AfB Zirvesi sırasında Mısır ve Etiyopya arasında Kızıldeniz konusunda “dolaylı” anlaşmazlık

Kahire, dış güçlerin bölgede ortak olarak kendilerini dayatma girişimlerini reddediyor

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Addis Ababa'da düzenlenen AfB Zirvesi’ne katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Addis Ababa'da düzenlenen AfB Zirvesi’ne katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

AfB Zirvesi sırasında Mısır ve Etiyopya arasında Kızıldeniz konusunda “dolaylı” anlaşmazlık

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Addis Ababa'da düzenlenen AfB Zirvesi’ne katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Addis Ababa'da düzenlenen AfB Zirvesi’ne katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Afrika Birliği (AfB) Zirvesi’nde Mısır ve Etiyopya arasında Kızıldeniz konusunda dolaylı bir anlaşmazlık yaşandı. Addis Ababa, Afrika Boynuzu bölgesinin istikrarını deniz çıkışına erişimiyle ilişkilendirirken, Kahire “Kızıldeniz'in yönetimi kıyı devletlerinin sorumluluğundadır” şeklindeki iddiasını yineledi.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, cumartesi günü Addis Ababa'da düzenlenen 39. Afrika Birliği Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Afrika Boynuzu'nun güvenliği ve istikrarının ülkesinin denize erişimine bağlı olduğunu söyledi. Ahmed, 130 milyondan fazla nüfusa sahip ülkesinin ‘sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için çok sayıda seçeneğe erişime ihtiyacı olduğunu’ vurguladı.

Ülkesinin denize erişiminin ‘refah, sürdürülebilir büyüme ve bölgesel istikrarı sağlamak için gerekli’ olduğunun altını çizen Ahmed, ‘barışçıl iş birliği ilkesi çerçevesinde Addis Ababa'nın denize güvenli erişimini sağlaması gerektiğine’ işaret etti.

Mısır ise bu açıklamadan birkaç saat sonra ‘su ve Kızıldeniz konusundaki kararlı tutumunu’ yineledi. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, zirveye katılan bir dizi AfB lideri, Afrika ülkeleri başbakanları ve dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmede, ‘Kızıldeniz'in yönetiminin, bu denize kıyısı olan ülkelerle sınırlı kalması gerektiğini’ söyledi.

Mısır tarafından dün yapılan resmi açıklamaya göre Abdulati, ülkesinin Kızıldeniz'in yönetiminde ortak olarak kendilerini dayatmaya çalışan dış tarafların her türlü girişimini kategorik olarak reddettiğini vurgularken AfB üyesi ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendirmek, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak ve bölgedeki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek amacıyla Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kıyısı olan Arap ve Afrika Devletleri Konseyi'ni faaliyete geçirmek için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Abiy Ahmed, kara ile çevrili ülkesinin bir limana erişim sağlama hedefinden ilk kez bahsetmiyor olsa da sözleri Mısırlıların sosyal medyada öfkeli tepkilerine neden oldu.

Mısır’da geniş halk kesimlerine hitap eden ünlü televizyon programı sunucusu Ahmed Musa, sosyal medya platformu X'teki hesabında yaptığı bir paylaşımda, Abiy Ahmed'in sözlerini ‘Afrika Boynuzu'ndaki güvenliği istikrarsızlaştırma niyetini ortaya koyan ciddi bir tehdit’ olarak nitelendirdi.

Mısırlı blog yazarı Louai el-Hatib ise X hesabında yaptığı bir paylaşımda Abiy Ahmed'in sözlerinin ‘bölgedeki ülkelere, özellikle de Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkelere yönelik doğrudan bir meydan okuma ve tehdit’ olduğunu yazdı.

Mısırlı medyatik isim Nashaat Eldeehy, cumartesi akşamı Ten TV'de yayınlanan “Bi’l-varaka vel-Kalem” (Kağıt ve Kalemle) programında Abiy Ahmed'in açıklamalarını ‘siyasi zorbalık’ olarak nitelendirerek eleştirdi.

