Avustralya'dan Netanyahu'ya yanıt: Güç, havaya uçurabileceğiniz insan sayısıyla ölçülmez
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
Avustralya, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya sert bir saldırı başlattı. Netanyahu, Başbakan Anthony Albanese'yi "İsrail'e ihanet eden zayıf bir politikacı" olmakla suçladı. Avustralya hükümeti, en önde gelen bakanlarından birinin ifadesiyle, "güç, havaya uçurabileceğiniz insan sayısıyla ölçülmez" dedi.
Netanyahu'nun açıklamasına yanıt olarak Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, kamu yayın kuruluşu ABC'ye yaptığı açıklamada, "güç, havaya uçurabileceğiniz insan sayısıyla veya aç bırakabileceğiniz çocuk sayısıyla ölçülmez" ifadelerini kullandı.
Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke (sağda), Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'yi Avustralya Temsilciler Meclisi'nde dinlerken (AFP)
Avustralya ve İsrail arasındaki ilişkiler, Canberra'nın geçen hafta eylül ayında BM Genel Kurulu'nda Filistin Devleti'ni tanıyacağını açıklamasından sonra önemli ölçüde kötüleşti.
Avustralya pazartesi günü, Netanyahu'nun koalisyon hükümeti ortağı, Dini Siyonizm partisinden aşırı sağcı Milletvekili Simcha Rothman'ın vizesini iptal etti. Bu karar, Rothman'ın Avustralya'yı ziyaret etmesi halinde açıklamalarının Avustralya toplumunda bölünmelere yol açacabileceği gerekçesi ile alındı.
İsrail, ertesi gün Filistin Yönetimi'nde görevli Avustralyalı diplomatların vizelerini iptal ederek karşılık verdi ve Canberra bu kararı sert bir şekilde kınadı.
Bundan sadece birkaç saat sonra Netanyahu, Avustralya Başbakanı'nı “İsrail'e ihanet eden ve Avustralya'daki Yahudileri terk eden zayıf bir politikacı” olmakla suçladı.
1950'lerde, Avustralya'nın güneydoğusunda bulunan Melbourne şehri, Holokost'tan kaçan Yahudilere kollarını açtı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu sayede toplam nüfusu açısından, İsrail'den sonra Holokost'tan kurtulanların en fazla yaşadığı yer haline geldi.
Son aylarda Melbourne ve Sidney'deki Yahudi mahallelerinde Yahudi sinagoglarını hedef alan birçok vandalizm olayı yaşandı. Bu olaylar, hükümeti antisemitizmle mücadele için özel bir birim kurmaya itti.
Kiev: ABD elçileri Wittkoff ve Kushner Ukrayna'yı ziyaret edebilirhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258911-kiev-abd-el%C3%A7ileri-wittkoff-ve-kushner-ukraynay%C4%B1-ziyaret-edebilir
Kiev: ABD elçileri Wittkoff ve Kushner Ukrayna'yı ziyaret edebilir
ABD elçileri Steve Wittkoff ve Jared Kushner (Reuters)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ofis başkanı Kirilo Budanov, dün yaptığı açıklamada, ABD elçileri Steve Wittkoff ve Jared Kushner'in, İran-Irak Savaşı'nın patlak vermesinin ardından durmuş olan Rusya ile barış görüşmelerini yeniden canlandırma çabalarının devamı olarak nisan ayında Kiev'i ziyaret edebileceklerini söyledi.
Budanov, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, "Kushner, Woitkoff ve (Cumhuriyetçi Senatör) Lindsey Graham'ın gelmesi bekleniyor. Başka kimlerin katılacağını göreceğiz," dedi ve toplantının Paskalya'dan kısa bir süre sonra, 12 Nisan'da gerçekleşebileceğini ifade etti.
Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bu hem Whitkoff hem de Kushner için Kiev'e yapılacak ilk resmi ziyaret olacak. İkisi de daha önce Amerika Birleşik Devletleri'nde Ukraynalı yetkililerle görüşmüş, ardından Rus tarafıyla görüşmek üzere Moskova'ya gitmişti.
Washington'un arabuluculuğu ile Ukrayna ve Rusya arasında Moskova'nın Ukrayna'daki dört yıllık savaşını sona erdirmek için yapılan görüşmeler, ABD ve İsrail'in İran'ı bombalaması ve İran'ın Ortadoğu'daki birçok ülkede misilleme dalgaları başlatmasıyla çıkmaza girdi.
İran'daki bir petrokimya tesisine düzenlenen İsrail-ABD ortak saldırısında 5 kişi öldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258910-i%CC%87randaki-bir-petrokimya-tesisine-d%C3%BCzenlenen-i%CC%87srail-abd-ortak-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1nda-5-ki%C5%9Fi
İran'daki bir petrokimya tesisine düzenlenen İsrail-ABD ortak saldırısında 5 kişi öldü
Tahran'da İran bayrağının önünden geçen bir kişi (EPA)
İranlı üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail ve ABD'nin İran'ın güneybatısındaki bir petrokimya tesisine düzenlediği hava saldırılarında 5 kişinin öldüğünü duyurdu.
ISNA haber ajansı, Huzistan Vali Yardımcısı Veliyullah Hayati'nin "Mahşehr'daki Petrokimya Özel Ekonomik Bölgesi'nde bulunan şirketlere Amerikan-Siyonist düşmanlar tarafından düzenlenen saldırı sonucu 5 kişinin şehit olduğunu" söylediğini bildirdi, ancak kurbanların kimlikleri hakkında ayrıntı vermedi.
