İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 120 hedefi bombaladığını açıkladı
Gazze şehrindeki Şifa Hastanesi'ne düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden yakınının cenazesi başında ağlayan Filistinli bir kadın (AFP)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde terörist olarak nitelendirdiği yaklaşık 120 hedefi bombaladığını açıkladı.
Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail Ordu Sözcüsü’nün bombardımanın ‘silahlı hücreleri, askeri binaları, savaş tünellerini, bubi tuzaklı tesisleri ve diğer altyapıları’ kapsadığını söylediğini aktardı.
Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre Sözcü, “401. Tugay'ın Gazze'deki operasyonları sırasında, kuvvetlere yaklaşan bir dizi silahlı militan hava araçlarıyla imha edildi” dedi.
Haberde ayrıca, ‘98. Tugay'ın Gazze şehrindeki operasyonlarını yoğunlaştırdığı ve 143. Tugay'ın Gazze Şeridi'nin güneyindeki onlarca terörist altyapı tesisini imha ettiği’ belirtildi.
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bombaladığı bir ev (AFP)
Filistin Safa Haber Ajansı ise bugün erken saatlerden bu yana İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu 17 Filistinlinin öldüğünü, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi.
Ajans, hayatını kaybedenler arasında İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta ve batı bölgelerine düzenlediği bombardımanlarda hayatını kaybeden 10 vatandaşın bulunduğunu, bunların arasında gazeteci Vela el-Caberi, eşi ve çocuklarının da olduğunu, diğer cesetlerin ise Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah kentinin çeşitli bölgelerinden çıkarıldığını belirtti.
Söz konusu gelişmeler, bugün 100'den fazla sivil toplum kuruluşunun Gazze Şeridi'nde ‘toplu kıtlık’ tehlikesi konusunda uyarıda bulunmasının ardından meydana geldi.
Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde Gazze Şeridi'nde kıtlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 10 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Bakanlığın Facebook sayfasında bugün yapılan açıklamada, “Gazze Şeridi'ndeki hastaneler, son 24 saat içinde Gazze Şeridi'nde kıtlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 10 yeni ölüm vakası kaydetti” denildi. Açıklamada, Gazze Şeridi'nde kıtlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısının 111'e yükseldiği belirtildi.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı abluka nedeniyle 5 yaşın altındaki çocuklarda yetersiz beslenme oranının mart ile haziran ayları arasında iki katına çıktığı uyarısında bulundu.
Ajans, UNRWA'ya bağlı sağlık merkezleri ve tıbbi noktaların bu dönemde yaklaşık 74 bin çocukta yetersiz beslenme taraması yaptığını ve yaklaşık 5 bin 500 vakada genel akut yetersiz beslenme, 800 vakada ise şiddetli akut yetersiz beslenme tespit ettiğini açıkladı.
İsrail, 21 aydan fazla süredir devam eden savaş nedeniyle kuşatılmış ve tahrip edilmiş Filistin bölgesindeki korkunç insani durum nedeniyle artan uluslararası baskı ile karşı karşıya.
Şifa Tıp Kompleksi dün, son 72 saat içinde Gazze Şeridi'nde 21 çocuğun ‘yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle’ hayatını kaybettiğini açıkladı.
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde yemek almak için koşan Filistinliler (AFP)
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail ile Hamas arasındaki savaş nedeniyle Gazze Şeridi'nde yaşanan dehşetin, özellikle ölü sayısı ve geniş çaplı yıkım açısından, ‘modern tarihte eşi benzeri olmayan’ bir durum olduğunu söyledi. Guterres, “Yetersiz beslenme giderek kötüleşiyor ve açlık her kapıyı çalıyor” dedi.
ABD dün, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Gazze Şeridi'ne insani yardım koridoru açmayı amaçlayan görüşmelerde bulunmak üzere Avrupa'ya gideceğini duyurdu.
