Hamaney, yetkililere ‘ne savaş ne barış’ durumunu aşmaları çağrısında bulundu

Petrol üretiminin artırılması ve küresel pazar müşterilerinin çeşitlendirilmesi çağrısı yaptı.

İran Dini Lideri Ali Hamaney, Hükümet Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın kabine üyelerine hitap etti. (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)
İran Dini Lideri Ali Hamaney, Hükümet Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın kabine üyelerine hitap etti. (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)
TT

Hamaney, yetkililere ‘ne savaş ne barış’ durumunu aşmaları çağrısında bulundu

İran Dini Lideri Ali Hamaney, Hükümet Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın kabine üyelerine hitap etti. (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)
İran Dini Lideri Ali Hamaney, Hükümet Haftası vesilesiyle Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın kabine üyelerine hitap etti. (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)

İran Dini Lideri Ali Hamaney, Mesud Pezeşkiyan hükümetine ‘ne savaş ne barış’ durumunu aşması çağrısında bulunarak, yetkilileri iç uzlaşıya odaklanmaya, kamuoyuna hitap ederken ‘güçlü noktaları’ vurgulamaya ve yaşam ve ekonomik koşulları iyileştirmek için çalışmaya çağırdı.

Hamaney'in internet sitesinde, Hükümet Haftası vesilesiyle Pezeşkiyan hükümeti üyelerine, “Yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ulusal haysiyetin korunmasının en önemli göstergelerinden biri olarak yürütme gündeminin en üstünde yer almalıdır” dediği aktarıldı.

Hamaney, hükümetin piyasayı kontrol etmek ve kontrolsüz fiyat artışlarını frenlemek için acil önlemler alması gerektiğini vurgulayarak, hükümeti yerli üretimi artırmaya ve somut sonuçlar elde edilene kadar kararları uygulamaya devam etmeye çağırdı.

Hamaney, ‘kış ayları için gerekli gaz rezervlerine’ ve ‘ithalat yoluyla gaz açığını kapatma planlarına’ dikkat edilmesi ve petrol üretiminin artırılması gerektiğini belirtti.

Petrol üretimindeki düşüşü eski yöntem ve ekipmanlara bağlayan Hamaney, “Sorunları çözmek ve petrol üretimi ve çıkarılmasında bir dönüşüm gerçekleştirmek için genç mezunların bilgilerini kullanmalıyız. Petrol ihracatında daha fazla faaliyet gösterilmesi, petrol müşterilerinin çeşitlendirilmesi ve çoğaltılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Hamaney, Avrupa güçlerinin Tahran'ın nükleer konuda eylül ayı sonuna kadar iş birliği yapmaması halinde snapback mekanizmasını devreye sokma kararı almasının ardından, Birleşmiş Milletler'in (BM) Tahran'a yaptırımları yeniden başlatma olasılığı hakkında yorum yapmadı.

Dış politika

Haziran ayında İsrail ile 12 gün süren savaş sırasında hükümetin performansından duyduğu memnuniyeti dile getiren Hamaney, “Bu sınavda iyi bir performans sergilediler; etkili ve önemli bir rol oynadılar” dedi.

Hamaney ayrıca, muhafazakâr muhaliflerinin eleştirilerine maruz kalan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a desteğini yineledi. Hamaney, Pezeşkiyan'a hitaben şu ifadeyi kullandı: “Coşku, titizlik ve sorumluluk duygusuna dayanan bu çalışma tarzı, ülkemizin şu aşamada tam da ihtiyacı olan şeydir.”

dfrgty
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile tokalaşırken (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)

Toplantı, Pezeşkiyan'ın Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katıldığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmelerde bulunduğu Çin ziyaretinden dönüşünden birkaç gün sonra gerçekleşti. Görüşmeler, stratejik ilişkiler ve Avrupa'nın BM yaptırımlarını yeniden uygulamaya koymak için snapback mekanizmasını harekete geçirme konusundaki tutumuna odaklandı.

