Analiz haber: Rusya’nın Estonya semalarında uçan savaş uçakları, Putin'in ABD ve NATO'ya gönderdiği bir mesaj

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alaska'nın Anchorage kentinde bir araya geldi, 15 Ağustos 2025 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alaska'nın Anchorage kentinde bir araya geldi, 15 Ağustos 2025 (Reuters)
TT

Analiz haber: Rusya’nın Estonya semalarında uçan savaş uçakları, Putin'in ABD ve NATO'ya gönderdiği bir mesaj

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alaska'nın Anchorage kentinde bir araya geldi, 15 Ağustos 2025 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alaska'nın Anchorage kentinde bir araya geldi, 15 Ağustos 2025 (Reuters)

ABD’li analist Max Boot, Batılı uzmanların geçen hafta en az 19 Rus insansız hava aracının Polonya hava sahasına girmesinin kaza mı yoksa kasıtlı mı olduğu konusunda hâlâ tartıştıklarını söylüyor. Cuma günü geldiğinde, üç Rus MiG-31 savaş uçağının Estonya hava sahasına alışılmadık derecede uzun bir süre (12 dakika) girdiğini ve NATO savaş uçakları olan İtalyan F-35'lerin onları durdurmak için acilen havalandığını bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Estonya Dışişleri Bakanı Maagus Tsahkna, yazılı olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Rusya bu yıl Estonya hava sahasını dört kez ihlal etti, bu da başlı başına kabul edilemez bir durum. Ancak bugün üç savaş uçağının hava sahamızı ihlal ettiği bu olay, küstahlığıyla eşi benzeri görülmemiş bir olaydır.”

Ancak, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi'nin Jane J. Kirkpatrick Ulusal Güvenlik Araştırmaları Vakfı'nın kıdemli üyesi, konsey tarafından yayınlanan bir raporda, Estonya olayının Polonya'ya yapılan saldırıdan sadece dokuz gün sonra meydana geldiğini (ve bir Rus İHA’sının Romanya üzerinde uçmasından sadece beş gün sonra), bu olayların sadece kazalar olmayabileceği, aksine Rusya'nın NATO'yu sindirmek için test ediyor olabileceği sonucunu pekiştirdi.

Ancak, Amerikan Dış İlişkiler Konseyi'nin (CFR) Jane J. Kirkpatrick Ulusal Güvenlik Araştırmaları Vakfı'nın kıdemli üyesi olan Boot, CFR tarafından yayınlanan bir raporda, Estonya olayının Polonya'ya yapılan saldırıdan sadece dokuz gün sonra meydana geldiğini (ve bir Rus insansız hava aracının Romanya üzerinde uçmasından sadece beş gün sonra) meydana geldiğini belirterek, bu olayların sadece kazalar olmayabileceği, aksine Rusya'nın NATO'yu sindirmek için test ediyor olabileceği sonucunu pekiştirdi.

Bu sonucu destekleyen kanıtlar bulunuyor. Boot'a göre 2023 ile 2024 yılları arasında Rusya'nın Avrupa'daki sabotaj operasyonları üç katından fazla arttı.

ABD gazetesi New York Times, geçtiğimiz hafta yetkililerin sadece geçtiğimiz yıl içinde Rusya ve diğer düşmanların Batı enerji sistemlerini bozduğunu, ulusal seçimlere müdahale ettiğini, kargo uçaklarına yangın çıkaran cihazlar yerleştirmeyi planladığını ve faillerin kimliklerini gizlemek için gizli saldırılarla sağlık hizmetleri ağlarına ve yasal kayıtlara sızdığını söylediğini aktardı.

Öte yandan Rusya’nın 28 Ağustos'ta Kiev'e düzenlediği ve 23 kişinin hayatını kaybettiği hava saldırısında Avrupa Birliği (AB) ve Bİrlişik Krallık’ın uluslararası eğitim ve kültürel fırsatlardan sorumlu en büyük organizasyonu British Council ofisleri de zarar gördü.

Bu saldırı, Avrupalı NATO liderleri arasında öfke ve endişe uyandırdı. Bu, bir veya iki münferit olay olabilir. Ancak Boot, “Tüm olaylar münferit miydi?” sorusunu sorup “Bu pek olası değil” diye ekledi.

Bu eylemler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa'ya Ukrayna'ya verdiği desteği azaltması için bir mesaj gönderdiği şeklinde yorumlandı. Ancak Boot'a göre daha endişe verici başka bir olasılık daha var. O da Putin, Baltık cumhuriyetleri gibi üye ülkelere yönelik Rus saldırganlığına NATO'nun tepkisini test ediyor olabilir. Peki ABD liderliğindeki NATO üyesi diğer ülkeler onlara yardım edecek mi, etmeyecek mi?

