Washington, Kiev'e NATO'nun sağladığına benzer garantiler sunuyor

Berlin görüşmeleri bir engelle karşı karşıya: Ukrayna'nın toprak konusunda vereceği tavizler

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün Berlin'deki Bellevue Sarayı'ndan ayrılırken (EPA)
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün Berlin'deki Bellevue Sarayı'ndan ayrılırken (EPA)
TT

Washington, Kiev'e NATO'nun sağladığına benzer garantiler sunuyor

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün Berlin'deki Bellevue Sarayı'ndan ayrılırken (EPA)
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün Berlin'deki Bellevue Sarayı'ndan ayrılırken (EPA)

ABD yetkilileri dün, ülkelerinin Ukrayna'ya NATO'nun sağladığına benzer güçlü güvenlik garantileri sunduğunu ve Rusya'nın bunları kabul edeceğinden emin olduklarını açıkladı; Washington bunu savaşı sona erdirme yolunda bir atılım olarak nitelendirdi.

ABD yetkilileri, pazar günü ve dün Berlin'de Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile devam eden görüşmeleri olumlu olarak nitelendirerek, Ukrayna'nın da anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini ve bu anlaşmanın, bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılmasını öngören NATO anlaşmasının 5. maddesine benzer güvenlik garantileri sağlayacağını belirtti.

Zelenskiy ise Berlin'de Ukraynalı ve Amerikalı müzakereciler arasında yapılan görüşmenin ardından şunları söyledi: "Özellikle toprakla ilgili olanlar olmak üzere karmaşık konular var (...) Açık konuşalım, pozisyonlarımız hâlâ farklı."



Berlin Belediye Başkanı, siber saldırıda hassas verilerin çalındığını kabul etti

Siber korsanlık (Reuters)
Siber korsanlık (Reuters)
TT

Berlin Belediye Başkanı, siber saldırıda hassas verilerin çalındığını kabul etti

Siber korsanlık (Reuters)
Siber korsanlık (Reuters)

Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner dün yayımlanan bir röportajında, Almanya’nın başkentindeki belediyenin ağustos ayında maruz kaldığı siber saldırı sonucunda hassas verilerin çalındığını kabul etti.

Kamu yayın kuruluşu RBB, bilgisayar korsanlarının fidye talebine yanıt verilmemesinin ardından söz konusu verilerden 1 milyondan fazlasını cuma günü dark web üzerinden yayımladığını doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Der Spiegel dergisinden aktardığına göre çalınan veriler arasında Berlin İtfaiyesi’nin güvenlik ve koruma prosedürleri, maaş bordroları, banka bilgileri, resmi kimlik belgelerinin dijital kopyaları, çalışanlara ilişkin gizli bilgiler ve Almanya Başbakanlık binasının genişletilmesine ilişkin dosyaları da bulunuyor.

Wegner, cumartesi günü Bild gazetesinde yayımlanan röportajında verilerin çalındığını kabul ederken, bilgisayar korsanlarının şantajına boyun eğmeyi yine reddetti.

Wegner, “Fidyeyi ödememiz halinde bu verilerin başka bir yerde uzun süre bulunmayacağını kim garanti edebilir?” diye sordu.

Yerel medya, bilgisayar korsanlarının yaklaşık 2 milyon avro fidye talep ettiğini bildirdi.

Başbakan Friedrich Merz hükümeti, söz konusu veri sızıntısıyla ilgili bilgileri ve yürütülen soruşturmayı yakından takip ediyor.

Yerel basındaki haberlere göre saldırının arkasında, “Rhysida” adıyla bilinen bir bilgisayar korsanı grubu bulunuyor. Grup daha önce de 2023 sonbaharında Londra’daki British Library’ye düzenlenen saldırı da dahil olmak üzere çeşitli siber saldırıları üstlenmişti.

Grup, söz konusu saldırının ardından köklü kütüphaneden 760 bin avroyu aşan fidye talep etmişti. Talebinin karşılanmaması üzerine Rhysida, dark web üzerinden yaklaşık 500 bin dosya yayımlamış; bu dosyalarda ziyaretçilerin, üyelerin ve çalışanların kişisel bilgileri yer almıştı.

14 Ağustos’ta gerçekleşen siber saldırı nedeniyle Almanya’nın başkentindeki çok sayıda kamu kurumu, özellikle konut ve çevre birimleri, bir hafta boyunca ağa erişemedi. Bu durum, konut yardımı başvurularının alınmasını ve ödemelerin yapılmasını günlerce aksattı.

Berlin Eyalet Hükümeti dün, çalınan verilerin bir bölümünü son derece titiz bir şekilde incelemeye aldığını açıkladı. Araştırmacılar ise siber saldırının boyutunu ve etkilerini belirlemeye çalışıyor.

Berlin’in kamu ağına yönelik bu siber saldırı, eyalette 20 Eylül’de yapılacak seçimlerden bir aydan daha kısa süre önce gerçekleşti.


