Dürziler ile Bedeviler arasındaki çatışmalar devam ederken, İsrail Suveyda'daki tankları hedef aldı

Suveyda'da konuşlanan Suriye İç Güvenlik Güçleri mensupları (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suveyda'da konuşlanan Suriye İç Güvenlik Güçleri mensupları (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Dürziler ile Bedeviler arasındaki çatışmalar devam ederken, İsrail Suveyda'daki tankları hedef aldı

Suveyda'da konuşlanan Suriye İç Güvenlik Güçleri mensupları (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suveyda'da konuşlanan Suriye İç Güvenlik Güçleri mensupları (Suriye İçişleri Bakanlığı)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee bugün yaptığı açıklamada, ordu kuvvetlerinin Suriye'nin güneyinde bulunan Suveyda bölgesindeki Semia köyü civarında konuşlanmış tanklara yönelik bir saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu.

Adraee X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Kısa bir süre önce İsrail ordusu kuvvetleri Suriye'nin güneyindeki Semia köyü (Suveyda bölgesi) civarında birkaç tanka saldırdı” dedi.

Suriye devlet medyası bugün Suveyda'da bir dizi ordu personelinin ‘yasadışı’ gruplar tarafından hedef alındıktan sonra hayatını kaybettiğini bildirdi.

Suriye resmi haber ajansı SANA, ‘Suveyda'daki çatışmaları durdurmak ve halkı korumak için görevlendirildikleri sırada yasadışı gruplar tarafından hedef alınan’ bir dizi ordu personelinin öldürüldüğünü duyurdu. Şarku’l Avsat’ın yerel medya kaynaklarından aktardığına göre en az dört ordu personeli öldürüldü.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre, Dürzi savaşçılar ile Bedevi aşiretler arasındaki ölümcül çatışmalar devam ederken Suriye birlikleri bugün ülkenin güneyindeki Suveyda'ya konuşlanmaya başladı. Çatışmalarda, altısı Suriye askeri olmak üzere 50 kişi hayatını kaybetti.

Cumartesi günü başlayan çatışmalar, geçtiğimiz aralık ayında Beşşar Esed'in devrilmesinden sonra iktidara gelen Suriye'deki geçiş dönemi yetkililerinin karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunlarını ön plana çıkarıyor.

Daha önce de mart ayında Suriye kıyı kesiminde ölümcül olaylar yaşanmış ve nisan ayında Şam yakınlarında Dürzi militanlar ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıkmıştı.

SOHR ve yerel medya ağı Suveyda 24’e göre Suveyda vilayetinin batı kırsalındaki bazı köylerde çatışmalar düne kadar devam etti.

SOHR, Suveyda vilayetinde ve kırsalındaki bölgelerde yaşanan çatışmalarda ve karşılıklı bombardımanlarda 50 kişinin öldüğünü (Aralarında iki çocuğun da bulunduğu 34 Dürzi, 10 Bedevi ve altı Suriye askeri) açıkladı.

‘Kurumsal boşluk’

Suriye Savunma Bakanlığı, Suveyda vilayetindeki olaylarla ilgili bir açıklama yayınladı. Açıklamada, “Suveyda vilayetinde son iki gün içinde meydana gelen ve birçok mahalle ve kasabada 30'dan fazla ölü ve 100'e yakın yaralıya yol açan kanlı gelişmeleri büyük bir üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon halinde, uzman askeri birliklerimizi etkilenen bölgelere konuşlandırmaya, siviller için güvenli koridorlar sağlamaya ve çatışmaları hızlı ve kararlı bir şekilde çözmeye başladık. Askerlerimizin sivilleri yasalara uygun olarak koruma konusundaki kararlılığını yineliyoruz. Bu çatışmaların patlak vermesine eşlik eden kurumsal boşluk, kaos ortamının daha da kötüleşmesine katkıda bulunmuş ve resmi güvenlik veya askeri kurumların müdahale etme kabiliyetinden yoksun olması, sükûnet ve itidal çabalarını engellemiştir.”

SOHR’a göre çatışmalar cumartesi günü Dürzi bir sebze tüccarının Suveyda-Şam yolu üzerinde kontrol noktaları kuran Bedevi silahlı kişiler tarafından kaçırılmasıyla başladı ve daha sonra iki taraf arasında karşılıklı adam kaçırmaya dönüştü.

