ABD'nin İsrail Büyükelçisi, Fransa'nın Filistin'i tanıma kararını “Nazilere zafer kazandırmak” olarak nitelendirdi

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi, Fransa'nın Filistin'i tanıma kararını “Nazilere zafer kazandırmak” olarak nitelendirdi

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee dün yaptığı açıklamada Fransa'nın Filistin'i tanıma kararını kınadı. Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Huckabee, böyle bir adımın Hamas'ın zaferini ilan etmesine olanak tanıyacağını belirtirken bunu “İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nazilere zafer kazandırmak’ olarak nitelendirdi.

ABD merkezli televizyon kanalı Fox News’e konuşan eski Arkansas Valisi Mike Huckabee, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kararını ‘Hamas'ın teslim olma şansını zayıflattığı’ gerekçesiyle ‘son derece aptalca’ olarak değerlendirdi.

Huckabee, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu hamle, Hamas'a zafer ilan etmek için gerçek bir fırsat olduğu izlenimini veriyor, bu da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nazilere zaferin verilmesi ile eşdeğer olabilir.”

Dindar bir Hristiyan olan 69 yaşındaki evanjelist isim Huckabee, İsrail'e olan sarsılmaz desteği ve Filistin halkının varlığını bile sorgulayarak, onların Suriye, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkelere göç edebileceğini savunmasıyla tanınıyor.

Cumhuriyetçi Parti'nin başkanlık seçimleri adaylığı için adaylığını açıklayan Huckabee, pazar günü Fransa'nın kararını alaycı bir şekilde eleştirmişti.

Huckabee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “(Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron'un tek taraflı 'Filistin devleti' ilanında Filistin devletinin nerede olacağı belirtilmemişti. Şimdi, Fransa'nın (Filistin devleti için) Fransız Rivierası'nı sunacağını ve yeni ülkenin adının ‘Franc-en-Stine’ olacağını açıklayabilirim” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz şubat ayında Gazze'yi ‘Ortadoğu'nun Rivierası’na dönüştürmek istediğini açıklamış, savaşın yıktığı bölgeyi yeniden inşa etmek için Gazzelilerin başka bir yere taşınmasından bahsetmişti.

Dün Fox News'te bu fikri tekrar gündeme getiren ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u eleştiren Huckabee, “Gazze'den gönüllü olarak ayrılmak isteyen insanları neden kabul etmiyor?” diye sordu. Ardından “Neden İngiltere bunu yapmıyor?” diye ekledi.

Huckabee, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Eğer Gazze halkının acılarını hafifletmeye bu kadar kararlılarsa, buna hizmet etmeye başlasınlar, ama hiçbir şey yapmıyorlar ve hiçbir adım atmıyorlar.”

Öte yandan İngiltere Başbakanı Keir Starmer dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘hayati öneme sahip’ birtakım önlemler almaması halinde, ülkesinin eylül ayında Filistin’i tanıyacağını açıkladı. Bu önlemler arasında, insani yardımın çok kısıtlı olduğu kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlanması da yer alıyor.



İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattı

İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
TT

İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattı

İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)

Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran yakın zamanda Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia'da bulunan ABD-İngiliz ortak askeri üssüne iki balistik füze fırlattı.

Haberde, füzelerin hiçbirinin İran topraklarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıktaki hedefine isabet etmediği belirtildi, ancak bu fırlatma, Tahran'ın daha önce inanıldığından daha uzun menzilli füzelere sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Gazete, füzelerden birinin uçuş sırasında arızalandığını, diğerinin ise ABD savaş gemisinden fırlatılan bir önleme füzesiyle hedef alındığını, ancak füzenin vurulup vurulmadığının belirsiz olduğunu bildirdi.

 Chagos Adaları'ndaki Diego Garcia, İngiltere'nin ABD'nin İran'daki "savunma" operasyonları için kullanmasına izin verdiği iki üsten biridir.

ABD ordusu, Afganistan ve Irak'taki ABD bombardıman harekatları da dahil olmak üzere Asya'daki operasyonlar için önemli bir merkez olarak kabul edilen üsse bombardıman uçakları ve diğer teçhizatları konuşlandırdı.

İngiltere, 1960'lardan beri kontrolünde olan Chagos Adaları'nı Mauritius'a iade etmeyi kabul etti; ancak Diego Garcia'daki askeri üssü kiralama hakkını saklı tuttu. ABD Başkanı Donald Trump, Londra'nın adaları iade etme kararını şiddetle eleştirdi.


Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidir

Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
TT

Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidir

Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)

İran savaşı dördüncü haftasına girerken, Hark Adası ABD’nin askeri stratejisinin merkezinde yer aldı; Raporlara göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ını kontrol eden Hark Adası'nı ele geçirmeyi veya İran'ı, dünya ham petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kaldırması için baskı yapmak amacıyla adaya abluka uygulamayı içeren gerilimi artırma seçeneklerini değerlendiriyor.

Bununla eş zamanlı olarak Washington, boğaz çevresinde konuşlanmış İran güçlerine yönelik hava ve deniz saldırılarını yoğunlaştırdı. Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD'li yetkili, Trump'ın kara çıkarma dahil her türlü yolla Hark Adası'nı kontrol altına almak istediğini belirtti. ABD yönetimi içindeki tahminlere göre, bu tür bir harekatın gerçekleştirilebilmesi için öncelikle boğaz çevresindeki İran'ın askeri güçlerinin zayıflatılmasına yönelik bir hazırlık aşaması gerekiyor.

Bu arada İsrail, İranlı liderlere yönelik suikast kampanyasını sürdürdü ve dün «Devrim Muhafızları» sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin öldürüldüğünü duyurdu. Naini, geçtiğimiz haftalarda onlarca yetkilinin öldürülmesinin ardından İsrail tarafından öldürülen en son üst düzey hükümet ve askeri yetkili oldu. Ayrıca, başkent Tahran'ın merkezine yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, istihbarattan sorumlu “Besic” güçlerinin komutan yardımcısı İsmail Ahmedî'nin de öldürüldüğünü duyurdu.

Yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney ise Nevruz vesilesiyle “Ulusal Birlik ve Ulusal Güvenlik Altında Direniş Ekonomisi” sloganını ortaya atarak, İran'ın “düşmanı yendiğini” ifade etti.


Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
TT

Washington, Ortadoğu'ya daha fazla deniz piyadesi konuşlandırıyor

Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)
Deniz piyadelerinden oluşan bir birliği taşıyan USS Boxer gemisi Ortadoğu'da seyrediyor (AFP)

ABD medyası dün, ABD'nin İran'a karşı ABD-İsrail saldırılarının başlamasından üç hafta sonra yakın bir kara harekatının işareti olabilecek şekilde, Ortadoğu'ya ilave deniz piyadeleri konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

Bu haberler, Axios'un Trump yönetiminin Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak için İran'ın stratejik Hark Adası'nı ele geçirmeyi düşündüğünü ve bu görevin deniz piyadelerine verilebileceğini bildirmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Wall Street Journal, Washington'un Kaliforniya'da konuşlanmış USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nden 2 bin 200 ila 2 bin 500 deniz piyadesini konuşlandırmaya hazırlandığını bildirdi.

CNN ise binlerce deniz piyadesi ve denizcinin Ortadoğu'ya konuşlandırılmasının beklendiğini bildirdi. Her iki haber de isimsiz ABD kaynaklarına dayanıyordu.

Bu haberlerle ilgili sorulara yanıt olarak, Deniz Piyade Kolordusu, USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu ve 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin "denizde konuşlandırıldığını" söylerken, ABD Üçüncü Filosu ise "rutin operasyonlar yürüttüğünü" belirtti.

Bir hafta önce ABD medyası, en az üç gemiyle Ortadoğu'ya yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesinin konuşlandırılacağını ayrı bir haber olarak duyurmuştu.