Hamaney, Pezeşkiyan'ın Pekin'e yaptığı son ziyaretin ‘en önemli ve başarılı adımlardan biri olduğunu ve büyük stratejik değeri olduğunu’ söyledi. Hamaney, “Sonuçları henüz ortaya çıkmamış olabilir, ancak ülkenin hem ekonomik hem de siyasi açıdan bazı temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek potansiyel yollar açmıştır. Bu ziyaret bazı somut sonuçlar vermiştir ve bu sonuçlar dikkatli ve ciddi bir şekilde takip edilmelidir” şeklinde konuştu.

Ne savaş ne barış

Konuşmasının bir bölümünde Hamaney, yetkililere kamuoyunu etkilemek için medyadaki varlıklarını artırmaları çağrısında bulunarak, ‘İslam Cumhuriyeti'nin gücü, yetenekleri ve potansiyelini yansıtan bir imaj’ vermelerini istedi. Hamaney, “Sadece zayıflıklardan bahsetmek yeterli değil” dedi.

“Medya, basın, radyo, televizyon ve hatta hükümet yetkilileri büyük bir sorumluluk taşıyor” diyen Hamaney, yetkililere, ‘kamuoyu önüne çıktıklarında veya medya platformları aracılığıyla konuştuklarında, söylemlerinin çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığı ruhunu yansıtmaması gerektiğini’ ifade etti.

Hamaney sözlerini şöyle sürdürdü: “Medyadaki yazarlar, aktivistler, radyo ve televizyonda platformları olanlar bilinçli olmalı ve ülkeye zarar veren mesajlar vermemelidir. Sadece olumsuzluklara odaklanmamalı, ulusal ruhu teşvik etmek ve halkın güvenini korumak için gerçek güçleri ve potansiyeli vurgulamalıdırlar.”

rgty
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in Danışmanı Ali Şemhani de toplantıya katıldı. (İran Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesi)

Hamaney, düşmanların dayattığı ‘ne savaş ne barış’ durumunun üstesinden gelmek için çalışkanlık ve gayret ruhunun teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, bu durumun ‘ilerlemeyi engellediğini ve toplumda tereddüt ve kafa karışıklığı yarattığını’ söyledi. “Bu durumun üstesinden gelmek için çalışkanlık ve somut sonuçlar yoluyla umut ve yenilikçilik ruhunu teşvik etmek gerekir” inancını dile getiren Hamaney, “Mevcut zorlukların üstesinden gelmenin yolu, ulusal irade ve kararlılıktır” dedi.

Hamaney, “Hükümetlerin temel görevi, ulusal gücün temellerini güçlendirmektir” ifadesini kullandı.

İç uzlaşı

‘Mevcut fırsatlardan birinin ülkede uzlaşı oluşturma olasılığı’ olduğunu düşünen Hamaney sözlerine şöyle devam etti: “Koşullar, hükümetin üç kolunun başkanlarının birbirleriyle anlaşma, uyum ve iş birliği içinde olmaları için elverişli. Birçok karar alma ve politika belirleme departmanı da uyum içinde ve aynı yönde çalışıyor. Bence bugün uzlaşma sağlamak geçmişte olduğundan daha kolay. Bu fırsat en iyi şekilde değerlendirilmeli; uzlaşma sağlanan çalışmalarla ilerlemeli ve harekete geçmeliyiz. Farklılıklar ve yol boyunca engeller var, ancak bu engeller aşılmalı ve fırsatlar kaçırılmamalıdır.”

Hamaney, İbrahim Reisi liderliğindeki önceki hükümetin, hükümetin üç kolunun muhafazakâr hareketin elinde yoğunlaşmasını ifade eden ‘yönelim birliği’ sloganını benimsemesinin ardından Pezeşkiyan'ın ortaya attığı ‘iç uzlaşı’ sloganına atıfta bulundu.

