Ukrayna, ‘Karadeniz'in her yerini vurabilecek’ insansız deniz aracını tanıttı

İki Sea Baby insansız deniz aracı, 17 Ekim 2025 (AP)
İki Sea Baby insansız deniz aracı, 17 Ekim 2025 (AP)
TT

Ukrayna, ‘Karadeniz'in her yerini vurabilecek’ insansız deniz aracını tanıttı

İki Sea Baby insansız deniz aracı, 17 Ekim 2025 (AP)
İki Sea Baby insansız deniz aracı, 17 Ekim 2025 (AP)

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Karadeniz'in herhangi bir yerinde çalışabilen, daha ağır silahlar taşıyabilen ve hedeflerini belirlemek için yapay zekadan yararlanan, geliştirilmiş bir insansız deniz aracının yeni versiyonunu tanıttı.

y6u7
Sea Baby insansız deniz aracı, Ukrayna'nın açıklanmayan bir yerinde su üzerinde ilerliyor, 17 Ekim 2025 (AP)

Ukrayna daha önce bu insansız deniz araçlarını Karadeniz'deki Rus gemilerini ve altyapısını hedef almak için kullanmıştı. SBU, ‘Sea Baby’ adı verilen bu insansız deniz araçlarının ‘Rusya'yı deniz operasyonlarında stratejik değişiklikler yapmaya zorlamada rol oynadığını’ belirtti.

Daha geniş menzil ve yük kapasitesi

AP, Sea Baby'nin menzilinin bin kilometreden bin 500 kilometreye çıkarıldığını ve 2 bin kilograma kadar yük taşıyabildiğini açıkladı. AP muhabirinin katıldığı bir sunumda, çoklu roketatarlarla donatılmış modeller ve stabilize makineli tüfek kuleleriyle donatılmış diğer modeller tanıtıldı.

fgthyu
Ukrayna Güvenlik Servisi'nden (SBU) Tuğgeneral İvan Lukaşeviç, 17 Ekim 2025'te Ukrayna'da gizli bir yerde düzenlenen bir sunumda Sea Baby insansız deniz aracının önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. (AP)

Yetkililer, güvenlik nedenleriyle sunumun zamanı ve yerinin açıklanmamasını istedi.

Tuğgeneral İvan Lukaşeviç, yeni birimlerin dost ve düşmanı ayırt etmek için yapay zekâ destekli hedefleme sistemleri içerdiğini, küçük saldırı dronları fırlatabildiğini ve düşmanın eline geçmesini önlemek için devreye giren çok katmanlı sökme sistemlerine sahip olduğunu söyledi.

Deniz savaşının doğasında bir değişim

SBU, drone saldırılarının fırkateynler ve füze taşıyıcıları da dahil olmak üzere 11 Rus deniz aracına zarar verdiğini ve bunun üzerine Rus donanmasının ana üssünü Kırım'daki Sivastopol'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk'e taşıdığını bildirdi. Tuğgeneral Lukaşeviç, “SBU, bu yeni deniz savaşı türünde dünya lideri haline geldi ve biz de bunu geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. Lukaşeviç, Sea Baby’nin tek kullanımlık saldırı botundan, Ukrayna'nın saldırı seçeneklerini genişleten, yeniden kullanılabilir, çok görevli bir platforma dönüştüğünü ifade etti.

yuı8o9
17 Ekim 2025 tarihinde Ukrayna'da gizli bir yerde iki Sea Baby botunun yanında duran Ukrayna güvenlik görevlileri (AP)

Kitle fonlaması

Bu tekneler, operatörlerin bir dizi ekran ve kontrol cihazı aracılığıyla kullandıkları küçük bir kamyonun içindeki mobil komuta merkezinden uzaktan kumanda ediliyor.

SBU, insansız deniz araçlarının Kırım Köprüsü'ne yapılan tekrarlanan saldırılar ve köprünün su altı üslerini hedef alarak ağır askeri teçhizatın taşınmasını engellemek gibi diğer önemli saldırılara katkıda bulunduğunu bildirdi.

xsdefr

Sea Baby programı, kısmen devlet tarafından yürütülen bir girişim aracılığıyla kamu bağışlarıyla finanse ediliyor ve Ukrayna'nın askeri ve siyasi liderliği ile koordineli olarak uygulanıyor. Ukrayna liderleri, tek kullanımlık saldırı botlarından yeniden kullanılabilir insansız deniz araçlarına geçişi, Rusya ile Ukrayna arasındaki asimetrik deniz savaşında önemli bir ilerleme olarak görüyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.