Ukrayna konulu Beyaz Saray toplantısı... Çözümsüz barış yolunda 5 sonuç

Güvenlik garantileri, silah anlaşması ve Trump'ın mekik diplomasisi

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık liderlerini, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı'nı ve NATO Genel Sekreteri'ni Beyaz Saray'da ağırladı. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık liderlerini, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı'nı ve NATO Genel Sekreteri'ni Beyaz Saray'da ağırladı. (Reuters)
TT

Ukrayna konulu Beyaz Saray toplantısı... Çözümsüz barış yolunda 5 sonuç

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık liderlerini, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı'nı ve NATO Genel Sekreteri'ni Beyaz Saray'da ağırladı. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık liderlerini, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı'nı ve NATO Genel Sekreteri'ni Beyaz Saray'da ağırladı. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün Beyaz Saray'da Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve bir dizi Avrupalı liderle bir araya geldi. Bu görüşme, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşını sona erdirmek için dostane ancak kesin olmayan bir girişim olarak nitelendirildi.

Toplantının büyük bir kısmı, Zelenskiy'nin savaşı sona erdirecek bir anlaşmayı kabul etmesi halinde Avrupa ülkeleri ve ABD'nin Ukrayna'ya sağlayabileceği güvenlik garantilerinin niteliğine odaklandı.

Diğer yandan Trump, Zelenskiy ile Putin arasında doğrudan bir görüşme yapılmasının önünü açmak amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Zelenskiy ile Putin arasındaki görüşmenin zamanı ve hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise halen belirsizliğini koruyor.

xdfgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Beyaz Saray'da bir araya geldi. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre toplantıdan çıkan 5 temel sonuç şunlar:

1- Liderler arasında görüş birliği

Trump'ın Putin'i Alaska'da görkemli bir şekilde ağırlamasından ve önceki bazı tutumlarından geri adım atmasından sadece üç gün sonra, ABD Başkanı geleneksel müttefikleriyle görüşmelerde bulunarak uzlaşma noktalarını ele aldı.

Buna rağmen bazı farklılıklar ortaya çıktı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Rusya ile yapılacak herhangi bir müzakerenin ön koşulu olarak ateşkes çağrısında bulundu, ancak Trump bu öneriyi nazikçe reddetti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Putin'in niyetlerinden şüphe duyduğunu belirterek şöyle dedi: “Başkan Putin'in barış istediğine ikna olmadım.”

xfghy
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Avrupalı liderlerle bir toplantıya katıldı. (AFP)

Bununla birlikte, toplantıda Zelenskiy'nin önceki Beyaz Saray ziyaretini sonlandıran türden bir gerginlik yaşanmadı. Katılımcılar, Zelenskiy ile Putin arasında doğrudan bir görüşme düzenlenmesi konusunda anlaştılar. Ukrayna'nın güvenlik garantilerinin ayrıntıları ve Kiev'in anlaşma kapsamında herhangi bir toprak tavizi verip vermeyeceği gibi diğer konular üzerinde çalışmalar devam ediyor.

2- Ukrayna'ya ilişkin garantiler konusunda belirsiz ifadeler

Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Zelenskiy ile güvenlik garantileri konusunda ‘verimli’ görüşmeler yaptığını ve bu garantilerin ‘ABD ile koordineli olarak birçok Avrupa ülkesi tarafından Ukrayna'ya sunulacağını’ açıkladı.

ABD'nin barış gücü görevi kapsamında Ukrayna'ya Amerikan askerleri göndereceği sorulduğunda doğrudan cevap vermeyen Trump, “Onlara yardım edeceğiz ve bu sürece dahil olacağız” dedi.

Buna karşılık Avrupalı liderler, NATO tüzüğünün 5. maddesine paralel garantiler talep ettiler. Bu madde, ittifak üyesi herhangi bir ülkeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Zelenskiy ise ne tür garantiler istediği sorulduğunda “Her şeyi” yanıtını verdi.

3- Trump ve Putin ile mekik diplomasisi

Eski Başkan Joe Biden bir keresinde Putin'i ‘katil diktatör’ olarak nitelendirirken, Trump Rusya Devlet Başkanı'na daha olumlu bakıyordu. Trump dün Putin’i, başlattığı savaşı sona erdirmek için samimi bir şekilde çaba gösteren bir lider olarak göstermeye devam etti.

Toplantının bir bölümünde Trump, Avrupa liderleriyle bir araya geldiği Beyaz Saray'ın Doğu Salonu’ndan ayrıldı ve Putin ile telefonda görüştü. Ardından Zelenskiy ve Avrupa liderlerini Oval Ofis'e geri çağırarak görüşmenin ayrıntılarını anlattı. Bu bilgi Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından basın mensuplarına aktarıldı.

