İsrail'in Güney Sudan'a sağladığı yardımlar, ‘Filistinlilerin yerinden edilmesi’ konusunu yeniden gündeme getirdi

Cuba, Tel Aviv ile bu konuda görüşmeler yapıldığını yalanladı

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'a hava yoluyla bırakılan yardımlara doğru koşan Filistinliler (Reuters)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'a hava yoluyla bırakılan yardımlara doğru koşan Filistinliler (Reuters)
TT

İsrail'in Güney Sudan'a sağladığı yardımlar, ‘Filistinlilerin yerinden edilmesi’ konusunu yeniden gündeme getirdi

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'a hava yoluyla bırakılan yardımlara doğru koşan Filistinliler (Reuters)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'a hava yoluyla bırakılan yardımlara doğru koşan Filistinliler (Reuters)

İsrail, Güney Sudan'a ‘insani yardım’ göndererek, Tel Aviv'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri Cuba'ya yerleştirme çabalarını yeniden gündeme getirdi. Güney Sudan ise ‘Filistinlilerin yerinden edilmesi’ konusunda görüşmeler yapıldığını yalanladı.

Güney Sudan'ın Kahire Büyükelçisi Kual Nyok Kual, “İsrail'in Güney Sudan'a sağladığı yardım, Filistinlilerin bu ülkeye yerleştirilmesi için görüşmeler yapıldığı anlamına gelmez” dedi. Kual, ‘ülkesinin Gazze Şeridi sakinlerinin kendi topraklarına taşınmasını reddettiği konusunda net bir tutum sergilediğini’ belirtti.

Güney Sudan hükümeti, Tel Aviv ile Cuba arasında Gazze Şeridi sakinlerinin kendi topraklarına yerleştirilmesi olasılığını görüşmek üzere görüşmeler yapıldığına dair son zamanlarda çıkan haberleri yalanladı. Güney Sudan Dışişleri Bakanlığı tarafından geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan açıklamada, “Cuba, Filistinlileri Güney Sudan topraklarına yerleştirmek için İsrail ile görüşmeler yaptığına dair son medya haberlerini kesin bir şekilde yalanlıyor. Bu iddialar asılsızdır ve Güney Sudan'ın resmi tutumunu ve politikasını yansıtmamaktadır” denildi.

Ancak Tel Aviv ile Cuba arasında karşılıklı diplomatik ziyaretler ve yardımlar, geçen hafta AP’nin altı bilgi sahibi kişiden aktardığı, İsrail ile Güney Sudan arasında Gazze sakinlerinin Güney Sudan'a yerleştirilmesi olasılığını görüşmek üzere yapılan görüşmeler hakkındaki haberleri yeniden gündeme getirdi. Bu görüşmeler, İsrail'in Gazze Şeridi'nden toplu göçü kolaylaştırmak için yürüttüğü daha geniş çaplı çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

sxdfrgt
İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilmiş Filistinli bir kadın (Reuters)

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Güney Sudan'a ‘acil insani yardım’ sağlayacağını duyurdu. Pazartesi günü İsrail gazetelerinde yer alan bir açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı'na bağlı İsrail Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (MASHAV), Güney Sudan'daki insani kriz ve kolera salgınıyla mücadele etmek için ihtiyaç sahiplerine acil yardım sağlayacak. Yardımlar, hastaların tedavisi için temel tıbbi ekipman, su arıtma ekipmanları, eldivenler ve maskeler ile koleradan korunmak için özel hijyen malzemelerini içerecek” ifadeleri yer aldı.

İsrail'in yardımı, Cuba ile Tel Aviv arasında karşılıklı diplomatik ziyaretlerin ardından geldi. Güney Sudan Dışişleri Bakanı Monday Simaya Kumba 6 Ağustos'ta İsrail'i ziyaret ederken, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Sharren Haskel geçtiğimiz hafta çarşamba günü Cuba'yı ziyaret ederek ‘iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirmenin yollarını’ görüştü.

Güney Sudan'ın Kahire Büyükelçisi Kual Nyok Kual, “İsrail'in Cuba'ya sağladığı son yardımlarla Filistinlilerin buraya yerleştirilmesi arasında bir bağlantı kurulamaz” dedi ve ‘ülkesinin Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada Filistinlilerin yerinden edilmesini ve kendi topraklarına yerleştirilmesini reddettiğini’ bildirdi. Kual, “Cuba’nın bu konu hakkındaki tutumu açık ve sabittir; değişmeyecektir” dedi.

Diğer yandan Filistin Devlet Başkanlığı, Güney Sudan'ın tutumunu memnuniyetle karşıladı. Filistin Devlet Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cuba'nın ‘İsrail işgal makamlarının yürüttüğü soykırım, açlık ve sürgün girişimlerine dolaylı olarak katılmama’ tutumu övüldü.

frgty6u
ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan aldıkları yardımları taşıyan Filistinliler (DPA)

Kual ise iki taraf arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ve İsrail'in yardımlarının, Cuba ile Tel Aviv arasındaki diplomatik ilişkiler bağlamında gerçekleştiğini belirterek, ‘ülkesinin diğer ülkeler gibi İsrail ile diplomatik ilişkiler sürdürdüğünü ve karşılıklı ziyaretler ile ortak iş birliğinin doğal olduğunu’ söyledi.

İsrail medyası son olarak, Tel Aviv'in Gazzelileri nakletmek için diğer ülkelere teklifler sunduğunu bildirdi. İsrail Kanal 12 televizyonu, Tel Aviv'in Endonezya, Somali, Uganda, Güney Sudan ve Libya olmak üzere beş ülkeyle, Gazze Şeridi'nden göç ettirilecek Filistinlileri kabul etmeleri konusunda görüşmeler yaptığını bildirdi.

Mısır bu haberlere ilişkin endişesini dile getirdi. Mısır, ‘tarihsel bir adaletsizlik olan ve ahlaki veya hukuki hiçbir gerekçesi olmayan bu sürgüne izin vermeyeceğini ve buna katılmayacağını, çünkü bunun Filistin meselesinin ortadan kaldırılmasına yol açacağını’ vurguladı.

Kudüs Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Eymen er-Rakab, İsrail'in Cuba'ya sağladığı yardımların Güney Sudan'ı Filistinlileri kabul etmeye ikna etmek için bir cazibe unsuru olabileceğini belirtti ve Güney Sudan'ın bu adımı reddetme yönündeki resmi tutumunun İsrail'in çabalarını durdurmayacağını kaydetti.

Er-Rakab, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “İsrail, Filistinlileri yerleştirmek için birçok ülkeyle temas halinde. Bu girişimler, Arap ülkeleri ve Filistin Yönetimi tarafından engellenmeye çalışılıyor. Arap ülkeleri, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürülmesini Filistin meselesinin ortadan kaldırılması olarak görüyor” ifadelerini kullandı.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph