Sahel bölgesindeki hükümet yanlısı milisler ve devletin kontrolü dışındaki silahlar

Devletin en önemli işlevlerinin elinden alınması söz konusu

Menaka dışındaki çölde toplanan Mali'nin Azavad bölgesinde faaliyet gösteren silahlı siyasi hareket Azavad Kurtuluş Hareketi üyeleri, 14 Mart 2020 (AFP)
Menaka dışındaki çölde toplanan Mali'nin Azavad bölgesinde faaliyet gösteren silahlı siyasi hareket Azavad Kurtuluş Hareketi üyeleri, 14 Mart 2020 (AFP)
TT

Sahel bölgesindeki hükümet yanlısı milisler ve devletin kontrolü dışındaki silahlar

Menaka dışındaki çölde toplanan Mali'nin Azavad bölgesinde faaliyet gösteren silahlı siyasi hareket Azavad Kurtuluş Hareketi üyeleri, 14 Mart 2020 (AFP)
Menaka dışındaki çölde toplanan Mali'nin Azavad bölgesinde faaliyet gösteren silahlı siyasi hareket Azavad Kurtuluş Hareketi üyeleri, 14 Mart 2020 (AFP)

Sergey Eledinov

Afrika'daki Sahel bölgesinde güvenlik durumu son derece istikrarsız olmaya devam ediyor. Nijer, Burkina Faso ve Mali'de cihatçı ve ayrılıkçı gruplarla şiddetli çatışmalar sürerken, şehirlere ve askeri üslere yönelik saldırılar hız kaybetmiyor ve sivil kayıpların sayısı artıyor.

G5 Sahel grubu ülkelerinin hükümetleri bu zorlukları aşmak için çabalarını artırırken silah ve askeri teçhizat tedarikini sürdürüyor, Rus ve Türk uzmanların ve askeri eğitmenlerin yardımını alıyor. Ayrıca Mali ordusu ile ortak operasyonlarda Rusya'nın Afrika Kolordusu'ndan birlikler destek veriyor. Bunun yanında ek seferberlik ilan eden hükümetler, subay ve astsubayları eğiten askeri akademilerden mezun olanların sayısı arttırdı.

Ancak, ulusal orduların sınırlı kaynakları nedeniyle, 2025 yılında koalisyon devletlerinin himayesinde kurulan düzensiz silahlı oluşumlar olan hükümet yanlısı milisler, cihatçı gruplarla mücadelede giderek daha önemli bir rol oynamaya başladı.

Nijer Garkuwar Kassa programını başlattı

Nijer 19 Ağustos'ta, M62 Hareketi (Nijer'deki askeri liderlik), orduyu desteklemek için gönüllü birlikler oluşturmak amacıyla ‘vatanın kalkanı’ anlamına gelen ‘Garkuwar Kassa’ adlı sivil milisleri seferber etmek için bir program başlattı. Program kapsamında gönüllüler, ulusal güvenlik güçleriyle birlikte çatışma bölgelerine gönderilmeden önce başkent Niamey'de eğitim alıyor.

Nijer, geçmişte milisler yüzünden büyük acılar yaşamış olsa da aşırılık yanlıları bu grupları kendi amaçları için kullandıklarında, kaynakların kıtlığı şimdi yetkilileri bir kez daha büyük riskler almaya itiyor. Bölgesel açıdan bu modeli benimsemede nispeten geç kalan Nijer, Burkina Faso'nun Vatan Savunması Gönüllüleri’ni (Volontaires Pour la Défense de la Patrie/ VDP) örnek alıyor.

Burkina Faso’nun VDP’si

VDP, Burkina Faso'nun devlete bağlı paramiliter yapılarından biri. Cihatçı gruplara karşı mücadelede ordu ve güvenlik güçlerine destek olmak amacıyla 2020 yılında Cumhurbaşkanı Roch Marc Christian Kaboré tarafından imzalanan kararnameyle resmi olarak kuruldu.

Ülke genelinde kendiliğinden ortaya çıkan öz savunma gruplarının ardından kurulan bu gruplar, Sahra altı Afrika'da yaygın olan geleneksel kapalı avcı kardeşliklerine dayanıyor. Geçmişte ‘yol kesen haydutlar’ olarak bilinen yasadışı çetelerle mücadele eden bu avcı kardeşlik gruplarının başında ‘Dozolar’ (Donzolar) geliyor.

