Trump, Epstein ile olan ilişkisi hakkında yeni ayrıntılar açıkladı: Benimle çalışan genç kızları çaldı ve ortadan kayboldular

ABD Başkanı Donald Trump ve cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein'ın yapay zekâ ile oluşturulmuş fotoğrafı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein'ın yapay zekâ ile oluşturulmuş fotoğrafı (Reuters)
TT

Trump, Epstein ile olan ilişkisi hakkında yeni ayrıntılar açıkladı: Benimle çalışan genç kızları çaldı ve ortadan kayboldular

ABD Başkanı Donald Trump ve cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein'ın yapay zekâ ile oluşturulmuş fotoğrafı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein'ın yapay zekâ ile oluşturulmuş fotoğrafı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, yıllar önce büyük ilgi gören ilişkilerinin nasıl sona erdiğini anlatan en son gelişmede, Jeffrey Epstein'ın Mar-a-Lago'daki sağlık merkezinde çalışan genç kızları ‘çaldığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre Trump, bu kadınlardan birinin Epstein'ın seks ticareti suçlamasıyla en çok tanınan kurbanlarından biri olan Virginia Giuffre olduğunu kabul etti.

Trump, bir gün önce yaptığı açıklamada, yirmi yıl önce Epstein'ı Florida'daki özel kulübüne girmesini engellediğini, çünkü eski arkadaşının ‘kendisiyle çalışan insanları çaldığını’ söyledi. Trump o dönem, bu çalışanların kimliklerini açıklamamıştı.

Cumhuriyetçi başkan, şeffaflık vaatlerinin ardından yönetiminin Epstein ile ilgili daha fazla kayıt açıklamayı reddetmesi nedeniyle şiddetli eleştirilere maruz kaldı. Bu, Trump'ın sıkı bir şekilde kontrol ettiği siyasi koalisyon içindeki gerginliğin nadir bir örneği.

Trump, Epstein'ın yargılanmayı beklerken intihar etmesinden altı yıl sonra bile bu konunun halen gündemde olmasından rahatsız olduğunu belirterek, bazı müttefiklerinin bu konuyla ilgili komplo teorileri yaymasına rağmen, konuyla ilgili soruları yatıştırmaya çalıştı.

Epstein'ın hapisteki eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, yakın zamanda Florida'daki bir mahkeme salonunda, Adalet Bakanlığı'nın ikinci yetkilisi olan Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche tarafından sorgulandı. Ancak yetkililer Maxwell'in ifadesini kamuoyuna açıklamadı.

Görsel kaldırıldı.
Jeffrey Epstein'ın yardımcısı Ghislaine Maxwell, 50. Jüri Üyesi yargıç Alison Nathan'ın sorularını yanıtlarken savunma masasında oturuyor. (Reuters)

Maxwell’in avukatları salı günü, eğer kendisine gelecekteki kovuşturmalardan muafiyet verilirse ve temsilciler diğer şartları yerine getirmeyi kabul ederse, Kongre'nin daha fazla sorusunu yanıtlamaya istekli olduğunu söyledi.

Air Force One İskoçya'dan dönerken Trump, Epstein'ın ‘kendisi için çalışan insanları çalmasından’ rahatsız olduğunu ifade etti.

Trump, “Dedim ki, dinleyin, çalışanlarımızı almanızı istemiyoruz” dedi. Bu durum tekrarlandığında, Trump Epstein'ın Mar-a-Lago tatil köyüne girmesini yasakladığını bildirdi.

Giuffre'nin Epstein'ın kaçırdığı çalışanlar arasında olup olmadığı sorulduğunda Trump, “Onu çaldı” cevabını verdi.

Beyaz Saray başlangıçta Trump'ın Epstein'ın Mar-a-Lago'ya girmesini ‘tuhaf’ davranışları nedeniyle engellediğini açıklamıştı.