Etiyopya, Eritre'nin otuz yıllık bir savaşın ardından 1993 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana karayla çevrili bir ülke konumunda ve komşularının, özellikle Cibuti'nin limanlarına bağımlı durumda.

Abiy Ahmed'in Kızıldeniz'e ulaşma hedefi yeni değil, zira 2018 yılının nisan ayında göreve geldiğinden beri ‘liman diplomasisi’ olarak bilinen yöntemle bu hedefi takip ediyor.

Etiyopya, 2024 yılı başlarında Somaliland'ın ayrılıkçı bölgesindeki Berbera Limanı üzerinden denize erişim sağlamaya çalıştıysa da Mogadişu, Kahire ve Arap Birliği (AL) buna karşı çıktı.

Mısır Afrika İşleri Merkezi Başkan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Salah Halime ise Abiy Ahmed'in ülkesine deniz çıkışı sağlamak için gösterdiği çabaların uluslararası hukuk ve sözleşmeleri ihlal ettiğini söyledi.

Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Etiyopya'nın ‘ayrılıkçı Somaliland bölgesi’ ile bir anlaşma yoluyla deniz çıkışı elde etme girişimine değindi.

Halime, Mısır'ın Kızıldeniz'de kıyısı olmayan devletlerin herhangi bir rol oynamasını reddettiğini ve bu tutumun tüm kıyı devletleri tarafından paylaşıldığını belirtti.

Abdulati, cumartesi günü Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde Kızıldeniz'deki güvenlikle ilgili gelişmeleri ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamaya göre iki bakan ‘bu hayati deniz koridorunun güvenliğini ve istikrarını korumak ve seyrüsefer özgürlüğü ile uluslararası ticareti sağlamak için kıyı devletleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmenin önemini’ vurguladılar.

Açıklamada, Abdulati’nin ‘Mısır'ın, Kızıldeniz'in yönetişim düzenlemelerinin bu denize kıyısı olan ülkelerle sınırlandırılması ve yönetimine dış güçlerin müdahalesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiği konusundaki kararlı tutumunu vurgulayarak, bu şekilde bölgedeki istikrarın desteklenmesine ve küresel ticaretin korunmasına katkıda bulunulacağını’ belirttiği aktarıldı.

sdcds
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, AfB başkanlığını üstlendikten sonra Burundili mevkidaşıyla bir araya geldi (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, 2025 yılının ekim ayında yaptığı bir açıklamada, Kızıldeniz'e kıyısı olmayan hiçbir ülkenin bu bölgenin yönetim mekanizmalarına müdahale etme veya bunlara katılma hakkına sahip olmadığını belirterek “Afrika'daki kara ile çevrili ülkeler, özellikle Etiyopya'dan bahsediyorum” şeklinde konuştu.

Mısır'ın Kızıldeniz'de kıyısı olmayan ülkelerin varlığını defalarca kez reddetmesine rağmen, Etiyopya bu konuyu gündeme getirmeye devam ediyor. Abiy Ahmed, 4 Şubat'ta parlamentoda yaptığı konuşmada Etiyopya ve Kızıldeniz'in ayrılmaz bir bütün olduğunu söyledi. Etiyopya Haber Ajansı ENAnın aktardığına göre Ahmed aynı konuşmada, ‘ülkenin bu hayati su yoluna erişiminin gerekliliğini’ vurguladı.



El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
TT

El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)

El Kaide, 11 Eylül 2001'de düzenlediği saldırıların üzerinden 25 yıl geçtikten sonra yeniden güçlenmeye çalışıyor. 

Washington Post'un ABD'nin de aralarında bulunduğu Batı ülkelerinin istihbarat yetkililerine dayandırdığı habere göre, örgüt yeniden Taliban'ın kontrolüne geçen Afganistan'da bir kez daha eğitim kampı ağı oluşturdu. 

