İsrail, Gazze Şehri'ne saldırı hazırlığı için askeri güçlerini seferber ediyor

İsrail askerleri, Gazze Şeridi sınırına yakın güney İsrail'de konuşlu bir tank taretinin tepesinde duruyor (AFP)
İsrail askerleri, Gazze Şeridi sınırına yakın güney İsrail'de konuşlu bir tank taretinin tepesinde duruyor (AFP)
TT

İsrail, Gazze Şehri'ne saldırı hazırlığı için askeri güçlerini seferber ediyor

İsrail askerleri, Gazze Şeridi sınırına yakın güney İsrail'de konuşlu bir tank taretinin tepesinde duruyor (AFP)
İsrail askerleri, Gazze Şeridi sınırına yakın güney İsrail'de konuşlu bir tank taretinin tepesinde duruyor (AFP)

İsrail, Hamas'la yaklaşık iki yıldır süren savaşın ardından harap olan kuşatma altındaki Filistin topraklarının kuzeyindeki Gazze Şehri'ni ele geçirmeyi amaçlayan bir saldırıya hazırlık olarak yedek askerlerin çağrılara yanıt vermeye başlamasıyla, dün asker yığınağını yoğunlaştırdı.

Sivil Savunma, İsrail'in son günlerde Gazze Şehri'ne yönelik bombardımanını yoğunlaştırması nedeniyle dün şafak vaktinden bu yana Gazze Şeridi genelinde İsrail ateşiyle en az 78 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

dı8o90
İsrail zırhlı personel taşıyıcısı, Gazze sınırının İsrail tarafında manevra yapıyor (Reuters)

Yahudi devleti, Birleşmiş Milletler'in geçen ay kıtlık ilan ettiği Gazze'deki savaşı sona erdirmek için artan uluslararası ve iç baskıya rağmen, Gazze Şeridi'nin en büyük şehrinin kontrolünü ele geçirme planını sürdürüyor.

Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre ilk seferberlik dalgası kapsamında yaklaşık 40 bin yedek asker göreve çağrıldı.

Bir İsrailli askeri yetkili, operasyonların bir sonraki aşamasına yedeklerin değil, düzenli kuvvetlerin liderlik edeceğini söyledi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, dün yedek askerlere yaptığı konuşmada, "Operasyonumuzdaki saldırıların hızını artırıp yoğunlaştıracağız, bu yüzden sizi göreve çağırdık. İsrail Savunma Kuvvetleri kesin bir zaferden daha azını kabul etmeyecektir. Bu düşmanı yenene kadar savaşı durdurmayacağız" ifadelerini kullandı.

Tel Aviv'de, kendilerini “Kaçırılanlar için Askerler” olarak adlandıran bir grup vicdani retçi, yedek ve düzenli askerlere göreve gelmemeleri için çağrıda bulunan bir etkinlik düzenledi.

Yedek asker Max Krich, “Bu savaşta görev yapmış ve ülkemizin geleceğini önemseyen askerler olarak, bu savaşa katılmayı reddetmek bizim ulusal görevimizdir” dedi.

Krich, “Rehinelerin iadesi anlaşması pahasına düşmanlıkların devamını meşrulaştıran her türlü eylem, onlara ve İsrail halkına ihanettir” ifadesini kullandı.

sdfgthy
İsrail askerleri Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlar sırasında M4 tüfekleri taşıyor (İsrail ordusunun web sitesi)

Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliği önünde Rehine Aileleri Forumu tarafından düzenlenen ayrı bir etkinlikte konuşmacılar, ABD başkanına, "rehineleri eve getirmek ve savaşı sona erdirmek için ABD destekli bir anlaşma sağlayarak tarih yazması" çağrısında bulundu.

Rehine Eitan Horn'un kız kardeşi Dalia Kuşner, "Bu fırsatı kaçırmayın. Nüfuzunuzu kullanın, bağlantılar kurun ve anlaşma imzalanana kadar herkesi odada tutun" dedi.

Bu çocukların suçu ne?

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, güncel ölü sayısına ilişkin yaptığı açıklamada, "İşgal güçlerinin sabahın erken saatlerinden bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı sonucu 78 şehit nakledildi" dedi.

AFP’ye konuşan Basal, "Gazze Şehri'nin güneybatısındaki Tel el-Heva mahallesinin batısında, el-Af ailesine ait bir binanın en üst katını işgal uçaklarının vurması sonucu 13 kişinin hayatını kaybettiğini" belirtti.