Giuffre, bu yılın başlarında intihar etti. Giuffre, Maxwell'in kendisini 2000 yılında, henüz bir genç kızken Mar-a-Lago'daki bir sağlık merkezinde keşfettiğini ve Epstein'ın masözü olarak işe aldığını, bunun da cinsel tacize maruz kalmasına yol açtığını iddia etti.

Giuffre'nin iddiaları Epstein aleyhindeki cezai kovuşturmaya dahil edilmemiş olsa da, bu iddialar davayla ilgili komplo teorilerinin odak noktasını oluşturuyor. Giuffre, Epstein'ın, nüfuzlu erkeklerle cinsel ilişkiye girmesi için kendisine baskı uyguladığı iddiasında bulundu.

Giuffre'nin iddialarını reddeden Maxwell, Epstein ile birlikte reşit olmayan kızlara cinsel tacizde bulunmak suçlamasıyla Florida eyaletindeki federal hapishanede 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Maxwell ile görüşme talebinde bulunan Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi Sözcüsü, komitenin Maxwell'in talep ettiği dokunulmazlık hakkını değerlendirmeyeceğini açıkladı.

Olası görüşme, Adalet Bakanlığı'nın bu ayın başlarında soruşturmaya ilişkin ek kayıtları yayınlamayacağını açıklamasının ardından Epstein davasına yönelik yoğun ve yenilenen ilginin bir parçası olarak görülüyor. Bu açıklama, internet üzerindeki araştırmacıları, komplo teorisyenlerini ve Trump'ın siyasi tabanından, hükümetin bir örtbas yaptığına dair kanıt bulmayı umut eden unsurları şaşırttı.

O zamandan beri Trump yönetimi, şeffaflığı desteklediğini göstermeye çalıştı ve bakanlık, mahkemeleri seks ticareti soruşturmalarında büyük jüri tutanaklarını açıklamaya çağırdı. Florida'daki bir yargıç geçen hafta bu talebi reddetti, ancak benzer talepler New York'ta halen değerlendiriliyor.

Salı günü gönderilen mektupta Maxwell'in avukatları, ilk tepkilerinin Maxwell'in beşinci maddeye göre kendini suçlamama hakkını kullanması olduğu halde, temsilcilerin dokunulmazlık talebini ve diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla iş birliğine açık olduklarını belirtti.

Ancak denetim komitesinin bu teklifi kesin bir şekilde reddettiği görülüyor.

Komite sözcüsü, “Denetim komitesi yakında Bayan Maxwell'in avukatlarına yanıt verecek, ancak tanıklığı için ona Kongre'den dokunulmazlık verilmesini değerlendirmeyecek” dedi.

Bir diğer gelişmede Maxwell'in avukatları Yüksek Mahkeme'ye, müvekkillerinin adil yargılanmadığını belirterek, mahkûmiyet kararının gözden geçirilmesini talep ettiler. Ayrıca, Maxwell'in ‘açıkça, dürüstçe ve kamuoyu önünde’ ifade verebileceği yollardan birinin, Trump'ın onu affetmesi olduğunu belirttiler. Trump, gazetecilere, böyle bir adımın kendi hakkı olduğunu, ancak kendisinden böyle bir şey istenmediğini söyledi.

Avukatlar, Maxwell'in ‘gerçeği paylaşma ve bu davayı başından beri gölgeleyen birçok yanlış algı ve yanlış beyanı ortadan kaldırma fırsatını memnuniyetle karşıladığını’ ifade etti.



İran’ın savaş stratejilerini belirleyen yeni isim Muhammed Bakır Kalibaf mı?

Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
TT

İran’ın savaş stratejilerini belirleyen yeni isim Muhammed Bakır Kalibaf mı?

Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)
Kalibaf, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misillemelerin artırılmasına yönelik açıklamalarıyla dikkat çekiyor (AFP)

Tahran yönetimindeki üst düzey yetkililerin öldürülmesinin ardından ABD ve İsrail saldırılarına karşı politikaların belirlenmesinde İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ön plana çıkıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ortak operasyonda öldürülen Ali Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney halk önüne çıkmazken, 16 Mart'ta İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin de öldürülmesiyle Kalibaf, karar alma çevrelerinde giderek daha fazla nüfuz kazanıyor.  

64 yaşındaki asker kökenli siyasetçi, Hamaney ve Laricani gibi önemli isimlerin öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada "İran uyuyordu, siz onu uyandırdınız. Bir fırtına kopacak" sözleriyle dikkat çekmişti.

İsrail ordusunun, İran'ın güneyindeki Pars doğalgaz sahasına bağlı rafinelere 18 Mart'ta saldırı düzenlemesi savaşta gerginliği daha da tırmandırmıştı.

Tahran yönetiminden saldırılara tepki gösteren isim yine Kalibaf olmuş, "Düşman enerji alanlarına saldırmaya başladı ve bu altyapı savaşı manasına geliyor" demişti.

AFP'nin irtibata geçtiği İsviçre'deki Cenevre Yüksek Lisans Enstitüsü'nden araştırmacı Farzan Sabet, Laricani'nin öldürülmesinin ardından savaş stratejilerinin Kalibaf tarafından yönetildiğini söylüyor:

Kalibaf, Meclis Başkanı ve eski bir Devrim Muhafızları komutanı. Ayrıca İran'daki farklı gruplar ve kurumlarla güçlü bağları var, bu da onu görev için uygun kılıyor.

"İran'ın şu anda en güçlü adamı muhtemelen Kalibaf" yorumunu yapan Yale Üniversitesi'nden Arash Azizi, siyasetçinin Mücteba Hamaney'in müttefiki olduğunu söyleyerek şöyle devam ediyor:

Kendisi rejimin askeri, güvenlik ve siyasi işlevleri arasında köprü kuran nadir bir figür.

Reuters'ın analizinde de Kalibaf'ın Hamaney'in himayesindeki bir isim olduğu ve onun yerine geçen Mücteba'nın yakın danışmanı olarak görüldüğü belirtiliyor.

1980-1988'deki İran-Irak savaşında cephede çatışan Kalibaf, askeri hiyerarşide hızla yükselerek Devrim Muhafızları'nın hava kuvvetleri birimini yönetti.

İran'daki reformist kanada karşıt tavrıyla tanınan Kalibaf, 1999'daki öğrenci ayaklanmaları sırasında Tahran emniyet teşkilatının başına geçerek eylemcilere sert önlemler uyguladı.

2005, 2013 ve 2024'teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olsa da yarışı kazanamadı. 2005'te dönemin Tahran Belediye Başkanı Mahmud Ahmedinejad karşısında yenildi.   

Kalibaf, Ahmedinejad'ın yerine 2005'te Tahran Belediye Başkanı seçilerek 12 yıl bu görevi yaptıktan sonra 2020'de Meclis Başkanlığı görevini üstlendi.

Independent Türkçe, AFP, Reuters


Analiz: Trump, şimdiye kadarki ‘en endişe verici destek oranlarıyla’ karşı karşıya

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Analiz: Trump, şimdiye kadarki ‘en endişe verici destek oranlarıyla’ karşı karşıya

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, ekonomik sorunların seçmen gündemini giderek daha fazla meşgul ettiği bir dönemde, özellikle uzun yıllardır siyasi desteğinin temelini oluşturan konularda benzeri görülmemiş bir popülarite düşüşüyle karşı karşıya. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti içindeki çevrelerde artan endişelere yol açarken, olası etkilerine dair uyarılar yükseliyor.

Önde gelen anket analistlerinden Harry Enten, Trump’ın ve Cumhuriyetçi Parti’nin karşı karşıya olduğu durumu ‘tehlikeli bir gösterge’ olarak nitelendirdi. Yahoo/YouGov anketlerine göre, Trump’ın ekonomi ve yaşam maliyetleri konusundaki popülaritesi, şimdiye kadarki en düşük seviyelerine geriledi; düşüşün şiddeti ise dikkat çekici boyutta.

