İsrail'in sahadaki baskısı ve muhalif gruplar... Hamas sahada ne hale geldi?

Gazze'deki silahlı unsurlar arasında anlaşmazlıklar sürüyor ve bazı aileler onları reddediyor

Gazze şehrindeki bombardımanlardan kaçan yerinden edilmiş insanlar, 23 Eylül 2025 (Reuters)
Gazze şehrindeki bombardımanlardan kaçan yerinden edilmiş insanlar, 23 Eylül 2025 (Reuters)
TT

İsrail'in sahadaki baskısı ve muhalif gruplar... Hamas sahada ne hale geldi?

Gazze şehrindeki bombardımanlardan kaçan yerinden edilmiş insanlar, 23 Eylül 2025 (Reuters)
Gazze şehrindeki bombardımanlardan kaçan yerinden edilmiş insanlar, 23 Eylül 2025 (Reuters)

İsrail'in savaşı Gazze Şeridi'ni tahrip eden tek şey değil; çünkü artan askeri operasyonlar sırasında ortaya çıkan yeni silahlı gruplar arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Bu durum, Hamas'ın bölgedeki statüsü ve kısmen de olsa halen kontrolü elinde tutup tutmadığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Gözlemciler, hareketin yaklaşımında ‘çete’ taktiklerinin hâkim hale geldiğini söylüyorlar. Bu taktikler, hem İsrail'le hem de sahneye çıkan ve Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde sabotaj eylemleri gerçekleştiren ve halkı terörize eden silahlı gruplarla yüzleşmede kullanılıyor.

Bazıları bunu Hamas'ın sahadaki gücünün azalması ve popülaritesinin daha da düşmesi olarak görüyor; nüfusun çoğunluğu artık Hamas'ı maruz kaldıkları ölüm, yıkım, yerinden edilme ve açlıktan sorumlu tutuyor.

Ancak Hamas içindeki kaynaklar, İsrail'in hareketin sadece liderlerini değil, yerel yetkilileri, polis memurlarını ve diğer isimleri de yoğun bir şekilde takip etmesi nedeniyle bu durumun normal olduğunu düşünüyor.

frgt
Gazze şehrindeki eş-Şati Mülteci Kampı’na İsrail'in düzenlediği saldırıların yol açtığı yıkımı inceleyen Filistinliler, 23 Eylül 2025 (Reuters)

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, hareketin savaş sona erdikten sonra, Gazze Şeridi'nde herhangi bir anlaşma sağlanana kadar, yönetim organı kurulana dek kontrolü yeniden ele geçirme yeteneğine sahip olduğunu doğruladı.

Kaynaklar, hareketin ‘gerçek bir parçalanma’ yaşadığına inanmıyor, ancak devam eden suikastlar ve askeri operasyonlar arasında, bazı konuların yönetimiyle ilgili, özünden çok biçimsel sorunlara işaret ediyorlar.

Silahlı gruplar arasındaki anlaşmazlıklar

Diğer yandan farklı silahlı gruplar arasında kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıklar ortaya çıkmaya başladı. Bunlar arasında, ‘Halk Güçleri’ olarak bilinen grupların lideri Yaser Ebu Şebab, Facebook sayfasında yayınladığı bir açıklamada, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta faaliyet gösteren bir silahlı grubun kurulduğunu duyuran eski Filistinli güvenlik görevlisi Husam el-Astal ile herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetti.

Ayrıca, Gazze şehrinin doğu mahallelerinde, özellikle Şucaiyye'de benzer bir grup kurmadan önce El Fetih'te aktif olan Gazzeli üç kişiyle herhangi bir bağlantısı olduğunu da reddetti.

Daha sonra sildiği açıklamasında Ebu Şebab, bu kişilerle liderliğini yaptığı Halk Güçleri arasında idari veya örgütsel bir bağlantı olmadığını söyledi. Gazze'deki vatandaşları sindirmek için bu grupların yaptığı eylemleri reddettiğini vurguladı.

İki gün sonra Ebu Şebab, grubunu kurma amacının Filistinlilere yönelik adaletsizliği ve terörizmi sona erdirmek olduğunu belirten başka bir açıklama yayınladı; sivillere yönelik her türlü saldırıyı kınadı ve bu saldırılarla hiçbir bağlantısı olmadığını ifade etti.

Ebu Şebab'ın açıklamaları, el-Astal'ın Times of Israel gazetesine yaptığı ve Ebu Şebab ile sürekli koordinasyon ve iletişim halinde olduğunu söylediği açıklamaların ardından geldi.

Şarku’l Avsat’ın görgü tanıklarından aktardığına göre bu açıklamalar, Han Yunus'ta el-Astal ve Gazze'de Rami Halas liderliğindeki diğer grupların Filistinli sivillerin barınaklarını ve evlerini hedef alan bir dizi operasyon düzenlemesinden sonra geldi. Bu operasyonlar arasında, Gazze şehrinde bir grup sağlık görevlisinin gözaltına alınması, sorgulanması ve araçlarına el konulması da vardı. Bu kişiler, haftalardır İsrail ordusunun operasyonlarının sürdüğü şehrin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan mahallesinde kimlik belgeleri ve paralarına el konulduktan sonra serbest bırakıldılar.

Bu gruplar, en-Nasr mahallesinde ve Şifa Tıp Kompleksi çevresinde silahlı operasyonlar düzenledi, vatandaşların mallarını yaktı, birkaç gün önce Baptist Hastanesi’ne saldırdı ve Hamas üyesi olduğu düşünülen bir vatandaşı kaçırmaya teşebbüs etti.

Aileleri onları reddetti, Hamas pusu kurdu

Söz konusu silahlı kişilerin eylemleri, ailelerinin onları reddetmesine neden oldu. El-Astal ve Halas aileleri, İsrail işgaliyle herhangi bir iş birliğini reddettiklerini doğruladılar.

Şarku’l Avsat’a konuşan saha kaynakları, Hamas güvenlik güçlerinin Gazze şehrinde, Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ve güneyinde düzenlenen pusularda Ebu Şebab, el-Astal, Halas ve diğer isimlerin liderliğindeki silahlı gruplar için çalışan bir grup kişiyi öldürdüğünü açıkladı.

fgtyh
Gazze'nin kuzeyinden yerinden edilen aileler eşyalarıyla birlikte sahil yolunda yürüyorlar, 23 Eylül 2025 (AP)

Hamas, Gazze Şeridi'ndeki mahallelere ve şehirlere giren güçlerle hemen çatışmaya girmeden, bu unsurların istediklerini yapmalarına izin verdikten sonra, ya akrabaları aracılığıyla ya da İsrail güçlerinin varlığında güvenli olduğuna inandıkları bölgelerde kurdukları pusularla çeşitli şekillerde tuzağa düşürdü.

Geçtiğimiz hafta bir güvenlik gücü, iç güvenliği tehlikeye atan eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda Filistin Yönetimi’nin güvenlik görevlisini öldürdü. Ayrıca, Deyr el-Balah'ta iki kişiyi yakındaki bir yere çekerek öldürdü ve Han Yunus'ta dördüncü bir kişiyi vurdu.

Geçtiğimiz pazar akşamı Gazze şehrinde çekilen bir videoda, silahlı kişiler İsrail için çalıştıkları suçlamasıyla üç kişiyi öldürdü ve Ebu Şebab, Halas ve silahlı grupların diğer liderlerine tehditkâr bir mesaj gönderdi.

Sahadaki durum

İsrail güçleri Gazze şehrindeki operasyonlarını yoğunlaştırıyor. Kara kuvvetlerinin, şehrin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’nın kuzeyinde ve en-Nasr mahallesinde ilerlediği, aynı zamanda Şeyh Rıdvan mahallesi ve el-Cela Caddesi'ndeki bazı bölgelere girdiği görüldü.

Gazze şehrinin kuzey bölgelerine keskin nişancılar konuşlandırıldı. Keskin nişancılar, er-Rimal mahallesi ile Şifa Tıp Kompleksi çevresine ateş açarken, İsrail kara kuvvetlerinin şehrin güneyindeki Tel el-Heva mahallesinde ilerlediği ve bu bölgelerdeki operasyonların bir parçası olarak bazı bölgelerden geri çekildiği gözlemlendi.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri, İsrail operasyonları nedeniyle Tel el-Heva mahallesindeki Ürdün sahra hastanesini tahliye etti ve faaliyetlerini geçici olarak Han Yunus'taki el-Mevasi’ye taşıdı.

fv
Gazze şehrinde İsrail ateşiyle öldürülen iki çocuğun cenazelerini taşıyan Filistinliler, 23 Eylül 2025 (Reuters)

İsrail güçleri ayrıca, Baptist Hastanesi'nden birkaç metre uzaklıktaki Filistin Meydanı'na doğru operasyonlarını derinleştirmeye çalışıyor. Ancak, henüz karadan bir ilerleme kaydedemeden, bölgeyi ateşle etkili bir şekilde kontrol altında tutuyorlar.

İsrail güçleri, Gazze şehrinin çeşitli bölgelerinde onlarca ev ve konut binasını bombaladı, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde saldırılar düzenledi ve dün şafak vaktinden öğlene kadar 30'dan fazla Filistinliyi öldürdü.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, pazartesi öğlen ile dün öğlen arasındaki 24 saatte Gazze Şeridi hastanelerinde 38 vefat ve 190 yeni yaralının kaydedildiğini bildirdi. Böylece 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam vefat sayısı 65 bin 382’ye, yaralı sayısı ise 166 bin 985'e ulaştı.

Aynı dönemde yardım bekleyen üç Filistinli öldürüldü ve 15 kişi yaralandı. Böylece, ABD yardım merkezlerinin açılmasının ardından mayıs sonundan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 526'ya, yaralı sayısı ise 18 bin 511'e ulaştı.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.