Ekim 2023'te Gazze savaşının başlamasından bu yana, Hamas tarafından yönetilen ve BM tarafından güvenilir kabul edilen Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, Gazze Şeridi'nde çoğu sivil olmak üzere 59 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi.
Seçimlerden sonra İsrail'i bekleyen dört önemli mesele nedir?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5331998-se%C3%A7imlerden-sonra-i%CC%87sraili-bekleyen-d%C3%B6rt-%C3%B6nemli-mesele-nedir
Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)
Seçimlerden sonra İsrail'i bekleyen dört önemli mesele nedir?
Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)
Michael Harari
Yaklaşan İsrail seçimleri, İsrail ve tüm bölge için potansiyel yankıları nedeniyle birçok kişi tarafından son derece önemli kabul ediliyor. 7 Ekim'den ve ardından Gazze, Lübnan ve İran'daki savaşlardan bu yana geçen üç yıl, çoğu açıdan benzeri görülmemiş gelişmelere sahne oldu. Ancak, tüm cepheler kargaşa ve kaosa açık olmaya devam ediyor ve istikrar beklentileri gerçekleşmekten çok uzak. İsrail'de, yaklaşan seçim tarihine rağmen siyasi sahne önemli ölçüde belirsizlikle örtülü kalmaya devam ediyor. Sonuçlarına son derece ihtiyatla yaklaşılması gereken kamuoyu yoklamaları, İsrail siyasetinin esasen 6 Ekim'deki durumuna geri döndüğüne işaret ediyor. İktidar koalisyonu ve muhalefet partileri olmak üzere iki ana kamp, güç dengeleri açısından oldukça eşit görünüyor.
Peki bu seçimler gerçekten neyin etrafında dönüyor? 7 Ekim olayları hakkında bir referandum mu? Yoksa İran ile savaş hakkında mı? Ya da üç yıllık olağanüstü bir kargaşanın ardından İsrail siyaseti eski kalıplarına geri dönmüş olabilir mi? Mevcut hükümetin 7 Ekim olaylarına rağmen anayasal görev süresini tamamlamadaki başarısı, kamuoyu yoklamalarının çizdiği tabloyu açıklamaya yardımcı olabilir.
Bu temelden bakıldığında, 7 Ekim olayları veya İran ile mevcut çatışma, yaklaşan seçimlerin odak noktası olmayabilir. Seçim rekabeti, İsrail toplumunun doğası ve kimliği, savaştan önce yaşanan bölünmeler ve hükümetin 7 Ekim'den önce geçirmeye çalıştığı yargı reformları üzerine bir mücadele gibi görünüyor. Çarpıcı bir paradoks olarak, Başbakan Binyamin Netanyahu ve koalisyonu, o günün olaylarını seçmenlerin tercihlerini şekillendiren hususların ön saflarından uzaklaştırmayı başardı.
Bu değişim iki ana faktöre bağlanabilir. Birincisi, 7 Ekim'de şahit olunan vahşetlerin sonucu olarak İsrail toplumunu saran derin şoktur; bu şok, geleneksel siyasi bölünmeleri aştı. Bu, İsrail kamuoyunun büyük kesimlerinde Filistinlilere karşı tutumun sertleşmesini açıklamaya yardımcı oluyor.
İsrail'in İsrail-Filistin çatışmasını ele alma yaklaşımı, genel dış ilişkileri üzerinde geniş kapsamlı bir etkiye sahip olacaktır
İkinci faktör ise, İsrail'in kaçınılmaz bir varoluşsal mücadele içinde olduğuna dair, İsrailliler arasında derinden yerleşmiş ve 7 Ekim olaylarıyla güçlenen bir inançla ilgilidir. İran ile savaş, elde edilen askeri başarılara rağmen, iktidardaki koalisyon ile muhalefet arasındaki ayrılık çizgilerini aşarak bu algıyı pekiştirdi. Öte yandan, savaşın özellikle nükleer meseleyle ilgili olarak kesin bir stratejik sonuç vermemesi, kamuoyundaki söylemde temel bir değişikliğe yol açmadı.