Bu marjinal yapı, bu grupların kıtadaki silahlı çatışmalara karışmasına neden oldu. Doussolar, 2002 ile 2011 yılları arasında Fildişi Sahili'ndeki ve 2012 ile 2019 yılları arasında Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki savaşlara katıldı. Daha sonra bu grup Burkina Faso'da ülkenin en büyük etnik grubu olan Mossilerin ana dili Mooré'de ‘orman muhafızları’ anlamına gelen ‘Koglweogo’ adını aldı.

Yerleşik Mossi ve göçebe Fulani arasındaki, çoğunlukla toprak kullanımıyla bağlantılı tarihsel gerilimler, daha tehlikeli bir aşamaya girdi. Çoğunlukla Mossilerden oluşan hükümet yanlısı birlikler, cihatçı grupların üyelerinin çoğunun mensubu olduğu Fulanilere karşı ‘etnik temizlik niteliğinde ihlallerde bulunmakla’ suçlanıyor.

Gönüllüler topluluğu kuruluşundan bu yana, üye edinme, oluşum ve eğitim, maaş, ikmal ve tıbbi destek, teçhizat ve ulaşım ile silahlanma gibi birçok açıdan ulusal ordudan farklıydı.

Gönüllü birlikler kuruluşundan bu yana, üye edinme, oluşum ve eğitim, maaş, ikmal ve tıbbi destek, teçhizat ve ulaşım ile silahlanma gibi birçok açıdan ulusal ordudan farklıydı. Ordudan ve hükümetten arta kalan kaynaklarla geçinen gönüllü birliklerin koşulları, onları ‘bizim Wagner'imiz’ olarak tanımlayan Burkina Faso Geçici Devlet Başkanı İbrahim Traoré'nin göreve gelişiyle gözle görülür bir iyileşme sağlamadı. Ancak ironik bir şekilde, gönüllülerin hoşnutsuzluğu hükümete veya Traoré'ye değil, ulusal orduya yönelik oldu.

Bu birliklerin genişlemesi, hükümeti onları barındıracak resmi bir çatı kuruluş kurmaya itti. VDP güçleri başından beri ağırlıklı olarak yerleşik bir tarım topluluğu olan Mossi üyelerinden oluşuyordu. Bu durum, uzun süredir toprak ve otlatma hakları konusunda çatıştıkları göçebe Fulaniler ile aralarındaki tarihi gerilimi daha da körükledi. Cihatçı grupların üyelerinin çoğunu oluşturan Fulaniler olmasına rağmen, VDP Fulanilere karşı ‘ihlaller ve hatta etnik temizlik yapmakla’ suçlanıyor.

sdfrgty
Vagadugu eyaletinde VDP programına kaydolmak için başvuru formlarıyla sıraya giren erkekler, Kasım 2022 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre VDP, kurulduğu günden bu yana, üye edinme, eğitim yapısı, maaş düzeyleri, ikmal ve tıbbi destek, silahlanma ve ulaşım açısından düzenli ordudan farklılık gösterirken genellikle ordu ve hükümetten geriye kalan kaynaklarla geçimini sağlıyor. Burkina Faso Geçici Devlet Başkanı İbrahim Traoré'nin onları ‘bizim Wagner'imiz’ olarak tanımlamış olmasına rağmen VDP’nin koşullarında gözle görülür bir iyileşme olmadı. Ancak gönüllüler, hoşnutsuzluklarını hükümete veya Traoré'ye değil, orduya yönelttiler. Bu da hükümeti 50 bin gönüllüyü daha silah altına alma programını uygulamaya koymaya itti. Program başarılı olurken VDP’nin 2022 yılının kasım ayı itibarıyla üye sayısı 90 bine ulaştı. Düzenli ordunun personel sayısı ise sadece 14 binle sınırlı kaldı. Ancak, ekipman ve malzeme açısından yetersiz olan bu devasa kitle, cihatçı saldırıların şiddetlenmesiyle ağır kayıplar vermeye başladı ve isyancılara karşı ‘savaşın yakıtı’ haline geldi.

