ABD'li bir yargıç, Trump yönetiminin Portland'a Ulusal Muhafızları konuşlandırmasını geçici olarak engelledi

Kanunsuz olarak nitelendirdiği şehirlere orduyu göndermek isteyen Trump’ın son başarısızlığı

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

ABD'li bir yargıç, Trump yönetiminin Portland'a Ulusal Muhafızları konuşlandırmasını geçici olarak engelledi

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

Bir federal yargıç, ABD Başkanı Donald Trump'ın hamlesine karşı açılan dava sonuçlanana kadar, Trump'ın Oregon eyaletinin Portland şehrine 200 kişilik Ulusal Muhafız birliği konuşlandırmasını geçici olarak yasaklayan bir karar verdi.

Portland Bölge Mahkemesi Yargıcı Karin Immergut'un kararı, Cumhuriyetçi başkanın, Demokrat liderlerin muhalefetine rağmen, kanunsuz olarak nitelendirdiği şehirlere askeri birlikler gönderme girişiminde yaşadığı son aksilik oldu.

Oregon Başsavcısı Dan Rayfield'in ofisi, Trump'ın federal göçmenlik tesislerini ‘iç teröristlerden’ korumak için Portland'a asker gönderme niyetini açıklamasının ertesi günü, 28 Eylül'de dava açtı.

Dava ilk olarak eski Demokrat Başkan Barack Obama tarafından atanan ABD Bölge Yargıcı Michael Simon'a havale edildi. Ancak Trump yönetimi, askerlerin konuşlandırılmasını eleştiren kongre üyesi eşi hakkında endişelerini dile getirdikten sonra Simon davadan çekildi.

sdfg
ABD güvenlik güçleri, Oregon eyaletinin Portland kentinde protestocularla çatıştı. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre dava, Trump'ın ilk döneminde atanan Yargıç Immergut'a geri gönderildi.

Oregon eyaleti, Trump'ın göçmenlik politikalarına karşı protestoların tehdidini abartıp eyaletin Ulusal Muhafız birimlerini yasadışı olarak kontrol altına almayı meşrulaştırdığını belirterek, mahkemeden askerlerin konuşlandırılmasını yasadışı ilan etmesini istedi.

Trump şehri ‘savaştan harap olmuş’ olarak tanımlarken, Oregon eyaleti, Portland'daki protestoların ‘küçük ve barışçıl’ olduğunu ve haziran ortasında sadece 25 kişinin tutuklandığını, 19 Haziran'dan bu yana geçen üç buçuk ayda ise hiçbir tutuklama kaydedilmediğini belirtti.

Davada, Trump'ın, Fox News'in 2020'de Portland'da ‘daha büyük ve daha yıkıcı protestoların’ görüntülerini yayınlamasının ardından askerlerin konuşlandırıldığını duyurduğu belirtildi.

Yargıç Immergut'un huzurunda yapılan duruşma sırasında, iki taraf arasında sahadaki durumun tanımlanması konusunda önemli bir görüş ayrılığı olduğu görüldü.

Adalet Bakanlığı avukatı Eric Hamilton, ‘acımasız aşırılık yanlılarının’ Portland'daki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu merkezini kuşattığını ifade etti.

Hamilton, Los Angeles'taki protestolara müdahale etmek için gönderilen asker sayısının sadece yüzde 5'i olan 200 asker gönderme kararının itidalli bir karar olduğunu da bildirdi.

Portland Temsilcisi Caroline Turco ise aylardır ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu görevlilerine yönelik herhangi bir şiddet olayının yaşanmadığını ve Trump'ın şehri savaş bölgesi ilan etmeden önceki hafta boyunca protestoların ‘barışçıl’ geçtiğini söyledi.

Turco, “Başkanın Portland'da olanlara ilişkin algısı, sahadaki gerçekliği yansıtmıyor. O bunu İkinci Dünya Savaşı gibi görüyor. Gerçekte ise burası, durumu idare edebilecek sofistike bir polis gücüne sahip güzel bir şehir” şeklinde konuştu.



ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
TT

ABD istihbaratı Trump’ı uyarmış: Saldırırsan İran daha da güçlenir

Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)
Analize göre Devrim Muhafızları, ABD - İsrail saldırılarıyla yönetim üzerindeki gücünü pekiştirdi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, askeri harekat başlatması halinde Tahran rejiminin daha da güçlenebileceği hakkında önceden uyarı almış.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen ABD'li istihbarat yetkilileri, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak başlatılan askeri harekat öncesinde İran Devrim Muhafızları'nın saldırılar sonucunda daha da güçleneceğine dair Trump'a birden fazla brifing verildiğini söylüyor.

Kaynaklardan biri, "Bu durum öngörülmüştü. Trump'a da bu yönde bilgi verildi" diyor.

Avrupalı bir diplomat, savaş sonrası dönemde Tahran'ın bazı nükleer ve balistik füze kapasitelerine sahip zayıf bir rejime dönüşmesinin en olası senaryolar arasında yer aldığını savunuyor.

