Vatikan Devlet Sekreteri: İsrail Gazze'de katliam yapıyor

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Papa Franciscus'un ölümünün ardından Santa Maria Maggiore Papalık Bazilikası'nda tespih duasını yapıyor... Roma, 22 Nisan 2025 (Reuters)
Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Papa Franciscus'un ölümünün ardından Santa Maria Maggiore Papalık Bazilikası'nda tespih duasını yapıyor... Roma, 22 Nisan 2025 (Reuters)
TT

Vatikan Devlet Sekreteri: İsrail Gazze'de katliam yapıyor

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Papa Franciscus'un ölümünün ardından Santa Maria Maggiore Papalık Bazilikası'nda tespih duasını yapıyor... Roma, 22 Nisan 2025 (Reuters)
Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Papa Franciscus'un ölümünün ardından Santa Maria Maggiore Papalık Bazilikası'nda tespih duasını yapıyor... Roma, 22 Nisan 2025 (Reuters)

Vatikan'ın üst düzey diplomatı, dün yayınlanan yorumlarında İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü “katliamı” sert bir şekilde eleştirdi. Bu yorumlar, Katolik Kilisesi'nin İsrail'in Hamas hareketine karşı yürüttüğü savaşı kınayan en sert açıklamaları arasında yer alıyor.

Kardinal Pietro Parolin, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail yerleşimlerine düzenlediği saldırının ikinci yıldönümüyle ilgili bir röportajda, bu saldırıları “insanlık dışı ve savunulamaz” olarak nitelendirdi ve Hamas'ı kalan rehineleri serbest bırakmaya çağırdı.

Vatikan Devlet Sekreteri ve Papa Leo'nun baş yardımcılarından biri olan Parolin, “Meşru müdafaa bir haktır, ancak orantılılık ilkesi gözetilmelidir” dedi.

“İsrail ordusunun (Hamas) militanlarını ortadan kaldırmak için yürüttüğü savaşın, güçsüz ve yorgun bir halkın, binaları yıkılmış bir toprakta yaşadığını göz ardı ettiği açıkça görülüyor” ifadesini kullandı.

Parolin, Vatikan'a bağlı medya kuruluşlarına, “Uluslararası toplumun çaresiz olduğu ve etkili olabilecek ülkelerin katliamı durdurmak için şimdiye kadar hiçbir şey yapmadığı açıkça görülüyor” şeklinde konuştu.

Birçok başkentte büyükelçilikleri bulunan Vatikan, genellikle çatışmaları ele alırken temkinli bir dil kullanır ve basında yer almaktan kaçınarak sessizce çalışmayı tercih eder.

Ancak, Papa Francis'in ölümünün ardından mayıs ayında seçilen Papa Leo, İsrail'in Gazze'ye yönelik kampanyasını eleştiren söylemlerini sertleştirdi.

İsrail'i daha fazla yardımın girişine izin vermeye çağırdı ve eylül ayında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile yaptığı görüşmede, Gazze meselesini gündeme getirdi.

Kardinal Parolin, “Uluslararası toplumun olan bitenin kabul edilemez olduğunu söylemesi ve sonra da bunun devam etmesine izin vermesi yeterli değildir. Taraflara sivillere karşı kullanılan silahların tedarik edilmesinin meşruiyeti konusunda ciddi sorular sormalıdır” dedi. Parolin herhangi bir ülkenin adını vermedi.

İsrail, 2023 yılında Hamas öncülüğündeki saldırının ardından Gazze Şeridi'ne savaş açtı. İsrail, saldırıda çoğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişinin öldüğünü ve 251 kişinin rehin alındığını belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın Gazze sağlık yetkilileri verilerinden elde ettiği bilgilere göre İsrail saldırılarında, iki yıllık savaş süresince Gazze Şeridi'nde çoğu sivil olmak üzere 67 binden fazla insan hayatını kaybetti.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.