Trump'ın Gazze’deki savaşı sona erdirme planı: Hamas'ın silahlarını teslim etmesi karşılığında İsrail’in kademeli olarak çekilmesi

ABD Başkanı, Gazze Şeridi’ni yönetecek geçiş dönemindeki yönetimi denetlemek üzere kurulacak ‘Barış Konseyi’ne başkanlık yapacak

TT

Trump'ın Gazze’deki savaşı sona erdirme planı: Hamas'ın silahlarını teslim etmesi karşılığında İsrail’in kademeli olarak çekilmesi

Trump'ın Gazze’deki savaşı sona erdirme planı: Hamas'ın silahlarını teslim etmesi karşılığında İsrail’in kademeli olarak çekilmesi

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için planını resmen açıkladı. Planın en önemli maddeleri arasında İsrail ordusunun Gazze'den kademeli olarak çekilmesi ve Hamas Hareketi’nin silahlarının lağvedilmesi yer alıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu şartları kabul etti.

Trump, açıklamasını ‘Ortadoğu’da barış için tarihi bir gün’ olarak nitelendirerek, savaşı sona erdirme planının uygulanmasını İbrahim (Abraham) Anlaşmaları'nın genişletilmesiyle ilişkilendirdi. ABD Başkanı, planın Ortadoğu ülkelerinin liderlerinden ‘büyük destek’ gördüğünü belirtti.

Ölüm ve yıkımı sona erdirmek ve güvenlik, barış ve refah için yeni bir sayfasını açmak üzere Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinin liderlerinin verdiği desteği öven Trump, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Ürdün ve Türkiye'nin yanı sıra Endonezya ve Pakistan’ı selamladı.

d
İsrail savaşı sona erdirme planını onaylarken Başkan Trump siyasi zafer ilan etti (AP)

Trump, Hamas'ı planı kabul etmeye ve geriye kalan tüm rehineleri 72 saat içinde derhal serbest bırakmaya çağırdı. ABD Başkanı, Arap ülkelerinin Gazze'yi hızla silahsızlandırmayı, Hamas ve terör örgütlerinin silahlarına el koymayı ve silah üretim tesislerini imha etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini söyledi.

ABD Başkanı Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hamas'ın bunu sona erdirmek istediğini duydum, bu iyi bir şey. Teklifi kabul ederlerse barış için yeni bir sayfa açacağız. İsrail'de büyük kalabalıklar -sanırım beni seviyorlar- rehinelerin serbest bırakılması için benim adımı haykırıyor. Herkes barış istiyor. Birçok ülke, onlarca yıldır süren bu durumdan bıktıkları için Filistin'i tanıdı.”

İsrail'in yıllarca ABD’nin desteğini aldığını ve almaya devam ettiğini hatırlatan Trump, Hamas’ın planı kabul etmemesi halinde Netanyahu'nun elinden geleni yapma hakkı olduğunu söyledi.

Trump, Gazze Şeridi sakinleri için kamu hizmetlerini ve belediyeleri yönetmekten sorumlu, siyasi olmayan Filistinli teknokratlardan oluşan bir komiteden oluşan geçici geçiş dönemi yönetimini denetleyecek olan ‘Barış Konseyi’ adlı yeni bir uluslararası geçici organa başkanlık yapacağını duyurdu.

Trump’a göre yeni organ daha sonra açıklanacak diğer üyeler ve devlet başkanlarından oluşacak ve aralarında eski İngiltere Başbakanı Tony Blair de yer alacak. Bu organ, Filistin Yönetimi reform programını tamamlayana kadar Gazze'nin yeniden inşası için çerçeveyi oluşturacak ve finansmanı yönetecek.

Trump, sözlerine şöyle devam etti:

“Benim başkanlığımda bir Barış Konseyi kuracağız ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair de konseyin üyeleri arasında yer alacak. Başka üyeleri de dahil edeceğiz. Hamas bu konseyde hiçbir rol oynamayacak. Gazze'de de herhangi bir rol üstlenmeyecek. Yeni hükümeti eğitmek için Dünya Bankası ile iş birliği yapacağız.”

Netanyahu planı onayladı

Netanyahu ise Trump’a teşekkür ederek, onu ‘İsrail'in en iyi dostu’ olarak nitelendirdi.

Netanyahu, Gazze'deki savaşı sona erdirmek, tüm rehineleri kurtarmak, Hamas'ı silahsızlandırmak, siyasi rolünü sona erdirmek ve İsrail'e tehdit oluşturmamasını sağlamak için bu planı onayladığını açıkladı.

Trump'a hitaben, “Sizin liderliğiniz altında, barışa doğru bir sonraki adımı atıyoruz” diyen Netanyahu, Gazze'nin barışçıl bir sivil yönetime sahip olacağını ve İsrail'in Gazze'nin güvenlik çevresinin sorumluluğunu üstleneceğini belirtti.

Trump'ın planının, İsrail hükümetinin savaşı sona erdirmek için belirlediği beş ilkeyle uyumlu olduğu belirten Netanyahu, bu ilkelerin; ölü ya da diri tüm rehinelerin eve geri getirilmesi, Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze'nin askerden arındırılmasının sağlanması, güvenlik kontrolünün sürdürülmesi ve Hamas ya da Filistin Yönetimi'nin olmadığı bir sivil otoritenin kurulması şeklinde sıraladı.

dfrgt
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump'ın savaşı sona erdirme planını kabul ettiğini açıkladığı basın toplantısında bazı şartları ve çekinceleri dile getirdi (Reuters)

Netanyahu, ‘savaşın ertesi gün’ planının Hamas'ı silahsızlandırmak için uluslararası bir kuruluş kurulmasını içereceğini ve bu uluslararası kuruluşun başarılı olması halinde, silahsızlandırmanın derecesine bağlı olarak İsrail'in geri çekilmesiyle savaşın kesin olarak sona ereceğini söyledi.

Hamas'ın planı engellememesi konusunda uyaran Netanyahu, “Hamas planı engellerse, İsrail görevi tamamlar” ifadelerini kullandı.

Trump’a övgüde bulunan Netanyahu, onun Beyaz Saray'da İsrail'in en büyük dostu olduğunu kanıtladığını ve liderliğinin dünyayı daha iyi bir yer haline getirdiğini söyledi. İsrail Başbakanı, “Bugün, Gazze'deki savaşı sona erdirmek ve barışa giden yolu açmak için önemli bir adım atıyoruz” dedi.

Netanyahu, ABD Başkanı’na hitaben; “Hamas'ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasını ve Gazze'nin İsrail'e bir daha saldırmayacağını garanti eden hedeflerimizle uyumlu olarak barış planınızı destekliyoruz. Planınız, hükümetimizin ilkeleriyle uyumlu” ifadelerini kullandı.

Hamas'ın plana onay vermesinin ardından, mütevazı bir geri çekilmeyle başlayacaklarını ve bir sonraki geri çekilmenin Hamas'ın silahsızlandırılmasıyla birlikte gerçekleşeceğini açıklayan İsrail Başbakanı, yakında Gazze'de güvenliği sağlayacaklarını ve Gazze'nin Hamas ya da Filistin Yönetimi tarafından yönetilmeyeceğini vurguladı.

Katar’dan özür diledi

Trump ve Netanyahu'nun düzenlediği basın toplantısından önce Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Başkan Trump’ın İsrail Başbakanı ile Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi. Açıklamada, Netanyahu'nun İsrail tarafından Katar'da Hamas liderlerine düzenlenen füzeli saldırıda Katarlı bir askerin istemeden hayatını kaybetmesinden dolayı derin üzüntüsünü dile getirdiği aktarıldı.

Gazze’deki ateşkes anlaşması müzakereleri sırasında Hamas liderlerini hedef alarak İsrail'in Katar'ın egemenliğini ihlal etmesinden duyduğu üzüntüyü de dile getiren Netanyahu, İsrail'in gelecekte böyle bir saldırı düzenlemeyeceğini vurguladı.

Açıklamaya göre Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ülkesine verilen bu güvenceleri memnuniyetle karşılarken, Katar'ın bölgesel güvenlik ve istikrara etkili bir şekilde katkıda bulunmaya devam etmeye hazır olduğunu teyit etti. Netanyahu da aynı konuda kararlılığını dile getirdi.

dfrgty
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'dan yaptığı telefon görüşmesi sırasında İsrail tarafından Katar'ın başkenti Doha’ya düzenlenen füzeli saldırı için Katarlı mevkidaşından özür dilediği anı gösteren kare (İsrail televizyonu Kanal 12)

ABD Başkanı ayrıca, iki lidere herkes için barış ve güvenliği güçlendirmek amacıyla iş birliğini artırmaya yönelik adımlar atmaya istekli olmalarından ötürü övgüde bulundu.

Üçlü mekanizma

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada İsrail ve Katar başbakanlarının, aralarındaki koordinasyonu güçlendirmek, iletişimi iyileştirmek, karşılıklı şikayetleri çözmek ve tehditleri caydırmak için ortak çabaları güçlendirmek amacıyla üçlü bir mekanizma kurulması yönünde ABD Başkanı tarafından sunulan öneriyi kabul ettikleri belirtildi. Açıklamaya göre iki taraf, yapıcı bir şekilde birlikte çalışmaya, yanlış algıları düzeltmeye ve her iki tarafın ABD ile olan güçlü ilişkilerini geliştirmeye yönelik ortak taahhütlerini teyit ettiler.

yu
İsrail tarafından Katar'ın başkenti Doha'ya düzenlenen hava saldırısında hedef alınan bina, 9 Eylül 2025 (Reuters)

İsrail televizyonu Kanal 12’ye göre Netanyahu, Katar Başbakanı'na hitaben, “İsrail'in saldırısında bir vatandaşınızın hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyduğumu bilmenizi isterim. İsrail'in hedefinin Hamas olduğuna ve Katar vatandaşları olmadığına sizi temin ederim. Ayrıca, İsrail'in gelecekte egemenliğinizi bir daha ihlal etmeyi planlamadığını garanti etmek isterim. Bunu Başkan Trump'ın huzurunda taahhüt ettim” dedi.

İsrail Başbakanı, şunları söyledi:

“Liderlerinizin İsrail'e karşı şikayetleri olduğunu biliyorum. İsrail'in de Katar'a karşı bazı şikayetleri var. Bu şikayetler, Müslüman Kardeşler'e (İhvan-ı Müslimin) verdiği destekten başlayarak, Al Jazeera yayın organı tarafından İsrail'in nasıl gösterildiğine ve üniversitelerde İsrail karşıtı duyguların desteklemesine kadar uzanıyor. İki ülke arasındaki şikayetleri ele almak için üçlü bir grup kurulması konusunda ABD Başkanı’nın önerisini memnuniyetle karşılıyorum.”



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.