2021'de ABD askerlerinin çekilmesinin ardından oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan örgüt ve kollarının, son üç yıl içinde en az 8 eğitim merkezi kurduğu bildiriliyor.

Yeni kamplarda silah, patlayıcı ve gerilla taktiklerinin yanı sıra şifreleme, yapay zeka ve insansız hava araçları gibi yeni teknolojilere yönelik eğitimler verildiği belirtiliyor. 

IŞİD'e bağlı İslam Devleti Horasan Vilayeti'nin (IŞİD-H) de etkili olduğu Afganistan'daki 34 vilayetten en az 14'ünde terör örgütlerinin yapılandığı vurgulanıyor. 

Bir Birleşmiş Milletler raporuna göre Taliban bu örgütlere yeniden elverişli bir ortam sağlıyor. Böylece El Kaide de "Afganistan genelinde güvenli evler ve eğitim kamplarıyla" yeniden güçlenmeyi başardı.

Ancak mevcut tablo, 11 Eylül öncesiyle birebir aynı değil. 

Amerikan gazetesine konuşan yetkililere göre örgütler, ABD ve müttefiklerine kapsamlı saldırılar planlamaktansa bölgesel çatışmalara odaklanıyor. 

El Kaide'nin dünyanın dikkatini çekmemek için yabancı savaşçıların bölgeye gelmesini teşvik etmekten kaçındığı aktarılıyor.

Ayrıca ABD'nin 2 Mayıs 2011'de Pakistan'da düzenlenen operasyonla öldürdüğünü açıkladığı El Kaide lideri Usame bin Ladin gibi bir figürün henüz ortaya çıkmadığı belirtiliyor.

Çekirdek kadrosu yüz militanı geçmediği tahmin edilen El Kaide'nin, daha büyük örgütlere destek sağlayan bir yapı olarak faaliyet gösterdiği öne sürülüyor.

Bu gruplardan biri, Pakistan Talibanı olarak da bilinen Tehrik-i Taliban Pakistan. Afganistan'da binlerce savaşçısı bulunan örgüte El Kaide'nin intihar bombacılığının da aralarında bulunduğu konularda eğitim verdiği iddia ediliyor.

Georgetown Üniversitesi'nde çalışan terörle mücadele uzmanı Bruce Hoffman, El Kaide için şu yorumu yapıyor:

11 Eylül öncesindeki, uzak düşmanı hedef alma stratejisini izlemiyorlar. Ancak yerel ve bölgesel kazanımlar elde ederek yeniden ivme kazanmayı umduklarını düşünüyorum. Bizi unutmadılar.

Independent Türkçe, Washington Post, AP


Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yerel haberlere göre eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in Malibu'daki evine, bir kadının davetsiz şekilde mülke girdiği ihbarının ardından polis çağrıldı.

Harris'in sözcüsünün, eski başkan yardımcısının güvenlik ekibinin mülke "yasadışı şekilde giren bir kişiyi eve ulaşmadan durdurduğunu" TMZ'ye doğruladığı bildirildi.

Sözcü, olay sırasında ne Harris'in ne de Emhoff'un evde olduğunu söyledi.

Sözcü, TMZ'ye "Harris ve Emhoff, hızla müdahale eden güvenlik görevlileriyle kolluk personeline minnettar" dedi.

Los Angeles County Şerif Departmanı (LASD), TMZ'ye olayın saat 22.30 sıralarında eski başkan yardımcısının evinde meydana geldiğini söyledi. LA Times da bu bilgiyi doğruladı.

Mülke izinsiz giren kadın, buradan kendi isteğiyle ayrılmayı kabul etti. Kolluk kuvvetlerine dayandırılan LA Times ve TMZ haberlerine göre kadın gözaltına alınmadı.