Dolayısıyla, bu sonucun siyasi sahneyi aşırı basitleştirebileceğini kabul etmekle birlikte, seçimlerin nihayetinde Netanyahu ve rakiplerini kastederek “sadece Bibi” kampı ile “Bibi hariç herkes” kampı arasındaki bölünme etrafında döndüğü söylenebilir.
Belirsizlikle kaplı bu ortamda, İsrail toplumunun seçimlerden sonra kendisi ile yüzleşmek zorunda kalacağı dört temel mesele öne çıkacaktır.
Bu meselelerin ilki Filistin sorunudur. İsrail toplumu, İsrail-Filistin çatışmasını yönetme ve nihayetinde bir çözüme ulaşma olasılığı hakkındaki derinlere kök salmış şüphelerinin üstesinden gelmek zorunda kalacaktır. Zira bölgesel ve uluslararası gerçekler, İsrail'i bu sorunu bir şekilde ele almaya zorlayacaktır.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail seçimleri öncesinde Yokne’am Illit'te halkla bir araya geliyor, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre mevcut koalisyonun yerini alacak herhangi bir hükümet, bu konuda büyük olasılıkla uluslararası bakış açılarına daha açık olacaktır. Mevcut hükümet, çatışmayı öncelikle ideolojik bir bakış açısıyla ele alırken, alternatif bir hükümetin, yalnızca güce güvenmek yerine, askeri araçların yanı sıra diplomatik bir yol izleme ihtiyacını kabul ederek daha pragmatik bir yaklaşım benimseyeceği tahmin ediliyor. Bu hükümetin uluslararası toplumla siyasi diyalogu da daha pragmatik, rasyonel ve açık olacaktır. Herhangi bir alternatif hükümet, Batı Şeria'daki Filistinlilere karşı Yahudi yerleşimciler tarafından yapılan saldırılarla kararlı bir şekilde mücadele edecektir.
İsrail'in İsrail-Filistin çatışmasını ele alma yaklaşımı, genel dış ilişkileri üzerinde geniş kapsamlı bir etkiye sahip olacaktır. Bu değişim, çatışmanın hemen çözülmesi ile sonuçlanmayabilir, ancak son yıllarda çatışmayı ele alma yöntemine hakim olan politikalar ve yaklaşımlarda temel bir değişikliği yansıtacaktır. İsrail toplumunun büyük kesimlerinin, Arap dünyasıyla ilişkilerin normalleştirilmesinde Filistin meselesinde ilerleme kaydedilmeden daha fazla ilerleme sağlanamayacağını anladığı söylenebilir. Birçok açıdan İsrail toplumu, liderliğinden daha zeki ve olgundur.
İsrail toplumunun kendisini bekleyen önemli siyasi ve toplumsal kararlarla yüzleşmeden önce kolektif travmasını atlatması için daha fazla zamana ihtiyacı olabilir
Her İsrail hükümetini önemli ölçüde etkileyecek olan ikinci mesele, ABD Başkanı Trump'ın ikinci döneminin son iki yılına yaklaşmasıyla ilgilidir. Trump, eğer başbakan olarak kalırsa Netanyahu üzerinde ve aynı şekilde hükümetin başında onun yerini alacak herhangi bir kişi üzerinde muazzam bir nüfuza sahip olacaktır. Onun nüfuzunun önceki Amerikan başkanlarının sahip olduğu nüfuzu aştığı söylenebilir. Bu nüfuz İran, Lübnan, Suriye ve Gazze'deki tüm cepheleri kapsıyor ve herhangi bir alternatif hükümetin, üç yıllık savaşın yansımaları ve bunun bir sonraki süreç için ne anlama geldiği konusunda daha dikkatli olması muhtemeldir. Yine alternatif bir hükümet her ne kadar İsrail'in güvenlik çıkarlarını önceliklerinin en üstüne koysa da, her cephe için gerekli siyasi çözümleri dikkate alma ve benimseme konusunda daha istekli olacaktır.
