Grossi, Tahran ile denetimler konusunda yürütülen görüşmelerde ‘zamanın dolmak üzere olduğu’ uyarısında bulundu

İran parlamentosu tarafından kabul edilen yasanın iç yükümlülükler getirdiğini ve UAEA için bağlayıcı olmadığını vurguladı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından bugün Viyana'da düzenlenen üç aylık toplantının başında Genel Direktör Rafael Grossi'nin konuşmasından bir fotoğraf yayınlandı
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından bugün Viyana'da düzenlenen üç aylık toplantının başında Genel Direktör Rafael Grossi'nin konuşmasından bir fotoğraf yayınlandı
TT

Grossi, Tahran ile denetimler konusunda yürütülen görüşmelerde ‘zamanın dolmak üzere olduğu’ uyarısında bulundu

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından bugün Viyana'da düzenlenen üç aylık toplantının başında Genel Direktör Rafael Grossi'nin konuşmasından bir fotoğraf yayınlandı
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından bugün Viyana'da düzenlenen üç aylık toplantının başında Genel Direktör Rafael Grossi'nin konuşmasından bir fotoğraf yayınlandı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi bugün, Tahran ile ‘İran tesislerinin tam denetimlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin görüşmelerin ilerleme kaydettiğini, ancak zamanın azaldığını’ belirterek, görüşmelerin birkaç gün içinde sonuçlanacağını umduğunu ifade etti.

UAEA'nın 35 üyeli Yönetim Kurulu'nun üç aylık toplantısının başında konuşan Grossi, “İran'ın nükleer programı, özellikle haziran ayındaki saldırılardan sonra, son birkaç haftadır çabalarımızın odak noktası” dedi.

Grossi, mevcut koşulları kabul ederek, kapsamlı güvenlik önlemleri anlaşmasıyla uyumlu olduğu sürece, UAEA’nın İran'ın endişelerini ve önerilerini dikkate almaya hazır olduğunu vurguladı. İran ile görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirten Grossi, ‘bu görüşmelerin önümüzdeki birkaç gün içinde başarılı bir şekilde sonuçlandırılacağını’ umduğunu ifade etti. Grossi, “Hâlâ zaman var, ama çok fazla değil” ifadesini kullandı.

İran'ın uranyum zenginleştirme tesisleri, 13 Haziran'da İsrail'in askeri ve nükleer tesislere düzenlediği saldırılarla başlayan 12 günlük savaş sırasında ABD'nin saldırılarına maruz kaldı ve birçok İranlı komutan ve nükleer bilimci hayatını kaybetti.

Grossi, geçen hafta üye ülkelere İran'ın nükleer programı hakkında ayrıntılı bir rapor gönderdi. Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetini açıklamayı veya uluslararası müfettişlerin ABD ve İsrail'in saldırısına uğrayan tesislere erişimini reddettiğini doğruladı.

Son rapora atıfta bulunan Grossi şunları söyledi: “İran ile sürekli ve sistematik temas halindeyim. Bu temasların amacı, dile getirdiğim endişeleri ele almak ve UAEA ile İran arasında gerekli iş birliğini yeniden tesis etmenin yollarını aramak... Tahran'daki son gelişmeleri, özellikle de İran parlamentosunun 25 Haziran'da UAEA ile iş birliğini askıya alan yasayı kabul etmesini yakından takip ediyoruz.”

dfrgt
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) bugün Viyana'da düzenlenen üç aylık toplantısından yayınlanan bir fotoğraf

Grossi, İran ile yaptığı görüşmelerde gelişmeleri dikkate almaya istekli olduğunu belirtirken, İran parlamentosu tarafından kabul edilen yasanın ‘iç yükümlülükler getirdiğini ve UAEA için bağlayıcı olmadığını’ vurguladı.

Grossi, ‘İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması kapsamındaki kapsamlı güvenlik önlemleri anlaşmasının yürürlükte olduğunu ve bu anlaşmanın, İran'da güvenlik önlemlerinin uygulanmasına ilişkin UAEA ve İran'ın hak ve yükümlülüklerini düzenleyen tek yasal anlaşma olduğunu’ belirtti.

Grossi, Tahran ve Viyana'da gerçekleştirilen iki taraf arasındaki teknik görüşmelerin ‘güvenlik anlaşması uyarınca İran'da doğrulama faaliyetlerini yürütmek için uygulanacak pratik adımlar üzerinde bir anlaşmaya varmayı amaçladığını’ açıkladı.