Resim Çarşamba günü Tahran'da bir sokaktaki İranlı kadınlar (Reuters)
Kalibaf’tan diğer stratejik su yollarına saldırılar düzenlenebileceği imasıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258906-kalibaf%E2%80%99tan-di%C4%9Fer-stratejik-su-yollar%C4%B1na-sald%C4%B1r%C4%B1lar-d%C3%BCzenlenebilece%C4%9Fi-imas%C4%B1
Kalibaf’tan diğer stratejik su yollarına saldırılar düzenlenebileceği iması
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, geçtiğimiz yıl DMO komutanları yıllık konferansına katılmıştı (Sepah News)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, cuma akşamı geç saatlerde sosyal medyada paylaştığı bir gönderide üstü kapalı bir tehditte bulundu.
Kalibaf, paylaşımında, Babu’l-Mendeb Boğazı’ndan geçen petrol tankerleri ve konteyner gemilerinin trafiğinin ne kadar yoğun olduğunu sordu.
Yaklaşık 20 mil (32 kilometre) uzunluğundaki boğaz, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlıyor ve dünya ticaretinde en yoğun su yollarından biri olarak kabul ediliyor. Deniz yoluyla taşınan dünya petrolünün onda birinden fazlası ve konteyner gemilerinin dörtte biri buradan geçiyor.
İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışında şimdiden büyük bir kargaşaya yol açtı. Bu durum yakıt fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu ve dünya ekonomisini sarstı. Babu’l-Mendeb Boğazı'ndaki trafiğin kesintiye uğramasının, nakliye şirketlerini gemilerini Afrika'nın güney ucundaki Ümit Burnu'ndan dolaştırmaya zorlaması ve bunun da fiyatların daha da yükselmesine yol açması bekleniyor.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Buşehir Nükleer Santrali'ne yönelik devam eden saldırıların sebep olduğu radyoaktif serpintinin, sadece Tahran'da değil, bölgedeki diğer başkentlerde de ‘yaşamı yok edeceğini’ belirtti. Arakçi, Batı hükümetlerini santrale yönelik tekrarlanan saldırılara karşı sessiz kalmakla suçladı.
Dün Buşehr Nükleer Santrali’ne dördüncü saldırı düzenlendi. Saldırı sonucunda bir güvenlik görevlisi hayatını kaybetti ve bir destek binası hasar gördü. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) göre radyasyon seviyelerinde herhangi bir artış bildirilmedi.
Diplomatik süreç
Arakçi dün yaptığı açıklamada, hükümetinin Pakistan'da görüşmeleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu vurguladı. Arakçi, savaşa ‘nihai ve kalıcı’ bir son vermeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Arakçi ayrıca son gelişmeleri görüşmek üzere cuma günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü söyledi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, arabuluculuk çabalarının çıkmaza girdiğine dair haberlerin ardından Associated Press (AP) haber ajansına yaptığı açıklamada, Pakistan hükümetinin ateşkes için yaptığı arabuluculuk çabalarının ‘doğru yolda ilerlediğini’ söyledi.
Andrabi'nin açıklamalarından yaklaşık bir hafta önce Pakistan Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'dan üst düzey diplomatları ağırlamamış ve Washington ile Tahran arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmaya hazır olduğunu yeniden teyit etmişti.
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, İslamabad'da İranlı mevkidaşı Abbas Araçi ile ikili görüşmelerde bulundu, 5 Mayıs 2025 (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Arakçi dün sabah, hükümetinin ‘İslamabad'a gitmeyi hiçbir zaman reddetmediğini, ancak savaşa kesin ve kalıcı bir son vermeyi hedeflediğini’ söyledi. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar bu açıklamayı memnuniyetle karşılarken sosyal medya platformu X üzerinden “Sevgili kardeşim Arakçi, açıklamanı gerçekten takdir ediyorum” diye yazdı.
Pakistan ve İran dışişleri bakanlarına göre Pakistan, Türkiye ve Mısır'dan arabulucular, ABD ve İran'ı müzakere masasına geri döndürmek için çalışmaya devam ediyor.
İki bakan, bölgesel güçlerin savaşı durdurmak ve hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için ABD ve İran'ın talepleri arasındaki uçurumu kapatacak bir uzlaşı üzerinde çalıştıklarını söylerken henüz tamamlanmamış olan uzlaşının, tarafların Pakistan'da bir araya gelmesinin önünü açmayı amaçladığını da eklediler.
Kapalı kapılar ardında yürütülen diplomatik görüşmeleri tartışmak üzere kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan, söz konusu çabalarda yer alan bir bölgesel yetkili ve konuyu yakından takip eden Körfez ülkelerinden bir diplomata göre bu çabalar, diplomatik bir çözüme olanak sağlamak için belirli bir süreliğine düşmanlıkların durdurulmasını öngörüyor.
Avusturya Dışişleri Bakanı ile telefon görüşmesi
Öte yandan Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘komşu ülkelere yönelik saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüsefer trafiğinin yeniden sağlanması gerektiğini’ vurguladığını söyledi.
Dün sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Arap Körfezi'ndeki seyrüseferin, ‘gübre ve diğer temel mallara odaklanarak, küresel gıda güvenliğinin insani yönü açısından’ özellikle önemli olduğunu belirten Mainl-Reisinger, ülkesinin İran'ın nükleer programı konusunda yeni bir anlaşmaya varılmasını ve ülkenin UAEA ile tam iş birliğini yeniden tesis etmesini desteklediğini de ekledi.
Arakçi dün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın ‘İslamabad'a gitmeyi hiçbir zaman reddetmediğini’ yazdı. İranlı bakan, ülkesi için önemli olanın, ‘kendisine dayatılan bu gayrimeşru savaşın nihai ve kalıcı bir şekilde sona erdirilmesi koşulları’ olduğunu vurguladı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة