Moskova ile Wagner arasındaki güç mücadelesi Afrika'da ‘sessiz’ bir anlaşmazlık yaşandığını gösteriyor

Wagner içerisinde, Moskova'daki Savunma Bakanlığı'na geleneksel kontrol altındaki bölgelerde hizmet vermeyi durdurma yönünde artan bir eğilim hakim

Wagner, üyelerinin Cumhurbaşkanı Faustin-Archange Touadéra'nın koruması olarak çalıştığı Orta Afrika'da varlığını halen güçlü bir şekilde sürdürüyor (AFP)
Wagner, üyelerinin Cumhurbaşkanı Faustin-Archange Touadéra'nın koruması olarak çalıştığı Orta Afrika'da varlığını halen güçlü bir şekilde sürdürüyor (AFP)
TT

Moskova ile Wagner arasındaki güç mücadelesi Afrika'da ‘sessiz’ bir anlaşmazlık yaşandığını gösteriyor

Wagner, üyelerinin Cumhurbaşkanı Faustin-Archange Touadéra'nın koruması olarak çalıştığı Orta Afrika'da varlığını halen güçlü bir şekilde sürdürüyor (AFP)
Wagner, üyelerinin Cumhurbaşkanı Faustin-Archange Touadéra'nın koruması olarak çalıştığı Orta Afrika'da varlığını halen güçlü bir şekilde sürdürüyor (AFP)

Sagir el-Haydari

Orta Afrika Cumhuriyeti son günlerde, Rus yetkililer ile paramiliter grup Wagner arasında bir çekişme sahnesine dönüştü. Wagner grubu, geri çekilmeyi ve görevlerini Rusya Savunma Bakanlığı'nın komutası altında faaliyet gösteren Afrika Kolordusu'na devretmeyi reddediyor.

Batı medyasında yer alan haberlere göre Rusya, Bangui'ye Wagner'in hizmetlerinden vazgeçmesi ve Afrika Kolordusu'na aylık milyonlarca dolar ödeme karşılığında bu hizmetleri Afrika Kolordusu ile sürdürmesi için baskı yapıyor. Orta Afrika Cumhuriyeti yetkilileri ise bu ödemeyi karşılayamayacaklarını belirtiyor. Bu durum, Rusya'nın Afrika kıtasındaki nüfuzunda önemli değişiklik olduğu izlenimini veren bir gelişme yaşandı.

ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) tarafından yayınlanan Africa Defense Forum (Afrika Savunma Forumu) dergisi, Orta Afrikalı bir yetkilinin “Hükümet, Wagner’in hizmetlerini Afrika Kolordusu'nun hizmetlerine tercih ediyor, çünkü Wagner iyi performans gösteriyor ve ülkemizin coğrafyasını ve kendilerinden ne beklendiğini daha iyi anlıyorlar” dediğini aktardı.

Şahsi çekişmenin bir uzantısı

Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2023 yılının ağustos ayında Wagner'in komutanı ve kurucusu Yevgeny Prigojin'in öldürülmesinin ardından, ülkesinin Afrika kıtasındaki nüfuzunu yeniden düzenlemek ve bunu devletle sınırlamak amacıyla Rusya Savunma Bakanlığı'na Afrika Kolordusu'nu kurması için yeşil ışık yaktı.

Ancak Wagner, üyeleri Orta Afrika Cumhurbaşkanı Faustin Archange Touadéra'nın korumaları olarak görev yaptığı ülkede varlığını halen güçlü bir şekilde sürdürüyor. Wagner üyeleri ülkeye geldiklerinden bu yana, gerginliklerin yatışmasına ve yaklaşık iki yıl önce yapılan referandumla anayasanın değiştirilmesine yardımcı oldular.

df
Wagner, madencilik ve koruma sözleşmeleriyle sahadaki varlığını sürdürüyor (AFP)

Afrika işleri uzmanı Fransız siyasi analist Pierre-Louis Raymond, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki hızlı gelişmeler, Prigojin ile Putin arasında var olan şahsi çekişmenin boyutunu ortaya koyuyor, ancak elbette bu çatışmanın ötesine geçerek Wagner’in genel olarak Putin rejiminin devam etme kabiliyetine artık inanmadığını söyleyebiliriz.”

Putin'in Ukrayna'ya karşı savaşında bir çıkmaza girdiğini düşünen Raymond, “Bu savaşta kazanan yok, Putin rejiminin Rus İmparatorluğu’nu yeniden kurma arzularıyla uyumlu hale geleceğine dair öngörülebilir bir ihtimal de yok. Bu yüzden Wagner şimdi ayrılmayı seçti. İki taraf arasında bir güç mücadelesi var ve Wagner'in geleneksel nüfuz alanlarında Rusya Savunma Bakanlığı'na hizmet vermeyi bırakma eğilimi giderek güçleniyor.”

Orta Afrika Cumhuriyeti'nde iki taraf arasında nüfuz mücadelesi olduğunu vurgulayan Raymond, ancak sorunun çok daha derin olduğunu ve Wagner'in mevcut liderliğinin Putin'in görevden ayrılacağına ve halefinin Wagner'in kaybettiği nüfuzu geri kazanabileceğine inandığına işaret etti. Bununla birlikte Raymond’a göre Rusya'nın Afrika'daki nüfuzu devam ediyor.

Bangui'deki endişeler

Bu gelişmeler, Kremlin'in Afrika'da nüfuz kazanma çabalarına engel teşkil eden faktörleri ortaya koyuyor. Bu çabalar, yoğun diplomatik faaliyetler ve kıtanın yeni liderleriyle yapılan görüşmelere rağmen sonuç vermiyor.

Bu sorun, Wagner'in pozisyonlarını ve görevlerini devretmeyi reddetmesinden daha derin bir boyuta sahip gibi görünüyor, zira Orta Afrika Cumhuriyeti'nin kendisi de buna hazır görünmüyor. Robert Lansing Küresel Tehditler ve Demokrasiler Araştırma Enstitüsü'nün bir raporuna göre siyasi açıdan, Cumhurbaşkanı Touadéra'nın çevresi, Orta Afrika Cumhuriyeti subaylarıyla bağlantıları olan ve sahada korku salan Wagner'in adamlarına güveniyor. Onları resmi bir Rus birliğiyle değiştirmek, rejimi iktidarda tutan hassas dengeyi bozabileceği konusunda ciddi endişeler söz konusu.

df
Afrika Kolordusu, Rusya ordusundan subay ve personel ile eski Wagner üyelerinden oluşuyor (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Afrika Kolordusu, Rusya ordusundan subay ve personelin yanı sıra eski Wagner üyelerinden oluşuyor. Kolordu şu anda Mali ve Nijer gibi birkaç Afrika ülkesinde faaliyet gösteriyor, ancak Orta Afrika Cumhuriyeti’nde kontrolü ele geçirme çabaları büyük zorluklarla karşı karşıya.

Gerilim ve derin dönüşüm

Uluslararası ilişkiler uzmanı ve siyaset araştırmacısı Halid Muhammed el-Hicazi, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde Wagner’in Kremlin'e karşı doğrudan bir isyan başlatmasının olası olmadığını, ancak iki taraf arasındaki ilişkilerin gerginlik ve köklü bir değişim döneminden geçtiğinin kesin olduğunu söyledi. Wagner’in 2018 yılında Orta Afrika Cumhuriyeti'ne girdiğinden beri, Rusya'nın Afrika kıtasındaki en önemli etki aracı haline geldiğini belirten Hicazi, “Hükümet güçlerini eğitiyor ve büyük ekonomik ayrıcalıklar karşılığında altın ve elmas zengini maden sahalarını koruyor. Zamanla Wagner, Rus ordusunun bir kolundan, ülke içinde kendi çıkarlarını korumaya çalışan yarı bağımsız bir aktöre dönüştü ve bu durum Moskova'da endişe yarattı” değerlendirmesinde bulundu.