ABD ve İsrail'in ortak saldırılarında İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey komutanlar öldürüldü.

İran da ABD'nin müttefiki 6 Körfez ülkesine misilleme yaparak havalimanlarını, petrol tesislerini ve ticari merkezleri hedef aldı. 

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen Körfez ülkelerinden bir yetkili, bölgede Trump yönetimine karşı öfkenin arttığını vurguluyor:

Bu savaşı İsrail için başlattılar, sonra da saldırılarla başa çıkmak için bizi kendi başımıza bıraktılar.

"Uzun süreli bir savaş planımız yok. Bu işi bir an önce bitirmeliyiz" diyen yetkili, Trump'ın da operasyondan önce Körfez'deki müttefiklerine çatışmaların kısa süreceğini söylediğini aktarıyor.

İran'ın, küresel petrol tedarikinin ve Körfez ekonomilerinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesi de Washington üzerindeki baskıyı artırıyor.

Joe Biden ve Barack Obama yönetimlerinde İran konusunda kıdemli danışmanlık yapmış Richard Nephew, Tahran rejiminin muhtemelen ayakta kalacağını söylüyor:

Devrim Muhafızları'nın ekonomik ve siyasi gücü var. İç baskı mekanizmalarını da ellerinde tutuyorlar. Esasen şu anda ülkedeki iktidar sisteminin merkezinde yer alıyorlar.

Ali Hamaney'in yerine gelen oğlu Mücteba Hamaney'in liderliğe seçilmesinde Devrim Muhafızları'nın önemli rol oynadığı da yazılmıştı.

Eski ABD istihbaratı çalışanı Jonathan Panikoff, Mücteba'nın babası gibi "tamamen bağımsız" bir dini liderden ziyade, Devrim Muhafızları'nın "yakın bir ortağı olacağı" yorumunu yapıyor.

Diğer yandan İran'a saldırıları yoğunlaştıran İsrail, ülkenin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin öldürüldüğünü iddia etti.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran'ın "gölge lideri" diye de anılan Laricani'nin öldürüldüğünü bugün öne sürdü, Tahran yönetimindense henüz doğrulama yapılmadı.

İsrail ordusu, Devrim Muhafızları'na bağlı Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani'nin hava saldırısıyla öldürüldüğünü de savundu. Bu iddiayla ilgili de İran yönetiminden henüz açıklama yapılmadı.
Independent Türkçe, Washington Post, Telegraph, Jerusalem Post, Reuters


Organ naklinde yeni keşif: Süre günlere çıkabilir

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Organ naklinde yeni keşif: Süre günlere çıkabilir

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Çinli araştırmacılar, dokuları düşük sıcaklıklarda korumanın yeni bir yöntemini geliştirdi; bu ilerleme, nakledilen organların canlılığını saatlerden günlere uzatabilir.

Günümüzde organ nakilleri, şiddetli kalp, karaciğer veya böbrek yetmezliği gibi birçok son evre hastalık için hâlâ tek etkili tedavi yöntemi. Ancak bir organ donörden alındığı anda, hücreler oksijen almayı bıraktığı ve dokularda toksik bileşikler biriktiği için bozulmaya başlıyor.

Bunu aşmak için hastaneler genellikle nakledilecek organları dondurucu soğuklukta bir koruma çözeltisine yerleştiriyor.

Ancak bu düzenlemelerle bile organlar sadece birkaç saat dayanabiliyor. Örneğin kalp, donörden ayrıldıktan sonra en fazla yaklaşık 6 saat korunabilirken, böbrekler 24 saate kadar canlı kalabiliyor.

Son yıllarda, organları buzda korumak yerine, bilim insanları organ vücut dışında iken kan dolaşımını taklit eden makine perfüzyon sistemleri kullanıyor. Ancak bu sistemlerin de kendi dezavantajları var.

Daha soğuk depolama, organları daha uzun süre koruyabilirken, makine perfüzyon sistemleri donma noktasının üzerindeki sıcaklıklarda çalışıyor.

Çinli bilim insanları, Journal of Medical Devices adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, "0 santigrat derecenin üzerindeki organlar için makine perfüzyon cihazları mevcut ancak sıfırın altındaki sıcaklıklar ve birden fazla organ için uygun olanlar henüz geliştirilmemiş durumda" diye açıklıyor.

Çin Devlet Merkezi Kriyojenik Bilim ve Teknoloji Laboratuvarı'ndan yapılan çalışma, 0 santigrat derecenin altındaki sıcaklıklar da dahil çeşitli sıcaklıklarda çalışan yeni bir Çoklu Termometrik Makine Perfüzyon Sistemi (MTMP) ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, yeni sistemin sıçan kalplerini, tavşan böbreklerini ve domuz böbreklerini eksi 150 santigrat derecede sıvı nitrojen içinde 7 gün boyunca koruyabildiğini ve daha sonra başarılı bir şekilde canlandırıp nakledebildiğini gösterdi.

Bilim insanları, "Burada, normotermi (37 santigrat derece), hipotermi (4 santigrat derece) ve süper soğutma (0 santigrat derecenin altında) arasında geniş bir sıcaklık aralığında programlanabilir ve hassas düzenleme sağlayan bir MTMP sistemi geliştiriyoruz" dedi.

Cihaz, sıcaklık, basınç ve akış hızı üzerinde hassas kontrol sağlıyor.

Araştırmacılar kalp gibi organlar için, canlılık süresinin uzatılmasının organ nakli bekleme listesini temizlemeye yardımcı olabileceğini söyledi.

Çalışmada, "ABD'de çöpe atılan nakil kalplerinin sadece yarısı korunup kullanılabilirse, iki ila üç yıl içinde ABD'deki organ nakli bekleme listesinin tamamını temizleyebiliriz" dendi.

Kalbin düşük sıcaklıkta korunma süresinin 24 saate uzatılması, hastalara daha geniş bir zaman aralığı sağlayacak ve bu da daha fazla hayat kurtarabilir.

Bilim insanlarına göre yeni sistem, organ koruma teknolojisindeki kritik boşlukları doldurabilir ve "koruma süresini uzatmak için bir temel" sağlayabilir.

Independent Türkçe


ABD'de muhabirler Trump'ı aramanın ipuçlarını paylaştı

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
TT

ABD'de muhabirler Trump'ı aramanın ipuçlarını paylaştı

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)

Gazetecilerin Trump'ın kişisel cep telefonunu günün her saatinde aramasıyla, başkana erişim hiç bu kadar mümkün görünmemişti. Semafor, başkanın cep telefonu kullanımına dair derinlemesine bir araştırma yaptı ve Trump'ın, Destansı Öfke Operasyonu'nun iki haftadan uzun süre önce başlamasından bu yana 30'dan fazla telefon röportajı verdiğini ortaya koydu.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik süregelen saldırıları medyada büyük yankı uyandırdı ve başkan, birçok medya kuruluşuna telefon röportajı veriyor. Bu görüşmelerde Trump, savaşın mevcut durumu hakkında farklı cevaplar veriyor.

Geçen hafta Axios'a verdiği röportajda Trump, İran savaşının "yakında" sona ereceğini çünkü "hedef alınacak neredeyse hiçbir şey kalmadığını" söyledi. Hafta sonu NBC News'a verdiği röportajdaysa başkan, "şartlar henüz yeterince iyi olmadığından" savaşı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya hazır olmadığını söyledi.

Trump'ın basınla yaptığı telefon görüşmeleri hakkında yakın zamanda yayımlanan makalede Semafor, gazetecilerin başkomutana ulaşmak için önceden ayarlanmamış telefon aramalarına giderek daha fazla başvurduğunu açıkladı.

Trump'ın cep telefonu numarası Washington'da yaygın olarak paylaşılıyor ve Semafor'un kaynaklarının hepsi, özel bir haber yakalama umuduyla başkanı aramak için en iyi zaman konusunda farklı cevaplar veriyor.

Kaynakların çoğu, Trump'ı akşam geç saatlerde televizyon izlerken aramanın en iyisi olduğunu söylerken, başkanla yakın zamanda konuşan bir kişiyse sabah erken saatlerde aramanın daha iyi olduğunu belirtti. Semafor'a konuşan diğerleriyse erken saatlerde aramanın sakıncalı olduğunu çünkü Trump'ın o saatlerde kendisine ulaşan bazı gazetecileri terslediğini söyledi.

DSD
"Destansı Öfke Operasyonu" iki haftadan uzun süre önce başladığından beri Trump'ın 30'dan fazla telefon görüşmesi yaptığı bildiriliyor (AFP)

Trump'ın numarasını bilen bir kaynak, başkandan cevap almanın tek yolunun, gece yarısı uyuyamadığı zaman aramak olduğunu söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump'ın basına telefon röportajları vermesiyle ilgili soruya The Independent'a, "Başkan Trump, tarihteki en şeffaf ve ulaşılabilir başkandır. Basın Trump'tan asla bıkmıyor ve bunu biliyorlar" diye konuştu.

Semafor'a göre muhabirler Trump'a telefonla ulaşabilse de görüşmeler genellikle sadece birkaç dakika sürüyor.

Adı verilmeyen bir Beyaz Saray yetkilisi, yayın organına başkanın görüşmeler sırasında "kafasının sıklıkla başka şeylerle meşgul olduğunu" söyledi.

Yetkili, Trump'ın arayan kişiyi "birçok kişinin yanında hoparlöre aldığını, gevşek bir sohbet havasında konuştuğunu ve onlarla uğraşarak eğlendiğini" söyledi.

Onu arayarak ciddi gazeteci olduklarını düşünen muhabirler açıkçası kendilerine kötülük yapıyor.

Independent Türkçe