Trump, olağanüstü yetkilerin kullanımını savundu: Hız ve güç, ulusal güvenlik açısından hayati önem taşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 2025 Kennedy Center Onur Ödülleri töreninde kırmızı halıda duruyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 Kennedy Center Onur Ödülleri töreninde kırmızı halıda duruyor. (Reuters)
TT

Trump, olağanüstü yetkilerin kullanımını savundu: Hız ve güç, ulusal güvenlik açısından hayati önem taşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 2025 Kennedy Center Onur Ödülleri töreninde kırmızı halıda duruyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 Kennedy Center Onur Ödülleri töreninde kırmızı halıda duruyor. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, ticaret ortaklarına yönelik gümrük tarifelerini uygulamak için olağanüstü yetkilerini kullanmasını savundu. Bu açıklama, Yüksek Mahkeme’nin söz konusu uygulamaların yasallığını değerlendirdiği bir dönemde geldi.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social’de yaptığı paylaşımda, tarifeleri uygulamak için başka araçların da bulunduğunu kabul etti, ancak Yüksek Mahkeme’nin gözden geçirdiği Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası (IEEPA) kapsamında uygulamanın ‘çok daha doğrudan, daha az rahatsız edici ve çok daha hızlı’ olduğunu belirterek, bunun ulusal güvenlik için kritik olduğunu vurguladı. Trump, “Hız, güç ve kesinlik her zaman görevin kalıcı ve başarılı bir şekilde tamamlanmasında önemli faktörlerdir” ifadesini kullandı.

Bu savunmalar, Yüksek Mahkeme’nin Trump’ın Kongre onayı olmadan tek taraflı gümrük tarifesi koyup koyamayacağını değerlendirdiği bir dönemde yapıldı. Alt mahkemeler, Costco gibi büyük şirketler ve bazı eyaletlerin şikayetleri üzerine bu politikayı engellemişti.

Trump, bu yasa uyarınca, çok sayıda ülkeden gelen mallara geniş çaplı gümrük tarifeleri uyguladı. Bu karar, güvenlik kaygılarıyla ilişkili konuları kapsıyor; örneğin uyuşturucu, yasadışı göç ve ticaret açığı gibi. Alınan karar, Avrupa Birliği (AB) üzerinde de doğrudan etkili oldu; mevcut yüzde 15’lik gümrük tarifeleri aynı yasa kapsamında çoğu AB malına uygulanıyor.

Yasal zorluklar ve ‘trilyonlarca dolar’ vaadi

Hukuki süreçte, Yüksek Mahkeme yargıçları sözlü savunmaları dinledikten sonra Trump’ın gerekçelerine şüpheyle yaklaştı. Mahkeme, IEEPA kapsamında verilen yetkinin sınırsız vergi koyma yetkisini kapsamayabileceği yönünde sorular yöneltti.

Trump’ın bu tarifelerle ‘iki bin dolarlık teşvik çekleri için trilyonlarca dolar’ sağlayacağı vaadi, hukuki açıdan ciddi engellerle karşı karşıya.

Mahkeme kararına bakılmaksızın ABD yönetimi, ‘yedek plan’ uygulamaya hazır olduğunu belirtti. Uzmanlar, Trump’ın bu durumda diğer yasaları kullanarak daha fazla yetki elde edebileceğini öngörüyor. Bunlar arasında, haksız ticaret uygulamalarına misilleme yapılmasını sağlayan Madde 301 ve ulusal güvenlik gerekçesiyle tarifelere izin veren Madde 232 öne çıkıyor. Bu yasalar çerçevesinde gelecekteki tarifeler ‘daha dar kapsamlı’ ve belirli sektörler ya da ülkelere yönelik olacak.

Mahkemenin kararını ne zaman açıklayacağı belirsizliğini koruyor, ancak sonuçları geniş çaplı etkiler yaratabilir. Tarifelerin iptali, ticaret politikasında belirsizliği artırabilir; ticaret ortakları misillemeye gidebilir veya ikili anlaşmalardan geri çekilebilir, bu da mevcut ticaret düzeninin parçalanmasına yol açabilir.



İsrail, Batı Şeria ile birlikte Kudüs'ü tamamen ele geçirmek istiyor

Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

İsrail, Batı Şeria ile birlikte Kudüs'ü tamamen ele geçirmek istiyor

Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)

İsrail’in dün açıklanan planları, işgal altındaki toprakların sınırlarını 1967 öncesi savaş sınırlarına kadar genişleterek Kudüs'te daha fazla toprak ele geçirmeyi hızlandırma yönünde resmi bir istek olduğunu ortaya koydu.

İsrail basını, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria'da toprak ele geçirilmesine de izin veren benzeri görülmemiş bir kararından bir gün sonra bunun olduğunu ortaya çıkardı.