UAEA Genel Direktörü Grossi, “İlerleme kaydettik ve önümüzdeki birkaç gün içinde bu görüşmelerin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını umuyorum. Bu, İran ile temel çalışmalarımızın yeniden başlamasını kolaylaştıracak” dedi. Grossi, ‘sahadaki pratik adımların, olumlu sonuçlar elde etmek için daha fazla istişare ve diğer önemli diplomatik süreçlerin önünü açacağına’ olan güvenini dile getirdi.

Grossi, ‘genel durumun gerçek anlamda iyileşmesi için zemin hazırlamak’ amacıyla, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na bağlı güvenlik anlaşması kapsamında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerinin tam olarak uygulanması gerektiğini vurguladı.

Güvenlik anlaşması uyarınca İran, nükleer malzeme ve ekipman stoklarını ve bunların depolandığı yerleri UAEA'ya bildirmekle yükümlü.

İran ile ilgili bölümü sonlandırırken Grossi, “Çok fazla olmasa da halen zaman var. İyi niyet ve net bir sorumluluk duygusu olduğunda bu yeterlidir” ifadelerini kullandı.



İran'ın güneyindeki bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısında 57 öğrenci hayatını kaybetti.

İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
TT

İran'ın güneyindeki bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısında 57 öğrenci hayatını kaybetti.

İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)
İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)

İran devlet televizyonu, Hormozgan vilayetindeki yerel bir yetkiliye atıfta bulunarak, bugün güney İran'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen İsrail hava saldırılarında 57 öğrencinin öldüğünü bildirdi.

İran televizyonu, valinin şu sözlerini aktardı: "Bu sabah Minab'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen İsrail füze saldırısında şu ana kadar 57 öğrenci öldü ve 60 öğrenci yaralandı."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını belirterek, İran'a karşı "büyük ve devam eden bir askeri operasyon" başlattığını duyurdu.

Daha sonra birçok Körfez ülkesi, kendi toprakları üzerinde geçici hava sahası kapatmaları ve füze engellemeleri açıkladı.


İran rejiminin kalbi füzelerin menzili içinde... Pasteur bölgesi hakkında ne biliyoruz?

 Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
TT

İran rejiminin kalbi füzelerin menzili içinde... Pasteur bölgesi hakkında ne biliyoruz?

 Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar
Pasteur bölgesinden yükselen dumanlar

ABD ve İsrail’in bugün İran’a düzenlediği saldırıların ardından Tahran’daki Kaşvardoşt ve Pasteur mahallelerine yedi füze isabet ettiği bildirildi. Bu bölgelerde, Dini Lider Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanlığı ofisi bulunuyor.

Pasteur bölgesi, Tahran’ın 11. bölgesinde yer alıyor ve İran’da siyasi ve güvenlik açısından en hassas alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Bu mahalledeki devlet kurumları, ülkenin yönetim mekanizmasının kalbini oluşturuyor.

Karar merkezleri

Pasteur bölgesi, İran’ın siyasi yapısında bir merkez konumunda bulunuyor; burada tarih ve kurumlar iç içe geçiyor, sivil yapılar en yüksek güvenlik hassasiyetiyle yan yana duruyor.

Bölgede Dini Lider Ali Hamaney’in ofisi ve konutu, Cumhurbaşkanlığı binası, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin merkezi ile önde gelen yargı ve denetim kurumları yer alıyor.

Ayrıca, ülkedeki en eski araştırma ve tıp merkezlerinden biri olan İran Pasteur Enstitüsü de bu bölgede bulunuyor.

Bu yoğun kurumsal yapı, Pasteur’u başkent Tahran’ın en ‘siyasi’ bölgelerinden biri haline getiriyor; burada alınan kararlar hem iç hem dış politika ve güvenlik alanlarını doğrudan etkiliyor.

Konum ve sınırlar

Pasteur mahallesi, başkentin merkezinde birkaç ana cadde arasında uzanıyor. Kuzeyde Azerbaycan Caddesi, batıda Güney Karker Caddesi, doğuda Veli-i Asr Caddesi ve güneyde Hameney Caddesi ile çevrili bulunuyor. Bu konum, mahallenin idari ve tarihi bölgeler arasında bir kavşak noktası olarak coğrafi önemini artırıyor. Bölgenin yakınında, Tahran Üniversitesi civarında yer alan Azadi Meydanı da bulunuyor.

Tarihsel kökenler

Mahallenin önemi tarihsel olarak, 1920’lerin başında bölgeye yakın Bag Şah’ta subay okulunu kuran Rıza Şah dönemine kadar uzanıyor. Şah, aynı zamanda Mermer Sarayı’nı ikamet ve çalışma merkezi olarak kullanmıştı.