Ordu, jandarma ve polis güçlerinden farklı olarak, bazı gönüllü birliklerin ‘topluluklar’ olarak adlandırılıyordu ve tarihsel olarak bulundukları bölgelerde düzeni sağlamakla görevlendirilmişlerdi. Bu toplulukların ordu birliklerinden uzaklığı ve ordunun hareket kabiliyetinin yetersizliği, yerel gönüllülerin kendi kaynaklarına güvenmelerini ve konumlarını güçlendirmelerini sağladı.

gh
Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun (ECOWAS) Nijerya'nın başkenti Abuja’da düzenlenen 66. Olağan Oturumu sırasında Burkina Faso, Nijer, Mali ve Gine temsilcilerine ayrılan yerler, 15 Aralık 2024 (Reuters)

Merkezi hükümetin otoritesinin zayıflamasıyla birlikte, gönüllü birlikler kontrol ettikleri bölgelerde fiilen yerel otoriteler haline geldi. Bu birliklerin bazıları, gasp, yağma, arazi gaspı, yargısız infazlar, etnik temizlik ve hatta cihatçı gruplarla iş birliği yapmakla suçlanıyor. Bu uygulamalar, yarı-hükümet işlevlerine denk geliyor.

Gönüllüler ile ordu arasındaki artan düşmanlık, gönüllülerin kontrolü altındaki bazı bölgelerin, başkent Vagadugu’ya sadece nominal bağlılık gösteren yarı özerk bölgeler haline gelmesine yol açtı. Yerel bölgelerde gönüllü grupların varlığı, cihatçıların yeni saldırılara yol açarken gönüllü birliklerin halk arasında iş birlikçi olduğu iddia edilen kişileri daha yoğun bir şekilde takip etmesine neden oldu. Bu durum, toplumsal gerilimi artırdı ve genel güvenlik durumunun kötüleşmesine katkıda bulundu.

Burkina Faso hükümeti 30 Ağustos 2025'te, 2 bin 500 Dozo avcısının ülkenin topraklarının kontrolünü ele geçirmek için güçlerini birleştirmeye hazır olduğunu duyurdu.

Tuareg oluşumları ve Dozo Öz Savunma Birlikleri

Mali'deki hükümet yanlısı paramiliter gruplar oldukça çeşitli ve geniş bir alana yayılmış durumda. Bunlar arasında, Bamako'ya sadık Tuareg silahlı oluşumlar öne çıkıyor. Azavad Kurtuluş Hareketi (MSA) ve Imghad Tuareg ve Müttefikleri Öz Savunma Grubu (GATIA) tarafından yönetilen bu oluşumlar, etnik kimliklerini Tuaregler içindeki Dawsahaq ve Imghad kabilelerinden alırken Dawsahaqlardan yaklaşık 3 bin, Imghadlardan ise bin üyesi bulunuyor.

Bağımsız bir Azavad devleti kurma fikri, Tuareg toplulukları arasında oybirliği ile destek görmezken çatışmanın başlıca nedeni siyasi yönelimden çok iç kabile mücadelesiydi. Asil kabileler olarak kabul edilmeyen Imghad ve Dawsahaq kabileleri, yeni devletin liderliğini üstlenen asillerden Ifoghas kabilesinin hakimiyetine boyun eğmeyi reddettiler.

Devletin mali olarak zayıf olması nedeniyle, silahlı grupların oluşumu tek savunma aracı haline geldi ve bu da ayrılıkçıların kuzeyde tam kontrolü ele geçirmelerini engelledi. Ayrılıkçıların kuzeyi tamamen kontrol altına alması engellense de çatışma daha da kötüleşti.

Hem MSA hem de GATIA, DEAŞ hücreleriyle şiddetli çatışmalar yaşıyor. Azavad ayrılıkçıları ve El Kaide'nin bölgesel kolu olan Cemaat Nusrat el-İslam vel-Müslimin (JNIM) ile gergin ilişkilere sahipler. Hayatta kalabilmelerinin tek yolu, devlete sadık olmaları.

drf
Mali'nin Azavad bölgesindeki silahlı siyasi hareket MSA'nın silahlı adamları Menaka dışındaki çölde bir kamyonetin arkasına monte edilmiş bir uçaksavar silahıyla birlikte, 14 Mart 2020 (AFP)

MSA ve GATIA kendi etki alanlarında gerginliğin tırmanmasını önlemek istese de yasadışı faaliyetler yaygın ve ekonomik faaliyetler büyük ölçüde onların kontrolü altında. Her iki grup da özellikle devletten düzenli destek gelmediği için, özyönetimden vazgeçmeye hiç istekli görünmüyor.

Geleneksel Dozolardan oluşan yerel öz savunma grupları, Mali'deki en büyük hükümet yanlısı güçleri oluşturuyor.