4- Rusya ve Ukrayna, Putin ile Zelenskiy arasında bir toplantı düzenleyecek

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Putin'i arayarak Zelenskiy ile bir görüşme ayarlamaya çalıştığını ve daha sonra ikisiyle birlikte üçlü bir toplantıya katılmak istediğini açıkladı. Ancak tarafların bu konuda hemfikir olup olmadığı belli değil.

Putin'in Dış Politika Danışmanı Yuri Ushakov ise Rusya ve ABD başkanları arasındaki görüşmenin ‘yapıcı’ olduğunu belirtti. Rusya'nın açıklamasında, iki tarafın Moskova ve Kiev arasında doğrudan görüşmeler yapmak üzere üst düzey müzakereciler atanması konusunda anlaştığı belirtildi, ancak Putin'in bizzat katılacağı teyit edilmedi.

Putin, Zelenskiy ile görüşmeyi açıkça reddetmemiş olsa da, Ukrayna Devlet Başkanı’nı ‘meşru veya kendisine eşit’ olarak görmediğini defalarca belirtti.

5- Zelenskiy, Ukrayna'nın 90 milyar dolarlık Amerikan silahı satın alma niyetini açıkladı

Trump, Ukrayna'ya ek yardım sağlamayı reddetmesine rağmen, Kiev'e Rus saldırılarına karşı koyması için silah satmaya hazır olduğunu vurguladı. Zelenskiy, Ukrayna'yı füze saldırılarından korumak için daha fazla Patriot hava savunma sistemi satın almak istediğini kaydetti.

cfvgthy
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)

Zelenskiy gazetecilere, ülkesinin güvenlik garantileri kapsamında Avrupa üzerinden 90 milyar dolarlık Amerikan silahı satın almayı planladığını, bunun karşılığında ABD'nin Ukrayna'dan insansız hava araçları (İHA) satın alacağını söyledi. Anlaşmanın henüz resmi metninin hazırlanmadığını belirten Zelenskiy, böyle bir anlaşmanın barış anlaşması sağlanması durumunda Ukrayna'nın savunma kapasitesini güçlendirme yönünde büyük bir adım olduğunu ifade etti.



ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
TT

ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)

ABD ordusu, Irak’ta düşen KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağında görevli altı kişiden dördünün hayatını kaybettiğini açıkladı.

ABD ordusu dün, Irak’ın batısında bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağının düştüğünü, kazaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde indiğini duyurmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün yaptığı açıklamada, İran ile süren çatışmalar sırasında ‘dost hava sahasında’ bir askeri uçağın kaybolması üzerine kurtarma operasyonu yürütüldüğünü belirtmişti. Ordu, kazaya karışan iki uçağın bulunduğunu, bunlardan birinin Irak’ın batısına düştüğünü, diğerinin ise güvenli bir şekilde indiğini açıkladı. Kazanın düşman veya dost ateşi sonucu meydana gelmediği ifade edildi.

Bu ölümler, 28 Şubat’tan bu yana İran’a karşı yürütülen ABD operasyonlarında hayatını kaybeden yedi Amerikan askerine eklendi.

ABD, Ortadoğu’da İran’a yönelik operasyonlara destek amacıyla çok sayıda uçak konuşlandırmıştı. Olay, yalnızca askeri operasyonların değil, aynı zamanda havada yakıt ikmali operasyonlarının da risklerini gözler önüne serdi.

1950’ler ve 1960’ların başında Boeing tarafından üretilen KC-135 uçakları, ABD ordusunun yakıt ikmal filosunun belkemiğini oluşturuyor ve uçakların görevlerini iniş yapmadan sürdürebilmesini sağlıyor.

Irak’taki İran yanlısı silahlı grupları kapsayan İslami Direniş adlı örgüt bu sabah yaptığı açıklamada, ikinci bir KC-135 uçağını hedef aldıklarını ve uçağın hasar aldığını, ancak zorunlu iniş yaparak kaçmayı başardığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan salı günü aktardığı bilgiye göre, ABD-İsrail saldırıları sırasında İran’a karşı yürütülen operasyonlarda 150 Amerikan askerinin yaralandığı bildirildi. Uçağın düşmesi haberi, ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford’da çıkan ve savaşla ilgili olmayan yangın sonucu iki denizcinin yaralanmasıyla aynı döneme denk geldi.

