Kuzey Kıbrıs seçimleri: Erdoğan yeni gerçeklikle nasıl başa çıkacak?

İki devletli çözüm ve federal çözüm arasındaki referandum

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) taraftarları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferlerini kutluyorlar, 19 Ekim 2025 (AFP)
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) taraftarları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferlerini kutluyorlar, 19 Ekim 2025 (AFP)
TT

Kuzey Kıbrıs seçimleri: Erdoğan yeni gerçeklikle nasıl başa çıkacak?

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) taraftarları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferlerini kutluyorlar, 19 Ekim 2025 (AFP)
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) taraftarları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferlerini kutluyorlar, 19 Ekim 2025 (AFP)

Ömer Önhon

Yalnızca Türkiye tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), pazar günü dokuzuncu cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı.

Muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman, oyların yüzde 62,80'ini alarak ezici bir zafer kazandı ve son beş yıldır görevde olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı mağlup etti. Erhürman, 1983'teki kuruluşundan bu yana Cumhuriyet'in altıncı cumhurbaşkanı olacak.

Bu seçimler, özellikle Cumhuriyet’in geleceği, Türkiye ile ilişkileri ve Doğu Akdeniz'deki jeopolitik durum açısından büyük önem taşıyor. Kıbrıslı Türkler yalnızca yeni bir cumhurbaşkanı seçmekle kalmadı; ayrıca siyasi yönelimlerini ve Kıbrıs sorununu çözmek için yapılacak diplomatik görüşmelerde kendilerini temsil edecek müzakereciyi de belirlediler.

Kuzey Kıbrıs'taki cumhurbaşkanlığı seçimleri, Kıbrıs Türk toplumu içinde iki karşıt seçenek arasında belirleyici bir referandum olarak da görülüyordu; iki devletli çözümü destekleyenler ve federal çözüme bağlı kalanlar.

Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “iki devletli çözüm”ü savunmuş ve adil bir çözümün ancak eşit egemenliğe sahip ve daha sonra uluslararası alanda tanınmaya çalışacak iki bağımsız devletin kurulmasıyla mümkün olduğunu vurgulamıştı.

Tufan Erhürman ise iki kurucu devlet ve iki toplum arasında siyasi eşitlik temelinde “Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti” çerçevesinde Türk ve Rum kesimleri arasında bir ortaklık çağrısında bulunuyor.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Erhürman, “Dış politikayla ilgili tüm sorumluluklarımı Türkiye ile yakın istişare içinde yürüteceğimin ve bu istişare çerçevesinde kararlaştırılanın ötesinde hiçbir adım atmayacağımın altını çiziyorum” dedi.

Bu açıklamalar, Kıbrıslı Rumların Erhürman'dan duymayı umdukları şeylerle çelişiyordu. Erhürman, Rum basını tarafından “yeniden birleşme yanlısı bir aday” ve “Kıbrıs'ı yeniden birleştirmek için BM destekli, tıkanmış görüşmeleri yeniden canlandırmaya yardımcı olabilecek kritik oylamada katı bir adayı yenen ılımlı aday” olarak övülmüştü.

Ankara muhtemelen yeni gerçekliği akıllıca yönetecek, kendi güvenliğini garantiye alacak şekilde Kıbrıslı Türklere desteğini sürdürürken seçmenlerin iradesine saygı duyacak

Türkiye, seçim kampanyası sırasında Ersin Tatar'ın adaylığına güçlü bir destek vermiş olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bazı üst düzey yetkililer, sonuçların açıklanmasının ardından Erhürman'ı tebrik ederek, Ankara'nın Kıbrıslı Türklere desteğinin devam ettiğini vurguladılar.

Ancak, Erdoğan ile en yakın müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli arasında konuya ilişkin görüş ayrılıkları olduğu görülüyor. Bahçeli, seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından, KKTC parlamentosundan seçimlere katılımın çok az olması nedeniyle sonuçları geçersiz ilan etmesini, ayrıca KKTC’nin Türkiye'ye katılımını zorunlu kılan bir karar almasını talep etti.

Bir sonraki adımın, seçilen Cumhurbaşkanı’nın başkent Ankara'yı ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi olması bekleniyor. Şimdi soru, Türkiye'nin iki devletli çözüme verdiği sürekli destek göz önüne alındığında, iki tarafın ortak bir zemin bulup bulamayacağı.

cvfgb
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve görev süresi dolan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin başkenti Lefkoşa'daki yeni cumhurbaşkanlığı kompleksinin açılışında, 3 Mayıs 2025 (AFP)

Ankara muhtemelen Kıbrıslı Türklere desteğini sürdürürken, kendi güvenliğini ve KKTC’nin güvenliğini garantiye alacak şekilde seçmenlerin iradesine saygı duyacak ve yeni gerçekle akıllıca başa çıkacaktır. Farklı bir hareket tarzı Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmeyebilir.

Önümüzdeki haftalarda hem ikili ilişkilerde hem de BM çerçevesinde Türkler ve Rumlar arasında yeni atılımlar yaşanabilir.

Kıbrıs Rum nüfusu yaklaşık 1 milyon ve azınlık olarak gördükleri yaklaşık 470 bin Kıbrıslı Türk ile siyasi eşitliği tanımayı reddediyorlar

Muhalefet lideri Erhürman'ın büyük bir farkla zafer kazanmasına birçok etken katkıda bulundu. Bu etkenlerin en belirginleri, Kıbrıslı Rumların uluslararası tanınma ve Avrupa desteği sayesinde elde ettiği refahtır. Buna karşın, önceki Kıbrıs Türk liderliği Kıbrıs sorununu çözmek için ciddi adımlar atamadı, vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmekte başarısız oldu ve Kuzey Kıbrıs'ı etkileyen bir dizi skandal yaşandı.

Bununla birlikte, Kıbrıs Türk liderliğinin benimseyeceği yön ne olursa olsun, Kıbrıs sorununda nihai bir çözüme ulaşmak kolay olmayacaktır. Çünkü her iki tarafın hafızası da hâlâ ağır bir etniksel şiddet mirası taşımaktadır.

1960 yılında, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörleri olduğu bir anlaşma kapsamında “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni kurdular. Ancak bu düzenleme uzun sürmedi; çünkü hem düzenli hem de düzensiz Kıbrıslı Rum güçleri, “Enosis” olarak bilinen aşırı milliyetçi bir ideolojinin etkisiyle Kıbrıslı Türklere karşı silahlı saldırılar başlattı. Amaçları, ada üzerinde tam kontrol sağlamak ve Yunanistan'a katılmaktı ve bu da nihayetinde 1974'te Türkiye'nin askeri müdahalede bulunmasına neden oldu.

dfg
KKTC’nin yeni lideri Tufan Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman, KKTC cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferini kutluyor, Lefkoşa,19 Ekim 2025 (Reuters)

O zamandan beri Kıbrıslı Rumlar adanın güney kesimine yerleşirken, Kıbrıslı Türkler KKTC’yi ilan ettikleri kuzeyde yaşıyorlar.

Türk tarafı, iki toplum arasında siyasi eşitliğe dayalı ortak bir cumhuriyet kurmak amacıyla Rum tarafıyla uzun müzakereler yürüttü, ancak bu görüşmeler sonuçsuz kaldı.

Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından sunulan “Annan Planı”, Kıbrıslı Türk ve Rumları iki bölgeli bir devlette birleştirmeyi amaçlıyordu. Plan, 24 Nisan 2004'te adanın her iki kesiminde de referanduma sunuldu. Kıbrıslı Türklerin yüzde 65'i plana evet oyu verirken, Kıbrıslı Rumların yüzde 75'i planı reddetti ve bu da planın iptal edilmesine yol açtı.

Yaklaşık 1 milyon kişiden oluşan Kıbrıslı Rumlar, azınlık olarak gördükleri yaklaşık 470 bin Kıbrıslı Türk ile siyasi eşitliği tanımayı reddediyorlar. Ayrıca, Türkiye'nin garantör güç olmaya devam etmesine de karşı çıkıyorlar; Türkiye ise bu itirazı şiddetle reddediyor.

Daha sonra, 2017 yılında İsviçre'nin Crans-Montana dağ köyünde yapılan barış görüşmeleri de başarısızlıkla sonuçlandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, temel gelir kaynakları turizm, üniversite gelirleri ve kumarhaneler iken, geri kalan gelir kaynakları doğrudan Türkiye'nin desteğinden oluşuyor

Annan Planı'nın reddedilmesine ve AB yasalarının çözümlenmemiş sınır anlaşmazlıkları olan ülkelerin katılımına izin vermemesine rağmen, Kıbrıs, 2002 yılında Kıbrıslı Türkleri tamamen dışlayan bir hamleyle, yalnızca Rum tarafını temsil edecek şekilde AB'ye katıldı. Ancak, daha sonra bazı Avrupalı ​​siyasetçiler ve uzmanlar bu hamlenin bir hata olduğunu itiraf ettiler. O zamandan beri Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), adanın tek meşru temsilcisi olarak AB fonlarından yararlanıyor. Ayrıca Türkiye'nin AB’ye katılımını engelliyor ve üyeliğini kendi siyasi ajandalarına hizmet edecek şekilde kullanıyor.

Son zamanlarda, ABD'nin silah ambargosunu kaldırması ve bu durumun kendilerine önemli bir askeri avantaj sağlaması nedeniyle Kıbrıslı Rumlar silahlanma alanındaki faaliyetlerini de yoğunlaştırdılar.

Paralel bir bağlamda, Türkiye ile ilişkileri gergin olan Binyamin Netanyahu hükümeti liderliğindeki İsrail, GKRY ile bir güvenlik ortaklığına girdi ve kendisine hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere çeşitli askeri teçhizat sağladığı söyleniyor.

Gerilimi tırmandıran bu adımların ortasında, Kıbrıs açıklarındaki hidrokarbon rezervleri de bölgede ilave bir çatışma noktası haline geldi.

zxcvbg
Görev süresi sona eren KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, başkent Lefkoşa'da yapılan KKTC cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında bir sandıkta oyunu kullanıyor, 19 Ekim 2025 (AFP)

Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin keşfedilen enerji kaynakları üzerinde hiçbir hakkı olmadığını iddia ediyor ve Chevron gibi büyük uluslararası şirketleri arama ve sondaj faaliyetlerine katılmaya davet ederek Türkiye üzerindeki baskıyı artırmaya çalışıyor.

Ancak Türkiye de buna sessiz kalmıyor; Kıbrıslı Türklerin güvenli ve istikrarlı bir ortamda yaşamasını sağlamak için sürekli çaba sarf ediyor ve adanın kuzeyindeki askeri varlığı bu desteğin en önemli dayanaklarından biri. Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı analize göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kendi ordusuna sahip olsa da asıl gücü Türk askeri varlığına ve Ankara'nın adanın kuzeyinde sağladığı altyapıya dayanıyor.

Kuzey Kıbrıs'ın Türkiye'ye coğrafi yakınlığı ve Türk savaş uçaklarının Kıbrıs hava sahasına dakikalar içinde ulaşabilmesi, Kıbrıslı Türkler için güvenlik garantilerini daha da destekleyen iki faktör.

KKTC'nin temel gelir kaynakları turizm, üniversiteler ve kumarhaneler iken, geri kalan gelir kaynakları doğrudan Türkiye'nin desteğinden oluşuyor.

Türkiye'nin KKTC'nin uluslararası alanda tanınması yönündeki çağrılarına henüz hiçbir ülke yanıt vermemiş olsa da 20'den fazla ülkede temsilciliği bulunuyor. Ne uluslararası toplum ne de Kıbrıslı Rumlar, adanın egemenliğine eşit siyasi katılım için gereken tüm niteliklere sahip yaklaşık yarım milyon Kıbrıslı Türk'ün varlığını inkar edemez.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarfından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
TT

İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)

Afrika'nın en zengin kişisi olan petrol rafinerisi sahibi Aliko Dangote, İran savaşıyla servetine servet kattı.

