Washington felç oldu: Hükümetin kapanması federal çalışanların toplu işten çıkarılmalarına yol açabilir

ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Amerikan Kongre Binası ‘Capitol’ (DPA)
ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Amerikan Kongre Binası ‘Capitol’ (DPA)
TT

Washington felç oldu: Hükümetin kapanması federal çalışanların toplu işten çıkarılmalarına yol açabilir

ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Amerikan Kongre Binası ‘Capitol’ (DPA)
ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Amerikan Kongre Binası ‘Capitol’ (DPA)

Washington, temsilcilerin bir çıkmaza girip hükümeti finanse edecek tasarıyı geçirememesi ve son tarihin dolmasıyla, uzun süreli bir federal kapanmaya hazırlanıyor. Kapanma bugün yürürlüğe girdi ve federal kurumlar acil durum planlarını devreye sokmaya başladı.

Tıkanan müzakereler ve artan tehditler

Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki gerginlik arttı. Cumhuriyetçiler, 21 Kasım'a kadar hükümetin mevcut düzeyde kısa vadeli finansmanını destekledi. Ancak Demokratlar, sağlık hizmetleri ile ilgili endişelerinin giderilmesini, özellikle Medicaid kesintilerinin geri alınmasını ve sağlık sigortası primlerini uygun hale getiren vergi kredilerinin uzatılmasını talep ederek bunu engelledi.

cdfg
Kısmi hükümet kapanışından birkaç saat önce bir işçi Amerikan Kongre Binası’nın koridorunda yürüyor. (Reuters)

Cumhuriyetçiler, Demokratların önerisini ‘uygulanamaz’ olarak nitelendirdi ve vergi mükelleflerine 1 trilyon dolardan fazla maliyet çıkaracağını belirtti. Her iki taraf da geri adım atma niyetinde olmadığı için, kapatma süreci uzayabilir.

Eşi görülmemiş bir tehdit

ABD Başkanı Donald Trump bu hafta, kapatmanın yol açtığı zararı daha da artıracağı tehdidinde bulunarak, Demokratlara zarar verecek ‘geri dönüşü olmayan adımlar’ atabileceğini, örneğin ‘çok sayıda kişiyi işten çıkarabileceğini’ söyledi.

Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi, programları ‘Başkanın öncelikleri’ ile uyumlu olmayan çalışanlara toplu işten çıkarma bildirimleri (reduction-in-force / işgücü azaltma) gönderilebileceğini belirtti. Bu, önceki kapanmalardan çok daha agresif bir adım.

Neler durur, neler devam eder?

Finansman olmadığı durumlarda yasa, kurumların ‘muaf olmayan’ çalışanlarını zorunlu izne çıkarmalarını gerektirir. Hayat ve mülkiyeti korumak için çalışan ‘muaf’ çalışanlar işlerine devam ederler, ancak kapatma sona erene kadar maaş almazlar.

İnsan ve malzeme maliyetleri

Şarku’l Avsat, hükümetin kapanmasından kaynaklanacak en önemli maliyetleri okurları için sıraladı:

- Kongre Bütçe Ofisi, yaklaşık 750 bin federal çalışanın, kapanmanın her günü için izin almak zorunda kalabileceğini tahmin ediyor.

- Bu çalışanların günlük ücretleri yaklaşık 400 milyon dolar.

- Maaşlarını alamayan çalışanlar ve askerler, 2019 yılında kabul edilen bir yasa uyarınca, faaliyetler yeniden başladığında maaşlarını geriye dönük olarak alacaklar.

Diğer yandan FBI müfettişleri, CIA görevlileri, hava trafik kontrolörleri, havaalanı kontrol noktası çalışanları ve silahlı kuvvetler mensupları çalışmaya devam edecek.



ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
TT

ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)

ABD basını bu haftanın başlarında, İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerde ABD’nin İran'dan 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğini kabul etmesini istediğini bildirdi.

Haber sitesi Axios ve Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün bir ABD'li yetkiliye, bilgili bir kaynağa ve konuyu bilen kişilere dayandırdıkları haberlerde, Washington’ın Pakistan'da yapılan müzakereler sırasında Tahran'a bu öneriyi sunduğunu bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu talep ABD'nin tutumunda bir yumuşama anlamına geliyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın zaman sınırı belirlemeden uranyum zenginleştirmeyi bırakması konusunda ısrarcıydı.

Ancak İran daha kısa bir süre önerdi. Axios, Tahran'ın ‘tek basamaklı bir rakamdan oluşan’ bir süre, yani 10 yıldan az bir süre önerdiğini belirtirken, WSJ sadece birkaç yıl önerdiğini yazdı.

Raporlara göre İran, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinin derinliklerinde depolandığı düşünülen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına yönelik talebini de reddetti.

Hafta sonu Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan müzakereler bir anlaşmaya varılamadan sona erdi.

ABD Başkanı Trump, temel anlaşmazlık noktasının ABD'nin İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusundaki ısrarı olduğunu söyledi.

Trump dün gazetecilere, İranlıların bunu kabul etmediklerini, ancak daha sonra kabul edeceklerini düşündüğünü belirterek “Kabul etmezlerse, anlaşma olmaz” dedi.

İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve ABD'nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağını vurgulayan Trump, “İranlılar uranyum stoklarını ya kendileri teslim eder ya da biz alırız” şeklinde konuştu.


İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, dün, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde yer alan en büyük şehirlerden biri olan Bint Cubeyl'e bir saldırı başlattı. Bu saldırı, bugün Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerini bir araya getirecek ‘Washington Toplantısı’nın arifesinde gerçekleşti. Bu sırada Tel Aviv, sahada yeni bir statüko oluşturmaya çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki çatışmaların devam edeceğini ve bugün odak noktasının Bint Cubeyl'deki çatışmalar olduğunu söyleyerek “Artık beş bölgeden bahsetmiyoruz. Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın işgal tehdidini ortadan kaldırmak ve zırh delici roket tehdidini uzaklaştırmak için sağlam ve derin bir güvenlik kuşağı oluşturmaktan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Lübnan, bugünkü toplantının bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanmasını ve böylece taraflar arasında Kıbrıs'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilebilecek müzakere sürecinin başlamasının önünü açmasını umuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavad, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan ‘ateşkes talep etme’ konusunda ‘kesin talimatlar’ aldı.


Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
TT

Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,dün akşam Holokost Anma Günü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin müttefiki Washington’un desteğiyle İran rejimine tarihindeki "en güçlü darbeyi" vurduğunu söyledi.

Netanyahu, Kudüs'teki Yad Vashem Holokost anıtında düzenlenen ve televizyonda yayınlanan törende, "İran terörist rejimine tarihindeki en güçlü darbeyi vurduk," dedi. İran nükleer tesislerini Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırarak, "Eğer harekete geçmeseydik, Natanz, Fordow ve İsfahan gibi isimler... Auschwitz, Treblinka, Majdanek ve Sobibor gibi sonsuza dek rezillikle anılacaktı" ifadesini kullandı.

İsrail, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudiyi anmak için dün akşamından bugüne kadar Holokost Anma Günü'nü kutluyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İbrani takvimine göre her yıl nisan veya mayıs aylarında düzenlenen resmi törenler, Ortadoğu'daki düşmanlıkların başlamasından bir aydan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan ateşkes ortamında başladı.

Bu arada, İsrail, İran destekli militan grup Hizbullah ile Lübnan'daki savaşını sürdürüyor.