Yerel bir medya kuruluşu olan Suveyda 24, ‘daha sonra her iki taraftan kaçırılan kişilerin dün gece serbest bırakıldığını’ bildirdi.

Ancak SOHR, bu son karışıklıkların, Şam yakınlarındaki Dürzi bölgelerinde ve Suveyda'da Dürzi militanlar ile güvenlik güçleri arasında ‘nisan ayında patlak veren mezhep çatışmalarından bu yana devam eden gerginlikten’ kaynaklandığını belirtti. Güvenlik güçlerinin yanı sıra, eyaletteki Sünni Bedevi aşiret mensupları da çatışmalara katıldı.

‘Güvenliği sağlamak’

Nisan ayında patlak veren şiddet olaylarında aralarında Dürzi militanlar ve güvenlik güçlerinin de bulunduğu en az 119 kişi hayatını kaybetti. Çatışmaların ardından Suriye hükümeti temsilcileri ve Dürzi ileri gelenleri gerilimi kontrol altına almak için ateşkes anlaşmaları imzaladı.

Mayıs ayından bu yana Dürzi militanlar, yerel gruplar ve yetkililer arasında yapılan bir anlaşma çerçevesinde Suveyda'da güvenliği sağlıyordu. Ancak silahlı Sünni Bedevi aşiret mensupları da vilayet kırsalında konuşlanmış durumda.

İçişleri Bakanı Enes Hattab X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Devlet kurumlarının, özellikle de askeri ve güvenlik kurumlarının yokluğu, Suveyda ve kırsalında devam eden gerilimin başlıca nedenlerinden biri. Güvenliği sağlamadan, iç barışı ve tüm ayrıntılarıyla normal hayata dönüşü sağlamak için kurumların rolünü etkinleştirmeden buna bir çözüm bulunamaz” değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, kuvvetlerini Savunma Bakanlığı ile koordineli olarak konuşlandırmaya başlayacağını duyurmuştu. Bakanlık yaptığı açıklamada, çatışmaların ‘önceki dönemlerde biriken gerginliklerin arka planında’ meydana geldiğini belirtti.

Yinelenen gerginlikler

Çatışmaların ardından Suveyda Valisi Mustafa el-Bekkur, ‘akla ve diyaloğa yanıt verilmesi’ çağrısında bulundu. El-Bekkur, “Yerel ve aşiret yetkililerinin gerginliği kontrol altına almak için gösterdikleri çabaları takdir ediyor ve devletin vatandaşlarını korumaktan geri durmayacağını vurguluyoruz” dedi.

Dürzi liderler sükûnet çağrısında bulunarak, Şam makamlarını müdahaleye davet etti.

Yeni yönetim iktidarı devraldıktan sonra Şam'ı ziyaret eden uluslararası toplum temsilcileri ve Batılı delegeler, özellikle çeşitli bölgelerde yaşanan mezhepsel şiddet ve ihlallerin ardından dışlanmaları korkusuyla, azınlıkların korunması ve geçiş döneminin yönetimine katılımlarının sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.

Haziran ayında Şam'da bir kiliseye düzenlenen ve 25 kişinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırısından hükümetin DEAŞ'ı sorumlu tutması Suriye'deki azınlıkların korkularını daha da arttırdı.

Sayılarının bir milyondan fazla olduğu tahmin edilen Dürziler çoğunlukla Lübnan, Suriye, Filistin toprakları ve Ürdün'deki dağlık bölgelerde yaşıyor.

Suriye'deki sayılarının 700 bin civarında olduğu tahmin ediliyor ve bunların çoğu ülkenin güneyinde, kaleleri olan Suveyda vilayetinde yaşıyor. Şam yakınlarındaki Ceramana ve Sahnaya şehirlerinde de bulunuyorlar ve ülkenin kuzeybatısındaki İdlib'de sınırlı bir varlıkları var.

Geçtiğimiz nisan ayındaki çatışmaların ardından İsrail Suriye'de hava saldırıları başlattı ve Şam'ı Dürzi toplumu üyelerine zarar vermemesi konusunda uyardı.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.