48 Filistinlilerinden kadınlar 1 Kasım 2022'deki İsrail seçimlerine katılıyor (AFP)
Üçüncü mesele ise Filistinli Arap vatandaşların İsrail'deki siyasi statüleri ve siyasi hayata katılımlarıyla ilgilidir. Son aylarda tanık olunan gelişmeler, bir miktar iyimserlik uyandırıyor, çünkü bu grubun İsrail siyasi yaşamına doğrudan katılımını artırma yoluyla hayati çıkarlarıyla daha ciddi şekilde ilgilenilmesinin önemini öne çıkardılar. Milletvekilleri Segalovich ve Abbas'ın çabalarını birleştirme yönünde aldıkları benzersiz ve eşi görülmemiş karar, yansımaları ancak uzun vadede netleşecek olsa da İsrail'deki siyasi haritayı sarsıyor. Bu gelişme muhalefet liderlerini yeterli siyasi cesaret gösterme konusunda ciddi bir meydan okuma ile karşı karşıya bırakıyor.
Pratikte bu, gelecekteki herhangi bir hükümet koalisyonu ile İsrail'deki Filistinli Arap siyasi partileri arasında, her ne kadar bazılarıyla sınırlı kalsa bile, bir tür iş birliğinin kurulmasını gerektiriyor.
Dördüncü ve belki de en temel meseleye gelince, İsrail toplumunun doğası ve geleceğiyle ilgilidir. İsrail liberal demokratik sisteminin temellerini sağlamlaştırmayı mı seçecek, yoksa bazı ilkelerinden uzaklaşıp daha muhafazakar ve milliyetçi bir yaklaşıma mı yönelecek?
Bu iki eğilim tamamen birbiriyle çelişen seçenekleri temsil etmiyor ancak son yıllardaki gelişmeler, iki vizyon arasında seçim yapma ihtiyacını daha acil hale getirdi.
Yaklaşan seçimlerin bu konuda bir seçimle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belirsizliğini koruyor. İsrail toplumunun kendisini bekleyen önemli siyasi ve toplumsal kararlarla yüzleşmeden önce kolektif travmasını atlatması için daha fazla zamana ihtiyacı olabilir.
İsrail seçimleri: Rakamlar ve anketler... Nasıl yapılıyor? Katılımcılar kimler?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5331939-i%CC%87srail-se%C3%A7imleri-rakamlar-ve-anketler-nas%C4%B1l-yap%C4%B1l%C4%B1yor-kat%C4%B1l%C4%B1mc%C4%B1lar-kimler
İsrail seçimleri: Rakamlar ve anketler... Nasıl yapılıyor? Katılımcılar kimler?
Geçtiğimiz hafta Tel Aviv yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy pusulalarını ve diğer seçim malzemelerini hazırlayan görevliler (DPA)
İsrail parlamento seçimleri, ülkenin kuruluşundan bu yana 26’ncı kez, 27 Ekim salı günü yapılacak. Seçimlerin çekişmeli geçmesi ve İsrail’in tarihindeki en uzun savaşlardan birinin devam ettiği dönemde düzenlenmesi, ülkenin sınırlarını ve ölçeğini aşan bölgesel ve küresel bir ilgiye yol açıyor. Zira seçim sonuçları, alacağı kararlarla bölgenin tamamını etkileyecek bir hükümetin kurulmasını sağlayacak.
İsrail, hesaplarının önemli bir bölümünü akıl ve mantık çerçevesinin dışına çıkaran ‘7 Ekim 2023 düğümünü’ hâlâ aşamamış bir halde seçime gidiyor. Sağcı iktidar koalisyonu, söz konusu saldırı ve beraberinde yaşanan başarısızlıklardaki sorumluluğundan kaçınırken üç yılı aşkın süredir sonu görünmeyen bir savaş yürütüyor. Muhalefet ittifakı ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun başlıca rakibi Gadi Eisenkot’un ifadesiyle, “İsrail'i yeniden aklıselime döndürmeyi” amaçlıyor.
