Şi, Putin ve Kim'in katıldığı askerî geçit töreninde konuştu: Çin durdurulamaz

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi. (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi. (AP)
TT

Şi, Putin ve Kim'in katıldığı askerî geçit töreninde konuştu: Çin durdurulamaz

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi. (AP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi. (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bu sabah Pekin'de, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 80’inci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen büyük bir askerî geçit töreninin başlangıcında yaptığı konuşmada, ülkesinin ‘durdurulamayacağını’ ilan etti.

Televizyonda yayınlanan konuşmasında Şi, “Çin ulusunun yeniden canlanması durdurulamaz… İnsanlık için barış ve kalkınma gibi asil amaçlar kaçınılmaz olarak galip gelecektir” ifadelerini kullandı.

Şi, “Bugün insanlık bir kez daha barış mı savaş mı, diyalog mu çatışma mı arasında bir seçimle karşı karşıya” dedi.

sdfrgty
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin Pekin'de (EPA)

Çin Devlet Başkanı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un da aralarında bulunduğu davetlilerle birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi.

Şi, Tiananmen Meydanı'na bakan kapının üzerindeki seyir platformuna çıkmadan önce kırmızı halıda her konukla tek tek tokalaştı.

Putin ve Kim, Şi ile birlikte platforma doğru yürüdüler, diğer katılımcılar ise koltuklarına otururken sıcak bir alkışla onları karşıladılar.

Üç lider, bazıları 100 yaşın üzerinde olan beş İkinci Dünya Savaşı gazisiyle tokalaşmak için durdular.

Çin'in askeri gücünü ve diplomatik etkisini sergilemek için tasarlanan geçit töreni, ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergileri ve tutarsız politikaları Washington'un müttefikleri ve düşmanlarıyla ilişkilerini gerginleştirirken gerçekleşti.

scdfrgt
Pekin'deki askerî geçit töreninden (EPA)

Şi, Tiananmen Meydanı'nda 50 binden fazla kişiye hitaben şunları söyledi: “Bugün insanlık, barış mı savaş mı, diyalog mu çatışma mı, kazan-kazan mı kaybet-kaybet mi arasında bir seçimle karşı karşıya. Çin halkı tarihin doğru tarafında kararlı bir şekilde durdu.”

Şi, üstü açık bir arabadan füzeler, tanklar ve insansız hava araçları (İHA) gibi gelişmiş askeri teçhizatı inceledi. Büyük pankartlar taşıyan helikopterler ve savaş uçakları, sembolizm ve propaganda dolu 70 dakikalık geçit töreni sırasında düzenli bir şekilde uçtu. Tören, 80 bin barış güvercini ve renkli balonun uçurulmasıyla sona erdi.

xsdfg
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 80’inci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen resepsiyonunda bir konuşma yaptı. (Reuters)

Eski lider Mao Zedong'un giydiğine benzer bir takım elbise giyen Şi, kırmızı halıda 20'den fazla ülkenin liderlerini karşıladı ve eşi Peng Liyuan'ın bir dizi lideri İngilizce selamlayarak “Tanıştığımıza memnun oldum” ve “Çin'e hoş geldiniz” dediği duyuldu.

cdsfgt
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile birlikte tarihi Tiananmen Kapısı'na gelerek askerî geçit törenini izledi. (AP)

Geçit töreni başlarken Truth Social'da bir paylaşımda bulunan Trump, Çin'in Japonya'dan bağımsızlığını kazanmasında ABD'nin rolünü vurguladı.

Trump, “ABD'ye karşı komplo kurarken lütfen Vladimir Putin ve Kim Jong-un'a sıcak selamlarımı iletin” diye ekledi.

dfgrty
Çin'in siber güvenlik gücü üyeleri, Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 80’inci yıldönümü vesilesiyle düzenlenen askerî geçit töreninde yürüyüş yaptı. (Reuters)

Trump daha önce gazetecilere, askerî geçit törenini ABD'ye bir meydan okuma olarak görmediğini söylemiş ve Şi ile ‘çok iyi ilişkileri olduğunu’ vurgulamıştı. Japon hükümetinin üst düzey bir sözcüsü bugün geçit töreni hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, Asya'nın en büyük iki ekonomisinin yapıcı ilişkiler içinde olduğunu ifade etti.

Yeni dünya düzeni vizyonu

Şi, İkinci Dünya Savaşı'nı, Japonya'nın aşağılayıcı işgalini yenerek ekonomik ve jeopolitik bir güç haline gelen Çin ulusunun büyük canlanışında önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Bu hafta başında Şi, bölgesel güvenlik zirvesinde yeni bir dünya düzeni vizyonunu açıkladı ve ABD'yi dolaylı olarak eleştirerek ‘hegemonya ve güç politikasına’ karşı birlik çağrısında bulundu.

dfgty
Pekin'deki askerî geçit törenine katılan liderlerin hatıra fotoğrafı (EPA)

Atlantik Konseyi’nin Tayvan’daki Küresel Çin Merkezi'nde araştırmacı olan Win-Te Sung, “Şi, dengelerin değiştiğinden emin. Çin artık direksiyona geri döndü” dedi.

Analistler, Rusya ve Kuzey Kore'nin Haziran 2024'te imzaladığı anlaşma ve Pekin ile Pyongyang arasında benzer bir ittifakın ardından, üç liderin daha yakın savunma ilişkileri açıklayabileceği olasılığını takip ediyor. Böyle bir sonuç, Asya-Pasifik bölgesindeki askeri dengeleri değiştirebilir.

sdfrgt
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un kız kardeşi Kim Yo-jong, Pekin'deki askerî geçit töreninin ardından Büyük Halk Salonu'nda düzenlenen resepsiyona katıldı. (AFP)

Kim, 66 yıldır Çin'in askerî geçit törenine katılan ilk Kuzey Kore lideri oldu.

Kuzey Kore lideri, Güney Kore istihbaratının olası halefi olarak gördüğü kızı Ju-ae ile birlikte Pekin'e gitti, ancak kızı askerî geçit töreninde onun yanında görünmedi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.