Amerika, İran'la tanker savaşını genişletiyor

Dün hedef alınan İran petrol tankerinden duman yükseliyor (CENTCOM)
Dün hedef alınan İran petrol tankerinden duman yükseliyor (CENTCOM)
TT

Amerika, İran'la tanker savaşını genişletiyor

Dün hedef alınan İran petrol tankerinden duman yükseliyor (CENTCOM)
Dün hedef alınan İran petrol tankerinden duman yükseliyor (CENTCOM)

ABD ordusu, İran Devrim Muhafızları’nın iki ABD savaş gemisine yönelik balistik füze saldırısına misilleme olarak, biri Hark Adası açıklarında olmak üzere üç İran ham petrol tankerini vurdu. Saldırılar, Hürmüz Boğazı’ndaki “tanker savaşının” giderek genişlediğini gösterdi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın petrol ihracatındaki ana merkez olan Hark Adası yakınlarında bir tankeri ve Hürmüz Boğazı’nın doğusunda, Cask açıklarında bulunan “Stark 1” tankerini kalıcı olarak devre dışı bıraktığını açıkladı. CENTCOM ayrıca, mürettebatın tahliye edilmesinin ardından Umman Körfezi’nde bulunan “Kailo” tankerini tamamen imha ettiğini bildirdi.

CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, iki ABD gemisinin hedef alınmasına karşılık üç İran gemisinin hizmet dışı bırakılmasıyla “daha büyük bir ekonomik bedel” ödetileceğini söyledi. Cooper, İran’ın “sınırlı ve savunmasız petrol filosunun” imha edilebileceği mesajını verdi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Tahran’ın ABD gemilerine yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Washington’un İran petrol tankerlerini imha edeceğini ve batıracağını söyledi.

İngiltere’nin Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) kurumu, Basra Körfezi’nin kuzeyi ile Umman Körfezi’nde çok sayıda ticari geminin ateşe maruz kaldığını ve saldırılar nedeniyle gemilerin faaliyetlerinin aksadığını bildirdi. Kurum, olaylarda can kaybı veya çevreye yönelik zarar meydana gelip gelmediğini ise doğrulamadı.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un “Hürmüz’ü kontrol ettiğini” belirterek boğazın gelecekteki önemini küçümsedi. Trump ayrıca, Washington’un endişe verici gelişmeler tespit etmesi halinde Natanz yakınlarındaki “Kazma Dağı”nı “çok yakında” vurabilecekleri mesajını verdi.


"Kovid aşısı tanıdığım 28 askeri öldürdü" diyen doktora ABD'de kritik görev verildi

Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
TT

"Kovid aşısı tanıdığım 28 askeri öldürdü" diyen doktora ABD'de kritik görev verildi

Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)
Aşı karşıtlığıyla suçlanan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın atadığı Dr. Long bir yıl içinde soruşturmasını tamamlamayı planlıyor (AP)

ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kovid-19 aşılarına şüpheyle bakmasıyla bilinen Yarbay Theresa Long'u, aşı olan 2 bin 500'ü aşkın Amerikan askerinin öldüğü iddiasını araştırmakla görevlendirdi. 

Aşılar veya virüslere dair uzmanlık eğitimi bulunmayan Dr. Long, federal Aşı Sonrası İstenmeyen Etki Raporlama Sistemi'ne (VAERS) kayıtlı 55 bin yan etki bildirimiyle 2 bin 544 ölümü incelemek üzere görevlendirildiğini 14 Ağustos'ta verdiği yeminli ifadede söyledi. 

Ne kendisinin ne de çocuklarının Kovid aşısı olduğunu ifade eden Long aşılarla otizm arasında bağlantı kuran tartışmalı iddiaları yineledi ve askerlere aşı yapılmasını toplama kamplarındaki mahkumlar üzerinde deneyler gerçekleştiren Nazi doktorların uygulamalarıyla kıyasladı. 

Kovid aşıları nedeniyle hayatını kaybeden 28 askeri şahsen tanıdığını bildiren Long, aşıların yüzde 82'ye varan oranda düşüğe yol açtığını da öne sürdü. 

Long, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın kıdemli tıbbi danışmanı olarak görev yaptığını ve aynı zamanda Savunma Bakanı Pete Hegseth'e bağlı olduğunu da belirtti.

New York Times (NYT), iddiaları destekleyen kanıtların sınırlı olmasına rağmen bu soruşturmanın yürütüldüğünü bildiriyor. 

Geniş kapsamlı araştırmalar, Kovid aşısının düşük, ölü doğum veya erken doğum riskini artırmadığını ortaya koyuyor.

Pentagon'un Temmuz 2025 ve Mart 2026 tarihli raporlarına göre, Kovid aşılarına bağlı herhangi bir ölüm tespit edilmedi.

ABD askerlerinin yüzde 96'sından fazlası, ordunun koyduğu zorunluluk kaldırılmadan önce Kovid-19 aşısı olmuştu. 

Uzmanlar, herkesin VAERS'e bildirimde bulunabildiğini ve bunların doğrulanmadığını, bu nedenle veri tabanının önyargı ve manipülasyona açık olduğunu vurguluyor.

Independent Türkçe, NYT, Politico