1979 Devrimi’nden sonra, İslam Cumhuriyeti’nin kurumları, Pasteur’e taşındı ve bu durum mahallenin egemenlik odaklı karakterini pekiştirdi.

Güvenlik önlemleri

Bölge, sıkı güvenlik önlemleri altında bulunuyor; bazı caddelere ve komplekslere girişler kısıtlanıyor ve hassas binaların çevresinden geçişler özel düzenlemeler ve protokoller çerçevesinde sağlanıyor. Buna rağmen, çevredeki mahallelerde sivil yaşam normal seyrinde devam ediyor.


Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
TT

Irak’ta silahlı grupların savaşa katılımı endişe yaratıyor

ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)
ABD-İsrail hava saldırılarının ardından Tahran’da yangın çıktı, 28 Şubat 2026 (Reuters)

Irak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkilerine ilişkin ciddi bir endişe ve bekleyiş içinde bulunuyor. Bu sabah başlatılan operasyon öncesinde Ketaib Hizbullah, Iraklı bir silahlı grup olarak, İran hedef alınırsa sessiz kalmayacağını açıklamıştı. Saldırının başlamasıyla birlikte Irak, hava sahasını kapatma kararı aldı.

Bu gelişmeler, Şii liderleri bir araya getiren Koordinasyon Çerçevesi üyelerinin, kritik bir toplantı öncesi yoğun ikili görüşmeler yürüttüğü bir döneme denk geldi. Toplantının gündeminde, eski Başbakan ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin başbakanlık adaylığı sürecindeki seçenekler yer alıyor. Maliki’nin ofisi, Nuri el-Maliki’nin ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüşmesinin ardından, başbakanlık adaylığından çekilmeyi reddettiğini duyurdu. Şii liderler ise bu gelişmelerin siyasi sonuçlarını değerlendirmek üzere geniş bir hareket başlattı. Şarku’l Avsat’a bilgi veren bir kaynak, Maliki’ye doğrudan siyasi kanallar aracılığıyla İran tarafından ‘hükümet kurma sürecinden çekilmemesi’ yönünde bir tavsiye iletildiğini aktardı. Kaynak, Maliki ile Bedr Örgütü lideri Hadi el-Amiri arasında cuma gecesi cumartesiye kadar süren bir görüşme gerçekleştirildiğini belirtti. Kaynak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı sonrası ne olacağı konusunda belirsizlik olduğunu ifade etti. Iraklı silahlı grupların çatışmaya dahil olması durumunda, hükümet kurma sürecinin daha da karmaşık hale geleceğini ve acil durum hükümeti kurulmasının bir seçenek olabileceğini ekledi. Ketaib Hizbullah, ABD ve İsrail’in İran’a savaş açması durumunda sessiz kalmayacaklarını açıklamıştı. Dün yayımlanan bildiride, Irak halkının kendi siyasi tercihlerini belirleme hakkının egemen bir hak olduğu vurgulandı ve ABD’ye, Iraklıların siyasi sahneyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendireceği hatırlatıldı. Bildiride ayrıca, ‘yabancı güçlerin etkisine kapılanlarla, tavrını koruyanlar arasındaki farkın tarih tarafından kaydedileceği’ ifade edilerek, ABD politikalarına uymayanların faydasını göreceği, Amerikan yanlısı veya işbirlikçi olanların ise cezalandırılacağı belirtildi.

Irak’taki silahlı grupları kapsayan Irak Direniş Grupları Koordinasyonu perşembe günü yayımladığı açıklamada, İran ile olası bir savaşta aktif rol alacağını duyurdu. Açıklamada, tüm ABD üslerinin hedef olacağı belirtilirken, Erbil’deki Amerikan üssü nedeniyle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) uyarıldı.

Bu gelişmelerin ardından Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesinde, Irak kararlarının dış müdahalelerden bağımsız olması gerektiğini vurguladı. El-Hekim’in ofisinden yapılan açıklamada, el-Hekim’in ‘ulusal çıkarlar için taviz vermenin önemini ve Irak’ın karşı karşıya olduğu zorlukların dikkate alınması gerektiğini’ ifade ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, ‘Irak kararlarının bağımsızlığı ve dış müdahalelerin engellenmesi’ ile ‘Koordinasyon Çerçevesi’nin birliği ve sağlamlığının ülkenin istikrarı için kritik öneme sahip olduğu’ vurgulandı.

El-Hekim, bölgesel gelişmelere ilişkin olarak da ‘bölgedeki tansiyonu artıran söylemler yerine diyalog dilinin öne çıkarılması için çaba gösterilmesi gerektiğini’ belirtti ve tüm taraflar arasında görüşlerin yakınlaştırılması için daha fazla toplantı yapılması çağrısında bulundu.