İsrail'de seçimler nasıl yapılıyor? Şu anki durum nasıl?
Knesset, İsrail parlamentosuna verilen addır. 120 milletvekilinden oluşan Knesset, hükümeti seçer. Bunun için basit çoğunluk, yani 61 milletvekilinin desteği yeterlidir.
Bu kez yapılacak Knesset seçimleri, İsrail’in kuruluşundan bu yana 26’ncı seçim olacak. Seçimler, İsrail’de 38 yıldır ilk kez belirlenen takvim doğrultusunda gerçekleştirilecek. Ülkede 1988’den bu yana en az 14 seçim yarışı yaşandı. Bunların dördü 3,5 yıl içinde yapıldı. Bu durum, siyasi hayatta neredeyse kronikleşmiş bir krize işaret ediyor.
Genel seçimler öncesindeki tatilin başlamasından önce yapılan Knesset oturumu, 16 Temmuz 2026 (AFP)
Knesset, yasaları çıkaran, hükümetin kurulmasını onaylayan ve hükümeti düşürebilen yasama organıdır. İsrail’in yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesine dayandığından Knesset, yönetimin temel unsurlarından biri kabul ediliyor. Ancak mevcut hükümet döneminde, yargı erkininde olduğu gibi Knesset’in de yetkileri ve konumu büyük ölçüde geriledi. Başbakan Binyamin Netanyahu, Knesset’i adeta bir lastik mühür gibi kullanıyor. Meclis Başkanı Amir Ohana ise Netanyahu’ya en sadık isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Ohana, Netanyahu’ya destek vermek ve derin devlete karşı onun yanında durmak amacıyla, yolsuzluk davalarının duruşmalarına bile katılıyor.
Başta ‘askerî kurumlar, yargı, ekonomi ve bankacılık dünyasının liderleri ile medyadaki destekçilerinden’ oluşan ve ‘derin devlet’ olarak bilinen kesim olmak üzere birçok kişi, bu dönemi ‘en karanlık dönem’ olarak değerlendiriyor. Netanyahu hükümeti bu süreçte yönetim ve yargı sistemine karşı bir darbe girişiminde bulunurken Hamas’ın sürpriz saldırısı da siyasi, askerî ve istihbarat liderliklerinin tarihindeki en büyük başarısızlık olarak nitelendirildi.
Buna karşılık iktidardaki sağ kesim, bu dönemi dengeleri yeniden kurmak, ‘derin devletin’ yönetim üzerindeki hâkimiyetine, üst düzey bürokratların halkın seçtiği temsilciler üzerindeki kontrolüne ve ‘kibirli generallerin’ sivil hayat üzerindeki etkisine son vermek için tarihî bir fırsat olarak görüyor. İki kesim arasındaki bu mücadele, kutuplaşmayı ve iç çatışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki gerilim ve öfke giderek artıyor.
Kimler oy kullanma hakkına sahip? Adaylık için gereken şartlar neler?
- Seçmenler: İsrail vatandaşlığına sahip olan ve 18 yaşını doldurmuş her kadın ve erkek oy kullanma hakkına sahiptir. Seçmen kütüğüne adı kaydedilmemiş olanlar ise buna itiraz etme hakkına sahiptir.
Yaklaşan seçimlerde oy kullanma hakkına sahip seçmenlerin sayısı 7 milyon 331 bin 981’e ulaşıyor. İsrail’in nüfusu ise bugün 10 milyon 240 bin kişi.
- Adaylar: 21 yaşını doldurmuş vatandaşlar, yalnızca kayıtlı bir parti aracılığıyla Knesset üyeliğine aday olabiliyor. Her parti, seçim listesine en fazla 120 aday ekleyebiliyor.
Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak şehrinde, Knesset seçimlerinde aday olan bir listenin seçim afişinin önünden geçen bir adam, 19 Ekim 2026 (AFP)
İsrail’de nispi temsil sistemi uygulanıyor. Ülkenin tamamı tek bir seçim bölgesi kabul ediliyor. Seçmenler, Merkez Seçim Komisyonu tarafından onaylanan ve kayıt altına alınan partiler arasından yalnızca birini seçebiliyor.
Seçimler İsrail’in tamamında aynı anda ve her zaman salı günü, sabah saat 07.00’den akşam 22.00’ye kadar 12 bin 18 sandık merkezinde yapılıyor.
Oy verme merkezleri genellikle okullarda ve halkın kullanımına açık kulüplerde kuruluyor. Ancak bu yıl, savaş hazırlıkları nedeniyle sandık merkezleri sığınakların ve korunaklı alanların bulunduğu, güvenlik koşullarının sağlandığı bölgelerde kuruluyor. Her sandık merkezine, sirenlerin çalması durumunda oy pusulalarını korumaya alarak seçim sürecini durdurma yetkisi verildi.
Oy verme süreci nasıl işliyor? Adaylar kimler?
Oy verme işlemi elle ve gizli şekilde gerçekleştiriliyor. Seçmen, geleneksel yöntemde olduğu gibi perdenin arkasında oyunu kullanıyor. Oy verme işleminin fotoğrafının çekilmesine yönelik her türlü girişim yasak.
Merkez Seçim Komisyonu, seçim yönteminin değiştirilerek elektronik oylamaya geçilmesine yönelik tüm girişimleri reddetti. Bu kararın gerekçesi olarak, ‘düşman unsurlar’ olarak nitelendirilen tarafların siber yollarla dışarıdan müdahalede bulunma ve seçimleri sabote etme girişimlerinin yoğunluğu gösterildi.
Seçimlere katılmak üzere 37 liste başvuruda bulundu. Başlangıçta 38 olan liste sayısı, Beni Gantz’ın listesinin pazartesi günü yarıştan çekilmesiyle 37’ye düştü. Her listenin milletvekili dağılımına dâhil olabilmesi için yüzde 3,25’lik seçim barajını aşması gerekiyor.
Gerekli barajı aşamayan listeler yarış dışı kalıyor ve bu listelere verilen oylar boşa gidiyor. Örneğin 2022’de yapılan son seçimlerde, bazı listelerin barajı geçememesi nedeniyle 417 bin 400 seçmenin oyu boşa gitti. Bu rakam, toplam oyların yaklaşık yüzde 8,8’ine karşılık geliyordu. Yaklaşan seçimlerde ise aday listelerinin toplamı 37 iken bunlardan 25’inin barajı aşamayarak yarış dışı kalması bekleniyor.
İsrail seçimlerinde hangi partiler yarışıyor?
- Daha önce Genelkurmay Başkanlığı görevini yürüten Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi, anketlerde partiler arasında ilk sırada yer alıyor. Anketlere göre 22 ila 25 sandalye kazanması beklenen yeni parti, seçimlere ilk kez katılıyor.
- Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, yaklaşık 18 aylık kısa bir dönem dışında 2009’dan bu yana iktidarda bulunuyor. Bu kısa dönemde iktidarı Naftali Bennett ve Yair Lapid’in ittifakına kaptıran Netanyahu, 2022’de yapılan seçimlerde 32 sandalyeyle yeniden iktidara döndü. Mevcut yasama dönemi sırasında Gideon Saar’ın dört sandalyeye sahip partisi de Likud’a katıldı. Tahminlere göre Likud’un sandalye sayısının 34’ten 18 ila 20’ye gerilemesi bekleniyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un fotoğraflarının yer aldığı bir seçim afişinin altından geçen araçlar, Tel Aviv, 18 Ekim 2026 (EPA)
- Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki Beyahad (Birlikte) İttifakı, bugün 24 sandalyeyle temsil ediliyor. Ancak anketler, ittifakın yaklaşık 12 sandalye kazanabileceğini gösteriyor.
- Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi, sol kanada en yakın partilerden biri. İsrail’in kuruluşunda rol oynayan ancak yıllar içinde zayıflayarak çöken tarihî İşçi Partisi çatısı altında faaliyet gösteriyor. Bugün dört sandalyeyle temsil edilen partiye anketlerde 9 ila 11 sandalye veriliyor.
- Avigdor Liberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu (İsrail Evimiz) Partisi, Rus Yahudilerinin partisi olarak biliniyor. Sağ görüşlü olmasına rağmen muhalefette yer alan partinin 8 ila 9 sandalye kazanması bekleniyor.
- Dindar Doğu Yahudilerini temsil eden Haredi Şas Partisi, bugün 11 sandalyeye sahip. Ancak anketler, partinin gücünde önemli bir düşüş yaşanacağını ve 7 ila 8 sandalye kazanacağını öngörüyor.
- Aşkenaz Haredilere bağlı iki partinin oluşturduğu Yahadut HaTora (Birleşik Tevrat Yahudiliği) ittifakı, bugün 7 sandalyeyle temsil ediliyor. İttifakın 8 sandalye kazanması bekleniyor.
- Itamar Ben-Gvir liderliğindeki aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) Partisi, bugün 6 sandalyeye sahip. Partinin sandalye sayısının 7 ila 8’e yükselmesi bekleniyor.
- Maliye Bakanı Bezalel Smotrich liderliğindeki Dini Siyonizm Partisi ile Moshe Feiglin liderliğindeki Yahudi Kimliği Partisi’nin oluşturduğu blok, bugün 8 sandalyeyle temsil ediliyor. İsrail ve ABD’deki aşırı sağcı liderlerin yönlendirmesiyle hareket eden, ideolojik çizgideki aşırı sağcı blokun sandalye sayısının 5 ila 7’ye gerilemesi bekleniyor.
- Yusuf Cebbarin liderliğindeki Cephe, Ahmed Tibi başkanlığındaki Arap Değişim Hareketi ve Sami Ebu Şehade başkanlığındaki Balad'dan oluşan Ortak Arap Listesi, bugün 5 sandalyeye sahip. Anketler, listenin 8 ila 9 sandalye kazanabileceğini gösteriyor.
- Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi, bugün 5 sandalyeyle temsil ediliyor. Anketlere göre listenin 5 ila 6 sandalye kazanması bekleniyor.
- Seçimlere ilk kez katılan ve hangi siyasi bloğu destekleyeceğini açıklamayan Yedekler ve Ekonomi Partisi’nin 4 sandalye kazanması bekleniyor. Ancak partinin seçim barajının altında kalma ihtimali bulunuyor.
- Tuğgeneral Ofer Winter liderliğindeki Amcha Yisrael Partisi, yeni kurulmuş aşırı sağcı bir parti. Partinin 4 sandalye kazanması bekleniyor. Bu parti de seçim barajının altında kalma riski taşıyor.
Putin ile Witkoff arasında Ukrayna görüşmesi başladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5331928-putin-ile-witkoff-aras%C4%B1nda-ukrayna-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmesi-ba%C5%9Flad%C4%B1
Putin ile Witkoff arasında Ukrayna görüşmesi başladı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmeler kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile bugün müzakerelere başladı. Görüşmeler, Witkoff’un bir gün önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelmesinin ardından gerçekleşti.
Rusya’nın resmî medya kuruluşları, Putin ile Witkoff arasındaki görüşmelerin St. Petersburg’daki Konstantin Sarayı’nda başladığını bildirdi.
Rusya Devlet Başkanı ayrıca, Rus güçleri tarafından yıllar önce Ukrayna’da esir alınan ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakıldığını duyurdu.
Haber ajanslarının Putin’e dayandırdığı bilgilere göre Hubbard, St. Petersburg’daki Pulkovo Havalimanı’nda bulunuyor. Witkoff’un da kentteki görüşmeleri sırasında Hubbard’ın serbest bırakılması nedeniyle Putin’e teşekkür ettiği belirtildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة