İsrail, Gazze anlaşmasını onayladı, 200 ABD askeri uygulamaya nezaret edecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, başkanın damadı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Ron Dermer ile bir araya geldi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, başkanın damadı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Ron Dermer ile bir araya geldi.
TT

İsrail, Gazze anlaşmasını onayladı, 200 ABD askeri uygulamaya nezaret edecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, başkanın damadı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Ron Dermer ile bir araya geldi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, başkanın damadı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Ron Dermer ile bir araya geldi.

İsrail hükümeti, bu sabah Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas) ile ateşkes anlaşmasını onaylayarak, Gazze'deki çatışmaların 24 saat içinde askıya alınmasının ve Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin 72 saat içinde serbest bırakılmasının önünü açtı.

Hükümet, arabulucuların ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki iki yıllık savaşı sona erdirme girişiminin ilk aşamasının bir parçası olarak, Filistinli esirler karşılığında İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin anlaşmayı duyurmasından yaklaşık 24 saat sonra, bu sabah erken saatlerde anlaşmayı onayladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Twitter hesabından İngilizce olarak yapılan açıklamada, "Hükümet, yaşayan ve ölü tüm rehinelerin serbest bırakılması için bir çerçeveyi onayladı" denildi.

Bu arada, ABD yetkilileri dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Gazze'deki ateşkes anlaşmasını desteklemek ve izlemek için İsrail'e yaklaşık 200 asker göndereceğini ve bu askerlerin ortak ülkeler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşlarından oluşan bir ekipte yer alacağını belirtti.

Üst düzey bir yetkili, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper'ın "başlangıçta sahada 200 asker bulunduracağını, görevlerinin denetlemek, izlemek ve ihlallerin önlenmesini sağlamak olacağını" söyledi. Cooper, ekibe Mısır, Katar, Türkiye ve muhtemelen Birleşik Arap Emirlikleri askeri yetkililerinin de katılacağını ifade etti. Bir diğer üst düzey ABD yetkilisi ise "Gazze'ye herhangi bir ABD askeri gönderme niyetinde değiliz" dedi.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM), iki yıllık savaşla parçalanmış bölgeye insani yardımın yanı sıra lojistik ve güvenlik desteğinin akışını kolaylaştırmak için İsrail'de bir "sivil-askeri koordinasyon merkezi" kuracağını söyledi.

İlgili bir gelişmede, dün, ABD ve İsrail destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yeni bir yardım dağıtım merkezi kurmaya hazırlandığını ve faaliyetlerini azaltması için herhangi bir talepte bulunulmadığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre kuruluşun faaliyetlerine aşina bir kaynak, kuruluşun çalışanlarından faaliyetlerini azaltmaları istenmediğini belirtti. Kaynak, kuruluşun faaliyetleri tamamen sona erdirilse bile, Gazze'deki birçok tesisinin tahrip olması nedeniyle Birleşmiş Milletler ve diğer STK'lar tarafından yapılan dağıtımların yeniden ivme kazanmasının biraz zaman alacağını ifade etti. Kuruluş, yaptığı açıklamada, ateşkes müzakereleri sırasında yardım faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiğini duyurdu.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, çarşamba günü Haaretz gazetesine verdiği röportajda, Başkan Donald Trump'ın ateşkes planının uygulanması kapsamında Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın kapatılmasını öngörmediğini söyledi.



Hürmüz'de kriz derinleşiyor: Deniz trafiği yavaşlamaya devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman Körfezi'nde görülen yük gemileri (AP)
Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman Körfezi'nde görülen yük gemileri (AP)
TT

Hürmüz'de kriz derinleşiyor: Deniz trafiği yavaşlamaya devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman Körfezi'nde görülen yük gemileri (AP)
Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman Körfezi'nde görülen yük gemileri (AP)

İran ile ABD arasındaki savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nda başlayan deniz trafiğindeki yavaşlama bugün (Çarşamba) de devam etti. Boğazın yeniden açılacağına ilişkin net işaretlerin bulunmaması, gemi sahiplerinin büyük bölümünü bu stratejik su yolundan uzak durmaya itiyor.

Kpler şirketinin verilerine göre, salı günü TSİ 05.58'e kadar 6 temel emtia taşıyan gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu sayı bir önceki gün 9 olurken, son 10 gündeki günlük ortalama 11 geminin de altında kaldı.