LASD Teğmeni Jason Duron, LA Times'a "Güvenliği sağlamak amacıyla mülk çevresindeki devriyeleri artırıyoruz" dedi.

Harris ve Emhoff, Malibu'daki evlerini geçen yıl satın aldı. Evin değerinin 8 milyon doların üzerinde olduğu bildirildi.

Eski başkan yardımcısı ve eşinin evlerine daha önce de davetsiz misafirler gelmişti.

KTLA'nın haberine göre Ocak 2025'te, Harris'in Brentwood'daki eski evinde olası bir hırsızlık ihbarının ardından sokağa çıkma yasağının uygulandığı saatlerde iki kişi gözaltına alınmıştı. Sokağa çıkma yasağı, o sırada kenti kasıp kavuran Palisades ve Eaton yangınları nedeniyle uygulanıyordu.

İki kişi de tutuklanmamış ve suç işlediklerini gösteren bir kanıt bulunamamıştı.

Independent Türkçe


Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
TT

Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)

Donald Trump'ın çocukluğunu geçirdiği ev tadilat gördükten sonra yaklaşık 2 milyon dolara satıldı. Tadilattan önce ev küf içinde kalmış bir kedi yuvasıydı.

ABD Başkanı 4 yaşına kadar New York'un Queens bölgesindeki bu Tudor tarzı evde yaşamıştı. Evi, müteahhit babası Fred Trump, 1940'ta varlıklıların yaşadığı Jamaica Estates semtinde inşa ettirmişti.

80 yaşındaki Başkan, şöhretini ve servetini siyasete taşımadan önce gayrimenkul sektöründe zenginleşmiş; Manhattan'da kendi adını taşıyan Trump Tower'ı inşa ettirip onlarca yıl orada yaşamıştı.

Başkanlık döneminde ise kendi konutunda da bir yenileme sürecini yönetiyor. Beyaz Saray'a devasa bir balo salonu ekletiyor ve Oval Ofis'i, kendi mülklerinin ve estetik anlayışının alameti farikası olan altın kaplama dekorasyon öğeleriyle donatıyor.

İsmi açıklanmayan bir alıcının temmuzda sözleşme imzalamasının ardından, 1,93 milyon dolarlık satış bedeli cuma günü emlak sitelerinde görüldü.

Evi satan Tommy Lin, 5 yatak odalı ve üç banyolu mülkü, yıllarca boş ve bakımsız kaldıktan sonra geçen yıl 835 bin dolara satın almıştı.

New York Post'un haberine göre müteahhit Lin; profesyonel donanımlı bir mutfak, balıksırtı desenli ahşap zeminler ve spa konforunda banyolar gibi özelliklerin eklendiği 8 aylık bir iç mekan yenileme çalışması için 500 bin dolar daha harcadı.

Zillow verilerine göre ev, son yıllarda birkaç kez el değiştirdi. Bu satışlardan biri, Trump'ın 2017'de başkan olmasından birkaç ay sonra 2,14 milyon dolara gerçekleşmişti.

Alıcı, Trump Birth Home LLC adlı bir şirketti ve ev kısa süreliğine Airbnb'de kiraya sunulmuştu. Airbnb ilanında evde Trump'ın gerçek boyutlu karton maketleri, Gökdelen İmparatoru Genç Milyarder Trump: İş Bitirme Sanatı (The Art of the Deal) adlı kitabının kopyaları ve Trump'ın yer aldığı çerçeveli bir People kapağı gibi eşyalar da bulunuyordu.

Ev 2019'da 2,9 milyon dolarlık bir fiyatla yeniden satışa çıkarılmış ancak Lin satın alana kadar alıcı bulamamıştı.

Post'un haberine göre bu süre zarfında ev bakımsız hale gelmişti. Patlayan bir boru nedeniyle su hasarı ve küf oluşmuş, Trump'ın ilk yıllarını geçirdiği yerde sokak kedileri mesken tutmuştu.

Independent Türkçe