Bu grupların büyüklüğü, onlarca kişiden yüzlerce kişiye kadar değişiyor. Coğrafi konumları da farklılık göstermekle birlikte, genel özellikleri ortak. En belirgin özellikleri, coğrafi istikrarları ve köken bölgelerine güçlü bağlılıkları ile tek etnik kökenden gelmeleri ve çoğunlukla yerleşik çiftçilerden oluşuyorlar.

Bu gruplar devletten sistematik destek almıyor. Devlete olan bağlılıkları büyük ölçüde resmi nitelikte kalıyor ve kontrol ettikleri bölgelerde devletin otoritesini resmi olarak tanımakla birlikte, pratikte fiili otorite olarak hareket ederek devlet kurumlarının yokluğunu kısmen telafi ediyor.

Gasp, yasal çerçeve dışında yaptırımlar uygulama, arazi ve mülklerin ele geçirilmesi ve etnik temizlik uygulamalarına karıştığına dair sık sık haberler geliyor.

Dogonlar ülkesi

Mali'deki en önde gelen paramiliter grup, Dogon dilinde ‘Tanrı'ya güvenenler’ anlamına gelen Dan Na Ambassagou Ulusal Koordinasyonu (Coordination Nationale Dan Na Ambassagou/CNDA) adını kullanıyor. Dogonlardan oluşan bu savunma gücü, yerleşik çiftçiler ile göçebe çobanlar olan Fulaniler arasında kıt otlak ve tarım arazileri nedeniyle geçmişten beri süren çatışmalara yanıt olarak 2016 yılında “Dogon Ülkesi” olarak bilinen bölgede kuruldu.

Ülkede silahlı çatışmaların patlak vermesiyle, Dogonlar ve diğer yerleşik topluluklar tarafından marjinalleştirildiğini düşünen Fulanilerden bazıları, toprağın adil bir şekilde yeniden dağıtılacağı vaadinde bulunan cihatçı gruplara katıldı. Buna karşın Dogonlar, avcı kardeşliklerinin geleneklerine dayanan CNDA’yı kurdu. Yaklaşık 5 bin üyesi olduğu tahmin edilen CNDA, devletten herhangi bir finansman almıyor ve silahlanma için eski av tüfekleri veya cihatçılardan ele geçirilen silahlara güveniyor.

CNDA, hükümetin desteğinin olmaması nedeniyle önemli ölçüde özerklik kazanan Dogonlar Ülkesi’nde cihatçılarla iktidarı paylaşıyor. CNDA, yerel halkı korumayı ve İslamcı aşırılıkçılarla savaşmayı amaçlasa da bölgedeki kontrolünü pekiştirmek için cihatçı grupları desteklediğinden şüphelenilen Fulaniler ve diğer sivillere sık sık saldırılar düzenliyor.

Silahlı gruplara güvenmenin riskleri

Sahel bölgesinde paramiliter güçlere güvenilmesi, ulusal orduların ve kolluk kuvvetlerinin cihatçı grupların isyanlarını bastırma, organize suçları önleme ve bölgeler üzerinde tam kontrol sağlama konusunda yetersiz kalmasından kaynaklanıyor. Bu paramiliter oluşumlar kısa vadede kazanımlar elde edebilse de genişlemeleri bölgenin uzun vadeli istikrarını tehdit eden yavaş yanan bir fitil gibidir.

Bu milislerin sağladığı güvenlik avantajları aldatıcı ve geniş alanlara yayılmış olmaları ve küçük cihatçı hücreleri dağıtma kapasitesine sahip olmalarına rağmen, organize savaş birimleriyle yüzleşemeyecek durumda olmaları, sivil kayıplar da dahil olmak üzere zayiatı artırıyor. Varlıkları misilleme saldırılarına neden olurken, toplumun giderek silahlanması gerilimin azalması ve barışın tesis edilmesi ihtimalini zayıflatıyor.

Bu grupların yasalara aykırı yöntemlere başvurması, sosyal dokuyu zayıflatmakta, rekabeti körüklemekte ve şiddet döngüsünü besliyor. Birçok bölgede devlet otoritesi gerilemekte ve yerini fiili otoriteler almaktadır. Milisler, bir zamanlar kamu kurumlarının tekelinde olan işlevleri üstlenmekte ve bunları gayri resmi ve çoğu zaman yasadışı yollarla yerine getiriyor. Sonuç olarak, siviller kendilerini ordu, hükümet yanlısı savaşçılar ve cihatçılar arasında, devletten korku ve güvensizlik ortamında buluyor.

