Mısır-Türkiye savunma sanayii iş birliği, iki ülke arasındaki yakınlaşmayı taçlandırıyor

İki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliği, Doğu Akdeniz'deki ortak deniz tatbikatlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor

Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır-Türkiye savunma sanayii iş birliği, iki ülke arasındaki yakınlaşmayı taçlandırıyor

Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, 13 yıllık aradan sonra iki ülke arasında Akdeniz'de ortak deniz tatbikatlarının yeniden başlaması ile eş zamanlı olarak, Mısır ile savunma sanayii alanında iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu gelişme, Kahire ile Ankara arasındaki yakınlaşmanın doruk noktası olarak değerlendiriliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, perşembe akşamı bir televizyon kanalında yayınlanan röportajında, ‘Mısır ile savunma sanayii ve ortak güvenlik alanlarında iş birliğinin güçlendirileceğini’ doğruladı. Fidan, ‘bölgedeki tehditlerin, ilişkilerin gelişmesiyle birlikte güvenlik konularında daha fazla müzakereye yol açtığını’ belirtti.

Fidan, ülkesinin Mısır ile ilişkilerinin şu anda ‘modern tarihin en iyi seviyesine’ ulaştığını belirterek, ‘her iki ülkenin de güçlerini ve yeteneklerini birleştirmeleri halinde aralarındaki iş birliği potansiyelinin farkında olduklarını’ bildirdi.

Mısır, insansız hava araçları (İHA), uçak gemileri ve kimyasal savaş silahlarının üretimi gibi savunma sanayii alanlarında Türkiye ile iş birliği yapmaya ilgi duyuyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre Türkiye, küresel ölçekte üst sıralarda yer alan Mısır donanmasının kapasitesinden yararlanmaya istekli.

Millî Savunma Bakanlığı, perşembe günü, 13 yıllık bir aradan sonra Mısır ile Doğu Akdeniz'de ortak ‘Dostluk Denizi’ deniz tatbikatlarının yeniden başlatıldığını duyurdu, ancak Kahire henüz bu tatbikatların yeniden başlatıldığını resmi olarak açıklamadı.

Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk, düzenlediği basın toplantısında, ‘tatbikatların 22-26 Eylül tarihleri arasında fırkateynler, denizaltılar ve uçakların katılımıyla gerçekleştirileceğini’ söyledi. Şarku’l Avsat'ın Anadolu Ajansı'ndan (AA) aktardığına göre Aktürk, tatbikatların ‘iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve ortak operasyonel yeteneklerin artırılması’ çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtti.

Mısırlı strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, ‘iki ülke arasındaki tatbikatların, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Müslüman Kardeşler (Mısır'da terör örgütü olarak sınıflandırılıyor) konusundaki tutumu nedeniyle daha önce askıya alındığını ve şimdi yeniden başlamasının siyasi yakınlaşma ve cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan çok sayıda toplantıyla eşzamanlı olduğunu’ vurguladı. Ferec, “Şimdi işler normale döndü ve iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon yolları çeşitlendi, hatta İHA üretimi yoluyla ortak savunma üretimine bile ulaşıldı” dedi.

Ferec, “Türkiye, küresel olarak üst sıralarda yer alan Mısır donanmasından yararlanmak istiyor ve ortak tatbikatlar, Mısır'ın Akdeniz'deki yeni bir askeri alana aşina olmasını sağlıyor. Tatbikatlar ayrıca Mısır'a, Türkiye kıyılarına yakın Marmara Denizi'nde eğitim yapma ve aynı zamanda gelişmiş denizcilik endüstrilerine sahip Gölcük Deniz Ana Üssü'nün kapasitesinin geliştirilmesinden yararlanma fırsatı sunuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mısır ve Türkiye tarafları ortak üretim anlaşmasının imzalanması sırasında (Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi’nin sosyal medya hesabı)Mısır ve Türkiye tarafları ortak üretim anlaşmasının imzalanması sırasında (Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi’nin sosyal medya hesabı)

Mısır ve Türkiye, ‘İHA teknolojisini yerelleştirmek ve yerel savunma sanayisini güçlendirmek’ amacıyla ağustos sonunda Mısır'da dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava araçlarının (VTOL-İHA) ortak üretimi için bir anlaşma imzaladı.

Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen'in paylaşımına göre, geçtiğimiz dönemde imzalanan anlaşmalar arasında ‘Türk şirketi HAVELSAN ile Mısır'daki Arap Endüstri Organizasyonu’na bağlı Kadir Fabrikası arasında ortak insansız kara araçları üretimi’ de yer alıyordu.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi'ye göre savunma sanayilerindeki iş birliği, elektronik savaş silahlarının yanı sıra İHA’ları ve iki ülke arasındaki ortak üretim kapasitelerinin kullanımını da içeriyor.

Eş-Şehavi, “Kahire ile Ankara arasındaki ilişkiler artık stratejik hale geldi. Türkiye'nin terörle mücadele ve konvansiyonel savaşta Mısır'ın savaş deneyiminden yararlanmasıyla ortak askeri eğitimlerin yeniden başlamasının önü açıldı” dedi.

İki ülke, geçtiğimiz mayıs ayında Türkiye topraklarında Türk ve Mısır özel kuvvetleri arasında ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirdi.

Türkiye, daha önce şubat ayında açıklanan ve Erdoğan'ın Mısır ziyaretiyle aynı zamana denk gelen bir anlaşma kapsamında Mısır'a Bayraktar TB2 İHA tedarik etmişti.

Mısır Genelkurmay Başkanı'nın geçtiğimiz mayıs ayında Türkiye'ye yaptığı ziyaretten (Mısır Ordu Sözcüsü’nün sosyal medya hesabı)Mısır Genelkurmay Başkanı'nın geçtiğimiz mayıs ayında Türkiye'ye yaptığı ziyaretten (Mısır Ordu Sözcüsü’nün sosyal medya hesabı)

Mısırlı askeri uzman Tümgeneral Alaa İzzeddin, ‘iki ülke arasındaki ilişkilerin siyasi ve diplomatik koordinasyonun en üst düzeyine ulaştığını, Akdeniz bölgesinde iki ülkenin ve dost devletlerin ekonomik refahını güvence altına almak amacıyla koordinasyon amaçlı tatbikatlar yapıldığını’ düşünüyor. İzzeddin, ‘tatbikatların aynı zamanda terörle mücadele, arama ve kurtarma operasyonları, afet durumlarında yardım sağlama, yasadışı göçle mücadele ve doğal kaynakları koruma konularına da odaklandığını’ vurguladı.

Dostluk Denizi tatbikatları ilk kez eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Hüsnü Mübarek döneminde başladı ve 2009 ve 2010 yılları boyunca devam etti. 2011 ve 2012'de tekrarlandıktan sonra 2013'te tamamen durduruldu.

İki ülke arasındaki askeri iş birliği, geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanları düzeyinde karşılıklı ziyaretlerin temel dayanağı oldu ve bu da geçen mayıs ayında Türkiye'nin başkenti Ankara'da iki ülke arasında ilk üst düzey askeri diyalogun gerçekleşmesine yol açtı.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Beşir Abdulfettah, “İki ülke arasındaki ilişkilerde şu anda istihbarat ve askeri iş birliği yaşanıyor. Bu da ortak eğitim ve üretimde koordinasyonun artmasına, Mısır'ın savunma sanayindeki ulusal projesinin desteklenmesine ve savunma programlarına yerel katkının artmasına yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Abdulfettah'a göre iki ülke arasındaki iş birliği, uçak gemisi üretiminde ortaklığa ve ortak savunma programları geliştirmenin yollarını araştırmaya da uzanıyor. Abdulfettah, ‘iş birliğinin hızının artma amacının, İsrail'in bölgedeki yayılmacı emellerine karşı koymak, güç dengesini yeniden yapılandırmak ve bölgesel mühendisliğin önemli güçlerin aleyhine olmamasını sağlamak olduğunu’ açıkladı.



ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
TT

ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)

Geçen yılın ortalarında, Trump yönetiminin, İran'ın yaygın kullandığı ölümcül drone'a karşı savunma sistemlerini güçlendirme konusunda Ukrayna'dan gelen yardım teklifini reddettiği bildirildi.

Şimdiyse, İran drone'larının çok sayıda ABD askerini öldürmesinin ardından, Amerikalı yetkililer ilk girişimin göz ardı edilmesini büyük bir hata olarak görüyor.

Bir ABD yetkilisi Axios'a, "Eğer bu [İran'daki savaş] öncesinde yaptığımız taktiksel bir hata veya yanlış varsa, işte buydu" diye konuştu

Geçen ağustosta, Ukraynalı yetkililerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için cephaneliğinin önemli bir parçası haline getirdiği İran'ın düşük maliyetli, isimsiz, kamikaze Şahid drone'larına karşı koymak için ABD'ye savaşta kendini kanıtlamış teknolojiyi satmaya çalıştığı bildirildi.

Ukraynalıların bu teklifi, 18 Ağustos'ta Beyaz Saray'da kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda dile getirdiği ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin Trump'a ilişkileri güçlendirmenin bir yolu olarak önleyici drone teklif ettiği bildirildi. Hatta iddialara göre teklif, o dönemde varsayım olan bir İran savaşı sırasında drone'ların Ortadoğu'da nasıl bir tehdit oluşturabileceğini anlatan slaytları içeren PowerPoint sunumuyla son buldu.

Başkanın ekibinden Ukrayna'dan gelen teklifi incelemesini istediği ancak teklifin sonraki aylarda ele alınmadığı ve Trump yönetimindeki bazı isimlerin Zelenski'nin gösteriş yaptığını düşündüğü bildiriliyor.

Ağustosta gerçekleştiği bildirilen görüşmeden aylar önce, Trump ve Zelenski arasında Oval Ofis'te yapılan bir görüşme, Ukrayna liderinin ABD yardımına yeterince minnettar olmadığı yönünde gergin bir tartışmaya dönüşmüş, üstelik tüm bunlar haber kanallarının kameraları önünde yaşanmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, The Independent'a, "İran'ın misilleme saldırıları yüzde 90 azaldı çünkü balistik füze kabiliyetleri tamamen yok ediliyor" dedi.

Bu korkak isimsiz kaynakların yaptığı bu betimleme doğru değil ve sadece dışarıdan baktıklarını kanıtlıyor. Bakan Hegseth ve ordu, İran rejiminin olası tüm tepkilerine karşı planlama yaparken inanılmaz bir iş çıkardı ve Destansı Öfke Operasyonu'nun tartışmasız başarısı ortada.

Artık durum tersine döndü. ABD, İran Şahidleri'nin doğrudan tehdidi altında ve Ukrayna'nın dronesavar teknolojisi, Ortadoğu'daki ABD ve müttefik üslerindeki birçok yüksek maliyetli, geleneksel hava savunma sistemine göre çok daha ekonomik bir yol sunuyor.

sdfgrthyj
Rusya'nın ülkeye karşı savaşında düşük maliyetli drone'ları önemli bir unsur haline getirmesi nedeniyle Ukrayna, drone saldırılarına karşı koymada öncü hale geldi (AP)

Askeri liderlerin geçen hafta meclis üyelerine, İran drone'larının beklenenden daha fazla zorluk çıkardığını çünkü ABD hava savunmasının hepsini durduramadığını söylediği bildirildi.

Zelenski'ye göre ABD yardım için kendisine başvurdu ve Ukrayna lideri, Ürdün'deki ABD üslerini korumaya yardımcı olmak için drone ve uzmanlar gönderdiğini söyledi.

Ukrayna, kamuoyunda müttefik ülkelerden daha fazla ABD yapımı Patriot füzesi talep etti.

Ayrıca ABD, düşük maliyetli İran yapımı Şahid drone'larından esinlenerek geliştirdiği Lucas drone'larını da sahaya sürdü.

Başkanın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.'ın, orduya tedarik sağlayabilecek Florida merkezli bir drone şirketini desteklediği bildiriliyor.

İran drone'larıyla ilgili zorluklara rağmen ABD, İran ordusunun büyük bir bölümünü felç ettiğini ve kamuoyu desteğini giderek kaybeden savaşın yakında sona ereceğini savunuyor ancak başkan ve ekibi ayrıntı vermiyor.

Independent Türkçe 


Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
TT

Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve ölü pedofil Jeffrey Epstein'i ünlü bir film sahnesini canlandırırken tasvir eden yeni heykel, salı günü ABD Kongre Binası yakınındaki National Mall’a yerleştirildi.

Dünyanın Kralı adlı büyük heykel, 1997 yapımı gişe canavarı Titanik'teki (Titanic), kahramanlarının batacak geminin pruvasında birlikte durdukları ünlü sahneye gönderme yapıyor.

Heykelin kaidesindeki levhada, "Jack ve Rose'un trajik aşk hikayesi lüks bir yolculuk, gürültülü partiler ve gizli çıplak çizimler üzerine kurulmuştu" deniyor.

Bu anıt, Donald Trump'la Jeffrey Epstein arasındaki bağı onurlandırıyor.

Turistler, Trump ve Epstein'in fotoğraflarının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesinin yer aldığı bir dizi pankartın önünde bulunan heykelin fotoğraflarını çekerken görüldü.

The New Republic'e göre bu, üyeleri anonim olan Secret Handshake adlı grup tarafından National Mall'a yerleştirilen en yeni protesto sanat eseri.

dsfbhtyj
Heykelin arkasında, Trump ve Epstein'in fotoğrafının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesini gösteren bir dizi pankart vardı (AFP)

Eylülde grup, Cumhuriyetçi başkan ve Epstein'in el ele tutuştuğu bir heykeli Kongre binasının önüne dikmiş, bu heykel hızla kaldırılmıştı.

6 Ocak isyancılarını eleştiren bir dışkı heykeli ve Trump'ın Epstein'e yazdığı iddia edilen doğum günü mektubunun büyük bir kopyasının da arkasında bu grup vardı.

Trump'ın Epstein'le ilişkisi, Adalet Bakanlığı'nın kasımda yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca ölen cinsel suçlu hakkındaki dosyalarını yayımlamaya başlamasından bu yana yoğun bir şekilde inceleniyor. Dosyaların birçoğunda Trump'ın yanı sıra diğer üst düzey isimlerin de adı geçiyor.

ABD Adalet Bakanlığı bu ay 79 yaşındaki başkanın adını içeren yeni bir dosya grubu yayımladı. Bu belgeler arasında Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden bir kadınla FBI'ın yaptığı görüşmeleri detaylandıran üç not da bulunuyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, iddia hakkında "tamamen asılsız" ve "hiçbir güvenilir kanıtla desteklenmiyor" dedi.

Birçok Demokrat da başkanın, Bill ve Hillary Clinton'ın yanı sıra Epstein'in uzun süredir ortağı olan Les Wexner'ı da sorgulayan Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde ifade vermesi çağrısında bulundu. Ancak komitedeki Cumhuriyetçiler, Trump'ın herhangi bir yanlış yapmadığının kanıtlandığını söyledi.

Trump, 1990'lar ve 2000'lerde Epstein'i sosyal olarak tanıyordu ve ikili, Mar-a-Lago ve New York'taki Plaza Oteli de dahil birçok yerde birlikte fotoğraflandı. Epstein, 2017'de hapishanede intihar olarak değerlendirilen ölümünden iki yıl önce, yazar Michael Wolffe'a Trump'ın "en yakın arkadaşı" olduğunu söylemişti.

Başkan, hüküm giymiş cinsel suçluyla ilişkisini yıllar önce kestiğini ve herhangi bir yanlış davranışta bulunmadığını defalarca dile getirdi. Epstein tartışmasını Demokratlar tarafından uydurulmuş bir "aldatmaca" diye niteledi.

Independent Türkçe


İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
TT

İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) göre İran'ın şimdiye dek fırlattığı 300 balistik füzenin yaklaşık yarısı misket bombası taşıyordu.

IDF'nin salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın kullandığı misket bombaları nedeniyle pazartesi günü iki kişinin öldüğü, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Açıklamada, İran füzelerindeki misket bombalarının yaklaşık 10 kilometre yarıçapında yayılarak kontrol edilemez şekilde hasar yarattığı belirtildi.

Salı günü de İsrail'in Kudüs bölgesindeki Beyt Şemeş şehrine misket bombası taşıyan bir füze fırlatıldığı fakat can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan İsrailli askeri yetkililer, hava savunma sistemlerinin misket bombası taşıyan füzelerin etkisini tamamen engellemekte zorlandığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, geçen yıl haziranda patlak veren 12 günlük savaşta da İran'ın İsrail'e en az üç kez misket bombası attığını duyurmuştu.

Tahran yönetimi, misket bombası kullandığına dair iddialarla ilgili açıklama yapmadı.

Diğer yandan Guardian'ın Kasım 2025'teki analizinde, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırılarda benzer misket bombaları kullandığı ortaya konmuştu. İsrail'in bunları 155 milimetrelik M999 Barak Eitan ve 227 milimetrelik Ra'am Eitan güdümlü füzelerine yerleştirdiği tespit edilmişti. Tel Aviv yönetimiyse iddiaları ne doğrulamış ne de reddetmişti.

2010'da yürürlüğe giren Misket Bombası Anlaşması (CCM), bu mühimmatın kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklıyor. Türkiye'nin yanı sıra ABD, İsrail ve İran da anlaşmaya taraf değil.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı harekatta ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü. Hamaney'in yerine oğlu Mücteba'nın geçtiği de 8 Mart'ta duyurulmuştu.

Tel Aviv ve Washington farklı hedeflere sahip

İran'a saldırılar sürerken Washington'la Tel Aviv'in savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşadığı aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de pazartesi düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetimiyle savaşın "çok yakında biteceğini" öne sürmüş, İran ordusunun gücünü kaybettiğini savunmuştu. Cumhuriyetçi lider, önceki açıklamalarında operasyonun 4 haftadan uzun sürebileceğini söylemişti.

Wall Street Journal'ın analizine göre Trump, savaşı “kendi koşullarıyla" kısa sürede bitirmek isterken İsrail lideri Binyamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği koşulları oluşana dek harekatı sürdürmeyi planlıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın İran'daki enerji altyapısını vuran İsrail'i uyararak bunu tekrarlamamasını istediğini de söylüyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Trump, insanlık tarihinin en eski dersini öğreniyor olabilir: Savaş başlatmak, sona erdirmekten çok daha kolaydır. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmek için her türlü motivasyona sahipken, İsrail ise kendi kampanyasını durdurmak için hiçbir neden görmeyebilir.

Times of Israel'in analizine göre savaşın yarattığı ekonomik sarsıntı da ABD'yle İsrail arasındaki görüş farklılıklarını etkiliyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Michael Singh, İsrail'in saldırıları sürdürmek isteyeceğini vurgularken, "ABD uzun süreli bir çatışmaya pek istekli olmayabilir" diyor.

Analizde özellikle ABD ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların ve Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan almak istediği yatırımların çatışmalar nedeniyle tehlike altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal