Macron, Fransa'nın Filistin devletini tanıyacağını açıkladı

Londra, Paris ve Berlin arasında bugün Gazze konusunda ‘acil’ görüşmeler yapılacak

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte (Arşiv – AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte (Arşiv – AFP)
TT

Macron, Fransa'nın Filistin devletini tanıyacağını açıkladı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte (Arşiv – AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte (Arşiv – AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün, ülkesinin eylül ayında New York'ta yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Filistin devletini tanıyacağını açıkladı ve bunun bölgede barışın sağlanmasına yardımcı olacağını umduğunu belirtti.

Macron, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Fransa'nın, Ortadoğu'da adil ve kalıcı barış sağlanması yönündeki tarihi taahhüdünü yerine getirmek üzere, Filistin devletini tanıma kararı aldığını duyuruyorum. Bunu eylül ayında BM Genel Kurulu'nda resmi olarak açıklayacağım” ifadelerini kullandı. Böylece Fransa, Filistin devletini tanıyan ilk büyük Batılı güç olacak.

Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, Fransa Cumhurbaşkanı’nın açıklamasını memnuniyetle karşıladı ve bunun ‘Fransa'nın uluslararası hukuka bağlılığını gösterdiğini’ ifade etti.

Eş-Şeyh, X hesabından Macron'a, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a gönderdiği mesaj için teşekkür etti. Ayrıca Suudi Arabistan'a ‘Filistin devletini tanıma hususunda Fransa ile birlikte gösterdiği büyük çaba’ için şükranlarını sundu.

İsrail Başbakan Yardımcısı Yariv Levin ise Fransa'nın kararını eleştirerek, bunu ‘Fransız tarihinde kara bir leke ve terörizme doğrudan destek’ olarak nitelendirdi.

Aynı zamanda Adalet Bakanı da olan Levin, Fransa'nın aldığı ‘utanç verici’ kararın, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da ‘İsrail egemenliğinin uygulanma zamanının geldiği’ anlamına geldiğini söyledi.

Haaretz gazetesi, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesinin Fransa'nın Filistin devletini tanımasına en iyi yanıt olacağını söylediğini bildirdi.

Gazze konusunda ‘acil’ Avrupa görüşmeleri

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer dün, Paris, Londra ve Berlin arasında bugün ‘acil’ görüşmeler yapılacağını duyurdu. Görüşmelerde, ‘acı ve kıtlığın tarif edilemez ve savunulamaz’ olduğu Gazze Şeridi'ndeki durumun ele alınacağı belirtildi.

Starmer, İsrail'i Gazze Şeridi’ne yardımların girişine derhal izin vermeye çağırdı. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Starmer, “Yarın Avrupa üçlüsü (Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık) ortaklarıyla acil bir görüşme yapacağım. Bu görüşmede, cinayetleri durdurmak ve insanlara çok ihtiyaç duydukları gıdayı sağlamak için acilen neler yapabileceğimizi tartışacağız” dedi. Starmer ayrıca, Gazze Şeridi'nde gelecekte ateşkesin sağlanmasının ‘Filistin devletini tanıma yolunda ilerleme sağlatacağını’ bildirdi.

Starmer, ‘devletin Filistin halkının vazgeçilmez hakkı olduğunu’ vurguladı ve ateşkesin ‘Filistinliler ve İsrailliler için barış ve güvenliği garanti altına alan iki devletli bir çözüme ulaşma yolunda ilerleme sağlatacağını’ söyledi.

21 aydır süren savaş, Gazze Şeridi'nde binaların yüzde 70'inin yıkılmasına veya hasar görmesine neden olarak, bölgeyi milyonlarca tonluk bir enkaz yığınına çevirdi ve karanlığa gömdü.

Dün erken saatlerde İsrail, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde ateşkes önerisine verdiği yanıtı aldıktan sonra, Doha'daki müzakere heyetini geri çağırdığını duyurdu.

hyuı8o9
Gazze şehrinde yaşanan açlık krizi nedeniyle aşevinden yemek almak için toplanan Filistinliler (Reuters)

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington'un müzakerecileri görüşmelerden çektiğini açıkladı ve Hamas'ı ‘iyi niyetli davranmamakla’ suçladı. Witkoff, Washington'un ‘esirleri evlerine geri götürmek ve Gazze sakinleri için daha istikrarlı bir ortam yaratmak için başka seçenekleri’ değerlendireceğini belirtti.

İsrail ordusu, 365 kilometrekarelik yoğun nüfuslu bölgeyi, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'in güney yerleşimlerine düzenlediği benzeri görülmemiş saldırının tetiklediği savaşta durmaksızın bombalıyor.

Hamas'ın saldırısı çoğu sivil bin 219 kişinin ölümüne yol açtı. İsrail saldırıları ise Gazze Şeridi'nde çoğu sivil 59 bin 219 Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.