Eğer Putin bunu öğrenmeye çalışıyorsa, aldığı ılık tepki endişe verici. NATO liderleri, cephe hattındaki ülkelerin hava sahasını savunmak için Eastern Guardian adlı yeni bir girişim başlattıklarını duyurdu. Danimarka buna iki F-16 ve bir fırkateyn, Fransa üç Rafale savaş uçağı ve Almanya dört Eurofighter Typhoon model avcı uçağı ile katkıda bulunuyor ve daha fazla katkı yapılması bekleniyor.

Ancak, ABD’nin tepkisi hayal kırıcıydı ve aslında hiç tepki vermedi. Başkan Donald Trump, Polonya hükümeti bunun kasıtlı bir provokasyon olduğunu ısrarla belirtmesine rağmen, Rusya’nın insansız hava araçlarının (İHA) Polonya'ya girmesinin kazara olabileceğini defalarca öne sürdü.

Trump, Rusya'nın eylemlerini kınamak yerine sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda “Rusya'yı Polonya hava sahasını insansız hava araçlarıyla ihlal etmeye iten nedir? Bu, sert bir uyarıdan çok bir komedyenin giriş konuşmasına benziyor” diye yazdı.

Fox News geçtiğimiz perşembe günü Trump'a insansız hava araçları (İHA) hakkında tekrar soru sorduğunda, Trump, Polonya'ya girişlerinin kazara olmuş olabileceğini yineledi, ancak “Yine de o kadar yaklaşmamaları gerekirdi” diye eklemeyi ihmal etmedi.

Trump, Birleşik Krallık ziyareti sırasında İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Putin'in barışa ulaşma çabalarına iş birliği yapmamasından duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Putin’in kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade eden ABD Başkanı, “Yani, çok sayıda insanı öldürüyor ve öldürdüğünden daha fazlasını kaybediyor. Ancak bu ABD’yi etkilemiyor” dedi. Trump, Putin'i saldırganlığı nedeniyle cezalandırma niyetinde olmadığını da sözlerine ekledi.

Trump, 13 Eylül'de Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda harekete geçmemek için yeni bir bahane sunarak “Tüm NATO ülkeleri aynı fikirde olup aynı şeyi yapmaya başladığında ve tüm NATO ülkeleri Rusya'dan petrol almayı bıraktığında, Rusya'ya önemli yaptırımlar uygulamaya hazırım” diye yazdı. Trump ayrıca Avrupalıların “Çin'e yüzde 50 ile yüzde 100 arasında gümrük vergisi’ uygulamalarını umduğunu da ekledi.

Avrupa'nın Rusya'dan enerji ithalatı 2022 yılından bu yana yüzde 89 oranında azaldı. Avrupa, planlanandan bir yıl önce, 2026 yılı sonuna kadar Rusya'dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatını tamamen durdurmayı planlıyor. Macaristan ve Slovakya, Rusya'dan önemli miktarda petrol satın alan tek iki Avrupa ülkesi olmaya devam ediyor ve her iki ülke de Trump'ın popülist müttefikleri tarafından yönetiliyor.

Amaç, Putin'e saldırganlığını sona erdirmesi için baskı yapmaksa, ABD, Putin'e en yakın iki Avrupalı lider olan Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orbán ve Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun yaptırım kampanyasına katılmasını beklemeden yeni yaptırımlar uygulamalı.

Ancak Trump, Hindistan'a Rusya'dan petrol alımı nedeniyle yüzde 50 gümrük vergisi uygularken, göreve geldiğinden bu yana Moskova'ya herhangi bir ek yaptırım uygulamadı. Hatta Rusya'yı, diğer tüm ülkelere uyguladığı “karşılıklı” gümrük vergilerinden muaf tuttu.

Boot'a göre Putin'e Ukrayna'daki savaşı sürdürmenin ve saldırganlığını NATO üyesi komşu ülkelere yaymanın bedelini ödeyemeyeceği mesajını vermenin tek yolu olarak, Trump’ın Putin’e karşı sert bir tutum sergilemek istememesi nedeniyle, ABD Kongresi'nin onun onayını beklemeden harekete geçip Rusya’ya sert yaptırımlar uygulaması ve Ukrayna'ya ek askeri yardım sağlaması zamanı geldi.