Kpler verileri, boğaza giriş yapan gemiler arasında boş bir VLCC tipi ham petrol tankerinin bulunduğunu gösterdi. Tanker, boğazın Umman tarafını kullanırken, diğer geçişler biri orta menzilli, diğeri “intermediate” sınıfında iki petrol tankeri tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık boğazdan iki orta menzilli yakıt tankeri ile bir Post-Panamax tipi gemi çıktı.

ABD Başkanı Donald Trump salı günü İran'la herhangi bir görüşme yapılmadığını söylemiş ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu belirtmişti. Bu açıklama, İran'ın boğazın deniz taşımacılığına hâlâ kapalı olduğu yönündeki açıklamasıyla çelişti.

Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan dünya genelindeki ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının yaklaşık beşte biri geçiyordu.

Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin'e yönelik petrol sevkiyatlarını sekteye uğratan güvenlik endişelerinin artmasıyla birlikte, iki büyük Çinli denizcilik şirketi temmuz sonundan bu yana tankerlerini Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının dışında tutuyor. Tanker takip şirketi Vortexa ve bir gemi brokerinin verdiği bilgilere göre, söz konusu şirketler savaş öncesinde Çin'in Ortadoğu'dan yaptığı petrol ithalatının yaklaşık yarısını taşıyordu.

Kızıldeniz'deki Babülmendep Boğazı'nda ise Kpler verileri, hafta sonu boyunca 30 temel emtia taşıyan geminin geçiş yaptığını gösterdi. Bu sayı bir önceki hafta 19 gemiydi.


Trump'ın yeni dış politika hedefi: Kim Jong-un

ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 30 Haziran 2019'da iki Kore arasındaki askeri sınır çizgisinde bir araya gelirken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 30 Haziran 2019'da iki Kore arasındaki askeri sınır çizgisinde bir araya gelirken (AFP)
TT

Trump'ın yeni dış politika hedefi: Kim Jong-un

ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 30 Haziran 2019'da iki Kore arasındaki askeri sınır çizgisinde bir araya gelirken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 30 Haziran 2019'da iki Kore arasındaki askeri sınır çizgisinde bir araya gelirken (AFP)

Wall Street Journal, salı günü ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın yardımcılarına Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile mümkün olan en kısa sürede, gelecek sonbaharda bir görüşme ayarlamaları için baskı yaptığını bildirdi. Trump'ın bu girişimle, ilk başkanlık döneminde Kim'i ülkesinin nükleer programından vazgeçmeye ikna etmek amacıyla başlattığı yoğun diplomatik çabaları yeniden canlandırmayı hedeflediği belirtildi.

Gazete, Trump'ın özel toplantılarda, Kasım ayında Çin'in ev sahipliğinde düzenlenmesi beklenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantısına katılmak üzere gerçekleştirebileceği Asya ziyaretinde Kim ile doğrudan görüşme ihtimalini ele aldığını aktardı.

Görüşmeye ilişkin henüz resmi bir hazırlık bulunmuyor. Ancak Beyaz Saray, iki liderin uygun zamanda bir araya geleceğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığı habere göre Trump'ın Kim ile bir kez daha kritik bir görüşme gerçekleştirme isteği, İran konusunda zafer elde etmenin giderek zorlaştığı bir dönemde dış politikada önemli bir başarı arayışında olduğunu gösteriyor. Kim'in onlarca nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin edilirken, ABD başkanlarının çoğu ön koşulsuz olarak Kim ile görüşmeyi reddetmişti.

Trump, Kim ile yeni bir ikili görüşmeyi Kuzey Kore ile diyaloğu yeniden başlatmak için bir fırsat olarak görürken, analistler ve bazı ABD'li yetkililer görüşmelerden önemli bir ilerleme beklemiyor.

Seul, bölgedeki istikrarı güçlendirme umuduyla Washington ile Pyongyang arasındaki diyaloğu destekliyor. Ancak analistler ve ABD'li yetkililer, kötü bir anlaşmanın nihayetinde Güney Kore gibi bölgesel müttefiklerle ilişkilere zarar verebileceğine dikkat çekti.

csdfghyju
ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un daha önceki görüşmesinden bir kare (Arşiv - AFP)

Eski CIA yetkilisi Bruce Klingner, “Dış politika hedeflerinin kişisel ilişki yoluyla gerçekten gerçekleştirilebileceğine dair yanlış bir varsayımla, başka bir otoriter diktatörü memnun ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Önceki girişim

Trump, geçen yılki Asya turu sırasında Kim ile görüşmeye çalışmış ve başkanlık uçağında gazetecilerden Kim ile görüşme arzusunu kamuoyuna duyurmalarını istemişti.