İran savaşının yarattığı enerji şoku, Ortadoğu'daki kesintilerden etkilenmeyen üreticilere önemli fırsatlar sundu.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre Nijeryalı iş insanı Dangote'nin dev petrol rafinerisi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla patlak veren savaşın ardından tam kapasite çalışmaya başladı.

Nijerya'nın ham petrol ve rafine petrol ürünlerine yönelik talebin artması ülke ekonomisini desteklerken, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi de sınırladı.

2024'te üretime başlayan Dangote Petrol Rafinerisi, savaşın etkisiyle hızla büyüdü. Şirket, Sahraaltı Afrika'dan gelen talebin büyük ölçüde arttığını ve Avrupa'ya jet yakıtı ihracatının yükseldiğini belirtti. S&P Global verilerine göre tesis, nisandan bu yana dünyanın en büyük jet yakıtı ihracatçısı konumunda.

Dangote Industries Başkan Yardımcısı Devakumar V.G. Edwin, firmayı bu yıl Nijerya borsasında halka arz etmeyi planladıklarını ve en az 50 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Daha sonra New York borsasında ikinci bir halka arz yapılması da planlar arasında.

Şirket ayrıca Lagos açıklarındaki mevcut rafineriyi genişletmek ve Kenya'da yeni bir tesis inşa etmek için yaklaşık 28 milyar dolarlık ek yatırım yapmayı değerlendiriyor.

Artan talebi karşılamak isteyen yetkililer, rafinerinin günlük işleme kapasitesini 2028'e kadar iki katına çıkararak 1,4 milyon varile yükseltmeyi planlıyor.

Diğer yandan Nijerya devletine ait Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), rafinerinin ihtiyaç duyduğu miktarda ham petrol sağlamakta zorlanıyor. Analize göre bunun başlıca nedeni hükümetin, petrol teminatlı kredileri ödemek ve uzun vadeli ihracat sözleşmelerini yerine getirmek için ham petrol satışına devam etmek zorunda olması.

Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre, artan talep sayesinde Dangote'nin serveti yıl başından bu yana yaklaşık 4,86 milyar dolar yükselişle 34,8 milyar dolara ulaştı. Böylece 69 yaşındaki iş insanı dünyanın en zengin 65'inci kişisi oldu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Forbes Africa


Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
TT

Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)

Venezuela'yı sarsan depremlerin ardından ülkeye gitmeye çalışan yabancı arama kurtarma ekipleri, Karakas yönetiminin bürokratik engellerine takılmış.

Wall Street Journal (WSJ), bürokratik gecikmeler nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin afetin ilk günlerindeki kritik müdahale aralığını kaçırdığını, bunun çok sayıda can kaybına yol açtığını yazıyor.

Afetlerde arama kurtarma çalışmaları sağlayan ABD'li Strategic Response Partners'a bağlı 7 kişilik bir ekip, Miami'den özel ekipmanlarla yola çıkmasına rağmen Venezuela makamlarının izin süreçlerindeki aksamalar yüzünden günlerce beklemek zorunda kalmış.

Ekip, iniş izinlerinin son anda iptal edilmesi nedeniyle Dominik Cumhuriyeti'ne yönlendirilmiş. Bu sebeple arama kurtarma çalışanları, 24 Haziran'da meydana gelen depremlerle sarsılan ülkeye ancak 30 Haziran'da varabilmiş.

Ekip direktörü Michael Saavedra, "Bizi daha erken ülkeye alsalardı gerçekten çok daha fazla kişinin hayatını kurtarabilirdik" diyor.

Strategic Response Partners'ın CEO'su Steve Slepcevic ise 35 yılı aşkın süredir Haiti, Şili ve Meksika gibi çeşitli ülkelerdeki afet bölgelerinde çalıştığını belirterek, "Kariyerimdeki en kötü deneyimi Venezuela'da yaşadım" diyor.

Slepcevic, binalarının çoğunun sağlam inşa edilmediği için çöktüğüne dikkat çekiyor. Bazı yapılarda beton plakalar arasında dolgu malzemesi olarak plastik köpük kullanıldığını ve yeterli çelik bulunmadığını söylüyor. Bunun enkazda çalışan ekipler için de büyük risk oluşturduğunu ifade ediyor.