Hicazi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Wagner'in 2023 yılının haziran ayında Rusya'da isyan çıkarmasının ardından Moskova, Afrika'daki askeri varlığını yeniden yapılandırmak için Afrika Kolordusu adında yeni bir oluşum kurdu. Bu oluşumun amacı, Wagner'in doğrudan nüfuzunu azaltmak ve Rusya Savunma Bakanlığı'nın kontrolünü artırmaktı. Ancak Wagner üyeleri, onları isyancı gruplara karşı istikrar sağlayan bir güç olarak gören Bangui hükümetiyle hala güçlü ilişkiler içinde ve bu da onlara merkezi Rus karar alma mekanizmasından büyük ölçüde bağımsızlık sağlıyor.”

Sadakat konusundaki bu anlaşmazlığın, Moskova ile Wagner arasında Orta Afrika Cumhuriyeti’nde nüfuz için gizli bir rekabet ortamı yarattığını söyleyen Hicazi, “Rusya, güvenlik ve ekonomi ağları üzerindeki resmi kontrolünü yeniden kazanmaya çalışırken, Wagner madencilik ve koruma sözleşmeleriyle bölgedeki varlığını sürdürerek kolayca göz ardı edilemeyecek bir güç haline geldi. Moskova, kıtada Wagner ile açık bir çatışma istemese de Wagner'in devam eden nüfuzunun disiplinli, merkezi kontrol altındaki bir devlet olarak imajını tehdit ettiğini kabul ediyor” diye ekledi.

Rusya’nın varlığının zayıflaması

Rus yetkililer bu gerginlikler hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmazken bu durum, Moskova'daki siyasi çevrelerde, Kremlin'in Batı ile ilişkilerini koparmak isteyen Afrikalı liderlerle kurduğu ittifakların çökmesine yol açabileceği endişesini uyandırıyor.

Genel olarak Afrika kıtası düzeyinde, bazı Afrika ülkelerinin Moskova ile paralı askerleri arasındaki anlaşmazlığı şüpheyle karşıladığını belirten Hicazi, bu yüzden mevcut gerilimin Rusya'nın varlığını geçici olarak zayıflatabileceğini düşündüğünü ifade etti.

Rusya'nın Afrika'daki varlığının ekonomik ve askeri bağlar sayesinde halen sağlam olduğunu söyleyen Hicazi, ancak özel askeri şirketlere daha az bağımlı olan daha kurumsal bir etki modeline doğru kaymakta olduğunu belirtti.

Uluslararası ilişkiler uzmanı ve siyaset araştırmacısı Hicazi, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Kısacası Wagner, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Kremlin'e karşı isyan etmedi, ancak nispeten bağımsız hareket eden bir varlık haline geldi ve Rusya'yı, araçlarının kontrolünü kaybetmeden Afrika kıtasındaki etkisini sürdürme stratejisini yeniden düşünmeye zorladı.”



Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor
TT

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin arttığı ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların çıkmaza girdiği bir dönemde, Başkan Donald Trump yönetimi önümüzdeki aşamaya ilişkin istişarelerini yoğunlaştırıyor. Bu süreçte askeri seçeneğe başvurulma ihtimalinin arttığına dair işaretler de güçleniyor. Bu atmosferde Başkan Donald Trump, üst düzey yönetim yetkililerinden büyük çaplı operasyonlara yeniden dönülmesi ihtimalini değerlendirmelerini istedi. Trump, Tahran ile Washington arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların sürdürülebileceği mesajını verdi.