Ekonomik boyut da aynı derecede ciddi bir konu. Çatışmayla ilgili faaliyetler milislerin kontrolündeki bölgelerde yaygınlaşıp ekonomiyi zayıflatırken yatırımların yapılmasını da engelliyor. Bu gruplar silahlandıklarında, nadiren iktidarlarını bırakmaya istekli, bağımsız gündemleri olan fiili otoriteler haline dönüşüyor.

Orta Afrika'daki Anti-Balaka'dan Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki M23 Hareketi’ne kadar diğer deneyimlerden yeterince ders çıkarılmış değil. Sonuç ise hem devlet hem de toplum için uzun vadeli stratejik tehditler pahasına, anlık taktiksel kazançlar elde edilen riskli bir uzlaşıdan ibaret.



El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
TT

El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)

El Kaide, 11 Eylül 2001'de düzenlediği saldırıların üzerinden 25 yıl geçtikten sonra yeniden güçlenmeye çalışıyor. 

Washington Post'un ABD'nin de aralarında bulunduğu Batı ülkelerinin istihbarat yetkililerine dayandırdığı habere göre, örgüt yeniden Taliban'ın kontrolüne geçen Afganistan'da bir kez daha eğitim kampı ağı oluşturdu. 

2021'de ABD askerlerinin çekilmesinin ardından oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan örgüt ve kollarının, son üç yıl içinde en az 8 eğitim merkezi kurduğu bildiriliyor.

Yeni kamplarda silah, patlayıcı ve gerilla taktiklerinin yanı sıra şifreleme, yapay zeka ve insansız hava araçları gibi yeni teknolojilere yönelik eğitimler verildiği belirtiliyor. 

IŞİD'e bağlı İslam Devleti Horasan Vilayeti'nin (IŞİD-H) de etkili olduğu Afganistan'daki 34 vilayetten en az 14'ünde terör örgütlerinin yapılandığı vurgulanıyor. 

Bir Birleşmiş Milletler raporuna göre Taliban bu örgütlere yeniden elverişli bir ortam sağlıyor. Böylece El Kaide de "Afganistan genelinde güvenli evler ve eğitim kamplarıyla" yeniden güçlenmeyi başardı.

Ancak mevcut tablo, 11 Eylül öncesiyle birebir aynı değil. 

Amerikan gazetesine konuşan yetkililere göre örgütler, ABD ve müttefiklerine kapsamlı saldırılar planlamaktansa bölgesel çatışmalara odaklanıyor. 

El Kaide'nin dünyanın dikkatini çekmemek için yabancı savaşçıların bölgeye gelmesini teşvik etmekten kaçındığı aktarılıyor.

Ayrıca ABD'nin 2 Mayıs 2011'de Pakistan'da düzenlenen operasyonla öldürdüğünü açıkladığı El Kaide lideri Usame bin Ladin gibi bir figürün henüz ortaya çıkmadığı belirtiliyor.

Çekirdek kadrosu yüz militanı geçmediği tahmin edilen El Kaide'nin, daha büyük örgütlere destek sağlayan bir yapı olarak faaliyet gösterdiği öne sürülüyor.

Bu gruplardan biri, Pakistan Talibanı olarak da bilinen Tehrik-i Taliban Pakistan. Afganistan'da binlerce savaşçısı bulunan örgüte El Kaide'nin intihar bombacılığının da aralarında bulunduğu konularda eğitim verdiği iddia ediliyor.

Georgetown Üniversitesi'nde çalışan terörle mücadele uzmanı Bruce Hoffman, El Kaide için şu yorumu yapıyor:

11 Eylül öncesindeki, uzak düşmanı hedef alma stratejisini izlemiyorlar. Ancak yerel ve bölgesel kazanımlar elde ederek yeniden ivme kazanmayı umduklarını düşünüyorum. Bizi unutmadılar.

Independent Türkçe, Washington Post, AP


Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yerel haberlere göre eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in Malibu'daki evine, bir kadının davetsiz şekilde mülke girdiği ihbarının ardından polis çağrıldı.

Harris'in sözcüsünün, eski başkan yardımcısının güvenlik ekibinin mülke "yasadışı şekilde giren bir kişiyi eve ulaşmadan durdurduğunu" TMZ'ye doğruladığı bildirildi.

Sözcü, olay sırasında ne Harris'in ne de Emhoff'un evde olduğunu söyledi.

Sözcü, TMZ'ye "Harris ve Emhoff, hızla müdahale eden güvenlik görevlileriyle kolluk personeline minnettar" dedi.