ABD’de iletişim kesintisi nedeniyle yüzlerce uçuş iptal edildi

New Jersey’deki Newark Havalimanı’nda Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) ait hava trafik kontrol kulesi (AFP)
New Jersey’deki Newark Havalimanı’nda Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) ait hava trafik kontrol kulesi (AFP)
TT

ABD’de iletişim kesintisi nedeniyle yüzlerce uçuş iptal edildi

New Jersey’deki Newark Havalimanı’nda Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) ait hava trafik kontrol kulesi (AFP)
New Jersey’deki Newark Havalimanı’nda Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) ait hava trafik kontrol kulesi (AFP)

ABD’li yetkililerin açıklamasına göre, dün ABD’nin doğu kıyısındaki havalimanlarında yüzlerce uçuşta gecikme veya iptal yaşandı. Aksaklığın, inşaat çalışmaları sırasında yapılan bir hata nedeniyle iletişim ağında meydana gelen kesintiden kaynaklandığı belirtildi.

ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, yaklaşık 19.00’da New York’taki LaGuardia Havalimanı ile Philadelphia Havalimanı’ndaki uçuşların yeniden başladığını, Newark ve John F. Kennedy havalimanlarına yönelik uçuşların ise askıya alındığını duyurdu.

Duffy, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Amtrak’a bağlı bir ekip New Jersey’de bir fiber optik kabloyu yanlışlıkla kesti. Bu durum iletişim kesintisine yol açtı ve Federal Havacılık İdaresi’ni (FAA) ülkenin kuzeydoğusundaki uçuşları askıya almaya zorladı” ifadelerini kullandı.

FlightAware verilerine göre, Greenwich saatiyle 19.00 itibarıyla Newark Havalimanı’ndan 168 uçuş iptal edilirken, 97 uçuşta gecikme yaşandı. Philadelphia Havalimanı’nda ise 63 uçuş iptal edildi ve 189 uçuş ertelendi.

FAA Başkanı Brian Bedford, aksaklığın aynı anda ortaya çıkan iki sorundan kaynaklandığını açıkladı. Önce ana iletişim hattında kesinti tespit edildiğini, ardından yedek fiber optik hatta da arıza bulunduğunun belirlendiğini söyleyen Bedford, yedek hatta meydana gelen hasarı “ciddi” olarak nitelendirdi.

Bedford, ana sistemin öğleden sonra erken saatlerde yeniden devreye alınmasını beklediklerini, yedek hattın onarımının ise yaklaşık 13 saat sürebileceğini ifade etti.


New York'un kulisleri savaşın seyrini belirliyor

Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
TT

New York'un kulisleri savaşın seyrini belirliyor

Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

Gözler, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarının başlamasıyla birlikte New York’taki BM koridorlarına çevrildi. Dünya, ABD Başkanı Donald Trump’ın yapacağı konuşmayı ve toplantılar kapsamında gerçekleştirmesi beklenen görüşmeleri yakından takip ediyor. Bu gelişmeler, İran’la yaşanan gerilimi kontrol altına almak ve bölgenin yeniden geniş çaplı askeri çatışmaya sürüklenmesini önlemek amacıyla diplomatik çabaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Birleşmiş Milletler koridorlarındaki temas ve görüşmeler bu yıl, Washington ile Tahran arasında son iki günde karşılıklı tehditlerin artması ve Pakistan ile bazı ülkelerin çıkmaza giren diplomatik süreci yeniden canlandırmaya yönelik girişimleriyle birlikte özel önem taşıyor.

Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhib, İran’a yönelik yeni bir saldırı olması halinde Tahran’ın “savaşın coğrafyasını ve silahlanmasını değiştireceğini” açıkladı. Muhib, Tahran’ın uzun süreli bir çatışmaya girmeye hazır olduğunu belirtti. Açıklama, Trump’ın İran konusunda “çok yakında kesin bir karar” vereceğini söylemesi sonrasında yapıldı.

Bu arada Hürmüz Boğazı’nda iki ayrı olay yaşandı. Devrim Muhafızları, boğazın hava sahasında ABD’ye ait MQ-1 tipi bir insansız hava aracını (İHA) imha ettiğini duyurdu. İngiliz deniz güvenliği şirketi Vanguard ise İngiliz bayraklı La Stefanie adlı tankerin boğazdan geçişi sırasında bir İHA saldırısına uğradığını bildirdi. Şirket, saldırıda iki mürettebatın hafif yaralandığını açıkladı.


Japonya'daki terör tatbikatına "kefiye" tepkisi

Japonya Dışişleri Bakanlığı, tatbikatta kullanılan kıyafetler Ortadoğulu veya Müslüman bir "teröriste" dair kalıp yargıları yansıttığı için eleştirildi (X/MofaJapan_jp)
Japonya Dışişleri Bakanlığı, tatbikatta kullanılan kıyafetler Ortadoğulu veya Müslüman bir "teröriste" dair kalıp yargıları yansıttığı için eleştirildi (X/MofaJapan_jp)
TT

Japonya'daki terör tatbikatına "kefiye" tepkisi

Japonya Dışişleri Bakanlığı, tatbikatta kullanılan kıyafetler Ortadoğulu veya Müslüman bir "teröriste" dair kalıp yargıları yansıttığı için eleştirildi (X/MofaJapan_jp)
Japonya Dışişleri Bakanlığı, tatbikatta kullanılan kıyafetler Ortadoğulu veya Müslüman bir "teröriste" dair kalıp yargıları yansıttığı için eleştirildi (X/MofaJapan_jp)

Japonya Dışişleri Bakanlığı, terörle mücadele tatbikatında teröristleri canlandırmak için kullanılan kıyafetlerin Ortadoğulu veya Müslüman bir "teröriste" ilişkin kalıp yargıları yansıttığı gerekçesiyle tepkilerin hedefi oldu.

Bakanlığın 10 Eylül'deki tatbikattan paylaştığı fotoğraflarda teröristleri canlandıran kişilerin, kendine özgü dokuma deseniyle bilinen geleneksel Arap kefiyesini andıran başörtüleri taktığı görüldü.

Fotoğraflardan birinde, teröristi canlandıran kişinin atkıyı andıran kumaşla başını örtmüş halde bir rehinenin başına torba geçirdiği görülüyordu. Görseller internette eleştirilere yol açtı. Bazı kullanıcılar, kıyafetin kefiyeye benzerliğinin gözden kaçırılmasının zor olduğunu söyleyerek bakanlığı Arapları veya Müslümanları terörizmle ilişkilendiren kalıp yargıları pekiştirmekle suçladı.

Tepkilerin ardından bakanlık fotoğrafları kaldırdı ve teröristleri canlandıran personelin giydiği kıyafetlerin belirli bir etnik grup, bölge veya din esas alınarak hazırlanmadığını belirten bir açıklama yaptı. Bakanlık ayrıca yanlış anlaşılmadan dolayı üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık açıklamasında şöyle dedi:

Yurtdışına seyahat eden ve yurtdışında yaşayan Japon vatandaşlarına yönelik tehditler çeşitlenirken bu eğitimin öneminin giderek arttığının farkındayız ve kısa süre önce tatbikatı gerçekleştirdik.

Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuyu gündeme getirerek "Farklı görüşleri ciddiye aldık" dedi.

Motegi, "Tatbikat, Japon vatandaşlarının korunması açısından çok önemli" diye vurguladı ve ekledi:

Uygun zamanda gerekli bilgileri paylaşarak dikkatli açıklamalar yapmaya çalışacağız.

Bir güvenlik şirketine yaptırılan eğitim, Tokyo'daki bir devlet tesisinde düzenlenmişti.

Güvenlik şirketi, tatbikatların mümkün olduğunca uygulamaya dönük olacak şekilde tasarlandığını ve 7 Japon vatandaşının öldürüldüğü Temmuz 2016'daki Dakka terör saldırısından çıkarılan derslerden yararlanıldığını belirtti.

Bir sosyal medya kullanıcısı, "Terörist karaktere belirli bir bölgeyi çağrıştıran kıyafetler giydirmek ayrımcılığa yol açıyor" diyerek ekledi:

Özür dilenmesini ve paylaşımın silinmesini talep ediyorum.

Bir başka kullanıcı şöyle yazdı:

Dışişleri Bakanlığı ırkçılığı körükleyerek ne elde etmeye çalışıyor? Dışişleri Bakanlığı personelinin niteliği gerçekten bu kadar mı düştü?

Başka bir kullanıcıysa kıyafeti "bariz biçimde uygunsuz ve incitici" diye nitelendirerek fotoğrafların "önyargıları kemikleşmiş, yabancı düşmanı milliyetçi bir kliğin" izlerini taşıdığını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı, Bangladeş'in başkenti Dakka'daki Holey Artisan kafeye 2016'da düzenlenen saldırıya atıfta bulundu. İslamcı militanların kafeyi 12 saat boyunca kuşattığı saldırıda, çoğunluğu yabancı 22 kişi öldürülmüştü. Kurbanların 7'si Japondu. Bu, Bangladeş'te İslamcı militanların düzenlediği en ölümcül saldırıydı.

Japonya'da terörle mücadele tatbikatları 2018'den bu yana düzenleniyor.

Independent Türkçe