Pasifik kıyısındaki ülkeler, Rusya açıklarında meydana gelen şiddetli depremin ardından tsunamiye karşı hazırlık yapıyor

Japonya'da tsunami dalgalarının vuracağı bölgeleri ve dalgaların yüksekliğini gösteren dev ekran (Reuters)
Japonya'da tsunami dalgalarının vuracağı bölgeleri ve dalgaların yüksekliğini gösteren dev ekran (Reuters)
TT

Pasifik kıyısındaki ülkeler, Rusya açıklarında meydana gelen şiddetli depremin ardından tsunamiye karşı hazırlık yapıyor

Japonya'da tsunami dalgalarının vuracağı bölgeleri ve dalgaların yüksekliğini gösteren dev ekran (Reuters)
Japonya'da tsunami dalgalarının vuracağı bölgeleri ve dalgaların yüksekliğini gösteren dev ekran (Reuters)

ABD’li ve Japon yetkililer, Rusya'nın Kamçatka Yarımadası açıklarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki şiddetli depremin ardından, 3 metre yüksekliğe ulaşan yüksek dalgaların (tsunami) Pasifik Okyanusu'nun batısını, özellikle Japonya, Rusya ve Hawaii takımadalarının kıyılarını vurabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adasına bugün ulaşan ilk tsunami dalgalarının yüksekliği 30 santimetreye ulaştı. Japonya Yayın Kurumu (NHK), bu ilk dalgaların ardından başka tsunami dalgalarının da gelebileceği ve bunların çok daha yüksek olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Japonya Meteoroloji Ajansı, takımadaların kuzey ve doğu kıyıları boyunca Osaka'nın güneyine kadar 3 metre yüksekliğinde dalgalar beklediğini açıkladı.

Japonya Meteoroloji Ajansı tarafından yapılan açıklamada, “Tsunami dalgaları bölgeyi tekrar tekrar vuracak. Uyarı kaldırılana kadar denize çıkmayın veya kıyıya yaklaşmayın” denildi.

Japonya'nın doğusundaki Fukuşima Nükleer Santrali’ni işleten Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO), 2011 yılında nükleer kaza geçiren bu tesisteki tüm çalışanların tsunami tehlikesi nedeniyle tahliye edildiğini duyurdu.

TEPCO Sözcüsü, “Tüm işçileri ve çalışanları tahliye ettik” diyerek, 2011 yılında tarihi bir deprem ve tsunami nedeniyle hasar gören ve şu anda sökülmekte olan nükleer santralde ‘herhangi bir anormallik gözlemlenmediğini’ vurguladı.

Honolulu Acil Durum Yönetim Kurumu dün, olası bir tsunami tehdidi nedeniyle Hawaii'deki bazı kıyı bölgelerinin tahliye edilmesi çağrısında bulundu. Honolulu Acil Durum Yönetim Kurumu X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Harekete geçin! Yıkıcı tsunami dalgaları bekleniyor” ifadelerini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı, Hawaii'deki tüm ticari limanların tahliye edilmesi ve gemi trafiğine kapatılması talimatını verdi.

ABD Tsunami Uyarı Merkezi de önümüzdeki üç saat içinde Rusya ve Japonya kıyılarında ‘tehlikeli tsunami dalgaları’ uyarısı yayınladı ve depremin büyüklüğünün 8,8 olduğunu açıkladı. ABD Tsunami Uyarı Merkezi, Alaska ve ABD'nin Pasifik adası Guam kıyılarının bazı kısımları ile Rusya ve Japonya kıyılarını ‘üç saat içinde’ tehdit edebilecek yüksek tsunami dalgaları riski konusunda uyardı. Merkez, tsunami uyarısının Kaliforniya, Oregon ve Washington'ın yanı sıra Britanya Kolumbiyası ve Alaska Yarımadası’nda da geçerli olduğunu bildirdi.

dfrgthy
Tehlikeli tsunami dalgaları (Arşiv)

Rusya'daki bölge valileri, ‘on yıllardır’ görülen en şiddetli depremin ardından can kaybı olmadığını bildirirken, tsunami uyarısının ardından Sahalin bölgesindeki küçük bir kasaba için tahliye emri verildi. Kamçatka Valisi Vladimir Solodov, Telegram'da yayınlanan bir videoda, “Bugünkü deprem ciddiydi, on yıllardır görülen en şiddetli depremdi” dedi. Solodov, ön bilgilere göre can kaybı olmadığını, ancak bir anaokulunun hasar gördüğünü belirtti. TASS haber ajansı, depremden sonra yaklaşık 2 bin 700 kişinin Kuril Adaları'ndaki güvenli bölgelere tahliye edildiğini bildirdi.

Sahalin Valisi Valery Limarenko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, depremin ardından verilen tsunami uyarısı sonrasında Severo-Kurilsk adlı küçük kasaba için tahliye emri verildiğini ifade etti. Rusya'nın Kamçatka Yarımadası Acil Durumlar Bakanı Sergey Lebedev, depremin ardından bölgenin bazı yerlerinde üç ila dört metre yüksekliğinde bir tsunami kaydedildiğini bildirdi. Lebedev, sosyal medyada yayınlanan bir videoda, “Herkes dalgalardan uzak dursun” uyarısında bulundu.

Daha sonra Kamçatka Yarımadası yetkilileri, büyük depremin bir dizi yaralanmaya neden olduğunu açıkladı ve sakinlere kıyı bölgelerinden uzak durmalarını ve ‘hoparlörlerden yapılan duyuruları dinlemelerini’ istedi.

Rusya Bilimler Akademisi'nin Kamçatka'daki jeofizik şubesi, depremin 1952'den bu yana en şiddetli deprem olduğunu ve kıyı boyunca tehlikeli tsunami dalgalarına sebep olabileceğini söyledi. Kurum tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Bu olayın büyüklüğü göz önüne alındığında, 7,5 büyüklüğüne ulaşabilecek güçlü artçı sarsıntılar beklemeliyiz. 7,5 büyüklüğüne ulaşan büyük ve belirgin artçı sarsıntıların en az bir ay daha devam etmesi bekleniyor” denildi.

Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü, Pasifik Okyanusu'na bakan kıyı bölgelerinde bulunan plajlardan uzak durulmasını tavsiye etti. Bu bölgelerde bir metreden daha düşük tsunami dalgalarının görülmesi bekleniyor.

Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumu da bugün öğleden sonra Endonezya'nın bazı bölgelerinde yarım metreden daha düşük tsunami dalgalarının görülebileceği uyarısında bulundu. Kurum yaptığı açıklamada, tsunami dalgalarının Papua bölgesi, Kuzey Maluku eyaleti ve Güney Sulawesi eyaletindeki bazı kıyı şehir ve kasabalarına ulaşabileceğini belirtti.

Meksika hükümeti bugün Sivil Savunma Kurumu’na, tsunami tehlikesi nedeniyle Pasifik Okyanusu'na bakan kıyı bölgelerinden halkı tahliye etme talimatı verdi. Meksika donanması yaptığı açıklamada, ülkenin batı kıyısı boyunca Baja California (kuzey) eyaletinden Chiapas (güney) eyaletine kadar uzanan ‘liman girişlerinde güçlü akıntılar’ beklediğini belirtti.

Peru da kıyılarının tsunami tehlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu. Peru donanması, X platformundaki hesabında, deprem nedeniyle ‘Peru kıyıları boyunca tsunami uyarısı verildiğini’ bildirdi.

Ekvador yetkilileri de tsunami tehlikesi nedeniyle Galapagos takımadalarındaki plajların ‘ihtiyati olarak tahliye edilmesini’ emretti. Ekvador Ulusal Risk Önleme Kurumu yaptığı açıklamada, ana karadan bin kilometre uzaklıktaki takımadalarda ‘deniz faaliyetlerinin derhal durdurulması ve plajların, rıhtımların ve alçak bölgelerin önlem amaçlı tahliye edilmesi’ talimatı verdiğini duyurdu.

Çinli yetkililer bugün, ülkenin doğu kıyılarındaki birçok bölgede tsunami tehlikesi olduğu konusunda uyarıda bulundu. Çin Tsunami Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Son uyarı ve analiz sonuçlarına göre merkez, depremin Çin'in bazı kıyı bölgelerinde hasara yol açması beklenen bir tsunamiye neden olduğu sonucuna varmıştır” denildi.



İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
TT

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.


İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
TT

İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.

Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.

Arabulucularla sınırlı iletişim

Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.

sxcdfgt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)

Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.

Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.

Tek taraflı kınama

İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.

Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.

Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.

Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.

Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.

Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.

Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.

Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.


Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak "koşulsuz teslimiyetinden" sonra mümkün olacağını söyledi.

Savaş yedinci gününe girerken, bugün Tahran'daki altyapıya yönelik yaygın saldırılar başladı; İran ise Tel Aviv'in kalbini füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, bir sonraki aşamanın İran için "harika ve kabul edilebilir" bir liderlik seçmeyi içereceğini belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte İran'ı yıkımın eşiğinden kurtarmak ve ekonomisini her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için çalışacağını kaydetti.

Trump, "İran'ı Yeniden Büyük Yapalım" sloganını kullanarak, "İran'ın parlak bir geleceği olacak" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Trump ajansa verdiği bir röportajda, Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu ve babasının en muhtemel halefi olarak görülen sertlik yanlısı Mücteba Hamaney'in beklenmedik bir seçim olduğunu söyledi. Telefonla yaptığı görüşmede, "İran'ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz" dedi. "Her beş yılda bir bunu tekrarlamak zorunda değiliz... Halk ve ülke için iyi olan birini istiyoruz" şeklinde konuştu.