Buna karşılık Tahran, ABD’nin saldırıları yeniden başlatması ihtimaline karşı sahadaki planlarını gözden geçirirken, hedef listesini bölgedeki kritik çıkarlara yönelik saldırıları da kapsayacak şekilde genişletme seçeneğini değerlendiriyor. Bu gelişmeler, İran’ın ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırılar düzenlediğine ilişkin haberlerin gündeme geldiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geliyor.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, pazar günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın şartları karşılanmadıkça yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin artık zaman kazanmak için oyalama imkanının kalmadığını belirtti.


Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
TT

Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)

Paris Emniyet Müdürü dün yaptığı açıklamada, Fransa genelinde yayılan öğrenci protestolarının artık “kontrolden çıktığını” söyledi. Göstericilere barışçıl yöntemlere dönmeleri çağrısında bulunan emniyet müdürü, yetkililerin şiddet ve vandalizm eylemlerine kararlılıkla karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Çevik kuvvet ekipleri, cuma günü Fransa’nın çeşitli kentlerinde lise öğrencileriyle çatışırken, sendikalar da öğretmenleri greve çağırdı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, sınıflardaki koşullar ve eğitim finansmanı nedeniyle giderek şiddetlenen protestoları kontrol altına almaya çalışıyor.

Pazartesi gününden beri ülke genelinde çoğunluğu gençlerden oluşmak üzere, yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı. Olaylarda onlarca kişi de yaralandı.

Ulusal Polis Sözcüsü Agathe Fouquet dün RTL radyosuna yaptığı açıklamada, 600’den fazla polis memurunun da yaralandığını söyledi.

Öğretmenler ve vatandaşlar saldırılara maruz kalırken, mülke verilen zararın onlarca milyon avroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure, gelecek salı gününden itibaren yeniden düzenlenmesi planlanan protestolar öncesinde X platformunda yayımladığı mesajda, bu hareketi başlatanların artık olayların kontrolünü ellerinde tutamadığını söyledi. Faure, öğrencilere okulları kapatma eylemlerinden vazgeçmeleri, taşkınlıklara son vermeleri ve barışçıl protesto yöntemlerini benimsemeleri çağrısında bulundu.

Faure, “Barışçıl eylem biçimlerine dönmenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin de çocuklarını “profesyonel provokatörler” ve onların destekçilerinin etkisinden uzak tutma sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Öğrenci sendikaları, salı günü ülke genelinde protesto günü düzenlenmesi çağrısı yaptı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre güvenlik yetkilileri, özellikle Paris’in merkezinde düzenlenecek organize gösterilerin şiddetin daha da artmasına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca aşırı sol çizgideki anarşist grupların protesto hareketinin kontrolünü ele geçirmesinden korkuluyor.


ABD Sahil Güvenlik ekipleri, Boston’a giden 6 kişilik kayıp uçağı arıyor

ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
TT

ABD Sahil Güvenlik ekipleri, Boston’a giden 6 kişilik kayıp uçağı arıyor

ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)
ABD Sahil Güvenlik ve diğer kurumların Mona Adası açıklarındaki olaya müdahalesi sırasında çekilen havadan görüntü (Reuters)

ABD Sahil Güvenlik ekipleri, dün Bermuda’dan Boston’a seyir halindeyken kaybolan ve 6 kişinin bulunduğu özel uçağı aradıklarını açıkladı.

Sahil Güvenlik Sözcüsü, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) bugün erken saatlerde uçakla bağlantının kesildiğini Sahil Güvenlik’e bildirdiğini belirtti. Hastaların taşınmasında kullanılan uçağın Gulfstream tipi olduğu kaydedildi.

Sahil Güvenlik, Massachusetts eyaletinin ana karasının güneyinde bulunan Nantucket Adası yakınlarında uçağı aramak üzere hava ve deniz ekiplerinin görevlendirildiğini açıkladı.

“AccuWeather” hava durumu sitesinin verilerine göre, Nantucket’ta cumartesi sabahı hava koşulları normal seyretti.