Netanyahu, İranlıları hükümetlerinin hesap vermesini sağlamak için "sokaklara çıkmaya" çağırdı

TT

Netanyahu, İranlıları hükümetlerinin hesap vermesini sağlamak için "sokaklara çıkmaya" çağırdı

Netanyahu, İranlıları hükümetlerinin hesap vermesini sağlamak için "sokaklara çıkmaya" çağırdı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İranlıları sokaklara çıkıp, ülkelerinde ciddi elektrik ve su kesintileri yaşandığı için hükümetlerinden hesap sormaya çağırdı.

AFP'nin habere göre Netanyahu'nun açıklamaları, haziran ayında 12 gün süren ve İsrail'in özellikle nükleer ve askeri tesisleri hedef alan saldırılarıyla başlayan İsrail-İran savaşından sadece iki ay sonra geldi. Tahran ise İsrail saldırılarına füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karşılık verdi.

İsrail saldırısı, İran'da çok sayıda üst düzey askeri komutan, nükleer bilim adamı ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı. İsrail ise 28 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Netanyahu, internette yayınladığı video mesajında, İran'da devam eden su krizine ve ülkenin rezervuarlarındaki su seviyelerinin düşmesine değindi.

İranlı yetkililer, geçen hafta elektrik santralleri üzerindeki baskıyı artıran sıcak hava dalgasının ortasında, elektrik tüketimini azaltmak amacıyla birçok devlet dairesinin kapatılmasını emretti.

Netanyahu, "Bu acımasız yaz sıcağında çocuklarınız için temiz ve serin su bile bulamıyorsunuz," diyerek. "İyi haber şu: Ülkeniz özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz, İsrail'in en iyi su uzmanları her İran şehrine seyahat edecek ve en son teknoloji ve bilgi birikimini yanlarında getirecek" ifadelerini kullandı.

Neteyahu, İranlıları "özgürlük için risk almaya", "sokaklara çıkmaya" ve "aileleri ve tüm İranlılar için daha iyi bir gelecek inşa etmeye" teşvik edecek kadar ileri gitti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Netanyahu, daha önce de İsrail ile anlaşmazlık yaşayan ülkelere seslenmek ve vatandaşlarını harekete geçmeye çağırmak için video mesajları kullanmıştı.

Konuşması, yaklaşan kıtlık uyarıları arasında Gazze'deki 22 aylık savaşı sona erdirmesi ve Filistin topraklarında hâlâ tutulan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yurt içinde ve yurt dışında artan baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi.



Britanya, Rus "gölge filosu" tankerlerine askeri müdahaleye izin verdi

Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
TT

Britanya, Rus "gölge filosu" tankerlerine askeri müdahaleye izin verdi

Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)
Rusya'nın "gölge filosu", Batı yaptırımlarına rağmen petrol ihraç etmesini sağlıyor (EPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer yaptığı açıklamada, hükümetinin Batı yaptırımlarına rağmen Moskova'nın petrol ihracatını mümkün kılan tanker ağının parçası olduğunu söylediği Rus gemilerine el koyma ve onları ele geçirme konusunda orduya izin verdiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu karar, diğer Avrupa ülkelerinin Moskova'nın Ukrayna'ya karşı dört yıldır süren savaşını finanse etmek için kullandığı Rusya'nın "gölge filosu" olarak adlandırılan yapısını bozma çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.

Starmer, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın yol açtığı petrol fiyatlarındaki keskin artışın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i "memnun edeceği" düşüncesiyle, bu tankerlere karşı daha sert önlemler alınmasına onay verdiğini belirtti.

Starmer açıklamasında, "İşte bu yüzden Gölge Filosu'nu daha agresif bir şekilde takip ediyoruz; sadece Britanya'nın güvenliğini sağlamak için değil, aynı zamanda Putin'in savaş makinesinin Ukrayna'daki acımasız kampanyasını finanse eden kirli kârlarından da mahrum bırakmak için" ifadelerini kullandı.

İngiliz hükümeti, silahlı olan, teslim olmayı reddeden veya ele geçirilmekten kaçınmak için gelişmiş gözetleme teknikleri kullanan Rus gemilerine askeri ve kolluk kuvvetlerinin müdahale etmeye hazırlandığını belirtti.

Ayrıca, gemilere müdahale edildikten sonra, yaptırım mevzuatını ihlal ettikleri gerekçesiyle sahipleri, işletmecileri ve mürettebatı hakkında cezai işlem başlatılabileceğini de ifade etti.

Rusya, "gölge filosu"na güvenerek, 2022'de Ukrayna'ya yönelik topyekün işgalinden sonra Batı'nın getirdiği kısıtlamalara uymadan petrol ihracatına devam edebildi.

Avrupa'nın Rusya üzerindeki baskıyı sürdürme çabaları, bu ay ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran savaşı nedeniyle sekteye uğrayan küresel enerji piyasalarını sakinleştirmek amacıyla, yaptırım uygulanan ve şu anda denizde mahsur kalan Rus ürünlerinin satın alması için ülkelere 30 günlük bir muafiyet tanımasıyla sekteye uğradı.

İngiltere, Rusya'nın "gölge filosu"na ait 544 gemiye yaptırım uyguladı. Bu gemiler bazen İngiltere ve Fransa'yı ayıran Manş Denizi'nden geçiyor.

İngiltere'nin tahminlerine göre, Rus ham petrolünün yaklaşık dörtte üçü bu gemilerle taşınıyor.


Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ın barış görüşmelerine katıldığını ısrarla belirterek, Tahran'ın bunu reddetmesinin İranlı müzakerecilerin "kendi halkları tarafından öldürülme" korkusundan kaynaklandığını söyledi.

Trump, bir akşam yemeğinde Cumhuriyetçi Kongre üyelerine, “Bu arada müzakere ediyorlar ve bir anlaşmaya varmak için can atıyorlar. Ama bunu söylemekten korkuyorlar çünkü söylerlerse kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "Onlar da bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar" diye ekledi.

Trump'ın açıklamaları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile müzakere etme "niyetinin olmadığını" söylemesinin ardından geldi.

Trump, Tahran'ın hayati öneme sahip petrol sevkiyat yolu olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kontrol etmesine rağmen, İran'ın "yok edileceği" iddiasını yineledi.

Trump, iç politikadaki rakiplerine yönelik sert bir saldırıda bulunarak, Demokratların "bu askeri operasyonda elde ettiğimiz muazzam başarıdan dikkatleri dağıtmaya çalıştıklarını" söyledi.

Trump, Demokratların kendisinden savaş için Kongre onayı alması yönündeki çağrılarına alaycı bir gönderme yaparak şunları belirtti: "Onlar 'savaş' kelimesini sevmiyorlar çünkü onay gerektiriyor, bu yüzden ben de 'askeri operasyon' kelimesini kullanacağım."


Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
TT

Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)

ABD ve İsrail'in bir tarafta, İran'ın ise diğer tarafta yer aldığı savaşa son verilmesi, Washington'ın bölgesel arabulucular aracılığıyla diplomatik bir yol izlemesine rağmen, iki taraf arasında karşılıklı şartlar nedeniyle dün durmuş gibi görünüyordu.

Tahran, savaşa son vermenin tamamen İran'ın kendi kararı olacağını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği zaman çizelgesine değil, kendi belirlediği şartlara bağlı olacağını ifade etti.

Üst düzey bir İranlı yetkili Reuters'e verdiği demeçte, Pakistan'ın İran'a ABD'den bir teklif ilettiğini ve potansiyel gerilimi azaltma görüşmelerine Pakistan veya Türkiye'nin ev sahipliği yapabileceğini doğruladı. Birçok kaynak, Trump'ın savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı içeren 15 maddelik bir plan sunduğunu bildirdi. Ancak Tahran, müzakerelerin varlığını kamuoyu önünde reddetti ve şartları yerine getirilmeden herhangi bir ateşkesin mümkün olmayacağında ısrar etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu şartlar arasında saldırıların durdurulması, tekrar yaşanmayacağına dair garantiler, tazminatlar, tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yer alıyor.

Diğer yandan Batılı kaynaklar, Washington'un zenginleştirmenin durdurulması, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun ortadan kaldırılması, füze programının kısıtlanması ve Tahran'ın bölgedeki müttefiklerine verilen desteğin sona erdirilmesi taleplerinde ısrarcı olduğunu belirtti.

Pentagon, bölgedeki ABD güçlerini takviye etmek için 82. Hava İndirme Tümeni'nden binlerce asker göndereceğini duyurdu; bu hamle Trump'ın seçeneklerini genişletiyor.

İsrail, İran içindeki seyir füzesi üretim tesislerini ve deniz üslerini bombaladığını açıklarken, Devrim Muhafızları da İsrail içindeki hedefleri içeren yeni bir füze saldırı dalgası gerçekleştirdiğini duyurdu.

Tahran, topraklarını veya adalarını hedef alan herhangi bir kara harekatına karşılık olarak çatışmaları Bab el-Mandeb'e genişletmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İranlı bir askeri kaynağa atıfta bulunarak, adalara veya İran topraklarının herhangi bir bölümüne yönelik herhangi bir kara harekatının veya Arap Körfezi ve Umman Denizi'nde İran'a maliyet getirecek herhangi bir deniz çatışmasının "sürpriz" cephelerin açılmasıyla karşılanabileceğini ifade etti.