Bazı ekipler de Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez'le fotoğraf çektirmeye zorlandığını öne sürüyor.

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde de görev yapan Meksikalı Topos Azteca Uluslararası Kurtarma Tugayı'ndan Hector Mendez, Venezuela devlet medyasından bir kişinin Rodriguez hakkında olumlu açıklamalar yapmasını istemesine tepki göstererek "Ben siyasetçi değilim, kurtarma görevlisiyim" dediğini anlatıyor.

Haberde, Karakas yönetiminden kaynaklı koordinasyon eksiklikleri nedeniyle ABD'nin yanı sıra Birleşik Krallık, Fransa ve Hollanda'dan ekiplerin de arama kurtarma çalışmalarında zorluk yaşadığı savunuluyor.

ABD'nin ocak ayında düzenlediği baskınla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçen Rodriguez, 2 Temmuz'daki açıklamasında, afet yardımlarının yetersizliği nedeniyle gelen eleştirileri "propaganda" diye niteleyerek tepki göstermişti.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 3 bin 900'e yaklaşırken, 16 bin 700'den fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Deutsche Welle


Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı
TT

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü İran ile yeni müzakerelerin yapılmasına onay verdiğini açıkladı. Ancak Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkesin artık sona erdiğini bir kez daha vurguladı.

İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin bu süreçte "teslim olmayacağını" ifade ederken, ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise taraflara, haftalar süren savaş ve müzakereler sonucunda "büyük zorluklarla elde edilen barış kazanımlarının korunması" çağrısında bulundu.

Bu gelişmelerin gölgesinde Katar'dan bir heyet, Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan saldırılar ve Tahran ile Washington arasındaki karşılıklı operasyonların ardından diplomatik çabaların sürdürülmesi amacıyla İran'a ulaştı.

İran devlet televizyonunun Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'ne dayandırdığı açıklamaya göre, "İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti."

Sözcü ayrıca, "Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, "ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verileceği" uyarısı da yapıldı.

Arakçi Umman'a gidiyor

Diplomatik temaslar kapsamında İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin cumartesi günü diplomatik bir heyetin başında Umman Sultanlığı'na gideceğini duyurdu.

Arakçi'nin temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmelerin, özellikle de Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ele alınacağı bildirildi.

Washington'dan yeni İran yaptırımları

Öte yandan Washington yönetimi İran üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürdü.

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından İran bağlantılı yeni yaptırımlar açıkladı.

Yaptırımların, daha önce İngiltere tarafından da İran Devrim Muhafızları'na mali destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım uygulanan İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ansari'nin yanı sıra çok sayıda kişi ve kurumu hedef aldığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamaları

  • Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uygun mekanizmaların oluşturulmasını görüşmek üzere Umman'a gidecek.
  • ABD ile müzakere yapılması yönünde herhangi bir talepte bulunmadık.
  • Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir.
  • İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti.
  • ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verilecektir.
  • Washington, mutabakat zaptının 22 gün önce imzalanmasının ardından hükümlerini sürekli ihlal etti.
  • ABD'nin İran petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırma kararını geri çekmesi, mutabakat zaptının ihlali anlamına gelmektedir.

Altın geriledi

  • Altın fiyatları, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi nedeniyle cuma günü gerileyerek haftalık bazda düşüşe yöneldi.
  • Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması, ABD'de para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentilerini güçlendirdi.

Petrol fiyatlarında düşüş

  • Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki son çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normale dönebileceğine yönelik iyimserlikle cuma gününü düşüşle tamamladı.
  • Buna karşın petrol fiyatları haftalık bazda güçlü yükseliş kaydetti.

Güney Lübnan'da İsrail İHA saldırısı

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçlarının cuma günü Güney Lübnan'a düzenlediği iki ayrı saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi ise ağır yaralandı.

Ajansın haberine göre, Nebatiye kentinden bir genç, Kefrerman beldesinin Doha yolu üzerinde motosikletiyle seyir halindeyken düzenlenen İHA saldırısında yaşamını yitirdi.

Aynı bölgede otomobili hedef alınan bir başka kişi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.