İsrailli yetkililer: Gazze Şeridi'nde ateşkes mümkün, ancak zaman alabilir

Hamas uzun süredir esirlerin serbest bırakılmasından önce savaşın sona erdirilmesini talep ediyor. (AFP)
Hamas uzun süredir esirlerin serbest bırakılmasından önce savaşın sona erdirilmesini talep ediyor. (AFP)
TT

İsrailli yetkililer: Gazze Şeridi'nde ateşkes mümkün, ancak zaman alabilir

Hamas uzun süredir esirlerin serbest bırakılmasından önce savaşın sona erdirilmesini talep ediyor. (AFP)
Hamas uzun süredir esirlerin serbest bırakılmasından önce savaşın sona erdirilmesini talep ediyor. (AFP)

İsrailli yetkililer dün yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi'nde ateşkes sağlanması için Katar'da yürütülen müzakerelerde İsrail ile Hamas arasındaki görüş ayrılıklarının giderilebileceğini, ancak bir anlaşmaya varılmasının birkaç günden fazla sürebileceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre İsrail ve Hamas heyetleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD destekli yeni bir teklifin bir anlaşmaya yol açacağına dair umudunu dile getirmesinin ardından bir anlaşmaya varmak için pazar gününden bu yana Katar'da bulunuyor.

Trump, pazartesi akşamı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Söz konusu görüşmede Netanyahu, Filistinli tüm grupların şiddetle karşı çıktığı, Gazze Şeridi'nde yaşayanların bir kısmının yerlerinden edilmesi ve yurt dışına yerleştirilmesi planını ortaya attı. Netanyahu ayrıca, Trump'a Nobel Barış Ödülü adaylık mektubunu da sundu.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari dün yaptığı açıklamada, Mısır ve Katar arabuluculuk ekiplerinin henüz nihai bir ateşkes anlaşmasını görüşmediklerini, ancak daha detaylı görüşmelere yol açacak bir ilkeler çerçevesi üzerinde anlaşmaya çalıştıklarını bildirdi.

El-Ensari, “Katar ve Mısır arabuluculuk ekipleri uygun bir müzakere çerçevesine ulaşmak için Doha'da gece gündüz çalışıyorlar. Görüşmeler henüz başlamadı ama her iki tarafla da bu çerçeve hakkında konuşuyoruz. Taraflar halen Doha'da, bu da her zaman iyiye işarettir” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, ateşkes önerisinin hazırlanmasında kilit rol oynayan Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un görüşmelere katılmak üzere bu hafta Doha'ya gideceğini söyledi.

Ateşkes önerisi, esirlerin aşamalı olarak serbest bırakılmasını, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerinden çekilmesini ve savaşın tamamen sona erdirilmesine yönelik tartışmaları içeriyor.

Dün Hamas ya da Filistin kaynaklarından görüşmelerle ilgili herhangi bir açıklama gelmedi. Filistinli kaynaklar pazartesi günü İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle iki taraf arasında görüş ayrılıkları olduğunu kaydetmişti.

Diğer yandan İsrail Güvenlik Kabinesi üyesi Zeev Elkin ateşkes konusunda anlaşmaya varmak için ‘gerçek bir şans’ olduğunu söyledi.

Elkin dün İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN'a verdiği demeçte, “Hamas bazı temel şeyleri değiştirmek istiyor, bu basit değil ama ilerleme var” dedi.

Enkaz

Üst düzey İsrailli yetkililer Washington'da gazetecilere yaptıkları açıklamada, Doha'da varılan mutabakatın sonuçlandırılmasının birkaç günden fazla sürebileceğini belirttiler, ancak açıkta kalan noktalar hakkında ayrıntılı bilgi vermediler. Bir başka İsrailli yetkili ise ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Gazze'de çocuklar, bölge sakinlerinin gece boyunca İsrail hava saldırısına maruz kaldıklarını ve hayatını kaybedenler arasında çocukların da bulunduğunu söyledikleri bir alanda enkaz üzerinde yürüdüler. İsrail ordusu saldırının hedefi hakkında henüz ayrıntılı bilgi vermedi.

Saldırıdan sonra enkazın üzerinde duran Muhammed Cundiye, “Umarız bir ateşkes olur ve Filistin halkına yönelik bu katliamlar durur” dedi.

Kudüs'teki İsrail parlamentosunda (Knesset), esirler arasında bulunan ve şubat ayında bir önceki ateşkesin bir parçası olarak serbest bırakılan Keith Siegel, esirlerin Hamas tarafından yüzlerce gün boyunca dış dünyadan izole edilerek acı çektiğini söyledi. Siegel, “Hayat kurtarmak için bir fırsat penceremiz var ... Her dakika önemli” ifadelerini kullandı.

Hamas uzun süredir kalan esirleri serbest bırakmadan önce savaşa son verilmesini talep ederken, İsrail tüm esirler serbest bırakılmadan ve Hamas ortadan kaldırılmadan savaşa son vermeyeceği konusunda ısrar ediyor. Gazze Şeridi'nde kalan 50 esirden en az 20'sinin hayatta olduğuna inanılıyor.

Gazze Şeridi’ndeki savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyindeki yerleşimlere düzenlediği ve İsrail istatistiklerine göre yaklaşık bin 200 kişinin ölümüne ve 251 kişinin esir alınmasına neden olan saldırıyla patlak verdi.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'na göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik müteakip askerî harekâtı bugüne kadar 57 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Savaş, açlık ve yerinden edilme krizinin yaşandığı Filistin topraklarının büyük bir bölümünü harap etti.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.