Kuveyt’in Şuaybe limanındaki bir Amerikan tesisine insansız hava aracı (İHA) çarpması sonucu yedi Amerikan askeri hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey yetkililer, İran ile çatışmaların Amerikan ordusunda daha fazla kayba yol açabileceği uyarısında bulundu.


Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
TT

Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)

Cibuti, Etiyopya ve Somali liderlerini bir araya getiren ve yaklaşık 40 gün içinde ikinci kez düzenlenen üçlü zirvede, bölgede gerilime neden olan başlıca dosyalar ele alındı. Zirve aynı zamanda, Etiyopya’nın Rönesans Barajı nedeniyle Mısır’ın su güvenliğine yönelik tehditler ve Addis Ababa yönetiminin Kızıldeniz’e çıkış arayışı bağlamında Kahire’nin tutumuna ilişkin soruları da gündeme getirdi.

Etiyopya Haber Ajansı (ENA) dün, Cibuti’de düzenlenen görüşmeden fotoğraflar yayımlayarak Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in bölgesel iş birliği konularını ele aldığı temaslar gerçekleştirdiğini bildirdi. Ajans görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı.

Somali Ulusal Haber Ajansı (SONNA) ise Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un çarşamba günü düzenlenen üçlü zirveye katıldığını aktardı. Ajansa göre görüşmeler özellikle güvenlik ve terörle mücadele alanlarında ortak koordinasyonun güçlendirilmesine odaklandı.

Toplantıda ayrıca Somali’nin demokratik dönüşüm sürecine verilen desteğin artırılması, ortak yatırımların geliştirilmesi, bölge ülkeleri arasında hareketliliğin kolaylaştırılması ve bölgesel entegrasyonu güçlendirecek ekonomik altyapı projelerinin teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Bu, iki aydan kısa sürede düzenlenen ikinci zirve oldu. Üç lider daha önce 31 Ocak’ta Etiyopya’nın doğusunda bir araya gelmişti. O toplantıda SONNA, Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik ve siyasi durumun değerlendirildiğini, mevcut zorluklara çözüm bulunması ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının ele alındığını bildirmişti.

Mısır’ın beklentisi

Konuya hâkim Mısırlı bir kaynak, Kahire’nin bölgedeki Etiyopya faaliyetlerini yakından izlediğini belirterek, Addis Ababa yönetiminin bölgedeki dalgalı durumdan ve dünyanın İran savaşıyla meşgul olmasından yararlanarak nüfuzunu yeniden düzenlemeye çalışmasından endişe duyulduğunu söyledi.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bizim için önemli olan Cibuti ve Somali’nin tepkilerinin, Addis Ababa’nın bölgesel hâkimiyet kurma girişimini reddetme yönünde varılan mutabakatla uyumlu olmasıdır” dedi. Aynı kaynak, bunun Mısır’ın bu ülkeler arasındaki ilişkilere müdahalesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Hâkimiyet kurma ve nüfuz genişletme fikri Mısır tarafından kabul edilemez. Zirvenin sonuçlarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Mısırlı uzmanlar ise söz konusu zirvenin bir ittifakla sonuçlanmasını beklemiyor. Uzmanlara göre toplantı, son iki yılda Etiyopya ile Somali arasında yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde, tarafların çıkarlarını öne çıkaran üçlü bir iş birliğini güçlendirme amacı taşıyor.

Afrika Boynuzu son dönemde bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle dikkat çeken zirvelere sahne oldu. Bunların en öne çıkanlarından biri, Ekim 2024’te Somali, Mısır ve Eritre liderleri arasında düzenlenen zirveydi. Mogadişu ile Addis Ababa arasında tartışmalı bir limanın kontrolü konusunda yaşanan gerilim ortamında gerçekleştirilen toplantıda üç ülke, ‘bölgedeki zorluk ve tehditlerle mücadelede ittifak’ vurgusu yapmıştı.

fergthyju
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed (ENA)

Mısır’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime’ye göre “söz konusu zirve yeni bir ittifak olarak nitelendirilemez. Gerçek şu ki, bölge ülkeleri arasında üçlü bir iş birliği söz konusu. Toplantının odak noktası, başta terörle mücadele olmak üzere hayati öneme sahip konuların koordinasyonu ile yatırım alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve iç durumların ele alınmasıdır.”

Halime, “Zirvede ele alınan konular, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına, ortak kalkınma sürecinin ilerlemesine hizmet ediyor ve şu aşamada bir ittifak anlamına gelmiyor. Bu yaklaşım, Mısır’ın Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinde barışın yaygınlaştırılmasını ve komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan politikalarıyla çelişmiyor” dedi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan da Halime ile aynı görüşü paylaşarak, zirvenin özellikle Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlıklar yerine ortak çıkarların güçlendirilmesine yönelik olarak düzenlendiğini vurguladı.

Etiyopya hamleleri

İlk zirveden yaklaşık 10 gün önce Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, iki yıl kadar önce kendisine deniz erişimi sağlama teklifinde bulunulan Cibuti’yi ziyaret etti. Başbakan, ziyaretinde ticaret ve lojistik konularına odaklandı; bu durum, Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim talebini sürdürmesi nedeniyle Mısır ve kıyıdaş ülkelerin direnişiyle bir yıldan fazla süredir devam eden tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Etiyopya, 1993’te Eritre’nin yaklaşık otuz yıl süren savaşın ardından bağımsızlığını kazanmasıyla kara ile çevrili bir ülke haline geldi. Bu durum, Etiyopya’yı komşu ülkelerin limanlarına bağımlı kıldı. Ülke, uluslararası ticaretinin yüzde 95’inden fazlasının geçtiği Cibuti Limanı’na özellikle güveniyor ve lojistik hizmetler için yıllık yüksek ücretler ödüyor; bu hizmetler Cibuti için önemli gelir kaynağı oluşturuyor.

sdfgthy
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud çarşamba günü Cibuti’ye geldi. (SONNA)

Halime, son gelişmelerin Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişimi konusuyla bağlantılı düzenlemelerin bir parçası olmadığını belirterek, deniz erişimi meselesinin genellikle iki ülke arasında yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alındığını, tek bir ülke içindeki bölgesel bir mesele olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Somali’ye ilişkin olarak Halime, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve siyasi dönüşümünü sağlamak amacıyla bir strateji izlediğini ve tüm taraflarla dengeli ilişkiler kurmaya çalıştığını vurguladı. Ayrıca, Kızıldeniz kıyısındaki ülkelerle olan ilişkilerin sağlam ve doğru bir çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.

Bu görüşe, Somali’nin Etiyopya ile böyle toplantılara katılmasının Mısır ile ilişkilerini kaybetmesi anlamına gelmeyeceğini belirten Hasan da katıldı. Hasan’a göre, “Mogadişu, Addis Ababa ile bir ittifak kurarak Mısır ile iş birliğini telafi edemez.”


İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Tahran’da Besic güçlerine ait kontrol noktalarını hedef aldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların, İran’daki rejimi zayıflatma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.

Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kontrolü altında bulunan yarı askerî bir güç olarak biliniyor. Gerektiğinde devreye sokulan bu yapı, genellikle ülke içindeki protestoların bastırılmasında kullanılıyor.

İsrail ordusu yazılı açıklamasında, son dönemde Tahran’da Besic güçlerine ait yeni kontrol noktalarının tespit edildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Bu noktaların tespit edilmesinin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, ordunun istihbarat bilgilerine dayanarak son 24 saat içinde Besic kontrol noktalarını ve unsurlarını hedef aldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, söz konusu güçlerin, özellikle son aylarda rejimin iç protestoları bastırma çabalarında başlıca rol oynadığı; göstericilere karşı aşırı şiddet, toplu gözaltılar ve güç kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ve ABD 28 Şubat’ta İran’a yönelik bir bombardıman dalgası başlattı; saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. ABD ve İsrail, İran halkına ayaklanma ve yöneticilerini devirmeleri çağrısında bulundu.

İran’da aylar önce yetkililere karşı eşi görülmemiş protestolar düzenlenmiş, gösteriler geçtiğimiz ocak ayında zirveye ulaşmıştı. Yetkililer protestoculara karşı güvenlik operasyonu başlatmış ve gösterileri ‘isyan eylemleri’ olarak nitelendirmişti. İnsan hakları örgütleri ise söz konusu operasyonlarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, on binlerce kişinin de gözaltına alındığını bildirdi. Buna karşın, ülkenin maruz kaldığı saldırılar sırasında örgütlü bir muhalefetin ortaya çıktığına dair herhangi bir işaret görülmediği ve İran yönetiminin iktidarı bırakmaya hazır olduğuna dair bir belirti bulunmadığı ifade edildi.

Tahran’da yaşayan bazı kişiler AFP’ye yaptıkları açıklamada, DMO’nun ABD-İsrail saldırıları karşısında kontrolü sağlamak amacıyla başkentin farklı noktalarında kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Tahran’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen 30’lu yaşlardaki bir kadın, “En küçük polis merkezleri bile kapalı, bu yüzden görevlilerin gidebileceği bir yer yok… Var olduklarını ve durumun kontrol altında olduğunu gösterebilecekleri tek yol kontrol noktaları kurmak” ifadelerini kullandı.