İsrail, Doha'da Hamas'ı bombalarken saldırı müzakerelere zarar verdi

Hamas liderleri hayatta kaldı. Katar saldırıyı kınadı ve Netanyahu tehdit etti. Trump temkinli davranmaya devam ediyor

Katar'ın başkenti Doha'da İsrail’in hava saldırısı düzenlediği bina (Reuters)
Katar'ın başkenti Doha'da İsrail’in hava saldırısı düzenlediği bina (Reuters)
TT

İsrail, Doha'da Hamas'ı bombalarken saldırı müzakerelere zarar verdi

Katar'ın başkenti Doha'da İsrail’in hava saldırısı düzenlediği bina (Reuters)
Katar'ın başkenti Doha'da İsrail’in hava saldırısı düzenlediği bina (Reuters)

İsrail, dün Hamas liderlerini ilk kez Katar'da hava saldırısıyla hedef alarak Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelere büyük bir darbe indirdi.

Savaşı sona erdirmek için ABD tarafından sunulan öneriyi değerlendiren Hamas liderlerinin ofislerinin ve konutlarının bulunduğu Doha'daki bir konut kompleksini hedef alan İsrail’in hava saldırısının ardından Hamas liderleri hayatta kaldı. Ancak, birden fazla yeri hedef alan hava saldırılarında, aralarında Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye’nin oğlu ve Katarlı bir güvenlik görevlisinin de olduğu altı kişi öldü.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ‘İsrail'in bu pervasız davranışının ve bölgesel güvenliği sürekli olarak bozmasının, Katar’ın güvenliğini ve egemenliğini hedef alan bu eyleminin tolere edilmeyeceği’ belirtildi. Bakanlık, ‘bu suç niteliğindeki saldırının uluslararası hukuk ve normların açık bir ihlali olduğunu ve Katarlıların ve Katar'da yaşayanların güvenliği ve emniyeti için ciddi bir tehdit oluşturduğunu’ vurguladı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırının yeri konusunda çekincelerini dile getirdiği ve İsrail'in Katar'a yönelik saldırısının ‘İsrail’in ve ABD’nin çıkarlarına hizmet etmediğini’ düşündüğü ifade edildi. Açıklamaya göre Trump, Özel Temsilcisi Steve Witkoff'a Doha'yı saldırı konusunda uyarması talimatı verdi. Beyaz Saray sözcüsü, Trump'ın saldırıdan sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl-i Sani ile görüştüğünü ve Katar Emiri’ne ‘böyle bir şeyin kendi topraklarında bir daha olmayacağına’ dair güvence verdiğini söyledi.

Ancak Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Katar'ın saldırıdan haberdar edildiğine dair haberleri yalanladı. Ensari, ABD'li bir yetkilinin, Doha'da İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarının patlama sesleri duyulurken telefon ettiğini belirtti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Katar'ın başkenti Doha’da bazı Hamas liderlerinin konutlarını hedef alan saldırılarının ‘tamamen bağımsız’ olarak yürütüldüğünü söyledi. Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, saldırının ‘İsrail tarafından başlatıldığı ve yürütüldüğü, bunun tüm sorumluluğunun İsrail'e ait olduğu’ belirtildi. Netanyahu, ABD’nin Kudüs'teki büyükelçiliğinde düzenlenen bir etkinlikte ‘terörist liderlerin hiçbir yerde güvende olmayacağını' söyledi. Operasyonu ‘katillerle hesaplaşmak ve gelecekte İsrail vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için’ emrettiğini açıklayan İsrail Başbakanı, “Terörist liderlerin hiçbir yerde dokunulmazlık hakkına sahip olduğu günler geride kaldı” diye ekledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Hamas’tan bir kaynak, İsrail’in saldırısını özellikle Hamas liderlerinden Halil el-Hayye’nin evine yoğunlaştırdığını, liderlik toplantısının ise Hamas’ın merhum lideri İsmail Heniyye'nin kullandığı yakındaki bir evde yapıldığını söyledi. Kaynak, bu evin de ‘saldırıya uğradığını ancak yoğunluğunun daha az olduğunu’ belirtti. Kaynak, Hamas liderlerinin bulunduğu yerin ara sıra özel toplantılara ev sahipliği yaptığını ve toplantının yapıldığı yerin liderlerin hayatta kalmasının nedeni olabileceğini söyledi.

İsrail ordusu ve İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) Hamas'ın ‘üst düzey liderlerini’ hedef aldığını söyledikleri operasyondan sorumlu olduklarını açıkladı. İsrail ordusunun resmi internet sitesinde yayınlanan bir açıklamada, hedef alınan kişilerin ‘yıllardır terör örgütünün faaliyetlerini yönettikleri’ ve ‘7 Ekim 2023'teki katliamı gerçekleştirip İsrail Devleti'ne savaş açmaktan doğrudan sorumlu oldukları’ belirtildi.