ABD'li yetkililere göre Kuzey Kore, dolaylı yoldan görüşmeye hazır olduğunu göstermiş ancak zamanın kısıtlı olması ve organizasyonun zorlukları nedeniyle görüşme gerçekleştirilememişti.

Trump daha sonra, o dönemde Kim ile bir zirve düzenlenmesinin, Güney Kore'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirmesi planlanan görüşmesini etkileyebileceğini söylemişti.

Trump ve Kim, Trump'ın ilk başkanlık döneminde üç zirve gerçekleştirmişti. Görüşmelerin ilki 2018'de Singapur'da yapılmış, müzakereler ise 2019'da Hanoi'de Kim'in nükleer programının tamamen tasfiye edilmesini kabul etmemesi üzerine çökmüştü. Aynı yıl Trump ve Kim, iki Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgede de bir araya gelmiş, ancak bu görüşme çıkmazı sona erdirmeyi başaramamıştı.

Analistler, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze kapasitesinin iki liderin son görüşmesinden bu yana önemli ölçüde artması nedeniyle müzakerelerin yeniden başlatılmasının kolay olmayacağını belirtiyor.

Daha büyük bir meydan okuma

Washington, yeni müzakerelerde daha büyük bir zorlukla karşı karşıya. Kuzey Kore son yıllarda Çin ve Rusya ile ilişkilerini güçlendirirken İran'la askeri iş birliğini de geliştirdi. Ayrıca Ukrayna'daki savaşta Rusya'nın yanında savaşmak üzere binlerce asker göndererek güçlerine ilave savaş deneyimi kazandırdı.

Uzmanlar, Kim'in yaklaşan müzakerelere daha güçlü bir konumdan gireceğini düşünüyor. Kuzey Kore liderinin nükleer cephaneliğini korumakta ısrar ettiği ve ABD'yi ülkesini nükleer silaha sahip bir devlet olarak tanımaya ve bu çerçevede muhatap almaya zorlamaya çalıştığı belirtiliyor.

ABD istihbaratının tahminlerine göre Kuzey Kore, füzeler ve nükleer savaş başlıkları da dahil olmak üzere stratejik programlarını genişletmeye devam ediyor. ABD'li bir savunma yetkilisi, Kuzey Kore'nin nükleer kuvvetlerinin artık ABD topraklarını hedef alma kapasitesinin arttığı uyarısında bulundu. Kuzey Kore füzelerinin ise Güney Kore ve Japonya'yı nükleer veya konvansiyonel savaş başlıklarıyla vurabilecek kapasitede olduğu belirtildi.


Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor

Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor
TT

Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor

Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen görüşmelerin durdurulmasını üst düzey temsilcilerinden istedi. Bu kararın, Trump'ın "haftalar boyunca İran'la olumlu gelişmeler sağlamaya çalışmasına rağmen kayda değer bir başarı elde edememesinin" ardından geldiği belirtildi.

CNN'in haberine göre Trump yeni bir yaklaşım benimsemeye başladı. ABD'li bir yetkili, Trump'ın yönetimin üst düzey temsilcilerinden İran'la yürüttükleri görüşmeleri durdurmalarını istediğini söyledi.

ABD Başkanı daha önce ülkesinin İran'la görüşme planı olmadığını açıklamıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'nın, geçişlerin sınırlı olmasına ve su yolundan çıkmakta olan bir gemiye saldırı düzenlendiğine ilişkin haberler bulunmasına rağmen, açık ve işler durumda olduğunu belirtti.

Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin bölgede uyguladığı ablukanın tamamen yürürlükte olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı ayrıca "tüm deniz mayınlarının temizlendiğini" söyledi.

Öte yandan Financial Times, Tahran'daki iki üst düzey kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın bir tırmanma yaşanması halinde Güneydoğu Avrupa'daki ABD varlıklarını vurma ve Hürmüz Boğazı'ndaki denizaltı fiber optik kablolarını hedef alma seçeneğini değerlendirdiğini bildirdi.

Hürmüz'de deniz trafiği yavaşladı

Bu arada bugün (Çarşamba) yayımlanan veriler, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yavaşladığını gösterdi. İran savaşı sırasında boğazın abluka altına alınmasının ardından, yeniden açılacağına ilişkin net bir işaret bulunmaması nedeniyle gemi sahiplerinin büyük bölümü bu kritik su yolundan kaçınıyor.

Kpler şirketinin verilerine göre, dün (Salı) temel emtia taşıyan 6 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu sayı bir önceki gün 9'du. Son 10 günlük ortalama ise 11 gemi olarak kaydedildi.