Los Angeles County Şerif Departmanı (LASD), TMZ'ye olayın saat 22.30 sıralarında eski başkan yardımcısının evinde meydana geldiğini söyledi. LA Times da bu bilgiyi doğruladı.

Mülke izinsiz giren kadın, buradan kendi isteğiyle ayrılmayı kabul etti. Kolluk kuvvetlerine dayandırılan LA Times ve TMZ haberlerine göre kadın gözaltına alınmadı.

LASD Teğmeni Jason Duron, LA Times'a "Güvenliği sağlamak amacıyla mülk çevresindeki devriyeleri artırıyoruz" dedi.

Harris ve Emhoff, Malibu'daki evlerini geçen yıl satın aldı. Evin değerinin 8 milyon doların üzerinde olduğu bildirildi.

Eski başkan yardımcısı ve eşinin evlerine daha önce de davetsiz misafirler gelmişti.

KTLA'nın haberine göre Ocak 2025'te, Harris'in Brentwood'daki eski evinde olası bir hırsızlık ihbarının ardından sokağa çıkma yasağının uygulandığı saatlerde iki kişi gözaltına alınmıştı. Sokağa çıkma yasağı, o sırada kenti kasıp kavuran Palisades ve Eaton yangınları nedeniyle uygulanıyordu.

İki kişi de tutuklanmamış ve suç işlediklerini gösteren bir kanıt bulunamamıştı.

Independent Türkçe


Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
TT

Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)

Donald Trump'ın çocukluğunu geçirdiği ev tadilat gördükten sonra yaklaşık 2 milyon dolara satıldı. Tadilattan önce ev küf içinde kalmış bir kedi yuvasıydı.

ABD Başkanı 4 yaşına kadar New York'un Queens bölgesindeki bu Tudor tarzı evde yaşamıştı. Evi, müteahhit babası Fred Trump, 1940'ta varlıklıların yaşadığı Jamaica Estates semtinde inşa ettirmişti.

80 yaşındaki Başkan, şöhretini ve servetini siyasete taşımadan önce gayrimenkul sektöründe zenginleşmiş; Manhattan'da kendi adını taşıyan Trump Tower'ı inşa ettirip onlarca yıl orada yaşamıştı.

Başkanlık döneminde ise kendi konutunda da bir yenileme sürecini yönetiyor. Beyaz Saray'a devasa bir balo salonu ekletiyor ve Oval Ofis'i, kendi mülklerinin ve estetik anlayışının alameti farikası olan altın kaplama dekorasyon öğeleriyle donatıyor.

İsmi açıklanmayan bir alıcının temmuzda sözleşme imzalamasının ardından, 1,93 milyon dolarlık satış bedeli cuma günü emlak sitelerinde görüldü.

Evi satan Tommy Lin, 5 yatak odalı ve üç banyolu mülkü, yıllarca boş ve bakımsız kaldıktan sonra geçen yıl 835 bin dolara satın almıştı.

New York Post'un haberine göre müteahhit Lin; profesyonel donanımlı bir mutfak, balıksırtı desenli ahşap zeminler ve spa konforunda banyolar gibi özelliklerin eklendiği 8 aylık bir iç mekan yenileme çalışması için 500 bin dolar daha harcadı.

Zillow verilerine göre ev, son yıllarda birkaç kez el değiştirdi. Bu satışlardan biri, Trump'ın 2017'de başkan olmasından birkaç ay sonra 2,14 milyon dolara gerçekleşmişti.

Alıcı, Trump Birth Home LLC adlı bir şirketti ve ev kısa süreliğine Airbnb'de kiraya sunulmuştu. Airbnb ilanında evde Trump'ın gerçek boyutlu karton maketleri, Gökdelen İmparatoru Genç Milyarder Trump: İş Bitirme Sanatı (The Art of the Deal) adlı kitabının kopyaları ve Trump'ın yer aldığı çerçeveli bir People kapağı gibi eşyalar da bulunuyordu.

Ev 2019'da 2,9 milyon dolarlık bir fiyatla yeniden satışa çıkarılmış ancak Lin satın alana kadar alıcı bulamamıştı.

Post'un haberine göre bu süre zarfında ev bakımsız hale gelmişti. Patlayan bir boru nedeniyle su hasarı ve küf oluşmuş, Trump'ın ilk yıllarını geçirdiği yerde sokak kedileri mesken tutmuştu.

Independent Türkçe