TRIPP, Doğu ile Batı arasındaki ticaret dengesini değiştiriyor

Kafkasya, coğrafyayı aşarak siyaset alanına giren küresel tedarik zincirlerinin güzergahında yer alıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
TT

TRIPP, Doğu ile Batı arasındaki ticaret dengesini değiştiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)

Nazareth Seferian

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın geçtiğimiz ay Washington'ı ziyareti sırasında, Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası (TRIPP) projesinin ‘dünya için bir model’ olacağını vurguladı.

Projenin, ‘Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’ (Orta Koridor) olarak bilinen projenin temel taşını oluşturması bekleniyor.

Rubio ve Mirzoyan, bu hayati güzergâhın yönetimi ile ilgili bazı ayrıntıları belirleyen bir anlaşma imzaladı.

Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki tarihi çatışmayı sona erdirmek için öncü rol oynayan bu proje hakkında şimdiye kadar ne öğrendik? Rusya'nın bu bağlamdaki rolünün ve bölgesel etkisinin azalması göz önüne alındığında, bu proje küresel ticareti nasıl etkileyebilir?

Ermenistan ve Azerbaycan, 1990'lardan bu yana Dağlık Karabağ bölgesi üzerinde uzun süredir devam eden bir çatışmanın içinde ve bu çatışma her iki tarafta binlerce kişinin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Azerbaycan, 2020 yılındaki savaşın ve 2023 yılında yaşanan yeni bir gerginlik dalgasının ardından bölgenin kontrolünü geri kazandı. 100 binden fazla Ermeni bölgeyi terk etmek zorunda kaldı ve iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik devam etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 8 Ağustos 2025'te, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın huzurunda, iki ülke arasında bir “barış yol haritası” anlaşmasının baş harflerini imzalayarak, TRIPP projesini de içeren barış antlaşmasının yolunu açtılar. Bu projenin, Ermenistan topraklarından geçen 43 kilometrelik bir güzergâhla Azerbaycan'ı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne bağlaması bekleniyor.

Ermenistan ve ABD tarafından TRIPP Geliştirme Şirketi'nin kurulması konusunda imzalanan yürütme anlaşmasının metninde, ilk 49 yıl boyunca hisselerin yüzde 74'ünün Amerika Birleşik Devletleri'ne, yüzde 26'sının ise Ermenistan'a ait olacağı belirtiliyor.

Washington’daki toplantıdan sonra, iki taraf arasındaki gerginlikler önemli ölçüde azaldı. Azerbaycan, toprakları üzerinden Ermenistan'a transit sevkiyatlara izin verdi ve Ermenistan'a bazı malların ihracatına başladı. Oysa bu daha bir yıldan kısa süre öncesine kadar tamamen imkansızdı.

Ermenistan ve ABD tarafından TRIPP Geliştirme Şirketi'nin kurulması konusunda imzalanan yürütme anlaşmasının metninde, ilk 49 yıl boyunca hisselerin yüzde 74'ünün Amerika Birleşik Devletleri'ne, yüzde 26'sının ise Ermenistan'a ait olacağı belirtiliyor.

Anlaşma ayrıca, geliştirme ve yönetim haklarının 50 yıl daha uzatılmasına izin verirken, bu süre zarfında Ermenistan hükümetinin hissesi yüzde 49'a çıkıyor.

Bakan Mirzoyan, “Bu tür sözleşmelerin çoğunda öngörüldüğü gibi, taraflardan hiçbiri itiraz etmezse ve her iki taraf da iş birliğinden memnun olup devam etmek isterse, uzatma gerçekleşecektir. Ancak, taraflardan biri itiraz ederse, iş birliği devam etmeyecek” açıklamasında bulundu.

dfrgt
ABD Başkanı Donald Trump, Washington'da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (Reuters)

Projeyi geliştirme hakları arasında yollar, demiryolları, enerji ve dijital iletişim altyapısının inşası ile projeyi yönetmek için gerekli idari yapıların kurulması yer alıyor.

TRIPP Geliştirme Şirketi, ticari faaliyetler ve hizmetlerden gelir elde etme hakkına sahipken, güzergâhın geçtiği topraklar vergi ve gümrük yetkileri de dahil olmak üzere tamamen Ermenistan'ın egemenliği altında kalıyor.

Proje, önümüzdeki yıllarda Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki iş birliğinin merkezi bir unsuru haline gelmek üzere istikrarlı olarak ilerliyor gibi görünüyor. ABD Başkan Yardımcısı J.D Vance’in, bu süreci güçlendirmek ve pekiştirmek amacıyla bu ay içinde her iki ülkeyi de ziyaret etmesi bekleniyor.

Peki, Orta Koridor ne olacak?

TRIPP projesinin yürütme çerçevesi, bu güzergâhın ‘Hazar Denizi ticaret yolunda hayati bir bağlantı’ olacağını ve ‘Orta Koridor’ olarak da bilineceğini belirtiyor. Bu güzergâh şu anda Çin'in doğu kıyısından başlayarak Kazakistan'dan geçip Hazar Denizi'ni aşarak Azerbaycan'a ulaşıyor ve ardından Gürcistan üzerinden kara yoluyla Karadeniz veya Türkiye toprakları üzerinden Doğu Avrupa'ya devam ediyor.

OECD Raporu: Çin'in Chengdu kentinden hareket eden 40 fitlik bir konteyner, bu koridordan Balkanlar'a ulaşmak için yaklaşık 14 gün sürerken, kuzey rotasından 20 güne ve Süveyş Kanalı'ndan 40 güne kadar sürüyor.

Bu koridor, Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasından sonra daha da önem kazandı. Çünkü koridor, Rusya topraklarından geçen kuzey rotasına ve Süveyş Kanalı üzerinden geçen daha uzun ve daha karmaşık rotaya pratik bir alternatif haline geldi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2022 yılı tahminlerine göre Çin'in Chengdu kentinden hareket eden 40 fitlik bir konteyner, bu koridordan Balkanlar'a ulaşması yaklaşık 14 gün sürerken, kuzey rotasından 20 güne ve Süveyş Kanalı'ndan ise 40 güne kadar sürüyor.

dsfgrtf
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tokalşırken, Erivan, 9 Şubat 2026 (AFP)

Atlantik Konseyi, 2022 yılından önce Çin ile Avrupa arasındaki yük trafiğinin yüzde 86'sından fazlasının Rusya üzerinden geçtiğini, merkezi koridorun payının ise yüzde 1'i geçmediğini belirtti.

Ancak o tarihten bu yana, bu güzergâh üzerinden taşınan mal hacmi üç katından fazla artarak 2022'de 1,48 milyon tondan 2025'te yaklaşık 5 milyon tona yükseldi. Dünya Bankası Grubu (BKG), bu rakamın 2030'da 11 milyon tona ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Hazar Politika Merkezi (Caspian Policy Center/CPC) 2024 yılında, Ermenistan’ın güney toprakları üzerinden geçen doğrudan güzergâhın Azerbaycan ile Türkiye arasındaki mesafeyi yaklaşık 343 kilometre azaltacağını tahmin etti. Her iki ülkenin de yetkilileri, bu önemli mesafe farkının, özellikle Suriye ve Irak gibi Ortadoğu'daki potansiyel ortak ülkelere coğrafi yakınlığı göz önüne alındığında, rotanın ekonomik uygulanabilirliğini artırmada belirleyici bir faktör olduğunu belirtti.

TRIPP projesinin geliştirilmesinin, ‘Orta Koridor’un uluslararası sahnedeki konumunu giderek güçlendirmesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre şimdiye kadar ne Ukrayna’daki savaşın yakın zamanda sona ereceğine ne de Rusya'nın çatışma sona erdikten sonra küresel düzende oynayabileceği role dair bir sinyal söz konusu. İran'da gerilimin artmasıyla birlikte, ‘Orta Koridor’ yakın gelecekte vazgeçilmez bir stratejik ticaret arterine dönüşebilir.

Rusya bu duruma seyirci kalıp izler mi?

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, ABD'nin ‘projenin hazırlık aşaması’ için şimdiden 140 milyon dolar ayırdığını açıkladı. Büyük yatırımların bunu takip edeceğini, bunların muhtemelen ‘yüz milyonlarca’ dolara ulaşacağını ifade etti.

