöneldiğini belirterek, İran güçlerinin “tehdit olduğunu hissettiği her yerde” bu tür operasyonlara başvurabileceğini söyledi.

İran hava savunmasından iki komutan ise güçlerin “her türlü çatışmaya” hazır olduğunu ve “tehdidin sona ermediğini” ifade etti. Komutanlar, yeni savunma sistemlerinin geliştirilip konuşlandırıldığını, gelecekte gerçekleştirilecek ve rakipleri şaşırtacağını söyledikleri hamlelerin de bulunduğunu ifade etti.

Nükleer dosyada ise diplomatlar, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın gelecek hafta Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu’nda İran’ın nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle dosyanın BM Güvenlik Konseyi’ne sevk edilmesini öngören bir karar çıkarılması için girişim yürüttüğünü belirtti.

Bu adım, UAEA’nın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bir bölümünün bulunduğu yer ve mevcut durumunu doğrulama konusunda hâlâ yetersiz kalmasıyla eş zamanlı olarak atılıyor.

ABD Hazine Bakanlığı dün İran’la bağlantılı olduğu gerekçesiyle merkezi Türkiye’de bulunan üç kuruluşa yaptırım uyguladı. Yaptırım listesinde “Golden Global Yatırım Bankası”nın yanı sıra iki portföy yönetim ve varlık kiralama şirketi de yer aldı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa Birliği’nin Tahran üzerindeki mali izolasyonu sıkılaştırmayı amaçlayan “ekonomik dışlanmışlık sürecine” katıldığını söyledi.


Sırbistan'da muhalifler casus yazılımla hedef alındı: "Daha büyüğü görülmedi"

Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
TT

Sırbistan'da muhalifler casus yazılımla hedef alındı: "Daha büyüğü görülmedi"

Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)
Öğrencilerin Aleksandar Vucic yönetimine karşı başlattığı protesto hareketi 2024'ten beri sürüyor (Reuters)

Sırbistan sivil toplumunun farklı kesimlerinden en az 14 kişi, önceki aylarda gelişmiş casus yazılımların hedefi oldu. 

Share Vakfı, bunun Sırbistan tarihinde belgelenmiş en büyük casus yazılım bulaştırma dalgası olduğunu duyurdu.

Belgrad merkezli dijital hak örgütü, hedef alınanlar arasında 2024'ten beri Aleksandar Vucic yönetiminin başını ağrıtan Sırp öğrenci hareketinin üyelerinin de bulunduğunu açıkladı. 

Çinlilerin başını çektiği konsorsiyumun Novi Sad'daki tren istasyonunu elden geçirmesinden kısa süre sonra Kasım 2024'te 16 kişinin öldüğü kaza, eleştiri oklarının Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ve 2012'den beri iktidarda olan Sırp İlerleme Partisi'ne (SNS) yöneltilmesine yol açmıştı. 

Ülke geneline yayılan protestoların içinden, Avrupa'nın en büyük öğrenci hareketlerinden biri doğmuştu.

Casus yazılım saldırıları dalgası, Apple'ın 110 ülkedeki kişilere muhtemelen paralı casus yazılım saldırılarında hedef alındıklarını bildirmesinin ardından ağustosta ortaya çıkarıldı.

Kanada merkezli internet gözlem örgütü The Citizen Lab, casus yazılım saldırılarını adli bilişim yöntemleriyle analiz edip bir rapor hazırladı. 

Çarşamba yayımlanan rapora göre Sırp aktivistlerden en az biri, NSO Group'un Pegasus casus yazılımının hedefi olmuş. Saldırganlar bu yazılımla hedef alınan kişinin cihazına "tam erişim" sağlayabiliyor.

Diğer yandan Pegasus bulaştırılan öğrenciyi doğrudan Vucic yönetiminin hedef aldığına dair herhangi bir kanıt yok. 

Öğrencilere karşı kullanılan NoviSpy adlı casus yazılımsa önceden hükümetle ilişkilendirilmişti. 

SNS'nin önde gelen isimlerinden Meclis Başkanı Ana Brnabic, öğrencilerin casus yazılımlarla izlendiği iddialarını reddetti:

Kesinlikle hayır. Onların [öğrenciler ve Share Vakfı] söylediği tek bir kelimeye bile inanmıyorum.

Share Vakfı marttaki yerel seçimler sırasında casus yazılımlarla prova yapılmış olabileceğini ve benzer eylemlerin bu ekimde düzenlenecek genel seçimlerde de tekrarlanabileceğini öne sürüyor.

Vakıfta politika danışmanı olarak görev yapan Andrijana Ristic, "Bu, şu ana kadar Sırbistan'da belgelenmiş en büyük gözetim dalgası. Yerel seçimlerin iktidar partisinin hem [casus yazılımın] güçlü yönlerini görmeye hem de öğrencilerle muhalefet üzerinde ne ölçüde baskı kurabileceklerini test etmeye yönelik bir deneme olarak kullanıldığını düşünüyoruz" dedi. 

Citizen Lab'in kıdemli araştırmacısı John Scott-Railton ise şunları söyledi: 

Adli bilişim bulgularımız ve Apple'ın yeni tehdit bildirimleri, Sırbistan'daki barışçıl, demokrasi yanlısı hareketin, 2026'daki kritik seçim süreçleri öncesinde paralı casus yazılımlarla agresif biçimde hedef alındığını ortaya koyuyor.

Hedef alınan öğrencilerden Milica Popovic, "acımasız" diye nitelediği saldırıların kendilerini caydırmayacağını ifade etti: 

Birinin bilgim dışında özel alanıma girmiş olabileceğini düşününce, kendimi son derece savunmasız hissettim. Amaçları bizi korkutmak veya durdurmaksa bu işe yaramayacak.

Independent Türkçe, Guardian, AFP