Filistin, Arap ve Avrupa ülkeleri ve örgütleri, İsrail'in Batı Şeria topraklarını ‘devlet mülkiyeti’ adı altında ilhak etme kararını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, bunların ‘işgal altındaki Batı Şeria'da yeni bir hukuki ve idari gerçeklik dayatmayı amaçlayan planlar’ olduğunu belirtti. Bakanlık, ‘İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ vurguladı.

Yedioth Ahronoth gazetesine göre Binyamin bölgesindeki Adem yerleşim biriminde (Givat Benjamin) teşvik edilen bir genişleme planı, Kudüs'ün sınırlarını genişletmeyi amaçlıyor. Bu hamle, şehre fiilen egemenlik kurarak işgalin kapsamını genişletecek.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak, Filistin Yönetimi'nin Filistinlilerin topraklarındaki kararlılığına güvenmekten ve uluslararası hukuka ve uluslararası meşru kararlara bağlı kalarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), uluslararası mahkemeler ve diplomatik kanallara başvurarak İsrail’in bu işgaline karşı koymaktan başka seçeneği olmadığını söyledi.


ABD ambargosu nedeniyle kamyonların çalışamaması sonucu Havana'da çöp yığınları oluştu

ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
TT

ABD ambargosu nedeniyle kamyonların çalışamaması sonucu Havana'da çöp yığınları oluştu

ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)

Küba'nın başkenti Havana'nın sokaklarında çöp yığınları birikiyor, bu ise sinek istilasına ve kötü kokulara yol açıyor. Bu durum, Washington'un Karayipler'in en büyük adasına petrol sevkiyatını engelleme çabalarının en önemli sonuçlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Resmi Cubadebate web sitesi bu ay, yakıt kıtlığı nedeniyle Havana'nın 106 çöp kamyonundan sadece 44'ünün çalışır durumda olduğunu, bunun da çöp toplamayı ciddi şekilde aksattığını bildirdi.

Sahil başkentinde, bazı sakinler yeniden kullanılabilir eşyaları ayıklamaya çalışırken, karton kutular, kullanılmış poşetler ve plastik şişeler sokak köşelerinde yığılmış durumda. Sürücüler, yayalar ve bisikletliler ise devasa yığınların etrafından dolaşmak zorunda kalıyor.

"Şehrin her yerinde aynı durum var," diyor bir sakin olan Jose Ramon Cruz. "Çöp kamyonu en son 10 günden fazla önce geldi." Yaklaşık 11 milyon nüfuslu adanın diğer kasabalarında da sakinler, halk sağlığı risklerine karşı uyarıda bulunmak için sosyal medyaya başvurdu.

Küba hükümeti, halihazırda gıda, yakıt ve ilaç kıtlığı çeken ülkede temel hizmetleri korumak için karneleme önlemleri uygulamaya koydu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ülkenin petrol rezervleri son iki ayda önemli ölçüde azaldı.

Küba'nın ana tedarikçisi olan Venezuela, aralık ortasında petrol sevkiyatını durdurdu. Meksika hükümeti ise Washington'ın Küba'ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinin ardından sevkiyatı durduracağını açıkladı.

Bir Rus gazetesi geçen hafta, Moskova'nın yakın gelecekte adaya ham petrol ve yakıt sevkiyatı göndermeye hazırlandığını, ancak uygulama tarihi belirtmediğini bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri 1960'lardan beri Küba'ya ambargo uyguluyor, ancak Başkan Donald Trump'ın yönetimi son aylarda ambargoyu sıkılaştırarak Küba'ya petrol taşıyan gemilere yaptırımlar uyguladı ve tedarikçilere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.


Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       
TT

Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       

Washington ile Tahran arasında dün Cenevre'de yapılan ikinci tur dolaylı görüşmelerin sonucu merakla bekleniyor. Bu görüşmeler, İran'ın nükleer programı konusundaki görüş ayrılıklarını azaltmayı amaçlayan yeni bir test niteliğinde; İran ise Amerikan tutumunun "daha gerçekçi hale geldiğine" dair işaretler veriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün hem Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi hem de görüşmelere arabuluculuk yapan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el Busaidi ile "derinlemesine teknik" görüşmeler gerçekleştirdi.

Arakçi, "adil ve eşitlikçi bir anlaşma" arayışında olduğunu vurgulayarak, "tehditlere boyun eğmeyi" reddetti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bir anlaşmaya varmanın "zor" olduğunu belirterek, diplomatik yollarla sağlanabileceği umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tahran, yaptırımların kaldırılması karşılığında müzakereleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor ve zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmayı veya füze programını müzakerelere dahil etmeyi reddediyor.

Sahada ise Devrim Muhafızları, bölgedeki Amerikan deniz varlığının güçlenmesine karşılık olarak, askeri müdahaleleri simüle etmeyi ve hazırlık durumunu test etmeyi içeren bir "Hürmüz Boğazı'nın akıllı kontrolü" tatbikatını gerçekleştirdi.