Erdoğan ve Muhammed bin Zayid bölgesel krizlerin çözümünde diyaloğun önemine dikkat çektiler

Yüksek Stratejik Komite'de iki ülke arasındaki ortaklığın çeşitli sektörlerde güçlendirilmesi ele alındı

BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüştüler (AFP)
BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüştüler (AFP)
TT

 Erdoğan ve Muhammed bin Zayid bölgesel krizlerin çözümünde diyaloğun önemine dikkat çektiler

BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüştüler (AFP)
BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüştüler (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan bölgesel ve küresel krizlerle mücadelede diyalog ve diplomatik çözümlerin benimsenmesinin önemini vurgulayarak, barışçıl yolun istikrar ve kalkınmanın sağlanması ve bölge halkları için daha iyi bir geleceğin güvence altına alınmasının temel dayanağı olduğunu belirttiler.

İki lider, Şeyh Muhammed'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği devlet ziyareti kapsamında Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen Yüksek Stratejik Komite'nin ilk toplantısına başkanlık etti.

Toplantıda iki taraf ekonomi, ticaret, teknoloji, sanayi, yenilenebilir enerji, gıda güvenliği ve kalkınma öncelikli diğer sektörler de dâhil olmak üzere çeşitli alanlarda ikili iş birliğini arttırmanın ve iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığı geliştirmenin yollarını ele aldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı, Şeyh Muhammed'in ziyaretinin BAE-Türkiye ilişkilerine her düzeyde güçlü bir ivme kazandırdığını vurgulayarak, ortak iş birliğinin çeşitli alanlarında kaydedilen ilerlemeye işaret etti.

Şeyh Muhammed bin Zayid ise iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygıya ve bölgede refah ve istikrarın sağlanmasına yönelik ortak arzuya dayandığını vurgulayarak, Yüksek Stratejik Komite'nin kurulmasının ikili ilişkilerin seyrinde nitelikli bir adımı temsil ettiğini ve ortak çıkarlara ilişkin konularda diyalog ve istişare için etkili bir platform sağladığını ifade etti.

Ziyaret kapsamında iki lider, iş birliğinin kapsamını genişletmeyi ve iki ülke arasındaki ortaklığı çeşitli sektörlerde geliştirmeyi amaçlayan bir dizi anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanmasına ve teati edilmesine tanıklık etti.

Anlaşmalar; Gizli bilgilerin ortak korunmasına ilişkin bir anlaşma, ortak bir konsolosluk komitesinin kurulmasına ilişkin mutabakat zaptı, gıda ve tarım alanında yatırıma ilişkin bir mutabakat zaptı ve ilaç sektöründe yatırım iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı konularını içeriyor.

Turizm ve otelcilik alanında yatırım, sanayi sektöründe iş birliği ve kutup bölgelerinde araştırma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı da imzalandı.



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.