Ermenistan'da, özellikle altyapı açısından, yeni yollar ve modern demiryollarının inşasını gerektirebilecek çok sayıda çalışma yapılması gerekiyor.

Demiryolu ağı Rusya Demiryolları'nın bir yan kuruluşu tarafından yönetildiğinden, Ermenistan Moskova olmadan TRIPP projesini sürdüremez.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu yılın başlarında Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun oturum aralarında, BlackRock CEO'su Larry Fink ve Global Infrastructure Partners (GIP) CEO'su Adebayo Ogunlesi ile bir araya geldi.

Bu görüşmenin ardından Azerbaycan Devlet Petrol Fonu, 1,5 milyar dolara kadar bir tutarı ABD altyapı yatırım fonu GIP yönetimine devretme niyetini açıkladı. Bazı Ermeni medya kuruluşları bu hamleyi, Azerbaycan'ın yatırımlarını ABD'nin himayesindeki TRIPP projesine aktarmak için yapılan açıkça ilan edilmemiş bir girişim olarak değerlendirdi.

dfgthy
Azerbaycan sınır muhafızları, iki ülke arasındaki sınır bölgesinde Ermeni askerlerinin karşısında duruyor, 24 Mayıs 2024 (AFP)

Ermenistan hükümeti projeyle ilgili gelişmeleri kutlarken ve ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in ziyaretini siyasi ve ekonomik bir kazanç olarak değerlendirirken, Rusya'nın bölgesel nüfuzu ve uluslararası ticaret sistemindeki rolünün azalması karşısında boş durmayacağına dair ciddi endişeler hakim.

Rusya Demiryolları'nın borcu

Öte yandan Ermenistan, 2008 yılından bu yana ülkenin demiryolu ağını Rus Demiryolları'nın bir iştiraki olan Güney Kafkasya Demiryolları yönettiğinden, Moskova ile koordinasyon sağlamadan TRIPP projesini sürdüremez. Şirketin 30 yıllık imtiyaz hakkı olmasına rağmen, anlaşma, henüz uygulanmamış olan ağın modernizasyonuna ilişkin taahhütler içeriyor.

Paşinyan geçtiğimiz ocak ayı sonlarında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bölgesel ulaşım yollarının açılması konusunda iş birliğini derinleştirmek için Rus ortaklarımızla çalışmak istiyoruz.”

Ancak Moskova'nın bu yönde hızlı hareket etme isteği ve hatta yeteneği konusunda şüpheler devam ediyor.

Aynı bağlamda Batı yanlısı Ermeni siyasetçi Armen Babacanyan, Rus Demiryolları'nın mali durumunun kötüleştiği konusunda uyararak, borçlarının 2025 yılında yaklaşık dört trilyon rubleye, yani elli milyar dolardan fazla bir miktara ulaştığını ve bu durumun bütçesini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltmaya zorladığını belirtti.

Büyük güçlerin çıkarlarının kesiştiği nokta

Ermenistan'ın eski Cumhurbaşkanı ve bugün en önde gelen muhalefet liderlerinden biri olan Robert Koçaryan ise TRIPP projesinin ülkesine faydalı olmayabileceği uyarısında bulunarak, Ermenistan'ın ‘büyük güçlerin çıkarlarının kesiştiği bir noktada’ bulabileceğini belirtti.

Koçaryan'ın Rusya'nın yakın müttefiki olması ve önümüzdeki haziran ayında iktidara geri dönmeyi hedeflemesi nedeniyle, gözlemciler onun açıklamalarının Kremlin'in hızla Batı'ya yönelen Ermenistan hükümetine dolaylı bir mesajı olduğunu düşünüyor.

Aslında, TRIPP projesinin önemi sadece Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasının bir parçası olarak görülmemeli.

Orta Koridor ile bağlantısı, ABD'nin açıkça kontrolü elinde tutmaya ve gelişmeleri mümkün olduğunca yönlendirmeye çalıştığı bir dönemde, projeyi Rusya ve Çin için doğrudan ilgi çekici hale getiriyor.

Ermenistan'ın iç siyasi sahnesinde belirsizlik hakim. Ülke, Haziran 2026'da yapılacak genel seçimlere hazırlanırken, hükümetin ‘melez savaş’ veya dezenformasyon kampanyalarına maruz kalabileceğine dair endişeler artıyor.

Sahadaki gerçeklere dayanarak, TRIPP projesinin önemi sadece Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasının bir parçası olarak görülmemeli.

scdscds
Ermenistan'ın Syunik eyaletinde tarım arazisinin ortasında paslanmış bir tren vagonu, 14 Mayıs 2025 (Reuters)

Bu yılın ilk yarısı sona ermeden TRIPP Geliştirme Şirketi kuruluşuyla ilgili ayrıntıların açıklanması beklenirken, önümüzdeki haftalarda ve aylarda durumun daha da netleşmesi öngörülüyor.

Saha inşaat çalışmaları bir yıldan fazla sürecek, Moskova ise projenin ilerleyişini dikkatle ve ihtiyatla izlemeye devam edecek. Öte yandan, Ermenistan'ın iç siyasi sahnesinde belirsizlik hakim. Ülke, önümüzdeki haziran ayında yapılması planlanan genel seçimlere hazırlanıyor ve çoğu analiz mevcut hükümetin iktidarda kalacağını öngörse de Moldova'da son seçimlerde görülenlere benzer bir ‘melez savaş’ veya dezenformasyon kampanyalarına maruz kalabileceği endişesi de giderek artıyor.

Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Lübnan ile İsrail arasında ateşkes başladı... Trump, İran’ın nükleer stoklarını ‘teslim etmeyi’ kabul ettiğini açıkladı

Lübnan ile İsrail arasında ateşkes başladı... Trump, İran’ın nükleer stoklarını ‘teslim etmeyi’ kabul ettiğini açıkladı
TT

Lübnan ile İsrail arasında ateşkes başladı... Trump, İran’ın nükleer stoklarını ‘teslim etmeyi’ kabul ettiğini açıkladı

Lübnan ile İsrail arasında ateşkes başladı... Trump, İran’ın nükleer stoklarını ‘teslim etmeyi’ kabul ettiğini açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump, hızla değişen jeopolitik gelişmeler kapsamında Lübnan ile İsrail arasında 10 gün süreyle geçerli olacak ateşkesin yürürlüğe girdiğini açıkladı. Trump, bu geçici sükûneti Beyaz Saray’da düzenlenmesi planlanan bir zirve aracılığıyla ‘kalıcı barışa’ dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti.

‘Büyük bir kırılma’ olarak nitelendirilen gelişmede Trump, Tahran’ın nükleer materyallerin geri verilmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stokunun teslim edilmesini kabul ettiğini, ayrıca nükleer silah edinmeme taahhüdünde bulunduğunu söyledi. Ancak Trump, nihai bir anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.

Trump ayrıca, uygun bir zamanda Beyrut’u ziyaret etmeye hazır olduğunu ifade etti. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sahadaki duruma ilişkin açıklamasında İsrail’in Güney Lübnan’dan çekilmeyi kabul etmediğini belirtti. Netanyahu, İsrail’in sınır hattında 10 kilometre derinliğinde ‘geniş bir güvenlik bölgesinde’ kalmaya devam edeceğini ve bu alanın Suriye sınırına kadar uzandığını söyledi. Söz konusu adımın, Hizbullah’ın sınıra yeniden yaklaşmasını engellemeyi amaçladığını ifade etti. Bu durum, yeni ateşkesin sahadaki uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yarattı.

Lübnan cephesindeki bu temkinli iyimserliğe karşılık, İran hattında gerilimin sürdüğü belirtiliyor. Washington’ın, İslamabad öncülüğünde yürütülen Pakistan arabuluculuğu üzerinden Tahran ile görüş ayrılıklarını gidermeye çalıştığı, buna paralel olarak ise Hürmüz Boğazı’nda askeri baskının arttığı ifade ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, deniz ablukası ve enerji sektörüne yönelik baskılar yoluyla ‘çatışmanın sona erdirilebileceğini’ dile getirdi. Bölge, Trump’ın ‘zorlayıcı diplomasi’ olarak tanımlanan yaklaşımının yeni bir nükleer anlaşma üretip üretemeyeceğini ya da İsrail’in uyardığı şekilde daha ‘acı verici’ bir çatışma sürecine mi yol açacağını yakından takip ediyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ülkelerini silah sevkiyatlarında olası gecikmeler konusunda bilgilendirdi

Washington'daki Pentagon'un havadan görünümü (Reuters)
Washington'daki Pentagon'un havadan görünümü (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ülkelerini silah sevkiyatlarında olası gecikmeler konusunda bilgilendirdi

Washington'daki Pentagon'un havadan görünümü (Reuters)
Washington'daki Pentagon'un havadan görünümü (Reuters)

Reuters'a konuşan kaynaklar ABD'li yetkililerin Avrupalı meslektaşlarına, İran'daki savaşın silah stoklarını tüketmeye devam etmesi nedeniyle, daha önce sözleşmesi yapılmış bazı silah sevkiyatlarının gecikme ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdiğini ifade etti.

İletişimlerin gizliliği nedeniyle kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynaklar, Baltık ve İskandinav ülkeleri de dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin bundan etkileneceğini söyledi. Kaynaklar, bazı Avrupa ülkelerinin söz konusu silahların bir kısmını dış askeri satış programı kapsamında satın aldığını, ancak henüz teslim almadığını da belirtti. Kaynaklar, bu teslimatların gecikmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a hava saldırıları başlattı. Bu operasyon, bazı ABD'li yetkililerde, ABD savunma sanayisinin talebi karşılayamayacağı ve bazı alıcılara yapılan sevkiyatları yavaşlatmak zorunda kalabileceği endişelerini uyandırdı.

ABD, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden ve 2023'ün sonlarında İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını başlatmasından bu yana, topçu sistemleri, mühimmat ve tanksavar füzeleri dahil olmak üzere milyarlarca dolarlık silah stokunu zaten çekmişti.


İran'ın şüpheleri ikinci tur müzakereleri engelliyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde açıklama yapıyor (AP)
TT

İran'ın şüpheleri ikinci tur müzakereleri engelliyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde açıklama yapıyor (AP)

İran ile ABD arasındaki ikinci tur müzakereler, İran’ın Washington’un ciddiyetine yönelik şüpheleri nedeniyle artan tehdit ve itirazlarla karşı karşıya kalırken, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in dün Tahran’da yürüttüğü yoğun görüşmeler devam ediyor.

Munir, Parlamento Başkanı Mohammad Bakır Kalibaf ve Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanı Ali Abdullahi ile bir araya gelerek arabuluculuk çabalarına ilişkin bir rapor sundu. Abdullahi, silahlı kuvvetlerin "kapsamlı savunma"ya hazır olduğunu vurguladı. İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim Haber Ajansı, Tahran'ın Washington'un "iyi niyetinden" şüphe duyduğunu ve net bir taahhüt olmadan yeni bir görüşme turunun sonuçsuz kalacağına inandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İranlı kaynaklar, iki tarafın "tartışmalı konularda" ilerleme kaydettikten sonra geçici bir mutabakat zaptına doğru ilerlediğini, ancak yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum ve nükleer kısıtlamaların süresi konusunda anlaşmazlıkların devam ettiğini belirtti. Kaynaklar, nihai bir anlaşma için 60 günlük bir süre olasılığının bulunduğunu da ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin müzakerelerde "büyük ilerleme" kaydettiğini ve bir anlaşmanın yakın olduğunu söyledi. Tahran'ın daha önce reddettiği adımları atmaya, zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmeye ve nükleer malzemeleri iade etmeye istekli olduğunu belirten Trump, görüşmelerin başarısız olması durumunda düşmanlıkların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, deniz ablukasının "gerektiği sürece" devam edeceğini teyit ederek, bir anlaşmaya varılmaması halinde enerji altyapısına yönelik saldırılar konusunda uyarıda bulundu. Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise ABD güçlerinin "derhal muharebe operasyonlarına yeniden başlamaya hazır" olduğunu ve İran'a destek sağlayan gemilerin peşine düşeceğini vurguladı.