Hamaney, bakanlıktaki kurum ve çalışan sayısını azaltma planına destek verdiğini belirterek, “Varlıkları veya işlevleri çakışan bazı kurumları azaltmak veya belirli bir bakanlık veya kurumdaki çalışan sayısını azaltmak büyük bir görev… Bu kolay değil” dedi.



İran'ın gölge ekonomisi: Uzun sürmeyecek bir direnç

Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
TT

İran'ın gölge ekonomisi: Uzun sürmeyecek bir direnç

Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)
Tahran'da bir sokaktaki duvar resminin önünde duran bir motosikletçi, 21 Temmuz 2026 (AFP)

Lina el-Hatib

İran, Rusya ve Çin gibi müttefikleriyle iş birliği içinde, dünyanın en gelişmiş yaptırımları aşma sistemlerinden birini kurmak için on yıllar harcadı. Petrolü, isimleri, bayrakları ve sahipleri sürekli değişen bir gölge tanker filosuyla taşınıyor ve sevkiyatlar, menşeini gizlemek için denizde gemiden gemiye aktarılıyor. Avrupa, Asya, Latin Amerika ve Afrika'daki ticaret merkezlerindeki bir dizi paravan şirket, İranlı kuruluşları uluslararası pazarlardan ayıran katmanlar sağlıyor.

Döviz büroları, offshore hesaplar ve paravan şirketler, petrol gelirlerinin İran'dan geçmesine gerek kalmadan taşınmasına veya harcanmasına olanak tanıyor. İran Devrim Muhafızları, bu sistemi döviz cinsinden gelir elde etmek için kullanıyor ve İran para biriminin değeri düştükçe gelirleri artıyor.

İran'ın bu dallı budaklı sistemi, her yeni yaptırımı kendisini aşmanın yeni yollarını geliştirmeye teşvik eden bir motivasyona dönüştüren bir uzmanlık seviyesine ulaştığı izlenimini verebilir. Ancak bu izlenim, yaptırımları aşmanın İran'a maliyetini hafife alıyor ve sistemin kendi içsel zayıflıklarını göz ardı ediyor. Nitekim İran'ın gölge ekonomisi yeni yaptırımlara uyum sağlayabilir, ancak kapasitesi sınırsız değil.

İran’ın gölge ekonomisi

24 Ağustos'ta Washington, İran ekonomisinin etrafındaki çemberi daha da daraltmayı amaçlayan yeni bir önlem seti olan “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nu başlattı. İran ekonomisinin kırılganlığı, yeni yaptırımlar ve ayrıca yaptırımları aşma mekanizmalarının genişlemesi sebebiyle daha da kötüleşebilir. Zira her ek gizleme ve kamufle etme katmanı, işlem maliyetlerini artırıyor ve İran ağlarını uluslararası izlemeye karşı daha savunmasız hale getirebiliyor.

Gölgede faaliyet gösteren tanker filosu, İran'ın gizli sınır ötesi ticaret altyapısının en önemli bileşenlerinden biri. İran petrolü, sahipliği paravan şirketlerden oluşan katmanların ardında gizlenmiş, bayrakları, işletmecileri ve yöneticileri sürekli değişen, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sinyalleri kaybolabilen veya manipüle edilebilen gemilerle taşınıyor. Gemiden gemiye aktarmalar, bir başka belirsizlik katmanı daha ekliyor.

Gölge ekonomi aynı zamanda yolsuzluğu da besliyor. Milyarlarca dolar gizemli şirketler ve gayri resmi düzenlemeler aracılığıyla transfer edildiğinde, kara para aklama ve zimmete geçirme fırsatları artar

ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İran sevkiyatlarının nihai varış noktalarına ulaşmadan önce aşamalar halinde birden fazla gemi arasında transfer edildiğini belgeledi. Bu işlem her yeni transferle petrolün menşeini kanıtlamayı giderek zorlaştırıyor. İran ayrıca petrol ve petrol ürünlerinin kaynağını gizlemeye çalışarak, bunları diğer ülkelerden geliyormuş gibi pazarlıyor.

Şirketlerin yapıları da benzer bir rol oynuyor. İran ile bağlantılı ağlar, varlıkların gerçek sahibini veya işlemlerin gerçek faydalanıcısını gizlemek için nakliye, danışmanlık, lojistik, emtia ticareti ve finansal hizmetler alanlarında faaliyet gösteren görünüşte sıradan şirketleri kullanıyorlar.

İranlı nakliye devi Muhammed Hüseyin Şamhani ile bağlantılı geniş ağ, bu taktiğin açık bir örneğini sunuyor. ABD Hazine Bakanlığı'na göre, bu ağ, Hong Kong ve Marshall Adaları da dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren şirketleri kullanıyordu, aynı zamanda meşru ticari faaliyet görünümünü tehlikeye atmadan gemi operatörlerini ve yöneticilerini tekrar tekrar değiştiriyordu.

sdfghyju
 İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şamhani, Tahran'da Afganistan, Çin, İran, Hindistan ve Rusya'dan ulusal güvenlik sekreterlerinin ilk toplantısında konuşuyor, 26 Eylül 2018 (AFP)

İran ayrıca, yaptırım uygulanan İran bankaları ve kuruluşları adına ödeme yapan paravan şirket ağlarına ek olarak, döviz rezervlerini yurtdışında tutmak için döviz bürolarını ve aracıları da kullanıyor. Petrol satışları önemli miktarda Çin yuanı cinsinden gelir kazandırıyor ve bu gelirler, İran’dan geçmesine gerek kalmadan İran’ın  ithalatını finanse etmek veya diğer yükümlülüklerini karşılamak için kullanılabiliyor.

Bu örnekler, İran'ın gölge ekonomisinin direncini, meşru uluslararası ekonominin çekirdeğine entegre olmasından aldığını ortaya koyuyor.

Yaptırımları aşmanın maliyeti

Meşru ve yasadışı faaliyetlerin iç içe geçmesi, yaptırımların uygulanmasını daha da zorlaştırıyor. İran, kapatılan paravan şirketleri ve ABD makamları tarafından ifşa edilen aracıları sürekli olarak değiştiriyor, şirketlerin gerçek sahipliğini devrediyor, sahte belgeler düzenliyor ve ödemeleri yeniden yönlendiriyor; gölge ekonomisinin işleyişini sürdürmek için küresel ağına güveniyor.

Ancak bu adaptasyonun bir bedeli var. Yaptırımları aşmaya yönelik her yeni yol ek bir maliyet getiriyor. İran, alıcılara riskleri telafi etmek için petrolünü indirimli satmak, işlemleri gizlemek ve fonları transfer etmek için de aracılara ödeme yapmak zorunda kalıyor. Kendisi için güvenilir nakliye şirketleri, finans kurumları ve sigorta şirketlerinin sayısı da gitgide azalıyor. Dahası sermaye yurt dışında sıkışıp kalabilir, işlemler daha yavaş ve karmaşık hale gelebilir. Kaldı ki Tahran'ın aracı kurumlara bağımlılığı arttıkça onların üzerindeki nüfuzu da artıyor.

Gölge ekonomisi aynı zamanda yolsuzluğu da besliyor. Milyarlarca dolar gizemli şirketler ve gayri resmi düzenlemeler aracılığıyla transfer edildiğinde, kara para aklama ve zimmete geçirme fırsatları da artar. ABD Hazine Bakanlığı, yolsuzluk ve kötü yönetimin İran'ın gizli bankacılık sisteminin kaynaklarını tükettiğini belirtti.

Eğer İran, ABD'nin her yeni önlem turundan sonra aynı miktarda petrol ve parayı aynı hızda ve maliyetle hareket ettirmeyi başarırsa, bu önlemlerin etkisi sınırlı kalacaktır

Bu uyum, İran'ın yaptırımların baskısına dayanmasını sağlıyor, ancak ekonomisini giderek daha az verimli ve daha kırılgan hale getiriyor. Ekonomik Dışlama Operasyonu, bu kırılganlığı daha da kötüleştirebilir, çünkü ABD yaptırım listelerine sadece isimler eklemekle yetinmiyor, aynı zamanda İran ticari ağının bağlı olduğu dış altyapıyı, bankaları, sigorta şirketlerini, gemi bayrak kayıtlarını, limanlardaki hizmet sağlayıcılarını, deniz yakıtı tedarikçilerini, emtia tüccarlarını, döviz bürolarını ve nihayetinde İran mallarının alıcılarını hedef alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, yabancı kurumlara, İran'ın yaptırımları aşmasına yardımcı olmanın, ABD finans sistemine erişimlerini kaybetmelerine neden olabileceği konusunda açıkça uyarıda bulundu. Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'un öncelikle finans kurumlarına odaklanarak, ikincil yaptırımları tekrar tekrar uygulamayı planladığını söyledi. Bu, başka bir paravan şirkete yaptırım uygulamaktan niteliksel olarak farklı, çünkü bu durum, söz konusu şirket ile iş yapan bankaları da yaptırımların hedefi haline gelme tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu da İran'ın güvenilir bankalara, dolar takas hizmetlerine, sigortaya, limanlara ve büyük emtia piyasalarına erişimini giderek zorlaştırıyor.

Çin problemi

Çin en büyük sınav olmaya devam ediyor. İran'ın yaptırımları aşma modeli, İran petrolünün birincil varış noktası veya döviz, emtia ve finansal aracıların kaynağı olarak giderek doğuya yöneldi. Çin'de tutulan İran petrol gelirleri, Çin'in İran'a ihracatını finanse edebilir ve geleneksel sınır ötesi bankacılık sistemine olan bağımlılığı azaltabilir.

dfvgthyj
Çin'in doğusundaki Shandong eyaletinin Qingdao Limanı’ndaki konteynerler, 9 Mayıs 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan  aktardığı analize göre Çin ile olan ilişki, İran'ın ekonomik direncine katkıda bulundu, ancak güç dengesi açıkça Pekin'in lehine ve çıkarına. İran petrolünün çoğu Çin'e satılırken, Çin petrol tedarikinde İran'a birincil kaynak olarak bağımlı değil. Pekin, 2021'de Tahran ile imzaladığı “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” anlaşmasını da büyük ölçüde hayata geçirmedi.

İran, Çin talebine, Çin para birimine ve onunla ticareti sürdürmeye istekli sınırlı sayıda aracıya aşırı derecede bağımlı hale gelirse, ekonomisi daha az çeşitli bir ekonomiye dönüşecektir. Tahran, Batı finans kurumlarına olan bağımlılığını, ticaret ve finans kanallarını kontrol eden diğer dış aktörlere olan bağımlılıkla değiştirebilir.

Çin ayrıca Washington için de siyasi maliyeti yükseltiyor. Büyük Çin bankalarına, rafinerilerine veya ticaret şirketlerine baskı uygulamak, ABD-Çin ilişkileri ve küresel ekonomi için sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun etkinliği nihayetinde Washington'un baskıyı bu sistemin daha yüksek seviyelerine yaymaya ne kadar istekli olduğuna bağlı olmayı sürdürmektedir.

Yaptırımların başarısı nasıl ölçülür?

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı, yaptırımların uygulanmasının, yaptırımları aşmanın dayandığı altyapıyı kademeli olarak ne ölçüde daralttığıyla ölçülebilir. Eğer İran, ABD'nin her yeni önlem turundan sonra aynı miktarda petrol ve parayı, aynı hızda ve maliyetle, aynı aracı kurumlar aracılığıyla hareket ettirmeyi başarırsa, bu önlemlerin etkisi sınırlı kalacaktır.

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı veya başarısızlığı, Washington'un İran'ın yabancı kuruluşlara olan bağımlılığından, özellikle de Çin ile olan eşitsiz ilişkisinden yararlanma yeteneğine bağlı olacaktır

 ABD’nin mevcut deniz ablukası kapsamında, İran ihracatına yönelik fiziksel kısıtlamalar mali baskıyı yoğunlaştırıyor. Denizcilikteki kısıtlamalar daha sonra hafifletilirse, İran neredeyse kesin bir şekilde önceki ticaret seviyelerine geri dönmek için gerekli ticaret ve finans ağlarını yeniden kurmaya çalışacaktır. Ancak, yeni aracı kurumlardan oluşan ağlar gibi alternatifleri kabul edilebilir bir maliyete bulması garanti değil.

İşte temel çatışma bu noktada; İran'ın ağlarını yeniden kurma gücü ile Washington'un bu ağların faaliyet gösterebileceği ekonomik alanı daraltma gücü arasında dönüyor.

cvfbghn
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, başkent Washington'da düzenlenen bir basın toplantısında konuşuyor, 24 Ağustos 2026 (AFP)

İran'ın gölge ekonomisi adaptasyon yeteneğine sahip, ancak bankalar, limanlar, alıcılar, para birimleri ve dış ticaret hizmetleri de dahil olmak üzere küresel ekonomiye erişime büyük ölçüde bağımlı. Bu nedenle, gerçekten bağımsız değil. Bu bağımlılıklar onun Aşil topuğu ve bu durum, İran ile ikili ilişkilerinde üstünlüğü elinde bulunduran kendi müttefikleri için de geçerli.

Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun başarısı veya başarısızlığı, Washington'un İran'ın dışarıya bağımlılığından, özellikle de Çin ile olan eşitsiz ilişkisinden faydalanma yeteneğine bağlı olacaktır. ABD'nin lehine olan husus, İran'ın kayıt dışı ekonomisinin temel bir paradoks içermesidir: Ne kadar karmaşık hale gelirse, o kadar çok aracıya ve ortağa ihtiyaç duyuyor ve her ek taraf, Washington'un yaptırımları uygulama çerçevesinde hedef alabileceği yeni bir nokta oluşturuyor.


ABD'nin İsrail'e 2,8 milyar dolarlık yeni silah satışına onay vermesi bekleniyor

Kiev yakınlarındaki bir askeri havalimanına ulaşan ABD silah sevkiyatı (Arşiv- Reuters)
Kiev yakınlarındaki bir askeri havalimanına ulaşan ABD silah sevkiyatı (Arşiv- Reuters)
TT

ABD'nin İsrail'e 2,8 milyar dolarlık yeni silah satışına onay vermesi bekleniyor

Kiev yakınlarındaki bir askeri havalimanına ulaşan ABD silah sevkiyatı (Arşiv- Reuters)
Kiev yakınlarındaki bir askeri havalimanına ulaşan ABD silah sevkiyatı (Arşiv- Reuters)

ABD'nin, İsrail'e yaklaşık 2,8 milyar dolar değerinde yeni bir silah satışına onay vermeye hazırlandığı ve pakette 40 bin adet 2 bin librelik (yaklaşık 1 ton) bomba bulunduğu bildirildi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Amerikan vergi mükelleflerinin ödediği kaynaklarla finanse edilecek paket, Batı'nın cephaneliğindeki en ağır yıkıcı mühimmatlar arasında yer alan silahları içeriyor. Pakette 20 bin adet MK-84 tipi bomba, 20 bin adet BLU-117 tipi bomba ve tahkimatları delmek amacıyla kullanılan I-2000 Penetrator tipi 20 bin savaş başlığı bulunuyor.

The New York Times'ın bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, Başkan Donald Trump yönetiminin söz konusu silah satışına onay verdiği belirtildi.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili ise yaptığı açıklamada, "Tüm dış askeri satışlar, yürürlükteki prosedürler doğrultusunda ilerlemektedir" dedi. Yetkili, henüz tamamlanma aşamasında olan satışlara ilişkin ise yorum yapmaktan kaçındı.

Silah paketine ilişkin haberler, ABD Savunma Bakanlığının İran'daki savaşla bağlantılı olarak mühimmat sıkıntısı yaşandığını kabul ettiği bir dönemde gündeme geldi. Washington yönetiminin 28 Şubat ile 30 Haziran tarihleri arasında mühimmat için 22,3 milyar dolar harcadığı bildirildi.

Trump yönetimi, Şubat 2025'te İsrail'e bomba, füze ve bunlarla bağlantılı ekipmanların da yer aldığı 7,4 milyar dolarlık silah satışına onay verdi. Söz konusu pakette MK-84 tipi mühimmat da bulunuyordu.

Joe Biden yönetimi, Gazze'de sivil kayıplara ilişkin endişeler nedeniyle 2 bin librelik bombaların sevkiyatlarından birini askıya almıştı. Trump yönetimi ise 2025'in başında göreve gelmesinin ardından söz konusu bombaların İsrail'e teslim edilmesine onay verdi.


Amerika, Güney Afrika vatandaşlarına yönelik vize kısıtlamaları getirdi

Pasaportta iptal edilmiş bir ABD vizesi (Reuters- Arşiv)
Pasaportta iptal edilmiş bir ABD vizesi (Reuters- Arşiv)
TT

Amerika, Güney Afrika vatandaşlarına yönelik vize kısıtlamaları getirdi

Pasaportta iptal edilmiş bir ABD vizesi (Reuters- Arşiv)
Pasaportta iptal edilmiş bir ABD vizesi (Reuters- Arşiv)

ABD, Güney Afrika vatandaşlarına vize verilmesine yönelik yeni kısıtlamalar getirdi. Karar, ABD Başkanı Donald Trump'ın apartheid rejiminin sona ermesinden bu yana ülkenin uyguladığı ırksal adalet politikalarını defalarca eleştirmesinin ardından geldi.

Trump, Güney Afrika hükümetinin toprak mülkiyetinin yeniden düzenlenmesi ve eski apartheid rejiminin ekonomik ve toplumsal mirasının ele alınmasına yönelik politikalarını birçok kez eleştirmişti. Söz konusu politikalar, beyaz azınlık yönetiminin sona ermesinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen devam eden büyük eşitsizliklerin giderilmesini amaçlıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, yeni uygulamaların "tazminat ödenmeksizin topraklara el konulmasına, ırk temelinde ayrımcılığa ve/veya ırksal ya da etnik azınlıklara yönelik yakın zamanda gerçekleşmesi muhtemel şiddete teşvikte" bulunduğu değerlendirilen Güney Afrika vatandaşlarını hedef aldığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Başkan Trump'ın da açıkça belirttiği üzere, Güney Afrika halkı, Afrikaner azınlığının aleyhine olacak şekilde ırksal adaletsizlikleri gidermeye yönelik aşırı politikalar izleyerek ülke ekonomisini tahrip eden bir hükümetten zarar görüyor" dedi.

Rubio, vize kısıtlamalarının "ırk temelinde ayrımcılığı teşvik eden, şiddete kışkırtan veya tazminat ödenmeksizin topraklara el konulmasına katkıda bulunan" kişileri hedef alacağını söyledi.

Trump, 2025 yılında Beyaz Saray'daki bir görüşmede Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'yı, "beyazlara yönelik soykırım" olarak nitelendirdiği uygulamalar nedeniyle sert biçimde eleştirmişti. Trump yönetimi aynı yıl Güney Afrika'ya yüksek gümrük vergileri uyguladı ve Trump ayrıca Johannesburg'un ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi'ni boykot etmişti.