Basal, "Gazze Şehri'nin doğusundaki el-Derac mahallesinde yeni bir katliamda, üçü çocuk ve ikisi kadın olmak üzere 11 şehit enkazdan çıkarıldı" dedi.

cdfgthy
Gazze'deki saldırılarda öldürülen arkadaşının cesedinin yanında ağlayan Filistinli bir çocuk (AFP)

Tel el-Heva mahallesindeki hava saldırısının ardından gelen görüntülerde, bir apartman binasında büyük hasar meydana geldiği, kurtarma ekipleri ve mahalle sakinlerinin enkaz altında kalanları aradığı ve bir çocuğun cesedine ulaşıldığı görülüyor.

Mahalle sakinlerinden Sena el-Dreimli, "Evlerimizde güvenle uyuyorduk. Bombalama ve yıkım sesleriyle uyandık, ancak tüm komşularımızın yaralandığını veya öldüğünü gördük. Hepsi cansız bedenler. Bu çocukların suçu ne? Bütün bunları hak etmek için ne yaptık?" ifadelerini kullandı.

Şifa Tıp Merkezi'nin dışında, bölge sakinleri İsrail saldırılarının kurbanlarına veda etmek için toplandılar. Kurbanların cesetleri morg dolaplarını ve morgun zeminini doldurmuştu.

İsrail ordusu AFP’nin yorum talebi üzerine, Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir yardım dağıtım merkezinin yakınında açılan ateş sonucu 4 kişinin öldüğü yönündeki haberleri araştırdığını belirtti.

Ordu geçen hafta Gazze Şehri'ni "tehlikeli çatışma bölgesi" ilan etti ve boşaltılması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi, şehrin boşaltılmasını "imkansız" ve tahliye planlarını "uygulanamaz" olarak nitelendirdi.

İki milyondan fazla nüfusa sahip Gazze Şeridi'nin büyük çoğunluğu, savaş sırasında birkaç kez yer değiştirmek zorunda kaldı.

dfgthy
Filistinliler, dün sabah erken saatlerde Gazze'ye düzenlenen İsrail saldırılarının ardından sevdiklerinin cenazelerini taşıyor (DPA)

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sözcüsü Thameen Al-Kheetan, geçen ay el-Mevasi'deki Filistinlilerin “gıda, su, elektrik ve çadırlar dahil olmak üzere temel hizmet ve malzemelere çok az erişimi olduğunu veya hiç erişimi olmadığını” söyledi.

cdfgrtyu
Filistinliler, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısında hayatını kaybeden yakınlarının cenaze töreni öncesinde Gazze'deki Şifa Hastanesi önünde (AFP)

Bu durum, kaçacak gücü veya maddi imkânı olmadığını söyleyen 60 yaşındaki Amal Abdel Aal'ı endişelendiriyor. Yakın zamanda Gazze'nin doğusundan batıdaki bir çadıra sığınan kadın, "Yerinden edilmenin ve savaşın etkisiyle fiziksel ve psikolojik olarak tükendik. Güneye yürüyerek gidemeyiz ve bizi oraya götürecek bir araba için bin dolarımız yok. Bizi, çadırımızı ve eşyalarımızı taşımak için en az iki araba lazım ama gidecek yerimiz ve oraya ulaşacak imkanımız yok” şeklinde konuşuyor.

Gazze Şehri'nin batısında harap bir apartmanda yaşayan 37 yaşındaki Halil El-Medhun şöyle diyor: "Kendimi çaresiz ve umutsuz hissediyorum. Gazze'deki durum her geçen gün kötüleşiyor. Çadır kuracak yer aramak için iki kez güneye gittim ama bulamadım. Merkez ve güney tamamen kalabalık. Haberleri takip ediyor ve bir mucize olmasını, Gazze'nin işgali yerine ateşkes ilan edilmesini bekliyoruz. Herkes korkuyor, sanki ölümün sıfır noktasını bekliyormuşuz gibi."

Birleşmiş Milletler, Gazze Valiliği ve şehrinin nüfusunun yaklaşık bir milyon olduğunu tahmin ediyor ve binlerce kişinin şehirden göç ettiğini belirtiyor.

Gazze Şeridi'nde felaket boyutundaki insani koşullar, bazıları İsrail'in yakın müttefiki olan Batılı ülkelerin, savaşın başlamasından yaklaşık 23 ay sonra tavırlarını değiştirmelerine yol açtı.

Çatışmaların sona ermesi yönündeki çağrılar artarken, birçok ülke bu ayın sonlarında Filistin Devleti'ni tanıma niyetlerini açıkladı.

Belçika da bu ülkelere katıldı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevost, ülkesinin "BM Genel Kurulu toplantıları sırasında Filistin Devleti'ni tanıyacağını ve İsrail hükümetine karşı sert yaptırımlar uygulanacağını" açıkladı.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.