Saldırı, sarsılan küresel piyasalarda yankı buldu ve yatırımcıları petrol ve altına yöneltti. Bu durum petrol fiyatlarının 1 dolardan fazla artmasına neden olurken, Brent ham petrolü yüzde 1,8 artışla varil başına 67 doların üzerine çıktı. West Texas Intermediate (WTI) ham petrolü ise yaklaşık yüzde 1,8 artışla 63,40 dolara yükseldi. Altın da 3 bin 674 dolar ile yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Buna karşılık, kripto para birimlerinin fiyatları sert bir düşüş yaşadı ve tasfiyeler sadece bir saat içinde 52 milyon dolara ulaştı.



İsrailli yetkili: Binlerce İran füzesi halen bizim için bir tehdit oluşturuyor

Maşur kentindeki petrokimya kompleksinde yangın çıkarken fotoğrafta Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bir sığır çiftliğine düşen bir İran füzesinin kalıntıları görülüyor (EPA)
Maşur kentindeki petrokimya kompleksinde yangın çıkarken fotoğrafta Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bir sığır çiftliğine düşen bir İran füzesinin kalıntıları görülüyor (EPA)
TT

İsrailli yetkili: Binlerce İran füzesi halen bizim için bir tehdit oluşturuyor

Maşur kentindeki petrokimya kompleksinde yangın çıkarken fotoğrafta Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bir sığır çiftliğine düşen bir İran füzesinin kalıntıları görülüyor (EPA)
Maşur kentindeki petrokimya kompleksinde yangın çıkarken fotoğrafta Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bir sığır çiftliğine düşen bir İran füzesinin kalıntıları görülüyor (EPA)

Bu hafta başlarında İsrail basını tarafından aktarılan askeri veriler, İran'ın halen İsrail topraklarına ulaşabilecek kapasitede bin adetten fazla füzeye sahip olduğuna ve Lübnan'daki Hizbullah'ın cephaneliğinde ise 10 bin adede varan kısa menzilli füze bulunduğuna işaret ediyor.

İsrail Hava Kuvvetleri'nden bir subay, Kanal 12'ye verdiği röportajda, İran'ın elinde kalan balistik füze sayısını açıkladı. Bu gelişme, Tahran'ın füze envanterine ilişkin tahminleri açıklamayı reddeden resmi tutumdan vazgeçildiğini ortaya koydu. İsrail Ordusu Radyosu, tahminlere göre Hizbullah'ın elinde 8 bin ila 10 bin arasında füze bulunduğunu bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre çatışmanın başlamasından 5 haftadan fazla zaman geçmesine rağmen İran ve müttefiki Hizbullah'ın mevcut saldırı sıklığı göz önüne alındığında, İsrail ve ABD'nin temel hedeflerine ulaştıklarını ısrarla belirtmelerine rağmen, çatışmanın birkaç ay daha sürme olasılığı olduğu tahmin ediliyor.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen subay, İran'ın ateşleme kapasitesine atıfla “Bu kapasiteyi sıfıra indirmek için çok büyük miktarda kaynak harcamak gerekir. Dürüst olmak gerekirse, size şunu söylemeliyim ki bu kapasite sıfıra inmeyecek” dedi.

Daha önce Bloomberg haber ajansına kimliklerinin gizli tutulması şartıyla konuşan İsrailli iki üst düzey yetkili, Savaştan önce İran'ın İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füzeye sahip olduğun düşünüldüğünü söyledi.

O tarihten bu yana İsrail ordusuna göre İsrail’e 500’den fazla füze fırlatıldı ve diğer füzeler yerde imha edildi.

İsrail, İran'a yönelik saldırılarının amacının, İran'ın füze ve nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz salı günü Amerikalılara hitaben yaptığı konuşmada, İran'a karşı savaşın, İran'ı askeri ve ekonomik olarak mahvettiğini ve nükleer programını ortadan kaldırdığını açıkladı.


İran, sivil hedeflere tekrar saldırılması halinde "daha yıkıcı" bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu

Tahran'daki bir meydanda hükümet yanlısı bir mitinge katılanlar (AP)
Tahran'daki bir meydanda hükümet yanlısı bir mitinge katılanlar (AP)
TT

İran, sivil hedeflere tekrar saldırılması halinde "daha yıkıcı" bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu

Tahran'daki bir meydanda hükümet yanlısı bir mitinge katılanlar (AP)
Tahran'daki bir meydanda hükümet yanlısı bir mitinge katılanlar (AP)

İran Merkez Askeri Komutanlığı dün, sivil hedeflere tekrar saldırı düzenlenmesi halinde "daha yıkıcı" bir karşılık verileceği uyarısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İran devlet televizyonunun Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, Hatemül-Enbiya Merkez Karargahı sözcüsü, "Sivil hedeflere yönelik saldırılar tekrarlanırsa, taarruz ve misilleme operasyonlarımızın sonraki aşamaları daha yıkıcı ve yaygın olacaktır" ifadelerini kullandı. Bu uyarı, ABD Başkanı Donald Trump'ın pazar günü, İran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmadığı takdirde salı günü (yarın) köprülerini ve enerji santrallerini bombalamakla tehdit etmesinin ardından geldi.

ABD Başkanı Donald Trump (AP)ABD Başkanı Donald Trump (AP)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi bugün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı'nın İran'daki enerji santrallerine ve köprülerine yönelik saldırı tehditlerinin "savaş suçları" kapsamına girebileceği uyarısında bulundu. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Ülkesinin en yüksek yetkilisi olan ABD Başkanı, savaş suçları işlemekle alenen tehditte bulundu" diyen Garibabadi, bu tür saldırıların uluslararası hukuktaki bazı hükümleri ihlal edeceğini belirtti.

Garibabad ayrıca, “elektrik santrallerine ve köprülere (sivil altyapıya) saldırmakla tehdit etmenin, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 8(2)(b) maddesi uyarınca bir savaş suçu olduğunu” da ifade etti.


İngiltere'de ABD ordusunun kullandığı bir üssün yakınlarında 7 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Lakenheath Üssü'nden havalanan bir ABD F-18 uçağı (AFP)
İngiltere'deki Lakenheath Üssü'nden havalanan bir ABD F-18 uçağı (AFP)
TT

İngiltere'de ABD ordusunun kullandığı bir üssün yakınlarında 7 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Lakenheath Üssü'nden havalanan bir ABD F-18 uçağı (AFP)
İngiltere'deki Lakenheath Üssü'nden havalanan bir ABD F-18 uçağı (AFP)

İngiliz polisi dün İngiltere’nin doğusunda ABD ordusu tarafından kullanılan bir askeri üssün yakınlarında düzenlenen protesto gösterisi sırasında, yasaklı Palestine Action (Filistin Eylem) Grubu destekçisi oldukları şüphesiyle yedi kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Protesto gösterisi, militarizme karşı çıkan Lakenheath Alliance For Peace grubu tarafından düzenlendi. Grup, esas olarak ABD Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan üssü, ‘Ortadoğu'da devam eden çatışmada ABD uçaklarının kalkış noktası olmakla’ suçluyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre polis tarafından yapılan açıklamada, “Polis, 5 Nisan Pazar günü, yasaklı bir örgütü destekledikleri şüphesiyle Lichfield şehrinde beş erkek ve iki kadın olmak üzere yedi kişiyi gözaltına aldı” denildi.

Lakenheath Alliance For Peace grubu, X platformu üzerinden protestocuların üzerinde “Soykırıma karşıyız, Filistin Eylemi'ni destekliyoruz” yazan yelekler giydiklerini açıkladı.

Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, 2025 temmuzunda Filistin Eylem Grubu’nu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmış ve yasaklamıştı. Geçtiğimiz şubat ayında, İngiliz yargısı yasağın ‘orantısız’ olduğunu değerlendirmiş, ancak hükümet kararı temyiz etmişti. Bu yüzden temyiz sonucunu bekleyen yasak halen yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Yasaklı örgütü destekleyen onlarca gösterinin ardından, Temmuz 2025'ten bu yana 2 bin 700'den fazla kişi gözaltına alındı ve yüzlerce kişiye daha suçlamalar yöneltildi. Bu bilgi, gösterileri düzenleyen Defend Our Juries Derneği tarafından açıklandı.

Suffolk Polisi yaptığı açıklamada, ‘korkusuzca ve tarafsız bir şekilde kanunları uygulama görevini’ vurguladı.

Polis, cumartesi günü Lichfield'da iki göstericiyi gözaltına aldığını ve Lichfield Barış İttifakı’nın eylemleri nedeniyle onlara trafik akışını engelleme suçlaması yöneltildiğini bildirdi.

New York Times gazetesi ve İngiliz Yayın Kurumu (BBC), İran basınının yayınladığı ve cuma günü İran'da düşürülen ABD savaş uçağının parçalarını gösterdiği iddia edilen fotoğrafların, genellikle Lakenheath Hava Üssü'nde konuşlu bir modelle uyuştuğunu bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Ortadoğu savaşında ABD ordusuna yeterli destek sağlamamakla suçlanan İngiltere, ABD'ye İran'a karşı ‘savunma’ operasyonları yürütmek ve Hürmüz Boğazı'nı korumak için askeri üslerini kullanma izni verdi.