Enten, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Trump ve Cumhuriyetçi Parti için gördüğüm en tehlikeli gösterge bu…” ifadesini kullandı. Enten, uyarılarını sürdürerek, “Temsilciler Meclisi’ne veda, belki de Senato’ya da… Çünkü bu rakamlarla kazanamayacaksınız” değerlendirmesinde bulundu.

Bu gerileme neden önemli?

Donald Trump’ın popülaritesindeki düşüş yalnızca rakamların azalmasıyla sınırlı değil; bu düşüşün niteliği, nedenleri ve süresi de önem taşıyor. Son anketler, Trump’ın ekonomi ve yaşam maliyetleri konusundaki onay oranlarının tarihinin en düşük seviyelerine gerilediğini ortaya koyuyor; bu iki alan, uzun süredir destek tabanını güçlendirmede kritik rol oynuyordu.

Yahoo/YouGov tarafından yapılan güncel bir ankete göre, Trump’ın ekonomi konusundaki net onay oranı -29’a düştü; bu, başkanlık döneminde Kovid-19 salgınının zirvesiyle karşılaştırıldığında bile en düşük seviyeyi temsil ediyor.

Veriler ayrıca, katılımcıların yalnızca yüzde 26’sının yaşam maliyetleri konusundaki performansından memnun olduğunu, yüzde 67’sinin ise memnuniyetsizliğini ifade ettiğini gösteriyor; bu oran, bu alanda kaydedilen en düşük seviye olarak dikkat çekiyor.

Genel değerlendirmede ise Trump’ın onay oranı yüzde 38, memnuniyetsizlik oranı ise yüzde 59 olarak ölçüldü. Bu veriler, ekonomik kaygıların halkın görüşünü şekillendirmeye devam ettiğini ve enflasyon ile yükselen yakıt fiyatlarının seçmenler için öncelikli endişeler arasında yer aldığını ortaya koyuyor.

Uzun vadede endişe verici göstergeler

Anket uzmanları, Donald Trump’ın düşüşünün sadece geçici olmadığını, olumsuz rakamların sürekliliğinin özellikle endişe verici olduğunu belirtiyor. Belirli olaylara bağlı geçici düşüşlerin aksine, Trump’ın performansı göç, dış politika ve enflasyon gibi birçok alanda sürekli bir gerileme eğilimi sergiliyor.

Enten’in derlediği veriler, Trump’ın aylardır net olumsuz değerlendirmeler aldığını ve bunun geçici dalgalanmalardan ziyade destek seviyesinde yapısal bir zayıflığı işaret ettiğini ortaya koyuyor.

Trump ise bu düşüşü küçümseyerek, anketlere fazla önem vermediğini ve bunun yerine kendi değerlendirdiği ‘doğru kararlara’ odaklandığını ifade etti.

Siyasi açıdan, düşük ve sürekli onay oranları, Cumhuriyetçi Parti’nin 2026 ara seçimlerindeki stratejisini zorlaştırabilir. Bu durum, partinin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’daki etkinliğini sürdürme şansını olumsuz etkileyebilir.


İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
TT

İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)

İsviçre bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik devam eden saldırılar nedeniyle tarafsızlığını gerekçe göstererek, şirketlere ABD'ye silah ihracatı için lisans vermeyeceğini duyurdu.

Hükümet, "İran ile uluslararası silahlı çatışma içinde olan ülkelere askeri teçhizat ihracatına, çatışma süresince izin verilemez" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "ABD'ye askeri teçhizat ihracatı şu anda yasak" diye belirtildi.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra, İsrail bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu durum, ABD-İsrail çatışmasının tırmanmasıyla birlikte yaşandı.