Trump, Venezuela'da Nobel Barış Ödüllü Machado'yu neden desteklemedi?

Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'da Nobel Barış Ödüllü Machado'yu neden desteklemedi?

Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)
Analizlerde, 56 yaşındaki Delcy Rodriguez'in Venezuela'daki petrol sektörüyle yakın bağlarına da dikkat çekiliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun yerine geçmesi için Marina Corina Machado'yu desteklememesi şaşkınlık yarattı.

ABD'nin kara operasyonuyla Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının ardından Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez, ülkenin geçici lideri oldu.

Meclis'te dün düzenlenen yemin töreninde yaptığı açıklamada Rodriguez, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" dedi.

58 yaşındaki Machado ise Fox News'e verdiği röportajda ABD'nin askeri müdahalesini "Sadece Venezuela halkı ve geleceğimiz için değil, bence insanlık, özgürlük ve insan onuru için de büyük bir adım" diye niteledi.

Diğer yandan Beyaz Saray, Ekim 2025'te kendisine verilen Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a adayan Machado'yu desteklemek yerine 2017'den bu yana Venezuela Devlet Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Rodriguez'i seçti.

New York Times'ın analizinde, Donald Trump'ın cumartesi günü Venezuela'ya operasyon talimatı vermeden önce Machado'yu desteklememe kararı aldığı aktarılıyor. ABD Başkanı, harekatın ardından yaptığı açıklamada Machado'nun Venezuela'da "destek ve saygı görmediğini" savunmuştu.

Habere göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio da dahil üst düzey yetkililer, Trump'ı Machado'nun ekibini desteklememeye ikna etti.

xsdfrgt
Machado, ekimden bu yana Trump'la görüşmediğini söylemişti (Reuters)

Cumhuriyetçi lidere böyle bir hamlenin ülkeyi daha da istikrarsızlaştırabileceğine dair bir CIA raporu sunulduğu da aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın da haberleştirdiği raporda, Machado'nun yeterli destek alamayarak ülkeyi yönetmekte zorluk çekeceği savunuluyor. Bunun yerine Maduro yönetiminden yetkililerin geçiş hükümeti için "en uygun" adaylar olarak gösterildiği ifade ediliyor.

New York'ta sürgünde yaşayan Venezuelalı eski milletvekili Freddy Guevara, NYT'ye Beyaz Saray'ın "devrim değil reform peşinde olduğunu" söylüyor. Machado'nun ekibinden Guevara, Venezuela'daki muhalefeti güçlendirmek için ülke içinde yeniden örgütleneceklerini belirtiyor.

Maduro yönetimiyle herhangi bir teması reddetmesi Machado'nun siyasi stratejisinin temelini oluşturuyor. Ancak analizde, bu yaklaşım nedeniyle siyasetçinin iktidara gelmesini sağlayacak daha geniş bir koalisyon kurma kapasitesinin zayıfladığına işaret ediliyor.

Rodriguez, Trump'la geçen yıl görüşmeye başlamış

Financial Times'ın haberindeyse "kurnaz bir siyasetçi" diye nitelenen Rodriguez'in, abisi Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez aracılığıyla geçen yıl Trump yönetimiyle Maduro'nun yerine geçmek için görüştüğü yazılıyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla konuşan kaynaklar, o dönem yönetimden çekilmeyi kabul etmesi karşılığında Maduro'nun yabancı bir ülkeye gönderilmesi seçeneğinin masada olduğunu söylüyor.

Analizde, Delcy Rodriguez'in Trump'ın selefi Joe Biden'la da iyi ilişkiler geliştirdiğine işaret ediliyor.

Biden, Amerikan petrol devi Chevron'a ülkede faaliyet göstermesi için ayrıcalık tanıyan kararı 2024'te imzalamıştı. Bu süreçte Chevron'la yapılan görüşmelerde Rodriguez'in arabuluculuk rolü oynadığı ifade ediliyor.

Kaynaklardan biri şöyle konuşuyor:

ABD durumu değerlendirdi; teknik, siyasi ve bölgesel açıdan bu işi başarabilecek tek grubun Delcy Rodriguez ve ekibi olduğu sonucuna vardı.

Independent Türkçe, New York Times, Financial Times, Wall Street Journal



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.